Ahkâf suresi

Ahkâf suresi, 27. ayet

Ahkâf suresi, 27. ayet. وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُم مِّنَ ٱلْقُرَىٰ وَصَرَّفْنَا ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

veleḳad ehleknâ mâ ḥavleküm mine-lḳurâ veṣarrafne-l'âyâti le`allehüm yerci`ûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. (Doğru yola) dönsünler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahkâf 24–30 · surenin 27. ayeti / 35
  1. Ahkâf 24

    O azabı vadilerine doğru yayılan bir bulut olarak gördüklerinde, "Bu, bize yağmur getiren bir buluttur" dediler. Hud, "Hayır, o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde elem dolu azabın bulunduğu bir rüzgardır" dedi.

  2. Ahkâf 25

    "O, Rabbimin emriyle her şeyi yerle bir eder." Derken evlerinden başka hiçbir şeyleri görünmez hale geldiler. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

  3. Ahkâf 26

    Andolsun, size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.

  4. 27

    Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. (Doğru yola) dönsünler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

  5. Ahkâf 28

    Allah'ı bırakıp O'na yakınlık sağlamaları için edindikleri ilahlar kendilerine yardım etseydi ya!? Aksine onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kayboldular. Bu, onların yalanı ve uydurmakta oldukları şeydir.

  6. Ahkâf 29

    Hani Kur'an'ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, "Susun!" dediler. Kur'an'ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.

  7. Ahkâf 30

    Dediler ki: "Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden önceki kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ileten bir kitap dinledik."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 27–28. ayetler için yazılmıştır.

27. Yüce Allah, Arap müşriklerinin ve diğerlerinin yaşadıkları yerlere yakın bölgelerde yaşamış yalanlayıcı ümmetleri helâk etmiş olduğunu bildirerek onları tehdit etmektedir. Hatta Âd, Semûd ve benzeri pek çok kavim, Arap Yarımadası’nda yaşamışlardı. Allah da bunlara âyetlerini bütün yönleriyle ve çeşitli şekillerde açıklamıştı ki “belki dönerler” sürdürdükleri küfür ve yalanlamadan vazgeçerler “diye.”

İman etmemeleri üzerine Yüce Allah, onları aziz ve muktedir olanın azapla yakalaması gibi yakaladı. Allah’tan başka tapındıkları uydurma ilâhlarının da onlara hiçbir faydası da olmadı:

28. “Allah’ın yanı sıra (kendilerini O’na) yaklaştırsınlar diye” yani faydalarını görmek umuduyla tapındıkları ve yakınlaşmak amacıyla amellerde bulundukları “ilâhlar, onlara yardım etseydi ya?”

“Aksine o ilâhları onları (yüz üstü) bırakıp kayboldular.” Onların dualarına cevap veremediler, onların azaplarını da geri çeviremediler.

“Zaten bu, onların yalanları ve kendi uydurdukları bir şeydir.” Çünkü onlar, hak üzere olduklarına ve amellerinin kendilerine fayda sağlayacağına dair boş yere ümitlerde bulunuyorlardı. Bunların hepsi yok olup gitmiş, batıl olduğu ortaya çıkmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

(Ey Mekkeliler!) Gerçek şu ki, biz sizin çevrenizdeki beldeleri de helak etmiştik. Âd kavmini, Semûd kavmini, Lût kavmini ve Medyen halkını da helak ettik. Belki inkârlarından dönerler diye de onlara delilleri ve kanıtları da çeşitli şekillerde açıklamıştık.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ave ndolsun
  2. أَهْلَكْنَا ehlekna biz yok ettik kök: هلك
  3. مَا ma
  4. حَوْلَكُم havlekum çevrenizdeki kök: حول
  5. مِّنَ mine
  6. ٱلْقُرَىٰ l-kura kentleri kök: قري
  7. وَصَرَّفْنَا ve sarrafna ve tekrar tekrar açıkladık kök: صرف
  8. ٱلْـَٔايَـٰتِ l-ayati ayetleri kök: ايي
  9. لَعَلَّهُمْ leallehum belki de
  10. يَرْجِعُونَ yerciune (küfürlerinden) dönerler kök: رجع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Helak ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Sen Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet etme. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O'nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca…

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?

  • Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: قري (57 geçiş)

    İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm…

  • Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: قري (57 geçiş)

    Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan…

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz çevrenizdeki şehirleri (halklarını) helak etmiştik. (Gerçeğe) dönerler diye ayetleri (onlara) tekrar tekrar açıklamıştık.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, çevrenizdeki ülkelerden bir çoğunu da (işte böyle) yok ettik; ama (ondan önce) belki vazgeçerler diye mesajlarımızı çok boyutlu olarak açıklamıştık.

Muhammed Esed

Çevrenizde yaşayan birçok (günahkar) topluluğu bu şekilde yok ettik; ama (onları yok etmeden önce) belki (eğri yollarından) dönerler diye (uyarıcı) mesajlar(ımız)ı çok yönlü şekilde dile getirdik.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki şehirlerden etrafınızda olanları helak ettik. . . Belki rücu ederler diye işaretleri çeşitli anlatım yolları ile tekrar tekrar açıkladık!

Ali Bulaç

Andolsun, biz çevrenizde bulunan şehirlerden (birçoğunu) yıkıma uğrattık ve belki dönerler diye ayetleri çeşitli şekillerde açıkladık.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun biz, çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. Belki doğru yola dönerler diye âyetleri tekrar tekrar açıkladık.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, çevrenizdeki yörelerden de yıkıma uğrattık. Üstelik ayetleri türlü biçimlerde açıklamıştık; belki dönerler diye.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz, sizin çevrenizde bulunan nice ülkeleri de yok ettik. Belki doğru yola dönerler diye, ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

Edip Yüksel

Çevrenizdeki nice kentleri de yok ettik. Dönerler diye onlara ayetleri açıklamıştık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Çevrenizdeki nice kentleri de yok ettik. Dönerler diye onlara ayetleri açıklamıştık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki Biz, çevrenizdeki memleketleri helak etmiştik ve belki dönerler diye, ayetleri çeşitli şekillerde açıklamıştık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalım hakkı için hakikaten etrafınızdaki memleketleri helak etmişizdir, ayetleri tasrif de etmiştik, gerekti ki rücu' edeler

Erhan Aktaş

Ant olsun ki çevrenizdeki beldeleri yok ettik. Oysaki dönerler diye ayetlerimizi açıkça bildirmiştik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki çevrenizdeki beldeleri yok ettik. Oysaki dönerler diye ayetlerimizi açıkça bildirmiştik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki çevrenizdeki beldeleri yok ettik. Oysaki dönerler diye ayetlerimizi açıkça bildirmiştik.

Gültekin Onan

Andolsun, biz çevrenizde bulunan şehirlerden (bir çoğunu) yıkıma uğrattık ve belki dönerler diye ayetleri çeşitli şekillerde açıkladık.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki, biz kendi çevrenizdeki memleketleri helak etdik. Ayetleri, belki onlar (küfürden imaana) dönerler diye, tekrar tekrar açıkladık.

İbni Kesir

Andolsun ki biz, çevrenizdeki kasabaları da yok ettik. Belki dönerler diye ayetleri takrar tekrar açıkladık.

Mehmet Alagaş

(21-28) Ad'ın kardeşini hatırla, bir vakit Ahkâf da ki (kumlu bölge) kavmini uyarmıştı, Ondan önce de sonra da uyarıcılar gelmiş geçmişti, sadece Allah'a ibadet edin , size çok büyük bir azap gününün gelmesinden korkuyorum demişti , onlarda dediler ki sen bizim ilahlarımıza kara çalmak / ifk için mi geldin? Eğer doğru sözlü isen / sözüne sadık isen vaadettiğin şeyi getir. Dedi ki Onun ilmi / bilgisi Allah yanındadır, ben gönderildiğim şeyle sizi bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , lakin sizi cahil bir toplum olarak görüyorum. Vaktaki bir bulutu / ârizi vadilerinin üzerinden kendilerine doğru geldiğini görünce, dediler ki bu bize yağmur yağdıracak bulut , bilakis o, kendisini acele istediğiniz şeydir , içinde rüzgâr vardır içinde acıtıcı bir azap vardır , Rabbinin emri ile her şeyi tarumar eder / dumura uğratır. Meskenleri hariç, hiçbir şey görünür halde değildi , bu şekilde sabahladılar, suçlu kavmi işte böyle cezalandırırız. Kesin olan şu ki, biz onlara öyle imkanlar vermiştik ki size o imkanları vermedik , onlara işitme, görme ve kalpler verdik , işitmeleri, görmeleri ve de kalpleri onlara hiçbir fayda vermedi, Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlardı / mücahede ediyorlardı, alay ettikleri onları sarıp sarmaladı / haaqa etti. Kesin olan şu ki e trafınızda ki memleketlerden nicelerini helak et tik, ayetleri elimizden çıkardık / sarf ettik, böylelikle belki geri dönerler. Allahtan başka edindikleri, kendilerine yakın gördükleri ilahları, onları kurtarsaydı ya, fakat onlardan saptılar, işte bu, onların iftira edip durdukları kara çalmalarıdır / ifkleridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik ve onlara ayetleri tekrar tekrar açıkladık. Belki dönerler diye.

Süleyman Ateş

Andolsun, biz çevrenizdeki kentleri de yok ettik ve belki (küfürlerinden) dönerler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çevrenizdeki nice kentleri de etkisizleştirmişizdir. Halbuki yanlışlarından dönsünler diye onlara ayetlerimizi değişik biçimlerde anlatmıştık.

Şaban Britch

Nitekim, çevrenizdeki şehirleri de helak etmiştik. Belki dönerler diye ayetleri tafsilli olarak açıklamıştık da...

Şaban Piriş

Nitekim, çevrenizdeki şehirleri de helak etmiştik. Belki dönerler diye ayetleri detaylı olarak açıklamıştık da...

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, sizi çevreleyen kentleri/medeniyetleri de helak ettik. Belki dönerler diye ayetleri değişik biçimlerde sıralayıp durmuştuk.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And before them in time, did We do away with towns all around you people. We displayed to them many signs and revealed many revelations all demonstrating divine power and authority and indicating some coming event, so that they stand repentant in lowliest plight and return their thoughts to Allah, but they did not.

Abdul Haleem

We have also destroyed other communities that once flourished around you- We had given them various signs so that they might return to the right way-

Abdullah Yusuf Ali

We destroyed aforetime populations round about you; and We have shown the Signs in various ways, that they may turn (to Us).

Abul A'la Maududi

Surely We destroyed many a town around you. We sent Our Messages to them repeatedly and in diverse forms that they may eschew (their evil ways) and return (to Allah).

Aisha Bewley

We destroyed the cities round about you and have variegated the Signs so that hopefully they will turn back.

Al-Hilali & Khan

And indeed We have destroyed towns (populations) round about you, and We have (repeatedly) shown (them) the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) in various ways that they might return (to the truth and believe in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism).

Ali Quli Qarai

Certainly We destroyed towns that were around you, and We have paraphrased the signs so that they may come back.

Amatul Rahman Omar

And We have destroyed several of the townships (which were situated) around you. We have repeatedly explained the Messages in diverse ways so that the people might turn (to Us giving up their atrocity).

Arthur John Arberry

And We destroyed the cities about you, and We turned about the signs, that haply they would return.

Bijan Moeinian

I have destroyed many nations around you [in Arabian Peninsula]. I sent my messages to them over and over again in various ways so that they might stop wrongdoings.

E. Henry Palmer

And we destroyed the cities that are around you:- and we turned about the signs that haply they might return.

Edip-Layth

We have destroyed the towns around you, after We had explained the proofs, perhaps they would repent.

George Sale

We heretofore destroyed the cities which were round about you; and We variously proposed our signs unto them, that they might repent.

Hamid S. Aziz

And certainly We destroyed the towns which are around you, and We repeat the revelations that they might turn (towards Allah).

Mahmoud Ghali

And indeed We already caused whatever towns around you to perish; and We propounded the signs, that possibly they would return.

Marmaduke Pickthall

And verily We have destroyed townships round about you, and displayed (for them) Our revelation, that haply they might return.

Mohamed Ahmed - Samira

We have destroyed habitations all around you, having explained Our signs in different ways to them that they may turn back.

Muhammad Asad

Thus have We destroyed many a [sinful] community living round about you; and yet, [before destroying them,] We had given many facets to [Our warning] messages, so that they might turn back [from their evil ways].

Mustafa Khattab

We certainly destroyed the societies around you after having varied the signs so perhaps they would return ˹to the Right Path˺.

Progressive Muslims

And We have destroyed the towns around you, after We had explained the proofs, perhaps they would repent.

Rashad Khalifa

We have annihilated many communities around you, after we had explained the proofs, that they might repent.

Sahih International

And We have already destroyed what surrounds you of [those] cities, and We have diversified the signs [or verses] that perhaps they might return [from disbelief].

Sam Gerrans

And We have destroyed what surrounds you of cities; and We expounded the proofs, that they might return.

Shabbir Ahmed

Thus indeed have We annihilated many townships round about you, after We had explained Our Messages from different vantage points that they might return. (Townships and communities: Aad, Thamud, Sheba, Midyan, Sodom, Gomorrah, Ninevah, Tubba').

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We have destroyed before, populations round about you; And We have shown the Signs in various ways, so that they may turn (to Us).

Taqi Usmani

And We have (also) destroyed (other) towns around you, while We had given to them a variety of signs, so that they might return (from disbelief).

The Monotheist Group

And We destroyed the towns around you and We had dispatched the signs, perhaps they would repent.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩