Diyanet İşleri
De ki: "Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim."
Cin suresi
Cin suresi, 21. ayet. قُلْ إِنِّى لَآ أَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا
ḳul innî lâ emlikü leküm ḍarrav velâ raşedâ.
De ki: "Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu De ki: ben ancak Rabbime kulluk ederim Cin 20–24 3
"Şüphesiz mescitler, Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin."
"Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.
De ki: "Şüphesiz ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam."
De ki: "Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim."
De ki: "Gerçekten beni Allah'a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O'ndan başka sığınacak kimse de bulamam."
"Ancak Allah'tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O'nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."
Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 21–22. ayetler için yazılmıştır.
21. Yani ben sadece bir kulum. Benim elimde yetki namına bir şey yoktur, kendiliğimden en ufak bir tasarrufta da bulunamam.
22. “De ki: “Gerçek şu ki (eğer ben Allah'a isyan edersem) beni Allah’tan kimse kurtaramaz.” Allah’ın azabından beni kurtarması için kendisine sığınabileceğim hiçbir kimse yoktur. Mahlukatın en mükemmeli olan o yüce Rasûl dahi, herhangi bir zarar veya iyilik konusunda yetkili olmadığına, eğer Allah kendisi hakkında bir kötülük dileyecek olursa kendisi bile bu kötülüğü önleyemeyeceğine göre başka bir yaratılmışın bu durumda olması öncelikle söz konusudur.
"Ve ben O’ndan başka sığınacak” barınacak, yardımını alacak “birini de bulamam.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlara de ki: "Şüphesiz Allah’ın sizin için takdir ettiği bir zararı uzaklaştırmaya benim gücüm yetmez, Allah’ın sizden alıkoyduğu bir faydayı tedarik etmeye de gücüm yetmez.''
Aynı kök: رشد (19 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
"Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hakim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah'ın azabından kim kurtarır?"…
Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
(Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da, sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, hakkıyla…
Aynı kök: رشد (19 geçiş)
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde,…
Aynı kök: رشد (19 geçiş)
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
(2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Ben size zarar verme ve doğru yola getirme gücüne de sahip değilim."
De ki: "Ne zarar (ve yarar) verebilirim, ne de hidayet (ve dalalete) götürebilirim.
De ki: "Size zarar vermek yahut doğruyu eğriden ayırd etme bilinciyle sizi donatmak benim elimde değildir".
De ki: "Kesinlikle, size ne bir zarar verebilirim ve ne de hakikati yaşama olgunluğu oluşturabilirim; (bunlar Allah'ın sizde açığa çıkaracağı şeylerdir!)"
De ki: "Doğrusu ben, sizin için ne bir zarar, ne de bir yarar (irşad) sağlayabilirim."
De ki: Doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim.
De ki: "Ne sizi yitime uğratabilirim ne de sizi doğru yola götürebilirim!"
De ki: "Ben size ne bir zarar verebilirim, ne de doğruya ulaştırabilirim."
De ki: "Ben size ne zarar verme, ne de sizi doğruya iletme (irşad etme) gücüne sahibim."
De ki, 'Ben size ne bir zarar ne de bir yarar verme gücüne sahip değilim.'
De ki: "Haberiniz olsun, ben size kendiliğimden ne bir zarar verebilirim, ne de bir irşad yapabilirim.
De ki haberiniz olsun ben size kendiliğimden ne bir zarar, ne de bir irşad yapamam
De ki: "Ben, size bir zarar verme dipnot 1 ve sizi irşad dipnot 2 etme gücüne sahip değilim."
De ki: "Ben, size bir zarar verme dipnot 1 ve sizi irşad dipnot 2 etme gücüne sahip değilim."
De ki: "Ben, size bir zarar verme dipnot 1 ve sizi irşad dipnot 2 etme gücüne sahip değilim."
De ki: "Doğrusu ben, sizin için ne bir zarar, ne de bir yarar (irşad) sağlayabilirim.
De ki: "Hakıykat ben sizin için ne bir zarar (yapmak), ne de bir hayır (getirmek kudretine) malik değilim".
De ki: Ben; size zarar vermeye de, iyilik yapmaya da muktedir değilim.
(18-28) Muhakkak secde yerleri / mescitler Allah’ındır, Allah’la beraber bir başkasına dua etmeyin. Muhakkak ki Allah’ın kulu kalkıp O’na / Allah’a yalvardığında, onlar /cinler neredeyse onun üzerine keçeleşircesine çullanırlardı. De ki; muhakkak ben Rabbime dua ederim, O’na herhangi birini ortak koşmam. De ki; sizin için ne bir fayda ve ne de bir yetişmişlik / erişmişlik sağlayamam. De ki; beni Allah’tan kimse kurtaramaz, O’ndan başka da sığınak ta bulamam. Ancak Allah’tan gelen bildirimler ve onun mesajlarına sığınabilirim, her kim Allah’a ve Resulüne isyan eder ise onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedi kalıcıdır. Vakti gelip te neyin kendilerine vaad edildiğini gördüklerinde, kim yardımca zayıf / düşkün ve de kim sayıca daha az bilecekler. De ki; ben size vaad edilen yakın mı? yahut rabbim onu uzun süreli mi yapmış ? idrak edemem. Yitik olanı / Gaybı bilendir ve gaybını Resullerinden razı oldukları hariç hiç kimseye göstermez / görünür hale getirmez. O gaybını açarken de Resullerinin önlerinden ve arkalarından gözetleyiciler tayin eder öyle onlara açar. (Başka kimseler şahit olmasın diye görevlendirilen gözcüler) Bu gayb paylaşımının nedeni Resullerin, Rablerinin mesajlarını / risalelerini kesin olarak yerine getirildiğini bilmeleri içindir, Onların elinde olanları da kuşatmıştır, her şeyi tek tek / adet adet hesap etmektedir. (Gaybı paylaşmış olmanın tüm riskleri kontrol altındadır.)
De ki: “Benim size bir zarar vermeye de, sizi doğru yola iletmeye de gücüm yetmez.''
De ki: "Ben size ne zarar, ne de akıl verme gücüne sahip değilim."
De ki: "Benim size zarar vermeye de sizi olgunlaştırmaya da gücüm yetmez dipnot 1 ."
De ki "Size bir zarar verecek güçte olmadığım gibi sizi olgunlaştıracak güçte de değilim."
De ki: Benim size bir zarar vermeye de iyilik etmeye de gücüm yetmez.
De ki: -Benim size bir zarar vermeye de iyilik etmeye de gücüm yetmez.
De ki: "Ben size zarar verme gücüne de ışık ve aydınlık verme gücüne de sahip değilim."
Tell them: "It is not within my power to afflict you with harm nor can I steer your mental consent to accept the Faith on the ground of authority".
Say, ‘I have no control over any harm or good that may befall you.’
Say: "It is not in my power to cause you harm, or to bring you to right conduct."
Say: "Surely neither it is in my power to hurt you nor to bring you to the Right Way."
Say: ‘I possess no power to do you harm or to guide you right. ’
Say: "It is not in my power to cause you harm, or to bring you to the Right Path."
Say, ‘I have no power to bring you any harm or good [of my own accord]. ’
Say, `I have no power to avoid either harm from you or to do some good to you. '
Say: 'Surely I possess no power over you, either for hurt or for rectitude. '
Say: "I am not given the power to inflict any evil on you, neither I am given the authority to guide you. "
Say, 'Verily, I cannot control for you either harm, or right direction. '
Say, "I have no power to cause you harm nor to show you what is right."
Say, verily I am not able, of myself, to procure you either hurt, or a right institution.
Say, "I do not control for you evil or good. "
Say, "Surely I possess (no power) over you, either for harm or for rectitude. "
Say: Lo! I control not hurt nor benefit for you.
Say: "Neither is your loss within my power nor bringing you to guidance. "
Say: "Verily, it is not in my power to cause you harm or to endow you with consciousness of what is right. "
Say, "It is not in my power to harm or benefit you."
Say: "I have no power to cause you harm nor to show you what is right. "
Say, "I possess no power to harm you, nor to guide you."
Say, "Indeed, I do not possess for you [the power of] harm or right direction. "
Say thou: “I have no power over you for harm or for rectitude.”
Say, "Behold, I do not own the power to harm you or enforce enlightenment upon you. "
Say: "It is not in my power to cause you harm, nor to bring you to right conduct. "
Say, "I possess no power to cause you any harm or bring you to a right way."
Say: "I have no power to harm you nor to show you what is right."