Diyanet İşleri
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Beled suresi
Beled suresi, 14. ayet. أَوْ إِطْعَٰمٌ فِى يَوْمٍ ذِى مَسْغَبَةٍ
ev iṭ`âmün fî yevmin ẕî mesgabeh.
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sarp yokuş: köle azadı, yetim ve yoksul Beled 8–16 3
Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.
Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?
O tutsak bir boynu çözmek (köle azat etmek)tir.
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 12–16. ayetler için yazılmıştır.
12-13. “O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? O, bir köleyi/esiri azat etmektir.” Köleyi kölelikten kurtarmak yahut sahibi ile yaptığı sözleşmenin gereği olan bedeli ödeme konusunda ona yardımcı olmaktır. Kâfirlerin elinde bulunan bir esiri kurtarmak ise öncelikli olarak söz konusudur.
14-16. “Yahut” ileri derecede bir “açlık gününde” insanların yemeğe çokça muhtaç oldukları bir zamanda “yemek yedirmektir. Akrabalık bağı olan bir yetime” hem yetim hem de akrabalık sıfatını kendisinde taşıyana; “yahut da toprağa sarılmış” ihtiyaçtan ve çaresizlikten yere düşüp toprağa yapışmış olan “bir yoksula”;
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Veya yiyeceğin nadir bulunduğu açlık zamanında yemek yedirmektir.
Aynı kök: طعم (48 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: طعم (48 geçiş)
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Aynı kök: طعم (48 geçiş)
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(14, 15, 16) Veya açlık gün(ün)de yakın(ı) olan bir yetimi veya (karnı) toprağa yapışmış (hiçbir şeyi olmayan) yoksulu doyurmaktır.
veya açlık gününde (muhtaçları) doyurmaktır;
yahut (kendi) aç iken (başkasını) doyurmaktır,
Yahut aç olduğu halde elindekiyle başkasını doyurmak!
Ya da açlık gününde doyurmaktır,
veya açlık gününde doyurmaktır.
Veya açlık gününde doyurmaktır.
- Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle azat etmektirveya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Kıtlık anında doyurmaktır:
Kıtlık anında doyurmaktır:
Ya da salgın bir açlık gününde yemek yedirmektir.
Veya salgın bir açlık gününde yemek yedirmek
Veya darlık ve yoklukta doyurmaktır;
Veya darlık ve yoklukta doyurmaktır;
Veya darlık ve yoklukta doyurmaktır;
Ya da açlık gününde doyurmaktır,
yahud (salgın) bir açlık gününde yemek yedirmekdir,
Yahut açlık gününde yemek yedirmektir,
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Veya açlık gününde doyurmaktır.
Yahut açlık gününde doyurmaktır:
Veya kıtlık gününde yedirmektir,
Veya kıtlık gününde yemek yedirmektir,
Veya açlık gününde doyurmaktır.
Veya açlık gününde doyurmaktır.
Yahut da açlık ve perişanlık gününde doyurmaktır o,
Or feeding one in need on a day of privation:
to feed at a time of hunger
Or the giving of food in a day of privation
or giving food on a day of hunger
or feeding on a day of hunger
Or giving food in a day of hunger (famine),
or feeding [the needy] on a day of starvation,
Or feeding in the time of famine
or giving food upon a day of hunger
… the answer is very easy: Freeing a slave [in any form and shape] and….
or feeding on the day of famine,
Or the feeding on a day of great hardship.
or to feed, in the day of famine,
Or feeding on the day of privation,
Or feeding upon a day of famine.
And to feed in the day of hunger.
Or to feed in times of famine
or the feeding, upon a day of [one's own] hunger,
or to give food in times of famine
Or the feeding on a day of great hardship.
Feeding, during the time of hardship.
Or feeding on a day of severe hunger
Or feeding in a day of starvation
- And to feed in times of hunger, famine, wars and natural disasters.
Or the giving of food in a day of want (and suffering),
or giving food in a day of hunger
Or the feeding on a day of great hardship.