Beled suresi

Beled suresi, 11. ayet

Beled suresi, 11. ayet. فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ

fele-ḳteḥame-l`aḳabeh.

Diyanet İşleri

Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Beled 8–14 · surenin 11. ayeti / 20

Konu Sarp yokuş: köle azadı, yetim ve yoksul Beled 8–16 3

  1. Beled 8–10

    (8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?

  2. 11

    Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.

  3. Beled 12

    Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?

  4. Beled 13

    O tutsak bir boynu çözmek (köle azat etmek)tir.

  5. Beled 14

    (14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. “Fakat o, zorluğu göğüsleyip sarp yokuşu aşamadı.” Hevâsına tabi olduğundan dolayı bu yokuşu tırmanmaya, onu geçip aşmaya kalkışmadı. Bu yokuş ona çok zor geldi. Daha sonra Allah, bu yokuşun mahiyetini şu buyrukları ile açıklamaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendisini cennetten ayıran engeli aşması gerekir. Böylece o da onu aşar ve geçer.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَا fela fakat
  2. ٱقْتَحَمَ ktehame o atılamadı kök: قحم
  3. ٱلْعَقَبَةَ l-akabete sarp yokuşa kök: عقب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 4 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قحم (2 geçiş)

    (Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Fakat) o, sarp yokuşu (aşmayı) göze almadı.

Mustafa İslamoğlu

Fakat o, (ucunda cennet olan) sarp yokuşu tırmanmak için hiçbir bedel ödemedi.

Muhammed Esed

Ama o, sarp yokuşa tırmanmayı denemedi...

Ahmed Hulusi

El Akabe'ye (o sarp yokuşa) tırmanmayı göze alamadı (insan)!

Ali Bulaç

Ancak o, sarp yokuşa göğüs germedi.

Ali Özek ve heyeti

Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.

Ali Rıza Safa

Öyle ya, sarp yokuşa katlanamadı.

Bayraktar Bayraklı

- Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle azat etmektirveya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

Edip Yüksel

Ne var ki zor yola katlanamadı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ne var ki zor yola katlanamadı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat o sarp yokuşa göğüs veremedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat o göğüs veremedi o (akabeye) sarp yokuşa

Erhan Aktaş

Ne var ki o, sarp yokuşu aşmayı göze alamadı. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Köleye özgürlüğünü vermedi. Tutku ve kuruntuların isteklerine karşı koyamadı. Hakk'ı, hayrı, adaleti tercih etmek işine gelmedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ne var ki o, sarp yokuşu aşmayı göze alamadı. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Köleye özgürlüğünü vermedi. Tutku ve kuruntuların isteklerine karşı koyamadı. Hakk'ı, hayrı, adaleti tercih etmek işine gelmedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ne var ki o, sarp yokuşu aşmayı göze alamadı. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Köleye özgürlüğünü vermedi. Tutku ve kuruntuların isteklerine karşı koyamadı. Hakk'ı, hayrı, adaleti tercih etmek işine gelmedi.

Gültekin Onan

Ancak o, sarp yokuşa göğüs germedi.

Hasan Basri Çantay

Fakat o, sarp yokuşa saldıramadı.

İbni Kesir

Ama o, sarp yokuşu aşmaya girişemedi.

Mehmet Alagaş

(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.

Süleyman Ateş

Fakat o, sarp yokuşa atılamadı.

Süleymaniye Vakfı

Ama o, sarp yokuşu göze almadı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama o, sarp geçidi göze alamadı.

Şaban Britch

O zor geçidi aşamadı.

Şaban Piriş

O zor geçidi aşamadı.

Yaşar Nuri Öztürk

Akabeye, sarp yokuşa atılamadı o.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Yet he has not been eager to challenge his way through the path of virtue and attempt the difficult path of overcoming self-interest,

Abdul Haleem

Yet he has not attempted the steep path.

Abdullah Yusuf Ali

But he hath made no haste on the path that is steep.

Abul A'la Maududi

But he did not venture to scale the difficult steep. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words in the original are: fa-laqtaham-al-aqabah. Iqtiham means to apply oneself to a hard and toilsome task, and aqabah is the steep path that passes through mountains for ascending heights. Thus, the verse means: One of the two paths that We have shown him, leads to heights but is toilsome and steep; man has to tread it against the desires of his self and the temptations of Satan. The other path is easy which descends into chasms, but does not require any toil from man; one only needs to give free reins to himself, then he automatically goes on rolling down the abyss. Now, the man to whom We had shown both the paths, adopted the easy down-hill path and abandoned the toilsome path, which leads to the heights.

Aisha Bewley

But he has not braved the steep ascent.

Al-Hilali & Khan

But he has not attempted to pass on the path that is steep (i.e. the path which will lead to goodness and success).

Ali Quli Qarai

Yet he has not embarked upon the uphill task.

Amatul Rahman Omar

Yet he would not attempt the uphill path of steep and difficult ascent.

Arthur John Arberry

Yet he has not assaulted the steep;

Bijan Moeinian

What a shame that man does not chose the path which is going upward to Heaven.

E. Henry Palmer

but he will not attempt the steep!

Edip-Layth

He should choose the better path.

George Sale

Yet he attempteth not the cliff.

Hamid S. Aziz

But he has not attempted the ascent!

Mahmoud Ghali

Yet he has not rushed along the uneven (Or: steep) track.

Marmaduke Pickthall

But he hath not attempted the Ascent -

Mohamed Ahmed - Samira

But he could not scale the steep ascent.

Muhammad Asad

But he would not try to ascend the steep uphill road. ..

Mustafa Khattab

If only they had attempted the challenging path ˹of goodness instead˺!

Progressive Muslims

He should choose the difficult path.

Rashad Khalifa

He should choose the difficult path.

Sahih International

But he has not broken through the difficult pass.

Sam Gerrans

But he has not attempted the steep path.

Shabbir Ahmed

But he hardly tries the uphill road, the Ascent.

Syed Vickar Ahamed

But he has made no haste for the path that is hard,

Taqi Usmani

Yet he did not make his way through the steep course,- -

The Monotheist Group

He should choose the better path.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩