Cin suresi

Cin suresi, 19. ayet

Cin suresi, 19. ayet. وَأَنَّهُۥ لَمَّا قَامَ عَبْدُ ٱللَّهِ يَدْعُوهُ كَادُوا۟ يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًا

veennehû lemmâ ḳâme `abdü-llâhi yed`ûhü kâdû yekûnûne `aleyhi libedâ.

Diyanet İşleri

"Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Cin 16–22 · surenin 19. ayeti / 28
  1. Cin 16–17

    (16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

  2. Cin 18

    "Şüphesiz mescitler, Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin."

  3. 19

    "Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.

  4. Cin 20

    De ki: "Şüphesiz ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam."

  5. Cin 21

    De ki: "Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim."

  6. Cin 22

    De ki: "Gerçekten beni Allah'a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O'ndan başka sığınacak kimse de bulamam."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

19. “Allah’ın kulu (Muhammed) O’na dua/ibadet etmek” O’ndan dilekte bulunmak, O’na ibadet etmek ve Kur’ân okumak “için kalktığı zaman neredeyse” cinler kalabalık bir şekilde onun etrafında toplandıklarından dolayı “keçe” gibi “oldular.” Onun getirdiği hidâyeti ve Kur'ân’ı dinlemeye ileri derecedeki rağbet ve isteklerinden dolayı keçe gibi üst üste yığılmışlardı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah’ın kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- hurma ağacının altında Rabbine dua etmek üzere ayağa kalktığında, Kur'an okumasını dinledikleri esnadaki kalabalığın yoğunluğundan, cinler neredeyse üzerine yığılacaklardı.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنَّهُۥ ve ennehu ve şüphesiz
  2. لَمَّا lemma ne zaman ki
  3. قَامَ kame kalktığında kök: قوم
  4. عَبْدُ abdu kulu kök: عبد
  5. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  6. يَدْعُوهُ yed'uhu O'na yalvarınca kök: دعو
  7. كَادُوا۟ kadu nerdeyse kök: كود
  8. يَكُونُونَ yekunune oluyorlardı kök: كون
  9. عَلَيْهِ aleyhi onun üzerine
  10. لِبَدًۭا libeden keçe gibi birbirlerine geçecek kök: لبد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 7 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لبد (2 geçiş)

    "Yığınla mal harcadım" diyor.

  • Aynı kök: كود (24 geçiş)

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Aynı kök: كود (24 geçiş)

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

  • Aynı kök: كود (24 geçiş)

    Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, "Bu, Allah'tandır"…

  • Ortak kavram: Dua

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Dua

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Ortak kavram: Dua

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın kulu, O'na davet için kalktığında (yoldan sapanlar) neredeyse onun üzerine çullanırlardı.

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki Allah'ın kulu O'na davete kalkmaya görsün; hemen yek vücut olup üzerine çullanıverirlerdi.

Muhammed Esed

Ama ne zaman Allah'ın bir kulu O'na ibadet etmek için ayağa kalksa, o (hakikati inkar ede)nler hep birlikte etrafını telaşla kuşatırlardı.

Ahmed Hulusi

Ne zaman Abdullah (Allah kulu - Hz. Muhammed), O'na yönelerek kalksa, çevresinde çullanıyorlar!

Ali Bulaç

Şu bir gerçek ki, Allah'ın kulu (olan Muhammed,) O'na dua (ibadet ve kulluk) için kalktığında, onlar (müşrikler,) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Ali Rıza Safa

Aslında, Allah'ın kulu, O'na yakarışlarda bulunmak için kalktığında, Onun çevresinde neredeyse üst üste yığılıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın kulu, Allah'a dua etmek üzere kalktığında, müşrikler/kafirler neredeyse üzerine çullanacaklardı.

Edip Yüksel

ALLAH'ın kulu kalkıp sadece O'na çağırdığında ona karşı nerdeyse hepsi bir bütün oldular.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın kulu kalkıp sadece O'na çağırdığında ona karşı nerdeyse hepsi bir bütün oldular.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın kulu kalkmış O'na dua ederken neredeyse onun etrafında keçeler gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve filhakıka o Allahın kulu kalkmış ona dua ederken üzerine keçeleneyazdılar

Gültekin Onan

Şu bir gerçek ki, Tanrı'nın kulu (olan Muhammed), O'na dua için kalktığında, onlar (müşrikler) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.

Hasan Basri Çantay

(Bana) şu hakıykat de (vahyedilmişdir:) Allahın kulu Ona ibadet için (namaza) kalkdığı zaman nerdeyse onlar, etrafında keçeler (gibi dertop) oluyorlardı.

İbni Kesir

Doğrusu Allah'ın kulu, kalkıp O'na yalvarınca; neredeyse çevresinde keçe gibi oluyorlardı.

Mehmet Alagaş

(18-28) Muhakkak secde yerleri / mescitler Allah’ındır, Allah’la beraber bir başkasına dua etmeyin. Muhakkak ki Allah’ın kulu kalkıp O’na / Allah’a yalvardığında, onlar /cinler neredeyse onun üzerine keçeleşircesine çullanırlardı. De ki; muhakkak ben Rabbime dua ederim, O’na herhangi birini ortak koşmam. De ki; sizin için ne bir fayda ve ne de bir yetişmişlik / erişmişlik sağlayamam. De ki; beni Allah’tan kimse kurtaramaz, O’ndan başka da sığınak ta bulamam. Ancak Allah’tan gelen bildirimler ve onun mesajlarına sığınabilirim, her kim Allah’a ve Resulüne isyan eder ise onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedi kalıcıdır. Vakti gelip te neyin kendilerine vaad edildiğini gördüklerinde, kim yardımca zayıf / düşkün ve de kim sayıca daha az bilecekler. De ki; ben size vaad edilen yakın mı? yahut rabbim onu uzun süreli mi yapmış ? idrak edemem. Yitik olanı / Gaybı bilendir ve gaybını Resullerinden razı oldukları hariç hiç kimseye göstermez / görünür hale getirmez. O gaybını açarken de Resullerinin önlerinden ve arkalarından gözetleyiciler tayin eder öyle onlara açar. (Başka kimseler şahit olmasın diye görevlendirilen gözcüler) Bu gayb paylaşımının nedeni Resullerin, Rablerinin mesajlarını / risalelerini kesin olarak yerine getirildiğini bilmeleri içindir, Onların elinde olanları da kuşatmıştır, her şeyi tek tek / adet adet hesap etmektedir. (Gaybı paylaşmış olmanın tüm riskleri kontrol altındadır.)

Rowwad Tercüme Merkezi

Nitekim Allah’ın kulu, ona dua/ibadet için ayağa kalktığında (Kur'an dinlemek için) az kalsın üzerine toplanıp doluşurlardı.

Süleyman Ateş

Allah'ın kulu kalkıp O'na yalvarınca (hayretten, hepsi) onun üzerine üşüşüp nerdeyse keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın kulu (Muhammed) ona duaya durunca, (cinler,) neredeyse birbirlerini ezerek onun başına üşüştüler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın kulu (Muhammed) ona duaya kalkınca, cinler (ne yaptığını görmek için) birbirlerini ezecek gibi oldular.

Şaban Britch

Nitekim Allah’ın kulu, ona dua/ibadet için ayağa kalktığında (Kur'an dinlemek için) az kalsın üzerine toplanıp doluşurlardı.

Şaban Piriş

Nitekim Allah'ın kulu, ona dua/ibadet için ayağa kalktığında az kalsın üzerine çullanacaklardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın kulu kalkmış O'na yakarırken, onlar onun üzerine keçeleşir gibi üşüşüyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When the Messenger invoked Allah and recited the Quran, the Pagans among mankind and the Jinn beset him on all sides to suppress the flow of the new faith.

Abdul Haleem

yet when God’s Servant stood up to pray to Him, they pressed in on him.

Abdullah Yusuf Ali

"Yet when the Devotee of Allah stands forth to invoke Him, they just make round him a dense crowd."

Abul A'la Maududi

and when Allah's servant dipnot 1 stood up to call on Him, they well-nigh swarmed him.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Servant of Allah: the Prophet (peace be upon him).

Aisha Bewley

When the slave of Allah stands calling on Him, they almost swarm all over him.

Al-Hilali & Khan

And when the slave of Allâh (Muhammad صلى الله عليه وسلم) stood up invoking Him (his Lord - Allâh) in prayer they (the jinn) just made round him a dense crowd as if sticking one over the other (in order to listen to the Prophet’s recitation).

Ali Quli Qarai

When the servant of Allah rose to pray to Him, they almost crowded around him.

Amatul Rahman Omar

And when (- Muhammad) Allâh's servant stands up calling to Him these (- disbelievers) crowd upon him, well nigh suffocating him (to stifle and smother his voice).

Arthur John Arberry

When the servant of God stood calling on Him, they were wellnigh upon him in swarms.

Bijan Moeinian

What a disgusting scene it was when a servant of God stood in the mosque to worship his Lord, the ignorant crowd stifled him almost to death.

E. Henry Palmer

and that when God's servant stood up to pray they called out to him and well-nigh crowded upon him.

Edip-Layth

When God's servant stood up to call on Him, they nearly banded to oppose him.

George Sale

When the servant of God stood up to invoke Him, it wanted little but that the genii had pressed on him in crouds, to hear him rehearse the Koran.

Hamid S. Aziz

And yet when the servant of Allah stood up in prayer to Him, they crowded almost stifling him.

Mahmoud Ghali

And that as soon as the bondman of Allah rose up invoking Him, they almost densely packed upon him.

Marmaduke Pickthall

And when the slave of Allah stood up in prayer to Him, they crowded on him, almost stifling.

Mohamed Ahmed - Samira

When the devotee of God stood up to invoke Him (the jinns) crowded upon him (to listen).

Muhammad Asad

Yet [thus it is] that whenever a servant of God stands up in prayer to Him, they [who are bent on denying the truth] would gladly overwhelm him with their crowds.

Mustafa Khattab

Yet when the servant of Allah[1] stood up calling upon Him ˹alone˺, the pagans almost swarmed over him.

Progressive Muslims

And when God's servant stood up to call on Him, they nearly banded to oppose him.

Rashad Khalifa

When GOD's servant advocated Him alone, almost all of them banded together to oppose him.*

Sahih International

And that when the Servant of Allah stood up supplicating Him, they almost became about him a compacted mass. "

Sam Gerrans

“And that, when the servant of God stood up, calling to Him, they were almost a compact mass about him.”

Shabbir Ahmed

Yet whenever a servant of Allah stands up with invitation to Him, they crowd on him in hostility (22:72).

Syed Vickar Ahamed

"And when the one devoted (the Prophet) to Allah stands forward to pray to Him, they (the jinns') just make around him a dense crowd as if sticking to one over the other (to listen). "

Taqi Usmani

and that when Allah’s servant stood invoking Him, they almost rushed on him in crowds."

The Monotheist Group

And when the servant of God stood up to call on Him, they nearly banded to oppose him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩