En'âm suresi

En'âm suresi, 30. ayet

En'âm suresi, 30. ayet. وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَىٰ رَبِّهِمْ قَالَ أَلَيْسَ هَٰذَا بِٱلْحَقِّ قَالُوا۟ بَلَىٰ وَرَبِّنَا قَالَ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

velev terâ iẕ vuḳifû `alâ rabbihim. ḳâle eleyse hâẕâ bilḥaḳḳ. ḳâlû belâ verabbinâ. ḳâle feẕûḳu-l`aẕâbe bimâ küntüm tekfürûn.

Diyanet İşleri

Rab'lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hallerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: "Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?" Onlar, "Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş" diyecekler. (Allah), "Öyleyse inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!" diyecek.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 27–33 · surenin 30. ayeti / 165

Konu Mahşerdeki itiraflar; dünya hayatı oyun ve eğlencedir En'âm 21–32 3

  1. En'âm 27

    Ateşin karşısında durdurulup da, "Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve mü'minlerden olsak" dedikleri vakit (hallerini) bir görsen!

  2. En'âm 28

    Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi, elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.

  3. En'âm 29

    Derler ki: "Hayat ancak dünya hayatımızdır. Artık biz bir daha diriltilecek de değiliz."

  4. 30

    Rab'lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hallerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: "Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?" Onlar, "Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş" diyecekler. (Allah), "Öyleyse inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!" diyecek.

  5. En'âm 31

    Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!

  6. En'âm 32

    Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız?

  7. En'âm 33

    Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah'ın ayetlerini inadına inkar ediyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

30. “Rablerinin huzurunda durdurulacakları zaman onları” yani o kâfirleri “bir görsen” büyük bir işle karşı karşıya kalır ve muazzam bir dehşete kapılırdın. Yüce Allah, onları azarlayarak ve başlarına kakarak: “(Nasıl!?) Bu” gördüğünüz azap “hak değil miymiş? buyuracak. Onlar da: Rabbimize yemin olsun ki evet, diyecekler.” Böylelikle faydasını görmeyecekleri bir zamanda hakkı ikrar ve itiraf etmiş olacaklar. ancak Allah “Öyle ise küfre saptığınızdan dolayı tadın azabı” buyuracak.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Yeniden dirilmeyi inkâr edenler Rablerinin huzurunda durduruldukları ve Allah'ın onlara; "Bu dirilme sizin yalanladığınız hak, sabit olan üzerinde hiçbir şek ve şüphe olmayan tekrardan dirilme değil mi?" dediği zaman onların içinde bulunduğu kötü hallerini bir görseydin. Onlar da: "Bizi yaratan Rabbimize yemin olsun ki yeniden dirilme haktır, üzerinde şek şüphe bulunmayan gerçektir." derler. Bunun üzerine Yüce Allah onlara şöyle buyurur: "Bu günü inkâr etmenizden dolayı tadın azabı! Çünkü siz, bu günü dünya hayatınızda yalanlıyordunuz.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev ve eğer
  2. تَرَىٰٓ tera (onları) bir görsen kök: راي
  3. إِذْ iz iken
  4. وُقِفُوا۟ vukifu durdurulmuş kök: وقف
  5. عَلَىٰ ala huzurunda
  6. رَبِّهِمْ ۚ rabbihim Rablerinin kök: ربب
  7. قَالَ kale dedi kök: قول
  8. أَلَيْسَ eleyse değil miymiş? kök: ليس
  9. هَـٰذَا haza bu
  10. بِٱلْحَقِّ ۚ bil-hakki gerçek kök: حقق
  11. قَالُوا۟ kalu dediler ki kök: قول
  12. بَلَىٰ bela evet gerçektir
  13. وَرَبِّنَا ۚ verabbina Rabbimiz hakkı için kök: ربب
  14. قَالَ kale dedi kök: قول
  15. فَذُوقُوا۟ fezuku öyle ise tadın kök: ذوق
  16. ٱلْعَذَابَ l-azabe azabı kök: عذب
  17. بِمَا bima dolayı
  18. كُنتُمْ kuntum ettiğinizden kök: كون
  19. تَكْفُرُونَ tekfurune inkar kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وقف (4 geçiş)

    Ateşin karşısında durdurulup da, "Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve mü'minlerden olsak" dedikleri vakit…

  • Aynı kök: وقف (4 geçiş)

    İnkar edenler, "Biz bu Kur'an'a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız" dediler. Zalimler, Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman hallerini…

  • Aynı kök: وقف (4 geçiş)

    (22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    İnkar edenlere ateşe sunuldukları gün, "Bu gerçek değil miymiş?" denir. Onlar, "Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş" derler. Allah, "Öyle ise inkar…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rablerinin huzuruna (çıkarılıp) durduruldukları zaman sen onları bir görsen! (Allah:) "Bu (diriltilme) gerçek değil miymiş!" diye soracak; onlar da "Rabbimize yemin olsun: Evet (gerçekmiş)!" diyeceklerdir. (Bunun üzerine Allah:) "İnkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!" diyecektir.

Mustafa İslamoğlu

Yine sen onları, Rablerinin katına çıkarılıp O'nun "Bu gerçek değil miymiş?" diye sorduğu zaman görmeliydin. Onlar, "Kesinlikle... Rabbimiz hakkı için öyle!" diye cevap verecekler. O da diyecek ki: "Tadın azabı, ısrarlı inkarınıza karşılık!"

Muhammed Esed

Ama sen (onları) Rablerinin huzuruna çıkarılacakları (ve) Onun, "Bu, hakikat değil mi?" diye soracağı zaman görsen. Onlar, "Evet, Rabbimiz hakkı için öyle!" diye cevap verecekler. (Bunun üzerine,) Allah, "Tadın öyleyse" diyecek, "hakikati reddetmenizden doğan bu azabı!"

Ahmed Hulusi

Rablerini müşahede sürecinde (hakikatlerindeki Esma kuvvelerini fark ettiklerinde) bir görsen! "İşte, Hak bu değil miymiş!" dedi. . . "Evet, Rabbimizmiş!" dediler. . . "Öyle ise, hakikat bilgisini inkar eden olmanızdan dolayı şimdi tadın azabı!" buyurur.

Ali Bulaç

Rablerinin karşısında durdurulduklarında onları bir görsen: (Allah:) "Bu, gerçek değil mi?" dedi. Onlar: "Evet, Rabbimiz hakkı için" dediler. (Allah:) "Öyleyse inkar edegeldikleriniz nedeniyle azabı tadın" dedi.

Ali Özek ve heyeti

Rablerinin huzuruna getirildikleri zaman sen onları bir görsen! Allah: «Bu (yeniden dirilme olayı), hak değil miymiş?» diyecek. Onlar da «Rabbimize andolsun ki evet!» diyecekler. Allah da, «Öyle ise inkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!» diyecek.

Ali Rıza Safa

Efendilerinin karşısında durdurulduklarında, onları bir görsen? "Gerçek değil miymiş bu?" Derler ki: "Efendimize yemin ederiz ki, evet, öyle!" Şöyle diyecek: "Nankörlük etmenize karşılık, artık tadın cezayı!"

Bayraktar Bayraklı

Rabblerinin huzuruna getirildikleri zaman sen onları bir görsen! Allah onlara, "Öldükten sonra dirilme doğru değil miymiş?" diyecek. Onlar, "Rabbimize andolsun ki evet!" diyecekler. Allah da, "Öyleyse inkar ettiğinizden dolayı azabı tadın!" diyecek.

Edip Yüksel

Rab'lerinin huzurunda durdurulmuş halde onları bir görsen! "Bu doğru değil mi?" diyecek. "Evet, Efendimize ant olsun doğru" diyecekler. "İnkar etmenizden ötürü azabı tadın!" diyecek.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rablerinin huzurunda durdurulmuş halde onları bir görsen! 'Bu doğru değil mi,' diyecek. 'Evet, Rabbimize and olsun doğru,' diyecekler. 'İnkar etmenizden ötürü azabı tadın,' diyecek

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem görsen onları, Rablerinin huzuruna durdukları zaman! O: "Nasıl şu gördüğünüz gerçek değil miymiş?" diyecek, onlar da: "Evet Rabbimiz hakkı için gerçek!" diyecekler. O zaman: "Küfrettiğinizin cezası olarak azabı tadın!" buyuracak.

Elmalılı Hamdi Yazır

hem görsen onları: rablerinin huzuruna durdukları vakıt! nasıl, deyecek; şu gördüğünüz hak değil mi imiş? Evet, rabbımız hakkı için diyecekler, o halde buyuracak: tadın azabı, küfrettiğinizin cezası

Erhan Aktaş

Rabb'lerinin huzurunda durdurulduklarında, onları bir görsen! Allah, "Bu, gerçek değil miymiş?" dedi. Onlar: "Rabb'imize ant olsun ki gerçekmiş." dediler. " O halde kafirliğinizden dipnot 1 dolayı azabı tadın." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 6:2. ayetin 2. dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'lerinin huzurunda durdurulduklarında, onları bir görsen! Allah, "Bu, gerçek değil miymiş?" dedi. Onlar: "Rabbimize ant olsun ki gerçekmiş." dediler. " O halde kafirliğinizden dipnot 1 dolayı azabı tadın." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'lerinin huzurunda durdurulduklarında, onları bir görsen! Allah, "Bu, gerçek değil miymiş?" dedi. Onlar: "Hayır! Gerçektir ve Sen de Rabb'imizsin." dediler. O, "Yok saymış olmanızdan dolayı azabı tadın." dedi.

Gültekin Onan

Rablerinin karşısında durdurulduklarında onları bir görsen. (Tanrı:) "Bu gerçek değil mi?" dedi. Onlar: "Evet, rabbimiz hakkı için" dediler. (Tanrı:) "Öyleyse küfretmeniz nedeniyle / küfrettiğiniz için (tekfürun) azabı tadın" dedi.

Hasan Basri Çantay

Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman sen (onları) bir görsen! (O vakit Allah) "Şu (alem) hak değil miymiş?" demiş, onlar da "Rabbimize andolsun, evet" demişlerdir (diyeceklerdir). "Öyle ise, dedi (diyecek), küfür (ve inkar) edegeldiğiniz şeyler yüzünden tadın azabı"!

İbni Kesir

Bir görseydin eğer; Rabblarının huzurunda durdukları zaman, O: Bu, hak değil miymiş? deyince; onlar da: Rabbımız hakkı için evet, derler. Allah da buyurur ki: Öyleyse küfür edegeldiğinizden dolayı tadın azabı.

Mehmet Alagaş

(22-32) O gün hepsini toplayacağız, ortak koşanlara diyeceğiz ki nerede ortak koştuğunuzu iddia ettikleriniz? Sonra da onları ayrıştırıcı sınama konusu /fitne konusu yapmadık (Bir tarafta Allah diğer tarafta bunlar , hadi seçin bakalım demedik, bunlar Allah'ın bir tür alternatifi değildi ki) onlar Rabbimiz ancak Allah’tır dediler, biz ortak koşanlar değildik dediler (Peki siz değilseniz kim ortak koştu?) b ak, kendilerine nasıl da yalan söylüyorlar, iftira e ttikleri de onlardan saptı . Onlardan seni kim dinliyor ise biz onların kalplerine onu anlamamaları için siper yaptık, kulaklarına da tıpa. Her bir ayeti görseler dahi ona inanmazlar ve dahi sana geldiklerinde senle de mücadele ederler / cedelleşirler. Örtbas edenler / yok sayan kimseler / kafirler bu sadece evvelkilerin masallarıdır diyorlar. Ondan uzaklaştırıyorlar, kendileri de ondan uzak duruyorlar, böylece sadece kendilerini yok ediyorlar, bilincinde de / şuurunda da değiller , ateşe vakıf oldukları nda / ateş başında dikeldiklerinde hele onları bir görsen, derler ki yazıklar olsun bize ret edilirsek / geri döndürülürsek Rabbimizin ayetlerini yalanlamayalım ve iman edenlerden olalım, önceden gizledikleri nedir ortaya çıktı / belirdi, eğer ki tekrar döndürülseler yasaklanmış oldukları şeylerde yine döneklik ederlerdi /Âd ederlerdi. Onlar kesinlikle yalancıdır, yine derlerdi ki sadece dünya hayatımız var ve biz yeniden diriltilmeyeceğiz. Rablerinde dikeldiklerinde / vâkıf olduklarında onları bir görsen? Der ki bu gerçek değil mi? derler ki evet ve Rabbimi de gerçek. Yok saymanızdan / örtbas etmenizden dolayı azabı tadın der . Allah’la buluşmayı yalanlayanlar hasara uğradılar, saat onlara ansızın / birden geldiğinde oradaki (yapmayıp) eksik bıraktıklarımız nedeniyle p işmanlık bize dediler. Onlar sırtlarında yüklerini taşıyorlar, ne kötü şey yükleniyorlar, dünya hayatı oyun ve eğlence den başka bir şey değildir, Ahiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır, akletmez misiniz?

Rowwad Tercüme Merkezi

Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman, sen onları bir görsen: O vakit Allah onlara, bu yeniden dirilme olayı gerçek değil miymiş? diyecek, onlar da “Rabbimize andolsun ki, evet” diyeceklerdir (Allah): “Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!” diyecek.

Süleyman Ateş

Onları Rablerinin huzurunda durdurulmuş iken bir görsen: (Allah) "Bu gerçek değil miymiş?" dedi. Dediler ki, "Evet Rabbimiz hakkı için gerçektir!" "Öyle ise inkar ettiğinizden dolayı azabı tadın!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Rablerinin huzurunda durduruldukları gün onları bir görsen! Rableri: "Bu, gerçekmiş değil mi?" der, onlar da "Evet, Rabbimize yemin olsun ki gerçekmiş!" derler. Bunun üzerine Rableri: "Öyleyse kafirlik etmenize karşılık tadın bu azabı!" der dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları bir görecek olsan, huzura çıkarıldıkları gün Rableri onlara: "Nasıl? Tekrar dirilmek gerçek değil miymiş?" diyecek, onlar da "Rabbimize ant olsun ki gerçekmiş" diye cevap vereceklerdir. Bunun üzerine Rableri: "Görmezlikten gelmenize karşılık azabı tadın" diyecektir.

Şaban Britch

Rab’lerinin karşısında durdurulduklarını ve (Allah’ın): Bu gerçek değil miymiş? dediğinde onların: Rabbimize andolsun ki kesinlikle gerçekmiş, dediklerini ve (Allah’ın da onlara): Küfretmeniz sebebiyle azabı tadın, dediği anı bir görsen!

Şaban Piriş

Rab'lerinin karşısında durdurulduklarını ve (Allah'ın): -Bu gerçek değil miymiş? dediğinde onların: -Rabbimize andolsun ki kesinlikle gerçekmiş, dediklerini ve (Allah'ın da onlara): -Kafir olduğunuz için azabı tadın, dediği anı bir görsen!

Yaşar Nuri Öztürk

Rableri huzurunda durdurulduklarını bir görsen! Sordu: "Gerçek değil miymiş bu?" Dediler: "Rabbimize yemin olsun ki, gerçekmiş." Dedi: "O halde, küfre sapmış olmanızdan dolayı tadın azabı."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And if you could visualize them when they are in the August presence in audience of Allah, their Creator, and He asks them: "Is this not the graphic description of the truth which was related to you by our Messenger you simply denied! "By Allah, our Creator, it is", they say, there and then they shall be told: "Taste the torment laid upon the damned for your intentional denial of the truth".

Abdul Haleem

If you could only see, when they are made to stand before their Lord, how He will say, ‘Is this not real?’ They will say, ‘Yes indeed, by our Lord.’ He will say, ‘Then taste the torment for having disbelieved.’

Abdullah Yusuf Ali

If thou couldst but see when they are confronted with their Lord! He will say: "Is not this the truth?" They will say: "Yea, by our Lord!" He will say: "Taste ye then the penalty, because ye rejected Faith."

Abul A'la Maududi

If you could but see when they will be made to stand before their Lord. He will say: 'Is not this the truth?' They will say: 'Yes indeed, by our Lord.'Whereupon He will say: 'Taste the chastisement, then, for your denying the Truth.'

Aisha Bewley

If only you could see when they are standing before their Lord. He will say, ‘Is this not the Truth?’ They will say, ‘Yes indeed, by our Lord!’ He will say, ‘Then taste the punishment for your kufr.’

Al-Hilali & Khan

If you could but see when they will be held (brought and made to stand) in front of their Lord! He will say: "Is not this (Resurrection and the taking of the accounts) the truth?" They will say: "Yes, by our Lord!" He will then say: "So taste you the torment because you used not to believe."

Ali Quli Qarai

Were you to see when they are stationed before their Lord. He will say, ‘Is this not a fact?’ They will say, ‘Yes, by our Lord!’ He will say, ‘So taste the punishment because of what you used to disbelieve.’

Amatul Rahman Omar

And could you but see when they are made to stand before their Lord, (He) will say, `Is not this (Resurrection) true?' They shall say, `Yes, indeed, by Our Lord, it is!' He will say, `Suffer then the punishment as a result of your disbelief. '

Arthur John Arberry

If thou couldst see when they are stationed before their Lord! He will say, 'Is not this the truth?' They will say, 'Yes indeed, by our Lord!' He will say, 'Then taste the chastisement for your unbelief.

Bijan Moeinian

If only you could see them when they face their Lord. I will ask them: "Is this the truth or what?" They will reply: "By Lord it is the truth." Then I will say: "Face the punishment of your denial then."

E. Henry Palmer

But couldst thou see when they are set before their Lord; he says, 'Is not this the truth?' They say, 'Yea, by our Lord !' he says, 'Then taste the torment, for that ye did misbelieve!'

Edip-Layth

If you could see them when they are standing at their Lord? He said, "Is this not the truth?" They said, "Yes, by our Lord." He said, "Then taste the retribution for what you have rejected."

George Sale

And if thou couldst only see when they are made to stand before their Lord, He will say, 'Is not this second life the truth? They will say, 'Yea, by our Lord. ' He will say, 'Then taste the punishment because you disbelieved.'

Hamid S. Aziz

But could you see when they are set before their Lord, He says, "Is not this the real?" They will say, "Yea, by our Lord!" He will say, "Then taste the penalty because you did disbelieve!"

Mahmoud Ghali

And if you could see (them) as they are made to stand against their Lord! He will say, "Is not this (ever) the Truth?" They will say, "Yes indeed by our Lord!" He will say, "Then taste the torment because you used to disbelieve. "

Marmaduke Pickthall

If thou couldst see when they are set before their Lord! He will say: Is not this real? They will say: Yea, verily, by our Lord! He will say: Taste now the retribution for that ye used to disbelieve.

Mohamed Ahmed - Samira

If you see them when they are put before their Lord, He will say to them: "Is not this the truth?" They will answer: "Indeed, by our Lord. " He will say: "Then taste the agony of punishment for what you had denied."

Muhammad Asad

If thou couldst but see [them] when they shall be made to stand before their Sustainer [and] He will say, "Is not this the truth?" They will answer: "Yea, indeed, by our Sustainer!" [Whereupon] He will say: "Taste, then, the suffering that comes from your having refused to acknowledge the truth!"

Mustafa Khattab

But if only you could see when they will be detained before their Lord! He will ask ˹them˺, "Is this ˹Hereafter˺ not the truth?" They will cry, “Absolutely, by our Lord!” He will say, “Then taste the punishment for your disbelief.”

Progressive Muslims

And if you could see them when they are standing at their Lord; He said: "Is this not the truth", they said: "Yes, by our Lord," He said: "Then taste the retribution for what you have rejected. "

Rashad Khalifa

If you could only see them when they stand before their Lord! He would say, "Is this not the truth?" They would say, "Yes, by our Lord." He would say, "You have incurred the retribution by your disbelief."

Sahih International

If you could but see when they will be made to stand before their Lord. He will say, "Is this not the truth?" They will say, "Yes, by our Lord." He will [then] say, "So taste the punishment because you used to disbelieve."

Sam Gerrans

And if thou couldst see when they are set before their Lord: — He will say: “Is then this not the truth?” They will say: “Verily, by our Lord!” He will say: “Then taste the punishment for what you denied!”

Shabbir Ahmed

But if only you could see when they stand before their Lord! He will ask, "Is not this real? " They will say "Yes, by our Lord. " Allah will then say, "Taste the Requital for your rejection of the Truth."

Syed Vickar Ahamed

If you could only see when they are faced by their Lord! He will say: "Is not this the truth?" They will say: "Yes indeed! By our Lord!" He will say: "Then you taste the penalty, because you rejected Faith. "

Taqi Usmani

If only you could see when they will be made to stand before their Lord! He will say, "Is this not true?" They will say, “Of course, by our Lord, it is.” He will say, “Then, taste the punishment, for you used to disbelieve.”

The Monotheist Group

And if you could see them when they are standing at their Lord; He said: "Is this not the truth?" They said: "Yes, by our Lord," He said: "Then taste the retribution for what you have rejected."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩