Cin suresi

Cin suresi, 10. ayet

Cin suresi, 10. ayet. وَأَنَّا لَا نَدْرِىٓ أَشَرٌّ أُرِيدَ بِمَن فِى ٱلْأَرْضِ أَمْ أَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًا

veennâ lâ nedrî eşerrun ürîde bimen fi-l'arḍi em erâde bihim rabbühüm raşedâ.

Diyanet İşleri

"Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Cin 7–13 · surenin 10. ayeti / 28

Konu Cinlerin Kur'an'ı dinlemesi ve söyledikleri Cin 1–15 3

  1. Cin 7

    "Gerçekten onlar da, sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı."

  2. Cin 8

    "Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk."

  3. Cin 9

    "Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur."

  4. 10

    "Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"

  5. Cin 11

    "Doğrusu içimizde salih olanlar da var, olmayanlar da. Ayrı ayrı yollar tutmuşuz."

  6. Cin 12

    "Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık."

  7. Cin 13

    "Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur'an'ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. Yani bunlardan birisinin murat edilmiş olması kaçınılmaz bir şeydir. Çünkü onlar, mevcut durumda çok önemli bir değişiklik olduğunu, alışkın olmadıkları bir hal ile karşılaştıklarını gördüler. Kavrayışları ile bunun, Allah’ın yeryüzünde gerçekleştirmeyi murat ettiği bir iş dolayısı ile olduğunu anladılar.

Bu ifadede onların konuşmadaki edebi de açıklanmaktadır. Çünkü hayrı açıktan Allah’a nispet ettikleri halde şerri Allah hakkındaki edebleri gereği O’na nispet etmediler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz, bu çetin bekçiliğin sebebini bilmiyoruz. Yeryüzü halkı için bir kötülük mü isteniyor? Yoksa Allah, onlar için bir hayır mı murat etti? Kesinlikle semanın haberi bizden kesildi.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنَّا ve enna ve elbette biz
  2. لَا la
  3. نَدْرِىٓ nedri bilmiyoruz kök: دري
  4. أَشَرٌّ eşerrun kötülük mü kök: شرر
  5. أُرِيدَ uride istendi kök: رود
  6. بِمَن bimen olanlara
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  9. أَمْ em yoksa
  10. أَرَادَ erade diledi kök: رود
  11. بِهِمْ bihim onları
  12. رَبُّهُمْ rabbuhum Rabbleri kök: ربب
  13. رَشَدًۭا raşeden doğruya iletmek (mi?) kök: رشد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin…

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir…

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar…

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş)

    Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde,…

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş)

    Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: دري (29 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: دري (29 geçiş)

    De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

60 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Artık) yeryüzündekilere kötülük mü edildiğini, yoksa Rablerinin onlara bir hayır mı dilediğini bilemiyoruz.

Mustafa İslamoğlu

Ve anladık ki, gerçekte biz (gaybı) bilmiyormuşuz; (mesela) şu yerdekilere şer mi murad edilmiş, yoksa Rableri onları doğru bir bilince ulaştırmayı mı murad etmiş?

Muhammed Esed

Ve (şimdi anladık ki) biz (yaratılmış varlıklar,) yeryüzünde yaşayanlar için kötü bir akibetin hazırlanıp hazırlanmadığını, yahut Rablerinin onları doğru ile eğriyi ayırd etme bilinciyle donatmak isteyip istemediğini bilmiyoruz

Ahmed Hulusi

"Gerçek ki biz, arzda (bedende) olanlardan açığa çıkarılacak olan şerr mi; yoksa Rablerinin muradı, kendilerinde bir reşad mı (hakikati müşahedenin olgunluğu), buna vakıf değiliz. " (Bu ayet dahi göstermektedir ki Rabbinin {Esma hakikatinin} kişiye ne yaşatacağı, kişinin Allah indindeki açığa çıkış amacı, cinler tarafından bilinmemektedir. A. H. )

Ali Bulaç

"Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa Rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?"

Ali Özek ve heyeti

Bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi ?

Ali Rıza Safa

"Aslında, yeryüzünde bulunanlar için kötülük mü isteniyor, yoksa Efendileri onları doğru yola eriştirmeyi mi dilemiştir; bilmiyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

"Yeryüzündekilere kötülük mü yapılmak istendiğini, yoksa Rablerinin onlara bir iyilik mi yapmak istediğini biz bilemeyiz."

Edip Yüksel

"Yerdekiler için bir kötülük mü planlanmıştır, yoksa Efendi'leri onlar için bir iyilik mi dilemiştir, bilmiyoruz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Yerdekiler için bir kötülük mü planlanmıştır, yoksa Rab'leri onlar için bir iyilik mi dilemiştir, bilmiyoruz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu biz bilmiyoruz, o yeryüzündeki kimselere bir kötülük mü arzu edilmiştir, yoksa Rableri onlara bir hayır mı dilemiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve doğrusu biz bilmeyiz o Arzdaki kimselere bir şer mi irade edilmiştir, yoksa rabları onlara bir hayır mı murad etmiştir

Erhan Aktaş

"Gerçekten bilmiyoruz. Yeryüzünde olan kimselere kötülük mü istendi yoksa Rabb'leri onlara bir iyilik mi istedi bilmiyoruz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Gerçekten bilmiyoruz. Yeryüzünde olan kimselere kötülük mü istendi yoksa Rabb'leri onlara bir iyilik mi istedi bilmiyoruz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Gerçekten bilmiyoruz. Yeryüzünde olan kimselere kötülük mü istendi yoksa Rabb'leri onlara bir iyilik mi istedi bilmiyoruz."

Gültekin Onan

"Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?"

Hasan Basri Çantay

"Doğrusu biz yerdeki kişilere şer mi murad ediliyor, yoksa Rableri onlar için bir hayır mı irade ediyor, bilmiyormuşuz".

İbni Kesir

Doğrusu biz bilmiyoruz; yeryüzünde onlara kötülük mü dilenmiştir, yoksa Rabbları onlara iyilik mi dilemiştir?

Mehmet Alagaş

(1-17) Bana, cinlerden bir ekibin beni dinlediği vahyediliyor, biz olağan üstü / acayip bir kuran işittik dediler. Erişkinliğe / rüşte iletiyor, biz ona iman ettik , Rabbimize herhangi birini asla ortak koşmayacağız. Muhakkak ki Rabbimizin şanı yücedir, arkadaş ve de çocuk / evlat edinmemiştir. Muhakkak ki O aramızdaki en aptalımız / aklı kıt olanımız dı, Allaha karşı saçma sapan sözler söylerdi. Allah hakkında ne insan ve ne de cin kesinlikle yalan söylemez sanıyorduk. (Ama yanılmışız) İns’ten bazı adamlar Cin’den bazı adamlara sığınıyorlardı ve haksız davranışlarını / cahilliklerini artırıyorlardı. Sizin sandığınız gibi onlarda / cinlerde Allah’ın kimseyi asla diriltmeyeceğini sanıyorlardı. Muhakkak ki biz cinler olarak göğe dokunduk, onu kayan alevler /ışımalar ve şiddetli koruyucularla dolu olarak bulduk. Biz onun oturma yerlerinde dinlemek amacıyla otururduk. Kim bir şey işitecek olsa o anda, onu takip eden / gözetleyen kayan bir alev / ışıma bulurdu. Yeryüzünde olanlara fenalık mı / şer mi murad edildi ? yahut Rablerinin onları eriştirmek /yetiştirmek gibi bir muradı mı var ? idrak edemiyoruz. Muhakkak içimizde Salihler var ve de bunun dışında olanlar da var. Bizler ayrı ayrı yollardayız. Artık Allah’ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı ve onu kaçarak ta aciz edemeyeceğimizi kesinlikle anlıyoruz, biz hidayet rehberini işittiğimiz de ona kesinlikle iman ettik, kim Rabbine güvenirse / iman ederse artık ona noksan kalma korkusu ve de haksızlık yapılma korkusu yoktur. Muhakkak biz de Müslümanlar da var haktan sapanlar da / kasituun da var, Kim teslim olmuşsa / Müslüman olmuşsa işte onlar yetişkinliği arayıp bulanlardır. (Teharrav; Hira ile aynı, arayış dağı) Haktan sapanlar ise cehenneme odun oldular. Eğer ki yollarında istikamet üzere olsalardı / düzgün olsalardı bile onları sınavla ayrıştırmak amacıyla bol su ile sularken dahi onları sınardık. Rabbinin hatırlatmasından yüz çeviren kimseyi artan / yükselen bir azaba sokar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gerçekten bilmiyoruz. Yeryüzünde olanlara bir kötülük mü murat edildi? Yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?

Süleyman Ateş

Bilmiyoruz bununla yeryüzündekilere kötülük mü (yapılmak) istendi, yoksa Rabbleri onları doğruya mı iletmek diledi.

Süleymaniye Vakfı

Biz (bu engellemenin sebebini) bir türlü anlayamıyoruz: Yeryüzündekiler için bir şer mi istendi, yoksa Rableri onları olgunlaştırmak mı istedi?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzündekilere bir kötülük mü isteniyor, yoksa Rableri onları olgunlaştırmak mı istiyor; bir türlü anlayamıyorduk dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    وَأَنَّا كُنَّالَا نَدْرِي takdirindedir

Şaban Britch

Gerçekten bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?

Şaban Piriş

Gerçekten de bilmiyoruz, yeryüzündekilere bir kötülük mü isteniyor; yoksa, Rab'leri onlara doğru yolu göstermek mi istedi?

Yaşar Nuri Öztürk

"Doğrusu, bilmiyoruz, yeryüzündeki şuurlulara şer mi istendi, yoksa Rableri onlar için doğru ve güzel olanı mı istemiştir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Nevertheless we do not know whether those domiciled on earth are destined to suffer or Allah will impress upon their hearts His divine influence which operates in men to regenerate and sanctify and to impart strength to endure trial and resist temptation"!

Abdul Haleem

[so now] we do not know whether those who live on earth are due for misfortune, or whether their Lord intends to guide them.

Abdullah Yusuf Ali

'And we understand not whether ill is intended to those on earth, or whether their Lord (really) intends to guide them to right conduct.

Abul A'la Maududi

and that "we do not know whether evil is intended for those on the earth, or whether their Lord intends to direct them to the Right Way"; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows that such extraordinary measures were adopted in the heavens only on two kinds of occasions. First, when Allah might decide to inflict the dwellers of the earth with a torment, and the divine will might be that before it was actually inflicted the jinn might not know and convey its news to warn their friendly human beings of the impending disaster. Second, that Allah might appoint a Messenger on the earth, and strict security measures might be adopted so that neither the messages being conveyed to him be interfered with by the satans nor should they be able to know beforehand what instructions were being given to the Messenger. Thus, the saying of the jinn means: When we noticed that strict security measures had been adopted in the heavens for the safeguard of the news, and the meteorites were being showered profusely, we wanted to know which of the two things had happened: Whether Allah had caused a torment to descend suddenly on some people of the earth, or a Messenger had been raised somewhere on the earth. We were on the lookout for the same when we heard the wonderful revelation, which guides to the right path, and we came to know that Allah had not sent down a torment but had raised a Messenger to show the right way to the people. For further explanation,see( E.Ns 8 to 12 of Surah Al-Hijr); (E.N. 7 of Surah As- Saaffat )and (E.N. 11 of Surah Al-Mulk).

Aisha Bewley

We have no idea whether evil is intended for those on the earth, or whether their Lord intends them to be rightly guided.

Al-Hilali & Khan

‘And we know not whether evil is intended for those on earth, or whether their Lord intends for them a Right Path.

Ali Quli Qarai

We do not know whether ill is intended for those who are in the earth, or whether their Lord intends good for them.

Amatul Rahman Omar

"(We confess that) we do not know whether evil is (hereby) augured for those who are on the earth or whether their Lord (thereby) intends to bestow right guidance for them.

Arthur John Arberry

And so we know not whether evil is intended for those in the earth, or whether their Lord intends for them rectitude.

Bijan Moeinian

"We do not know whether man’s misfortune in earth is a punishment or God intends to impose hardship upon them so that they become mature and experienced. "

E. Henry Palmer

'"And, verily, we know not whether evil be meant for those who are in the earth, or if their Lord means right by them.

Edip-Layth

"We do not know, is it bad that is intended for those on earth, or does their Lord want them to be guided?"

George Sale

And we know not whether evil be hereby intended against those who are in the earth, or whether their Lord intendeth to direct them aright.

Hamid S. Aziz

"We know not whether evil is meant for those who are on earth or whether their Lord means to bring them good:

Mahmoud Ghali

And that we do not realize whether evil is willed for whoever are in the earth, or whether their Lord wills for them rectitude.

Marmaduke Pickthall

And we know not whether harm is boded unto all who are in the earth, or whether their Lord intendeth guidance for them.

Mohamed Ahmed - Samira

We do not know if this means ill for the dwellers of the earth, or their Lord wishes guidance for them.

Muhammad Asad

"'And [now we have become aware] that we [created beings] may not know whether evil fortune is intended for [any of] those who live on earth, or whether it is their Sustainer’s will to endow them with consciousness of what is right:

Mustafa Khattab

Now, we have no clue whether evil is intended for those on earth, or their Lord intends for them what is right.

Progressive Muslims

"And we do not know, is it evil that is intended for those on Earth, or does their Lord want for them what is correct"

Rashad Khalifa

" 'We have no idea if something bad is intended for the inhabitants of Earth, or if their Lord wills to redeem them.

Sahih International

And we do not know [therefore] whether evil is intended for those on earth or whether their Lord intends for them a right course.

Sam Gerrans

“And that: ‘We know not whether evil is intended for him who is in the earth, or whether their Lord intends for them rectitude.’

Shabbir Ahmed

"And we know not whether harm is intended for the inhabitants of the earth, or whether their Lord wills for them Enlightenment. " (It remains to be seen how people will react to this revolutionary Message).

Syed Vickar Ahamed

" ‘And we do not understand whether suffering is intended for those on earth, or whether their Lord intends to guide them to the right conduct.

Taqi Usmani

and that we do not know whether it is a bad end that is intended for those on earth, or their Lord has intended for them a right thing,

The Monotheist Group

"And we do not know, is it evil that is intended for those on the earth, or does their Lord want them to be guided?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩