Diyanet İşleri
Peygamber, sizi, Rabbinize iman etmeniz için davet edip dururken size ne oluyor da Allah'a iman etmiyorsunuz? Halbuki (Allah ezelde) sizden sağlam bir söz de almıştı. Eğer inanacak kimselerseniz (bu çağrıya uyun).
Hadîd suresi
Hadîd suresi, 8. ayet. وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا۟ بِرَبِّكُمْ وَقَدْ أَخَذَ مِيثَٰقَكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
vemâ leküm lâ tü'minûne billâh. verrasûlü yed`ûküm litü'minû birabbiküm veḳad eḫaẕe mîŝâḳaküm in küntüm mü'minîn.
Peygamber, sizi, Rabbinize iman etmeniz için davet edip dururken size ne oluyor da Allah'a iman etmiyorsunuz? Halbuki (Allah ezelde) sizden sağlam bir söz de almıştı. Eğer inanacak kimselerseniz (bu çağrıya uyun).
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İman edin ve infak edin; Allah'a güzel borç Hadîd 7–11 3
Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Bütün işler ancak O'na döndürülür.
Geceyi gündüze sokar, gündüzü de geceye sokar. O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
Allah'a ve Resulüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda) harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükafat vardır.
Peygamber, sizi, Rabbinize iman etmeniz için davet edip dururken size ne oluyor da Allah'a iman etmiyorsunuz? Halbuki (Allah ezelde) sizden sağlam bir söz de almıştı. Eğer inanacak kimselerseniz (bu çağrıya uyun).
O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu Muhammed'e apaçık ayetler indirendir. Şüphesiz Allah, size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.
Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Halbuki göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va'detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Kim Allah'a güzel bir borç verecek ki, Allah da onu kendisine kat kat ödesin. Ona çok değerli bir mükafat da vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
8. Daha sonra Yüce Allah, onların iman etmelerini gerektiren sebebi ve bu konu hiçbir mani olmadığını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
"Peygamber sizi Rabbinize iman etmeniz için davet etmekteyken üstelik Allah da sizden kesin bir söz almış bulunuyorken size ne oluyor da Allah’a iman etmiyorsunuz?” Yani peygamberlerin en faziletlisi, Allah’a davet edenlerin en değerlisi, sizi imana çağırmakta iken iman etmenizi engelleyen nedir? Bu durum onun çağrısını kabul etmekte ve getirdiği hak çağrısına uymakta eli çabuk tutmayı gerektiren bir husustur.
Üstelik Allah, imana dair sizden kesin ve sağlam bir söz almış bulunmaktadır. Eğer sizler, gerçekten iman edecekseniz bu sebepler yeterlidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'a iman etmekten sizi engelleyen şey nedir? Resul, Rabbiniz -Subhanehu ve Teâlâ-'ya iman etmenizi ümit ederek sizi Allah'a çağırmıştır. Yüce Allah, babalarınızın sulbünden sizi çıkardığında kendisine iman etmeniz için sizden kesin bir söz almıştı. Eğer Mümin kimseler iseniz.
Aynı kök: وثق (34 geçiş)
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Aynı kök: وثق (34 geçiş)
Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…
Aynı kök: وثق (34 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Ortak kavram: Dua
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Dua
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Ortak kavram: Dua
"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Elçi sizi Rabbinize inanıp güvenmeye çağırdığı hâlde niçin Allah'a inanıp güvenmiyorsunuz? dipnot 1 İnanıyorsanız o, sizden kesin bir söz de almıştı.
Neden siz Allah'a inanınp güvenmeyesiniz; üstelik Rasul sizi Rabbinize inanıp güvenmeye çağırdığı, O da sizden söz almış olduğu halde? Tabi ki eğer inanmaya (gönüllü) iseniz?
Elçi, sizi Rabbiniz (olan Allah)a inanmaya çağırdığı ve O sizden bir taahhüt almış bulunduğu halde neden Allah'a inanmazsınız? (Herhangi bir şeye) inanabildiğiniz halde (O'na neden inanmıyorsunuz)?
Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah'a niçin iman etmiyorsunuz? Rasul, Esma'sıyla sizi yoktan var kılan Rabbinize iman etmeniz için davet ederken ve üstelik de sizin misakınızı almışken! Eğer iman edenlerseniz!
Size ne oluyor ki, elçi sizi Rabbinize iman etmeye çağırıp dururken Allah'a iman etmiyorsunuz? Oysa O, sizden kesin bir söz almıştı. Eğer mü'min iseniz (inanıp sözünüzü gerçekleştirin).
Peygamber sizi, Rabbinize iman etmeye çağırdığı halde niçin Allah’a inanmıyorsunuz? Halbuki O, sizden kesin söz de almıştı. Eğer inanırsanız.
Size ne oluyor ki, elçi, Efendinize inanmaya çağırmasına karşın, Allah'a inanmıyorsunuz? Üstelik sizden kesin söz almıştı; eğer inanıyorsanız?
Size ne oluyor ki Allah'a inanmıyorsunuz? Oysa Peygamber sizi Rabbinize inanmaya çağırıyor. Allah da önceden sizden söz almıştı. İnanacaksanız şimdi inanınız!
Efendinizi onaylamanız için elçi sizi çağırdığı halde size ne oluyor ki hala ALLAH'ı onaylamıyorsunuz? Hem O, sizden söz almıştı, eğer gerçeği onaylıyor iseniz.
Rabbinize inanmanız için elçi sizi çağırdığı halde size ne oluyor ki hala ALLAH'a inanmıyorsunuz? Hem O, sizden söz almıştı, eğer inanıyor iseniz.
Ne diye Allah'a iman etmiyorsunuz ki, peygamber sizi Rabbinize iman edesiniz diye davet edip duruyor?! Oysa sizden kesin söz de almıştı; eğer gerçek müminler olacaksanız.
Hem neye iyman etmiyesiniz Allaha ki Peygamber sizi Rabbınıza iyman edesiniz diye da'vet edip duruyor, hal bu ise misakınızı da aldı? Gerçek mü'min olacaksanız?
Eğer gerçekten Mü'minseniz, size ne oluyor da Resul sizi Rabb'inize güvenmeye dipnot 1 çağırdığı halde, Allah'a güvenmiyorsunuz? Oysa sizden kesin söz almıştı dipnot 2 .
Eğer gerçekten Mü'minseniz, size ne oluyor da Resul sizi Rabb'inize güvenmeye dipnot 1 çağırdığı halde, Allah'a güvenmiyorsunuz? Oysa sizden kesin söz almıştı. dipnot 2
Eğer inanıyorsanız, size ne oluyor da Rasul sizi Rabb'inize güvenmeye dipnot 1 çağırdığı halde, Allah'a güvenmiyorsunuz? Oysa sizden kesin söz almıştı. dipnot 2
Size ne oluyor ki, elçi sizi rabbinize inanmaya çağırıp dururken Tanrı'ya inanmıyorsunuz? Oysa O, sizden kesin bir söz almıştı. Eğer inançlı iseniz (inanıp sözünüzü gerçekleştirin).
Peygamber, Rabbinize iman etmeniz için sizi da'vet edib dururken, size ne oluyor ki Allaha iman etmiyorsunuz? Halbuki O, sizden kat'i te'minat da almışdı. Eğer Ona iman edeceklerseniz (hemen buna koşun).
Peygamber; sizi Rabbınıza iman etmeye çağırdığı halde, niçin Allah'a inanmıyorsunuz? Halbuki O, sizden kesin söz almıştı. Eğer inanacaklardan iseniz.
(7-9) Allah’a ve O’nun Resulüne iman edin, sizleri devralanlar yaptığı mallardan harcayın, sizden iman etmiş olanlar zaten harcıyorlar, onlara büyük bir ücret / ecir vardır. Size ne oluyor ki Allah’a iman etmiyorsunuz? Ayrıca Resul de Rabbinize iman etmeniz için sizi çağırıyor , eğer İman ed iyorsanız sizden kesin bir söz de almıştı. O, kuluna açık ayetleri sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için indiriyor, muhakkak ki Allah sizin için şefkatlidir esirgeyendir.
Size ne oluyor ki, Peygamber sizi Rabbinize iman etmeniz için çağırırken Allah'a iman etmiyorsunuz? Oysa (Allah) sizden kesin söz almıştı. Eğer iman edecekseniz.
Elçi sizi Rabbinize inanmağa (güvenmeğe) çağırdığı ve (bu konuda) sizden sağlam söz almış olduğu halde inananlar iseniz neden Allah'a güvenmiyorsunuz?
Size ne oluyor ki Allah'a inanıp güvenmiyorsunuz? Oysa bu resul /Kur'an sizi Rabbinize /Sahibinize inanıp güvenmeye çağırıyor. Üstelik Allah, sizden kesin söz almıştır dipnot 1 . Eğer inanan kimselerseniz (sözünüzde durursunuz).
Sizin neyiniz var ki Allah'a ve elçisine güvenmiyorsunuz? Oysa o, sizden kesin söz dipnot 1 almış olan Rabbinize dipnot 2 güvenmeye çağırıyor. Söz verirken güvendiyseniz şimdi de güvenin.
Rasûl sizi, Rabbinize iman etmeye çağırdığı halde niçin Allah'a iman etmiyorsunuz? Eğer mümin kimseler iseniz; O sizden kesin bir söz almıştı!
Ne diye Allah'a ve peygamberine inanmıyorsunuz? O, sizi Rabbinize inanmaya çağırıyor. Eğer, iman ettiyseniz, o sizden kesin söz almıştı.
İman sahipleri iseniz size ne oluyor da Allah'a güvenmiyorsunuz? Oysaki Resul sizi Rabbinize inanmaya çağırıyor, sizden kuvvetli bir söz de almıştır.
And why would you not open your hearts' ears and your minds' eyes and reason to urge your belief in Allah while the Messenger furnishes you with the instruments of thought conductive to meditation to contemplate the belief in your Creator and your vows were pledged to Him as men of Faith?
Why should you not believe in God when the Mes-senger calls you to believe in your Lord, and He has already made a pledge with you, if you have faith?
What cause have ye why ye should not believe in Allah?- and the Messenger invites you to believe in your Lord, and has indeed taken your Covenant, if ye are men of Faith.
How is it that you do not believe in Allah when the Messenger calls you to believe in your Lord dipnot 1 and although he has taken a covenant from you, dipnot 2 if indeed you are believers?
And what is the matter with you with you that you do not have iman in Allah, when the Messenger calls you to have iman in your Lord, and He has made a covenant with you if you are muminun?
And what is the matter with you that you believe not in Allâh! While the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) invites you to believe in your Lord (Allâh); and He (Allâh) has indeed taken your covenant, if you are real believers.
Why should you not have faith in Allah while the Apostle invites you to have faith in your Lord, and He has certainly made a covenant with you, should you be faithful?
What is wrong with you that you do not believe in Allâh, though the Messenger invites you to believe in your Lord, and though He has already bound you to a covenant. (Now is the time) if you care to believe.
How is it with you, that you believe not in God seeing that the Messenger is calling you to believe in your Lord, and He has taken compact with you, if you are believers?
What is the matter with you that you do not believe in God at a time that you are privileged to have His prophet living among you, inviting you to walk on your Lord’s path? Have you forgotten your pledge at the moment of being converted into Islam? [the pledge being: "There is only one God & Mohammad is His Messenger. "]
What ails you that ye do not believe in God and His Apostle? He calls on you to believe in your Lord; and He has taken a compact from you, if ye be believers.
Why should you not acknowledge God when the messenger is inviting you to acknowledge your Lord? He has already taken a pledge from you, if you are those who acknowledge.
And what aileth you, that ye believe not in God, when the apostle inviteth you to believe in your Lord; and He hath received your covenant concerning this matter, if ye believe any proposition?
And what reasons have you that you should not believe in Allah? And the Messenger calls on you that you may believe in your Lord, and indeed He has made a covenant with you if you are believers.
And how is it with you as you do not believe in Allah? And the Messenger is calling you to believe in your Lord, and He has already taken compact with you, in case you are believers.
What aileth you that ye believe not in Allah, when the messenger calleth you to believe in your Lord, and He hath already made a covenant with you, if ye are believers?
What has come upon you that you believe not in God, though the Prophet is calling you to believe in your Lord? And He has already taken your pledge, if you are believers.
And why should you not believe in God, seeing that the Apostle calls you to believe in [Him who is] your Sustainer, and [seeing that] He has taken a pledge from you? [Why should you not believe in Him] if you are able to believe [in anything]?
Why do you not believe in Allah while the Messenger is inviting you to have faith in your Lord, although He has already taken your covenant,[1] if you will ever believe.
Why should you not believe in God when the messenger is inviting you to believe in your Lord And He has already taken a pledge from you, if you are believers.
Why should you not believe in GOD when the messenger is inviting you to believe in your Lord? He has taken a pledge from you, if you are believers.
And why do you not believe in Allah while the Messenger invites you to believe in your Lord and He has taken your covenant, if you should [truly] be believers?
And why should you not believe in God, when the Messenger is calling you to believe in your Lord, and He has taken your agreement, if you be believers?
And what is amiss with you that keeps you from having conviction in Allah? And the Messenger invites you to believe in your own Sustainer and has indeed taken your pledge, if you are truly believers.
And what reason do you have? Why you should not believe in Allah? While the Messenger invites you to believe in your Lord; And (He) has indeed taken your truest promise, (your covenant), if you are real believers.
What is wrong with you that you do not believe in Allah, while the Messenger invites you to believe in your Lord, and He has taken your covenant, if you are to believe?
Why should you not believe in God when the messenger is inviting you to believe in your Lord? And He has already taken a covenant from you, if you are believers.