Diyanet İşleri
Helak ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 95. ayet. وَحَرَٰمٌ عَلَىٰ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَآ أَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ
veḥarâmün `alâ ḳaryetin ehleknâhâ ennehüm lâ yerci`ûn.
Helak ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tek ümmet; Ye'cûc ve Me'cûc Enbiyâ 92–97 3
Şüphesiz bu (İslam), tek ümmet (din) olarak sizin ümmetiniz (dininiz)dir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.
(İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler.
Şu halde, kim mü'min olarak bir salih amel işlerse, çalışması asla inkar edilmez. Şüphesiz biz onu yazmaktayız.
Helak ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır.
Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc'ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.
Gerçek vaad (kıyametin kopması) yaklaşır, bir de bakarsın inkar edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır. "Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik. Hatta biz zalim kimselermişiz" derler.
Hiç şüphesiz siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
95. Yani azaba uğrayıp helâk edilen ülke halklarının, yaptıkları kusurları telafi etmek için tekrar dünyaya dönmeleri mümkün değildir. Helak edilip azaba uğrayan kimseler için geri dönüş imkanı olmayacaktır. O halde bu buyruklara muhatap olanlar, helak edilmelerini gerektirecek şeyleri sürdürmekten sakınsınlar. Yoksa bu azap onların başlarına iner, bunu kaldırmaya da imkân olmaz. O halde geri dönüşün ve kusurları telafi etmenin mümkün olduğu zamanda bu kötülüklerden vazgeçsinler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Küfürlerinden dolayı helak ettiğimiz ülke halkının tövbe edip, tövbelerinin kabul edilmesi için dünyaya tekrar geri dönmeleri imkansızdır.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. (Doğru yola) dönsünler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Sen Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet etme. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O'nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca…
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Helak ettiğimiz bir şehir için artık (yenilenmek) imkânsızdır; şüphesiz ki onlar geri dönemeyeceklerdir.
Ne ki, Bizim helakine karar verdiğimiz bir toplum mecburi (istikamete girmiştir); artık onların geri dönmesi mümkün değildir;
Bu bakımdan, yok etmeye karar verdiğimiz herhangi bir toplumun, (tuttuğu günahkarca yoldan) bir daha geri dönmesi asla mümkün değildir!
Yok ettiğimiz bir bölgedekilere haramdır ki; onlar rücu edemezler!
Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.
Helak ettiğimiz ülke (halkı) nin (kıyâmete kadar dünyaya tekrar) dönmeleri mümkün değildir.
Yıkıma uğrattığımız kentlere yasaklanmıştır; asla geri dönemezler.
Helak ettiğimiz ülke halkının bize dönmemesi imkansızdır.
Helak ettiğimiz bir toplumun tekrar dönmesi yasaktır.
Helak ettiğimiz bir toplumun tekrar dönmesi yasaktır.
Helak ettiğimiz bir belde (halkı) nın Bize dönmemesi imkansızdır.
İhlak ettiğimiz karyeye dahi haramdır ki rücu' etmiyecek olsunlar
Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır. dipnot 1 Onlar bir daha geri dönemezler.
Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır. dipnot 1 Onlar bir daha geri dönemezler.
Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır. dipnot 1
Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.
Helak etdiğimiz bir memleket (ahalisinin) hakıykaten (mahşere) dönmemeleri imkansızdır.
Helak ettiğimiz kasaba halkına da haramdır. Onlar geri dönmezler.
(95-103) Helak ettiğimiz memleketlere dönmeleri yasaktır / haramdır, onlar kesinlikle oraya Ye’cüc ve Me’cüc açılıp ta her tepecikten / tümsekten çoğalarak yayılıncaya değin geri dönemeyecekler, Allah’ın gerçek vaadi yaklaşmıştır, kafirlerin gözleri hayretten tam açıktır , yazıklar olsun bize ki bundan bunun farkında değildik / gafil idik, bilakis biz zalimlerdik, sizler ve Allah’tan başka taptıklarınız cehennem yakıtısınız , o raya varacaksınız. Onlar eğer ilah olsalardı oraya / cehenneme varmazlardı (demek ki ilah değillermiş) hepsi orada kalıcıdırlar, onlara orada bir nefes iniltisi / bir iç çekiş vardır ve ayrıca orada işitmezler. Bizce güzel olduklarına dair hüküm almışlar / güzellikle sabıkalılar işte onlar ondan / cehennemden uzak kalanlardır , o nun tıslamasını / sesini dahi duymayacaklar , istedikleri / iştah ettikleri her neyse onunla kalıcıdırlar, büyük korkutucu (azap korkusu) onları hüzünlendirmeyecek, onlarla melekler buluşacaktır, işte size vaat edilen günleriniz budur.
Helâk ettiğimiz bir ülke halkının (dünya hayatına geri) dönmeleri imkânsızdır.
Helak ettiğimiz bir ülkeye artık (yaşamak) haramdır: Onlar bir daha geri dönemezler.
Helak ettiğimiz bir kentin halkının huzurumuza gelmemesi diye bir şey yoktur.
Etkisizleştirdiğimiz bir kentin halkı mahrum kalır, eski hallerine dönemezler.
Helâk ettiğimiz bir belde halkının da (bize) dönmemesi imkansızdır
Helak ettiğimiz bir belde halkının da (bize) dönmemesi imkansızdır
Helak ettiğimiz bir kente/medeniyete yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler.
It is not the end; the punishment We inflict on any town to reduce it to a useless form is certainly not the end nor does it mean that they will not rise again. They will rise, they have much to answer for and pay for their sinful deeds Hereafter.
No community destroyed by Us can escape its return,
But there is a ban on any population which We have destroyed: that they shall not return,
It has been ordained against every town that We ever destroyed that they shall not return dipnot 1 (to enjoy a new lease of life)
There is a ban on any city We have destroyed; they will not return.
And a ban is laid on every town (population) which We have destroyed that they shall not return (to this world again, nor repent to Us).
It is forbidden for [the people of] any town that We have destroyed [to return to the world]: they shall not return.
And it is not permissible to (the people of) a township whom We have destroyed to come back (to life of this world).
There is a ban upon any city that We have destroyed; they shall not return
I have forbidden a second chance to those people whose community was destroyed by the order of the Lord. They shall not return.
There is a ban upon a city which we have destroyed that they shall not return,
It is forbidden for a town that We destroy that they would return;
An inviolable prohibition is laid on every city which We shall have destroyed;
And he who acts right and he who is a believer (or has faith), there is no denial of his efforts, for, verily, We record it for him.
And it is prohibited for any town We have caused to perish that they will not return. (Literally: that they do not return to this world)
And there is a ban upon any community which We have destroyed: that they shall not return.
It is imperative that a habitation We have destroyed will not desist (from unbelief)
Hence, it has been unfailingly true of any community whom We have ever destroyed that they [were people who] would never turn back [from their sinful ways]
It is impossible for a society which We have destroyed to ever rise again,
It is forbidden for a town that We destroy that they would return!
It is forbidden for any community we had annihilated to return.
And there is prohibition upon [the people of] a city which We have destroyed that they will [ever] return
And a prohibition is upon a city that We have destroyed, that they shall not return.
Hence, it has been unfailingly true of any community whom Our Law has annihilated, that they would never return to glory (unless),
And there is a limitation on any population that We have destroyed: (And that is) that they shall not return,
It is banned for (the people of) a town that We destroyed that they come back
And it is forbidden for a town that We destroy, that they return!