Bakara suresi

Bakara suresi, 244. ayet

Bakara suresi, 244. ayet. وَقَٰتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

veḳâtilû fî sebîli-llâhi va`lemû enne-llâhe semî`un `alîm.

Diyanet İşleri

Allah yolunda savaşın ve bilin ki, şüphesiz Allah hakkıyla işitendir ve hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 241–247 · surenin 244. ayeti / 286

Konu Yurtlarını terk edenler; Tâlût ve Câlût Bakara 243–252 3

  1. Bakara 241

    Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerinin sağlanması onların hakkıdır. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir borçtur.

  2. Bakara 242

    Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.

  3. Bakara 243

    Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

  4. 244

    Allah yolunda savaşın ve bilin ki, şüphesiz Allah hakkıyla işitendir ve hakkıyla bilendir.

  5. Bakara 245

    Kimdir Allah'a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

  6. Bakara 246

    Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.

  7. Bakara 247

    Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız. Ona zenginlik de verilmemiştir" dediler. Peygamberleri şöyle dedi: "Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 244–245. ayetler için yazılmıştır.

244. “Allah yolunda savaşın ve bilin ki muhakkak Allah herşeyi işitendir, bilendir.” Yüce Allah hem mal ile hem beden ile kendi uğrunda savaş emrini vermektedir. Çünkü cihad ancak bu iki husus ile gerçekleşebilir. Ayrıca Yüce Allah kulun yalnızca Allah’ın adı en yüce olsun diye savaşmasını emrederek, Allah yolunda cihadda ihlâslı olmayı teşvik etmektedir. Çünkü hiç şüphesiz Allah gizli olsa bile bütün söylenen sözleri işiten, kalplerin sakladığı -salih olsun olmasın- bütün niyetleri bilendir.

Aynı şekilde O’nun yolunda cihad eden kimse de O’nun her şeyi işiten ve bilen olduğunu bildiğinde zorluklar ona kolay gelir ve bilir ki zorluklara katlananların katlandıkları şeylere bizatihi kendi başına katlanamaz, aksine Allah'ın yardım ve lütfuna ihtiyacı vardır.

245. “Kim Allah’a güzel bir borç verecek?” Yüce Allah’ın, kendi yolunda infaka çok latif bir şekilde yaptığı şu teşvik üzerinde dikkatle düşünelim. Allah yolunda infak eden kişi, hiçbir şeye muhtaç olmayan, son derece kerim ve lütufkâr olan Allah’a borç vermiş olur. Allah da bu gibi kimselere kat kat fazlası ile mükâfaat vermeyi vaat etmiştir. Nitekim O bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Mallarını Allah yolunda infak edenlerin durumu yedi başak bitiren ve her başağında yüz tane bulunan tek bir tohuma benzer. Allah dilediğine kat kat verir, Allah Vâsidir (bol bol verendir), Alîmdir.” (el-Bakara, 2/261)

Allah yolunda infakın en büyük engeli fakir düşme korkusu olduğundan dolayı Yüce Allah, zenginliğin de fakirliğin de kendi elinde olduğunu haber vermektedir. Dilediğinin rızkını daraltan, dilediğininkini genişleten de O’dur. O bakımdan fakir düşerim korkusuyla infak etmek istemeyen infaktan geri kalmasın ve bunun zayi olacağını asla düşünmesin. Aksine bütün kullar Allah’a döneceklerdir. İnfak edenler, hayırlı amellerde bulunanlar, orada ecirlerinin saklı bulunduğunu o ecre en çok muhtaç oldukları bir zamanda göreceklerdir. Bunun da anlatılması mümkün olmayacak kadar önemli bir değeri ve etkisi olacaktır.

Yüce Allah’a güzel bir şekilde borç vermekten kasıt ise güzel bir niyet ve gönül hoşluğu ile infak etmek, infakı yerli yerine ulaştırmak, infak eden kimsenin verdiğinin akabinde herhangi bir eziyet ve başa kakma davranışını göstermemesi, amelini iptal edici yahut ecrini eksiltici bir tutum takınmaması nitelikleri taşıyan infaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Müminler! Dinine yardım etmek ve kelimesini yüceltmek için Allah'ın düşmanlarıyla savaşın. Şunu iyi bilin ki; Allah sözlerinizi işitir, niyetlerinizi ve yaptıklarınızı bilir ve size bunların karşılığını verir.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَـٰتِلُوا۟ ve katilu ve savaşın kök: قتل
  2. فِى fi
  3. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  4. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  5. وَٱعْلَمُوٓا۟ vea'lemu ve bilin ki kök: علم
  6. أَنَّ enne şüphesiz
  7. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  8. سَمِيعٌ semiun işitendir kök: سمع
  9. عَلِيمٌۭ alimun bilendir kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

O halde Allah yolunda savaşın! Ama unutmayın ki, Allah her şeyi tarifsiz işitendir, her şeyi sınırsız bilendir.

Muhammed Esed

Öyleyse Allah yolunda savaşın ve bilin ki Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.

Ahmed Hulusi

Allah yolunda savaşın ve iyi bilin ki Allah Semi' ve Aliym'dir.

Ali Bulaç

Allah yolunda savaşın ve bilin ki, şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

Ali Özek ve heyeti

O halde Allah yolunda savaşın ve bilin ki Allah, hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Allah'ın yolunda savaşın. Çünkü iyi bilin ki, Allah, Duyandır; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Öyleyse Allah yolunda savaşınız ve biliniz ki Allah her şeyi işitendir; her şeyi bilendir.

Edip Yüksel

ALLAH yolunda savaşın. Bilesiniz ki ALLAH İşitir, Bilir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kuran tüm insanları barışa çağırır (2:208). Nitekim evrensel parola olarak seçilen Selam veya Selamün Aleyküm ifadeleri insanları sürekli barışa çağırır (4:94). Savaşa sadece savunma için izin verilir. Savaşın temel prensipleri için bak 60:8-9.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH yolunda savaşın. Bilesiniz ki ALLAH İşitir, Bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde Allah yolunda çarpışın ve Allah'ın işiten ve bilen olduğunu bilin!

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde Allah yolunda çarpışın ve Allahın semi' alim olduğunu bilin.

Erhan Aktaş

O halde Allah yolunda savaşın. Ve bilin ki: Allah, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O halde Allah yolunda savaşın. Ve bilin ki: Allah, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde Allah yolunda savaşın. Ve bilin ki: Allah, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen'dir.

Gültekin Onan

Tanrı yolunda savaşın ve bilin ki kuşkusuz Tanrı işitendir, bilendir.

Hasan Basri Çantay

Allah yolunda muhaarebe edin. Bilin ki şübhesiz Allah hakkıyle işidici, kemaliyle bilicidir.

İbni Kesir

Allah yolunda savaşın ve bilin ki Allah Semi'dir, Alim'dir.

Mehmet Alagaş

(244-245) Allah yolunda savaşın, bilin ki Allah işitendir, bilendir. Her kim Allah’a güzel bir borç verirse (garz -ı hasen) Allah onu çokça katlayarak artırır, Allah tutar da basitleştirir de / sıkar da gevşetir de ona döndürüleceksiniz. 246,247,248,249,250,251, (İSRAİL OĞULLARI MELİĞİ TALUT İLE CALUTUN SAVAŞI Musa’dan sonra ki İsrail oğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Bir vakit nebilerine dediler ki bize bir melik / kral yarat da Allah yolunda savaşalım. (Şembil peygamber) Dedi ki size savaş yazılırsa savaşmayarak isyan mı edeceksiniz? Dediler ki yurtlarımızdan ve oğullarımızdan çıkarılmışken bize ne oluyor ki Allah yolunda savaşmayalım? Ne zaman ki onlara savaş yazıldı birazı hariç savaştan yüz çevirdiler , Allah zalimleri bilir. Onlara nebileri dedi ki; Allah size Talut’u melik olarak yarattı. dediler ki bizim üzerimizde nasıl egemenliği / mülkiyeti olabilir ki? Biz, melikliğe ondan daha layığız ona herhangi bir zenginlik te verilmemiş ki? Dedi ki Allah O’nu sizin için seçti ve onun ilim ve cisim olarak / beden olarak gücünü artırdı , Allah mülkünü istediğine verir, Allah kuşatıcıdır, bilendir. Nebileri onlara dedi ki; Onun Melikliğinin göstergesi / ayeti size sandığı / tabutu getirmesidir , onun iç erisinde Rabbinizden bir sakinlik / sükûn vardır, Musa yakınlarının ve Harun yakınlarının bıraktıkları şeyler vardır. (Musa’nın ayakkabısı Harun’un sarığı kudret helvasından bir parça da olduğu rivayeti var Musa’nın asası da olabilir Tevrat levhaları) Onu melekler taşımaktadır. Eğer ki inanıyorsanız işte bunda kesinlikle sizin için ayet vardır. Talut ordusuyla ayrıldı ve dedi ki Allah kesinlikle sizi nehir i le sınamaktadır, her kim ondan içerse benden değildir, her kim de tek elinin avcuyla azcık ondan alması hariç içmeyen de bendendir, onlardan az bir kısmı hariç ondan içtiler. O ve beraberindeki iman edenler sınavı geçtiklerinde / cevaz verildiğinde (geçemeyenler) onlar dediler ki bugün Calut ve ordusunda karşı bir gücümüz / bir takatimiz kalmadı , Allah’la buluşacaklarını düşünenler de dedi ki Allah’ın izni ile nice az birlik nice çok birliğe galip gelmiştir, Allah sabredenlerle beraberdir. Calut ve ordusu görününce / barizleşince dediler ki Rabbimiz üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sabitle , k afir kavme karşı bize yardım et / nusret eyle. Allah’ın izniyle bozguna uğrattılar / hezimete uğrattılar. Davut ta Câlut’u öldürdü. Allah ta O’na egemenlik /meliklik ve gerekçe / hikmet verdi ve O’na istediğini öğretti. Allah’ın insanların bazısını bazısı ile def etmesi / sav ması olmasaydı arz bozulurdu ve lakin Allah alemlerde fazilet sahibidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah yolunda savaşın ve bilin ki; Allah her şeyi işiten ve bilendir.

Süleyman Ateş

Allah yolunda savaşın ve bilin ki Allah, işitendir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz Allah yolunda savaşın. Bilin ki sizi dinleyen ve bilen Allah'tır.

Şaban Britch

Allah yolunda savaşın ve bilin ki Allah her şeyi işiten, bilendir.

Şaban Piriş

Allah yolunda savaşın ve bilin ki Allah her şeyi işiten, bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah yolunda savaşın ve bilin ki Allah, her şeyi duyar, her şeyi bilir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, fight in Allah’s cause and make it the core of your purpose, and realise that Allah is Sami‘un and 'Alimun.

Abdul Haleem

Fight in God’s cause and remember that He is all hearing and all knowing.

Abdullah Yusuf Ali

Then fight in the cause of Allah, and know that Allah Heareth and knoweth all things.

Abul A'la Maududi

So fight in the Way of Allah and know well that Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Aisha Bewley

Fight in the Way of Allah. Know that Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Al-Hilali & Khan

And fight in the Way of Allâh and know that Allâh is All-Hearer, All-Knower.

Ali Quli Qarai

Fight in the way of Allah, and know that Allah is all-hearing, all-knowing.

Amatul Rahman Omar

And fight in the cause of Allâh, and know that Allâh is All-Hearing, All-Knowing.

Arthur John Arberry

So fight in God's way, and know that God is All-hearing, All-knowing.

Bijan Moeinian

Fight for the cause of your Lord and know that God hears everything and knows everything.

E. Henry Palmer

Fight then in God's way, and know that God both hears and knows.

Edip-Layth

Fight in the cause of God and know that God is the Hearer, the Knowledgeable.

George Sale

Fight for the religion of God, and know that God is he who heareth and knoweth.

Hamid S. Aziz

Fight then in the way of Allah, and know that Allah is both Hearer and Knower.

Mahmoud Ghali

And fight in the way of Allah and know that Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

Fight in the way of Allah, and know that Allah is Hearer, Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

Fight in the way of God, and remember that God hears all and knows everything.

Muhammad Asad

Fight, then, in God's cause, and know that God is all-hearing, all-knowing.

Mustafa Khattab

Fight in the cause of Allah, and know that Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Progressive Muslims

And fight in the cause of God and know that God is the Hearer, the Knowledgeable.

Rashad Khalifa

You shall fight in the cause of GOD, and know that GOD is Hearer, Knower.

Sahih International

And fight in the cause of Allah and know that Allah is Hearing and Knowing.

Sam Gerrans

And fight in the cause of God, and know that God is hearing and knowing.

Shabbir Ahmed

We had told them, "Fight in the Cause of Allah, and know that Allah is Hearer, Knower. " Fight in self-defense, and against oppression and aggression (2:190-194).

Syed Vickar Ahamed

Then fight in the cause of Allah, and know that Allah hears and knows all things.

Taqi Usmani

Fight in the way of Allah, and know that Allah is All-Hearing, All-Knowing.

The Monotheist Group

And fight in the cause of God and know that God is the Hearer, the Knowledgeable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 244. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 244. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 244. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩