Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 95. ayet

Enbiyâ suresi, 95. ayet. وَحَرَٰمٌ عَلَىٰ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَآ أَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ

veḥarâmün `alâ ḳaryetin ehleknâhâ ennehüm lâ yerci`ûn.

Diyanet İşleri

Helak ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 92–98 · surenin 95. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 92

    Şüphesiz bu (İslam), tek ümmet (din) olarak sizin ümmetiniz (dininiz)dir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.

  2. Enbiyâ 93

    (İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler.

  3. Enbiyâ 94

    Şu halde, kim mü'min olarak bir salih amel işlerse, çalışması asla inkar edilmez. Şüphesiz biz onu yazmaktayız.

  4. 95

    Helak ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır.

  5. Enbiyâ 96

    Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc'ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.

  6. Enbiyâ 97

    Gerçek vaad (kıyametin kopması) yaklaşır, bir de bakarsın inkar edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır. "Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik. Hatta biz zalim kimselermişiz" derler.

  7. Enbiyâ 98

    Hiç şüphesiz siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

95. Yani azaba uğrayıp helâk edilen ülke halklarının, yaptıkları kusurları telafi etmek için tekrar dünyaya dönmeleri mümkün değildir. Helak edilip azaba uğrayan kimseler için geri dönüş imkanı olmayacaktır. O halde bu buyruklara muhatap olanlar, helak edilmelerini gerektirecek şeyleri sürdürmekten sakınsınlar. Yoksa bu azap onların başlarına iner, bunu kaldırmaya da imkân olmaz. O halde geri dönüşün ve kusurları telafi etmenin mümkün olduğu zamanda bu kötülüklerden vazgeçsinler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Küfürlerinden dolayı helak ettiğimiz ülke halkının tövbe edip, tövbelerinin kabul edilmesi için dünyaya tekrar geri dönmeleri imkansızdır.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَحَرَٰمٌ ve haramun ve (yaşamak) haramdır kök: حرم
  2. عَلَىٰ ala
  3. قَرْيَةٍ karyetin bir ülkeye kök: قري
  4. أَهْلَكْنَـٰهَآ ehleknaha helak ettiğimiz kök: هلك
  5. أَنَّهُمْ ennehum onlar
  6. لَا la
  7. يَرْجِعُونَ yerciune bir daha geri dönemezler kök: رجع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. (Doğru yola) dönsünler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Sen Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet etme. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O'nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca…

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Helak ettiğimiz bir şehir için artık (yenilenmek) imkânsızdır; şüphesiz ki onlar geri dönemeyeceklerdir.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki, Bizim helakine karar verdiğimiz bir toplum mecburi (istikamete girmiştir); artık onların geri dönmesi mümkün değildir;

Muhammed Esed

Bu bakımdan, yok etmeye karar verdiğimiz herhangi bir toplumun, (tuttuğu günahkarca yoldan) bir daha geri dönmesi asla mümkün değildir!

Ahmed Hulusi

Yok ettiğimiz bir bölgedekilere haramdır ki; onlar rücu edemezler!

Ali Bulaç

Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.

Ali Özek ve heyeti

Helak ettiğimiz ülke (halkı) nin (kıyâmete kadar dünyaya tekrar) dönmeleri mümkün değildir.

Ali Rıza Safa

Yıkıma uğrattığımız kentlere yasaklanmıştır; asla geri dönemezler.

Bayraktar Bayraklı

Helak ettiğimiz ülke halkının bize dönmemesi imkansızdır.

Edip Yüksel

Helak ettiğimiz bir toplumun tekrar dönmesi yasaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Helak ettiğimiz bir toplumun tekrar dönmesi yasaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Helak ettiğimiz bir belde (halkı) nın Bize dönmemesi imkansızdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

İhlak ettiğimiz karyeye dahi haramdır ki rücu' etmiyecek olsunlar

Erhan Aktaş

Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır. dipnot 1 Onlar bir daha geri dönemezler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Geri dönmeleri mümkün değildir. Bu ihlal edilemez bir yasadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır. dipnot 1 Onlar bir daha geri dönemezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Geri dönmeleri mümkün değildir. Bu ihlal edilemez bir yasadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Geri dönmeleri mümkün değildir. Bu ihlal edilemez bir yasadır.

Gültekin Onan

Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.

Hasan Basri Çantay

Helak etdiğimiz bir memleket (ahalisinin) hakıykaten (mahşere) dönmemeleri imkansızdır.

İbni Kesir

Helak ettiğimiz kasaba halkına da haramdır. Onlar geri dönmezler.

Mehmet Alagaş

(95-103) Helak ettiğimiz memleketlere dönmeleri yasaktır / haramdır, onlar kesinlikle oraya Ye’cüc ve Me’cüc açılıp ta her tepecikten / tümsekten çoğalarak yayılıncaya değin geri dönemeyecekler, Allah’ın gerçek vaadi yaklaşmıştır, kafirlerin gözleri hayretten tam açıktır , yazıklar olsun bize ki bundan bunun farkında değildik / gafil idik, bilakis biz zalimlerdik, sizler ve Allah’tan başka taptıklarınız cehennem yakıtısınız , o raya varacaksınız. Onlar eğer ilah olsalardı oraya / cehenneme varmazlardı (demek ki ilah değillermiş) hepsi orada kalıcıdırlar, onlara orada bir nefes iniltisi / bir iç çekiş vardır ve ayrıca orada işitmezler. Bizce güzel olduklarına dair hüküm almışlar / güzellikle sabıkalılar işte onlar ondan / cehennemden uzak kalanlardır , o nun tıslamasını / sesini dahi duymayacaklar , istedikleri / iştah ettikleri her neyse onunla kalıcıdırlar, büyük korkutucu (azap korkusu) onları hüzünlendirmeyecek, onlarla melekler buluşacaktır, işte size vaat edilen günleriniz budur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Helâk ettiğimiz bir ülke halkının (dünya hayatına geri) dönmeleri imkânsızdır.

Süleyman Ateş

Helak ettiğimiz bir ülkeye artık (yaşamak) haramdır: Onlar bir daha geri dönemezler.

Süleymaniye Vakfı

Helak ettiğimiz bir kentin halkının huzurumuza gelmemesi diye bir şey yoktur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Etkisizleştirdiğimiz bir kentin halkı mahrum kalır, eski hallerine dönemezler.

Şaban Britch

Helâk ettiğimiz bir belde halkının da (bize) dönmemesi imkansızdır

Şaban Piriş

Helak ettiğimiz bir belde halkının da (bize) dönmemesi imkansızdır

Yaşar Nuri Öztürk

Helak ettiğimiz bir kente/medeniyete yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It is not the end; the punishment We inflict on any town to reduce it to a useless form is certainly not the end nor does it mean that they will not rise again. They will rise, they have much to answer for and pay for their sinful deeds Hereafter.

Abdul Haleem

No community destroyed by Us can escape its return,

Abdullah Yusuf Ali

But there is a ban on any population which We have destroyed: that they shall not return,

Abul A'la Maududi

It has been ordained against every town that We ever destroyed that they shall not return dipnot 1 (to enjoy a new lease of life)

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Arabic text of (verse 95) may be interpreted in three ways.

Aisha Bewley

There is a ban on any city We have destroyed; they will not return.

Al-Hilali & Khan

And a ban is laid on every town (population) which We have destroyed that they shall not return (to this world again, nor repent to Us).

Ali Quli Qarai

It is forbidden for [the people of] any town that We have destroyed [to return to the world]: they shall not return.

Amatul Rahman Omar

And it is not permissible to (the people of) a township whom We have destroyed to come back (to life of this world).

Arthur John Arberry

There is a ban upon any city that We have destroyed; they shall not return

Bijan Moeinian

I have forbidden a second chance to those people whose community was destroyed by the order of the Lord. They shall not return.

E. Henry Palmer

There is a ban upon a city which we have destroyed that they shall not return,

Edip-Layth

It is forbidden for a town that We destroy that they would return;

George Sale

An inviolable prohibition is laid on every city which We shall have destroyed;

Hamid S. Aziz

And he who acts right and he who is a believer (or has faith), there is no denial of his efforts, for, verily, We record it for him.

Mahmoud Ghali

And it is prohibited for any town We have caused to perish that they will not return. (Literally: that they do not return to this world)

Marmaduke Pickthall

And there is a ban upon any community which We have destroyed: that they shall not return.

Mohamed Ahmed - Samira

It is imperative that a habitation We have destroyed will not desist (from unbelief)

Muhammad Asad

Hence, it has been unfailingly true of any community whom We have ever destroyed that they [were people who] would never turn back [from their sinful ways]

Mustafa Khattab

It is impossible for a society which We have destroyed to ever rise again,

Progressive Muslims

It is forbidden for a town that We destroy that they would return!

Rashad Khalifa

It is forbidden for any community we had annihilated to return.

Sahih International

And there is prohibition upon [the people of] a city which We have destroyed that they will [ever] return

Sam Gerrans

And a prohibition is upon a city that We have destroyed, that they shall not return.

Shabbir Ahmed

Hence, it has been unfailingly true of any community whom Our Law has annihilated, that they would never return to glory (unless),

Syed Vickar Ahamed

And there is a limitation on any population that We have destroyed: (And that is) that they shall not return,

Taqi Usmani

It is banned for (the people of) a town that We destroyed that they come back

The Monotheist Group

And it is forbidden for a town that We destroy, that they return!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 95. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 95. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 95. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩