Diyanet İşleri
Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.
Beled suresi
Beled suresi, 11. ayet. فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ
fele-ḳteḥame-l`aḳabeh.
Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sarp yokuş: köle azadı, yetim ve yoksul Beled 8–16 3
(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.
Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?
O tutsak bir boynu çözmek (köle azat etmek)tir.
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
11. “Fakat o, zorluğu göğüsleyip sarp yokuşu aşamadı.” Hevâsına tabi olduğundan dolayı bu yokuşu tırmanmaya, onu geçip aşmaya kalkışmadı. Bu yokuş ona çok zor geldi. Daha sonra Allah, bu yokuşun mahiyetini şu buyrukları ile açıklamaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kendisini cennetten ayıran engeli aşması gerekir. Böylece o da onu aşar ve geçer.
Aynı kök: قحم (2 geçiş)
(Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme…
Aynı kök: عقب (80 geçiş)
Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…
Aynı kök: عقب (80 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Aynı kök: عقب (80 geçiş)
İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Fakat) o, sarp yokuşu (aşmayı) göze almadı.
Fakat o, (ucunda cennet olan) sarp yokuşu tırmanmak için hiçbir bedel ödemedi.
Ama o, sarp yokuşa tırmanmayı denemedi...
El Akabe'ye (o sarp yokuşa) tırmanmayı göze alamadı (insan)!
Ancak o, sarp yokuşa göğüs germedi.
Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.
Öyle ya, sarp yokuşa katlanamadı.
- Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle azat etmektirveya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Ne var ki zor yola katlanamadı.
Ne var ki zor yola katlanamadı.
Fakat o sarp yokuşa göğüs veremedi.
Fakat o göğüs veremedi o (akabeye) sarp yokuşa
Ne var ki o, sarp yokuşu aşmayı göze alamadı. dipnot 1
Ne var ki o, sarp yokuşu aşmayı göze alamadı. dipnot 1
Ne var ki o, sarp yokuşu aşmayı göze alamadı. dipnot 1
Ancak o, sarp yokuşa göğüs germedi.
Fakat o, sarp yokuşa saldıramadı.
Ama o, sarp yokuşu aşmaya girişemedi.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.
Fakat o, sarp yokuşa atılamadı.
Ama o, sarp yokuşu göze almadı.
Ama o, sarp geçidi göze alamadı.
O zor geçidi aşamadı.
O zor geçidi aşamadı.
Akabeye, sarp yokuşa atılamadı o.
Yet he has not been eager to challenge his way through the path of virtue and attempt the difficult path of overcoming self-interest,
Yet he has not attempted the steep path.
But he hath made no haste on the path that is steep.
But he did not venture to scale the difficult steep. dipnot 1
But he has not braved the steep ascent.
But he has not attempted to pass on the path that is steep (i.e. the path which will lead to goodness and success).
Yet he has not embarked upon the uphill task.
Yet he would not attempt the uphill path of steep and difficult ascent.
Yet he has not assaulted the steep;
What a shame that man does not chose the path which is going upward to Heaven.
but he will not attempt the steep!
He should choose the better path.
Yet he attempteth not the cliff.
But he has not attempted the ascent!
Yet he has not rushed along the uneven (Or: steep) track.
But he hath not attempted the Ascent -
But he could not scale the steep ascent.
But he would not try to ascend the steep uphill road. ..
If only they had attempted the challenging path ˹of goodness instead˺!
He should choose the difficult path.
He should choose the difficult path.
But he has not broken through the difficult pass.
But he has not attempted the steep path.
But he hardly tries the uphill road, the Ascent.
But he has made no haste for the path that is hard,
Yet he did not make his way through the steep course,- -
He should choose the better path.