Beled suresi

Beled suresi, 14. ayet

Beled suresi, 14. ayet. أَوْ إِطْعَٰمٌ فِى يَوْمٍ ذِى مَسْغَبَةٍ

ev iṭ`âmün fî yevmin ẕî mesgabeh.

Diyanet İşleri

(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Beled 11–17 · surenin 14. ayeti / 20

Konu Sarp yokuş: köle azadı, yetim ve yoksul Beled 8–16 3

  1. Beled 11

    Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.

  2. Beled 12

    Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?

  3. Beled 13

    O tutsak bir boynu çözmek (köle azat etmek)tir.

  4. 14–16

    (14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

  5. Beled 17

    (17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 12–16. ayetler için yazılmıştır.

12-13. “O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? O, bir köleyi/esiri azat etmektir.” Köleyi kölelikten kurtarmak yahut sahibi ile yaptığı sözleşmenin gereği olan bedeli ödeme konusunda ona yardımcı olmaktır. Kâfirlerin elinde bulunan bir esiri kurtarmak ise öncelikli olarak söz konusudur.

14-16. “Yahut” ileri derecede bir “açlık gününde” insanların yemeğe çokça muhtaç oldukları bir zamanda “yemek yedirmektir. Akrabalık bağı olan bir yetime” hem yetim hem de akrabalık sıfatını kendisinde taşıyana; “yahut da toprağa sarılmış” ihtiyaçtan ve çaresizlikten yere düşüp toprağa yapışmış olan “bir yoksula”;

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Veya yiyeceğin nadir bulunduğu açlık zamanında yemek yedirmektir.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوْ ev yahut
  2. إِطْعَـٰمٌۭ it'aamun doyurmaktır kök: طعم
  3. فِى fi
  4. يَوْمٍۢ yevmin gününde kök: يوم
  5. ذِى zi
  6. مَسْغَبَةٍۢ mesgabetin açlık kök: سغب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş)

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(14, 15, 16) Veya açlık gün(ün)de yakın(ı) olan bir yetimi veya (karnı) toprağa yapışmış (hiçbir şeyi olmayan) yoksulu doyurmaktır.

Mustafa İslamoğlu

veya açlık gününde (muhtaçları) doyurmaktır;

Muhammed Esed

yahut (kendi) aç iken (başkasını) doyurmaktır,

Ahmed Hulusi

Yahut aç olduğu halde elindekiyle başkasını doyurmak!

Ali Bulaç

Ya da açlık gününde doyurmaktır,

Ali Özek ve heyeti

veya açlık gününde doyurmaktır.

Ali Rıza Safa

Veya açlık gününde doyurmaktır.

Bayraktar Bayraklı

- Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle azat etmektirveya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

Edip Yüksel

Kıtlık anında doyurmaktır:

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kıtlık anında doyurmaktır:

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ya da salgın bir açlık gününde yemek yedirmektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Veya salgın bir açlık gününde yemek yedirmek

Erhan Aktaş

Veya darlık ve yoklukta doyurmaktır;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Veya darlık ve yoklukta doyurmaktır;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Veya darlık ve yoklukta doyurmaktır;

Gültekin Onan

Ya da açlık gününde doyurmaktır,

Hasan Basri Çantay

yahud (salgın) bir açlık gününde yemek yedirmekdir,

İbni Kesir

Yahut açlık gününde yemek yedirmektir,

Mehmet Alagaş

(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Veya açlık gününde doyurmaktır.

Süleyman Ateş

Yahut açlık gününde doyurmaktır:

Süleymaniye Vakfı

Veya kıtlık gününde yedirmektir,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Veya kıtlık gününde yemek yedirmektir,

Şaban Britch

Veya açlık gününde doyurmaktır.

Şaban Piriş

Veya açlık gününde doyurmaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yahut da açlık ve perişanlık gününde doyurmaktır o,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Or feeding one in need on a day of privation:

Abdul Haleem

to feed at a time of hunger

Abdullah Yusuf Ali

Or the giving of food in a day of privation

Abul A'la Maududi

or giving food on a day of hunger

Aisha Bewley

or feeding on a day of hunger

Al-Hilali & Khan

Or giving food in a day of hunger (famine),

Ali Quli Qarai

or feeding [the needy] on a day of starvation,

Amatul Rahman Omar

Or feeding in the time of famine

Arthur John Arberry

or giving food upon a day of hunger

Bijan Moeinian

… the answer is very easy: Freeing a slave [in any form and shape] and….

E. Henry Palmer

or feeding on the day of famine,

Edip-Layth

Or the feeding on a day of great hardship.

George Sale

or to feed, in the day of famine,

Hamid S. Aziz

Or feeding on the day of privation,

Mahmoud Ghali

Or feeding upon a day of famine.

Marmaduke Pickthall

And to feed in the day of hunger.

Mohamed Ahmed - Samira

Or to feed in times of famine

Muhammad Asad

or the feeding, upon a day of [one's own] hunger,

Mustafa Khattab

or to give food in times of famine

Progressive Muslims

Or the feeding on a day of great hardship.

Rashad Khalifa

Feeding, during the time of hardship.

Sahih International

Or feeding on a day of severe hunger

Sam Gerrans

Or feeding in a day of starvation

Shabbir Ahmed

- And to feed in times of hunger, famine, wars and natural disasters.

Syed Vickar Ahamed

Or the giving of food in a day of want (and suffering),

Taqi Usmani

or giving food in a day of hunger

The Monotheist Group

Or the feeding on a day of great hardship.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩