A'râf suresi · 65–72. ayetler

Hûd ve Âd kavmi

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. A'râf suresi, 65. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 65. ayet. وَإِلَىٰ عَادٍ أَخَاهُمْ هُودًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ أَفَلَا تَتَّقُونَ

    Diyanet İşleri

    Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" dedi.

    Mehmet Okuyan

    Âd (kavmine) de kardeşleri Hud'u (göndermiştik) de "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. (Hâlâ) takvâlı (duyarlı) davranmayacak mısınız?" demişti.

    Mustafa İslamoğlu

    Ad'a da soydaşları Hud'u (gönderdik). "Ey kavmim!" dedi, "yalnızca Allah'a kulluk edin! Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Şu halde hala (O'na ortak koşmaktan) sakınmayacak mısınız?"

    Muhammed Esed

    Ve 'Ad (toplumuna da) kardeşleri Hud'u (gönderdik)."Ey kavmim!" dedi (onlara), "yalnızca Allaha kulluk edin: Ondan başka tanrınız yok. Hal böyleyken yine de Ona karşı sorumluluk bilinci duymayacak mısınız?"

    Ahmed Hulusi

    Ad (halkına), kardeşleri Hud'u. . . (O da): "Ey halkım. . . Allah'a kulluk edin. . . O'nun gayrı ilahınız yoktur. . . Hala korunmayacak mısınız?" dedi.

    Ali Bulaç

    Ad (toplumuna da) kardeşleri Hud'u (gönderdik.) (Hud, kavmine:) "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Hala korkup sakınmayacak mısınız?" dedi.

    Ali Özek ve heyeti

    Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u göndermiştik. (O da onlara şöyle)demişti: "Ey kavmim! Sizin için kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a ibadet edin. Hiç sakınmaz mısınız?"

    Ali Rıza Safa

    Ve Âd'a, kardeşleri Hud'u gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a hizmet edin. Sizin için, O'ndan başka Tanrı yoktur. Yine de sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?"

    Bayraktar Bayraklı

    Ad kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. O dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Hala sakınmayacak mısınız?"

    Edip Yüksel

    Ad halkına da kardeşleri Hud'u gönderdik. "Halkım, ALLAH'a hizmet edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Erdemli olmayacak mısınız?" dedi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ad halkına da kardeşleri Hud'u gönderdik. 'Halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Erdemli olmayacak mısınız,' dedi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ad kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, ondan başka hiçbir ilahınız yoktur! Hala siz O'nun azabından sakınmayacak mısınız?" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ad kavmine de kardeşleri Hud Peygamberi gönderdik, ey kavmim dedi Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilahınız daha yok, hala siz onu azabından sakınmıyacak mısınız?

    Erhan Aktaş

    Ad halkına da kardeşleri Hud'u gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin ve sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Yine de takva sahibi olmayacak mısınız?" dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ad halkına da kardeşleri Hud'u gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin ve sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Yine de takva sahibi olmayacak mısınız?" dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ad halkına da kardeşleri Hud'u gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin ve sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Yine de takva sahibi olmayacak mısınız?" dedi.

    Gültekin Onan

    Ad (halkına da) kardeşleri Hud'u (gönderdik.) (Hud kavmine:) "Ey kavmim, Tanrı'ya kulluk edin. O'ndan başka bir Tanrınız yoktur. Hala korkup sakınmayacak mısınız?" dedi.

    Hasan Basri Çantay

    Ad (kavmine) de kardeşleri Hudü (gönderdik). O, (kavmine şöyle) dedi: "Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. (Hala Allahdan) korkmayacak mısınız"?.

    İbni Kesir

    Ad'a da kardeşleri Hüd'u gönderdik. De ki: Ey kavmim Allah'a ibadet edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Hala sakınmaz mısınız?

    Mehmet Alagaş

    (65-72) Ad kavmine de kardeşleri Hud ’u gönderdik. Dedi ki ey kavmim Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok hâlâ sakınmıyor musunuz? Kavminden kafir ileri gelenler / seçkinler dediler ki bizler seni aklı kıt / sefih biri olarak görüyoruz, kesinlikle senin, yalancı olduğunu sanıyoruz. Dedi ey kavmim bende bir akıl kıtlığı / sefihlik falan yok velakin ben alemlerin rabbinin bir Resulüyüm. Rabbimin mesajların a / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , sizin için ben güvenilir / emin bir öğütçüyüm / nasihatçiyim. Rabbinizden uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayibinize mi gitti? Hatırlayın ki Nuh kavmin den sonra sizi devralanlar / halifeler yaptık, sizi güçlü bir yaratılış içinde takviye de ettik, Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki böylelikle belki kurtuluşa erersiniz / felaha eresiniz. Dediler ki tek bir Allaha ibadet etmemiz için mi geldin ve de babalarımızın ibadet e ttiklerini mi bırakalım? Haydi bize vaad ettiğini , eğer/şayet sözüne ba ğlı biri isen b ize getir. Dedi ki, kesin olan şu ki size Rabbinizden kirlilik /murdarlık ve hışım / gazap gerçekleşti / vuku buldu, benimle, babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlar hakkında bir delil indirmedi ki, peki, o halde bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Onu ve beraberindekileri bizden bir esirgeme olarak kurtardık , ayetlerimizi yalanlayanların ardını arkasını kestik, onlar mümin değillerdi.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik: "Ey halkım! Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Hâlâ sakınmayacak mısınız." dedi.

    Süleyman Ateş

    Ad(kavmin)e de kardeşleri Hud'u (gönderdik): "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'dan başka tanrınız yoktur. (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?" dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ad halkına da kardeşleri Hud'u gönderdik. Dedi ki "Ey halkım! Allah'a kul olun; sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Allah'tan çekinip kendinizi korumayacak mısınız?"

    Şaban Britch

    Âd kavmine de, kardeşleri Hud’u gönderdik. Hud, onlara: Ey kavmim, (yalnızca) Allah’a ibadet edin, sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. (Azaptan) sakınmıyor musunuz? dedi.

    Şaban Piriş

    Ad kavmine de, kardeşleri Hud'u gönderdik. Hud, onlara: -Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Korkmuyor musunuz?" dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ad'a da kardeşleri Hud'u gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Hala sakınmıyor musunuz?"

  2. A'râf suresi, 66. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 66. ayet. قَالَ ٱلْمَلَأُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦٓ إِنَّا لَنَرَىٰكَ فِى سَفَاهَةٍ وَإِنَّا لَنَظُنُّكَ مِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ

    Diyanet İşleri

    Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz."

    Mehmet Okuyan

    Kavminden kâfir olan yöneticiler şöyle demişti: "Doğrusu biz seni elbette bir beyinsizlik içinde görüyor ve yalancılardan olduğuna inanıyoruz." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: A‘râf 7:60.

    Mustafa İslamoğlu

    Toplumunun inkarda direnen seçkinleri, "Gerçekte biz seni akıl zafiyetine uğramış biri olarak görüyoruz; üstelik biz senin yalan söylediğini düşünüyoruz" diye cevap verdiler.

    Muhammed Esed

    Kavmi arasından gerçeği tanımaya yanaşmayanların önde gelenleri: "Doğrusu, biz seni aklı kıt biri olarak görüyoruz ve üstelik yalancının biri olduğunu sanıyoruz!"

    Ahmed Hulusi

    Halkından, hakikat bilgisini inkar etmekte olan o toplumun ileri gelenleri dedi ki: "Seni çılgınlık içinde görüyoruz. . . Biz senin yalancı olduğunu zannediyoruz. "

    Ali Bulaç

    Kavminin önde gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Gerçekte biz seni 'akli bir yetersizlik' içinde görüyoruz ve doğrusu biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."

    Ali Özek ve heyeti

    Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: «Biz seni kesinlikle bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz.»

    Ali Rıza Safa

    Toplumu arasındaki nankörlerin ileri gelenleri, şöyle dediler: "Aslında, seni, aklı yetersiz birisi olarak görüyoruz. Zaten aslında, senin yalancı olduğundan kuşkumuz yok!"

    Bayraktar Bayraklı

    Kavminden ileri gelen kafirler dediler ki: "Biz seni kesinlikle bir akılsızlık içinde görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz."

    Edip Yüksel

    Halkından ileri gelen inkarcılar, "Biz seni beyinsizlik içinde görüyoruz. Biz seni yalancı sanıyoruz."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Halkından ileri gelen inkarcılar, 'Biz seni beyinsizlik içinde görüyoruz. Biz seni yalancı sanıyoruz.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kavminden o küfre dalmış olan cumhur cemaat =ileri gelenler: "Gerçekten biz, seni bir çılgınlık içinde görüyoruz ve muhakkak seni yalancılardan biri sanıyoruz." dediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kavminden o küfre dalmış cumhur cemaat dediler ki: Her halde biz seni bir çılgınlık içinde görüyoruz ve her halde seni biz yalancılardan biri zannediyoruz

    Erhan Aktaş

    Halkının Kafir dipnot 1 meleleri: dipnot 2 "Gerçekten biz seni beyinsizlerden görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz." dediler. dipnot 3

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).
    2. metne dön, dipnot 2
      Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.
    3. metne dön, dipnot 3
      Hud Nebi'ye.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Halkının Kafir dipnot 1 meleleri: dipnot 2 "Gerçekten biz seni beyinsizlerden görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz." dediler. dipnot 3

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.
    3. metne dön, dipnot 3
      Hud Nebi'ye.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Halkının ileri gelen, gerçeği yalanlayan nankörleri dediler ki: "Gerçekten biz seni beyinsizlerden görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz." dediler.

    Gültekin Onan

    Kavminin önde gelenlerinden küfredenler dediler ki: "Gerçekte biz seni 'akli bir yetersizlik' içinde görüyoruz ve doğrusu biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."

    Hasan Basri Çantay

    Kavminin ileri gelenlerinden kafir bir cemaat de: "Biz seni muhakkak bir beyinsizlik içinde görüyoruz, seni muhakkak yalancılardan sanıyoruz" dedi.

    İbni Kesir

    Kavminin ileri gelenlerinden küfretmiş olanlar: Gerçekten biz, seni beyinsizlik içinde görüyoruz ve doğrusu biz, seni yalancılardan sanıyoruz, dediler.

    Mehmet Alagaş

    (65-72) Ad kavmine de kardeşleri Hud ’u gönderdik. Dedi ki ey kavmim Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok hâlâ sakınmıyor musunuz? Kavminden kafir ileri gelenler / seçkinler dediler ki bizler seni aklı kıt / sefih biri olarak görüyoruz, kesinlikle senin, yalancı olduğunu sanıyoruz. Dedi ey kavmim bende bir akıl kıtlığı / sefihlik falan yok velakin ben alemlerin rabbinin bir Resulüyüm. Rabbimin mesajların a / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , sizin için ben güvenilir / emin bir öğütçüyüm / nasihatçiyim. Rabbinizden uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayibinize mi gitti? Hatırlayın ki Nuh kavmin den sonra sizi devralanlar / halifeler yaptık, sizi güçlü bir yaratılış içinde takviye de ettik, Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki böylelikle belki kurtuluşa erersiniz / felaha eresiniz. Dediler ki tek bir Allaha ibadet etmemiz için mi geldin ve de babalarımızın ibadet e ttiklerini mi bırakalım? Haydi bize vaad ettiğini , eğer/şayet sözüne ba ğlı biri isen b ize getir. Dedi ki, kesin olan şu ki size Rabbinizden kirlilik /murdarlık ve hışım / gazap gerçekleşti / vuku buldu, benimle, babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlar hakkında bir delil indirmedi ki, peki, o halde bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Onu ve beraberindekileri bizden bir esirgeme olarak kurtardık , ayetlerimizi yalanlayanların ardını arkasını kestik, onlar mümin değillerdi.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kavminin ileri gelenlerinden kâfir olanlar da: “Biz senin aklında bir hafiflik görüyoruz ve gerçekten biz seni yalancılardan sanıyoruz” dediler.

    Süleyman Ateş

    Kavminden ileri gelen inkarcılar dediler ki: "Biz seni bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve biz seni yalancılardan sanıyoruz!"

    Süleymaniye Vakfı

    Halkının önde gelenlerinden, ayetleri görmezlikte direnenler şöyle dediler: "Biz seni gerçekten akılsızlık içinde görüyoruz. Biz senin gerçekten yalancılardan olduğunu düşünüyoruz."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Halkının ileri gelenlerinden ayetleri görmezden gelenler (kafirler) dediler ki "Bize göre sen tam bir beyinsizsin. Bizim bilgimize göre sen gerçekten yalancının birisin."

    Şaban Britch

    Kavminden kâfir olan ileri gelenleri: Biz, senin sefehat/cehalet içinde olduğunu görüyoruz. Ve senin yalancılardan olduğuna inanıyoruz, dediler.

    Şaban Piriş

    Kavminden kafir olan ileri gelenleri: -Biz, senin beyinsizlik içinde olduğunu görüyoruz. Zannediyoruz ki sen yalancılardansın, dediler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Toplumunun inkarcı kodamanları dediler ki: "Biz seni bir beyinsizliğe düşmüş görüyoruz ve kesinlikle yalancılardan olduğunu düşünüyoruz."

  3. A'râf suresi, 67. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 67. ayet. قَالَ يَٰقَوْمِ لَيْسَ بِى سَفَاهَةٌ وَلَٰكِنِّى رَسُولٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."

    Mehmet Okuyan

    (Hud da onlara) şöyle demişti: "Ey kavmim! Bende herhangi bir beyinsizlik yoktur; aksine ben âlemlerin Rabbinin (seçtiği) bir elçiyim.

    Mustafa İslamoğlu

    Dedi ki: "Ey kavmim! Ben aklı kıt biri değilim; bilakis ben alemlerin Rabbinden bir elçiyim.

    Muhammed Esed

    (Hud:) "Ey kavmim" dedi, ben aklı kıt biri değil, alemlerin Rabbinden bir elçiyim.

    Ahmed Hulusi

    (Hud) dedi ki: "Ey kavmim. . . Bir çılgınlık yok bende. . . Fakat ben, Rabb-ül alemin'den bir Rasulüm. "

    Ali Bulaç

    (Hud:) "Ey kavmim" dedi. "Bende 'akıl yetersizliği' yoktur; ama ben gerçekten alemlerin Rabbinden bir elçiyim" dedi.

    Ali Özek ve heyeti

    (Hûd ) dedi ki: «Ey kavmim! Bende beyinsizlik yok; fakat ben, Âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Ey toplumum! Aklı yetersiz birisi değilim. Tam tersine, ben, Evrenlerin Efendisinden bir elçiyim!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Ey kavmim!" dedi. "Ben akılsız değilim; fakat ben alemlerin Rabbinin gönderdiği bir peygamberim."

    Edip Yüksel

    Dedi ki: "Ey halkım, ben beyinsiz değilim; fakat ben, evrenlerin Efendinden bir elçiyim."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dedi ki: 'Ey halkım, ben beyinsiz değilim; fakat ben, evrenlerin Rabbinden bir elçiyim.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hud: "Ey kavmim, bende hiçbir çılgınlık yok, fakat ben alemlerin Rabbi tarafından bir peygamberim!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey kavmim, dedi: Bende hiç bir çılgınlık yok lakin ben rabbül'alemin tarafından bir Resulüm

    Erhan Aktaş

    "Ey halkım! Ben beyinsizlerden değilim. Ben ancak Alemlerin Rabb'inden bir elçiyim." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey halkım! Ben beyinsizlerden değilim. Ben ancak alemlerin Rabb'inden bir elçiyim." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey halkım! Ben beyinsizlerden değilim. Ben ancak alemlerin Rabb'inden bir elçiyim." dedi.

    Gültekin Onan

    (Hud:) "Ey kavmim" dedi "bende 'akıl yetersiziliği' yoktur; ama ben gerçekten alemlerin rabbinden bir elçiyim."

    Hasan Basri Çantay

    (Bunun üzerine Hud): "Ey kavmim, dedi, bende hiç bir beyinsizlik yokdur. Fakat ben alemlerin Rabbinden (gönderilmiş) bir peygamberim".

    İbni Kesir

    Dedi ki: Ey kavmim; bende hiç bir beyinsizlik yoktur. Yalnız ben, alemlerin Rabbından gelmiş bir peygamberim.

    Mehmet Alagaş

    (65-72) Ad kavmine de kardeşleri Hud ’u gönderdik. Dedi ki ey kavmim Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok hâlâ sakınmıyor musunuz? Kavminden kafir ileri gelenler / seçkinler dediler ki bizler seni aklı kıt / sefih biri olarak görüyoruz, kesinlikle senin, yalancı olduğunu sanıyoruz. Dedi ey kavmim bende bir akıl kıtlığı / sefihlik falan yok velakin ben alemlerin rabbinin bir Resulüyüm. Rabbimin mesajların a / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , sizin için ben güvenilir / emin bir öğütçüyüm / nasihatçiyim. Rabbinizden uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayibinize mi gitti? Hatırlayın ki Nuh kavmin den sonra sizi devralanlar / halifeler yaptık, sizi güçlü bir yaratılış içinde takviye de ettik, Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki böylelikle belki kurtuluşa erersiniz / felaha eresiniz. Dediler ki tek bir Allaha ibadet etmemiz için mi geldin ve de babalarımızın ibadet e ttiklerini mi bırakalım? Haydi bize vaad ettiğini , eğer/şayet sözüne ba ğlı biri isen b ize getir. Dedi ki, kesin olan şu ki size Rabbinizden kirlilik /murdarlık ve hışım / gazap gerçekleşti / vuku buldu, benimle, babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlar hakkında bir delil indirmedi ki, peki, o halde bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Onu ve beraberindekileri bizden bir esirgeme olarak kurtardık , ayetlerimizi yalanlayanların ardını arkasını kestik, onlar mümin değillerdi.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Ey kavmim! Ben sefih değilim. Fakat ben (size) âlemlerin Rabbi tarafından (gönderilmiş) bir peygamberim.” dedi.

    Süleyman Ateş

    "Ey kavmim, bende beyinsizlik yok, ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim." dedi.

    Süleymaniye Vakfı

    Dedi ki: "Ey halkım! Bende bir akılsızlık yok. Ama ben, varlıkların Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dedi ki "Ey halkım! Bende beyinsizlik yoktur. Ama ben varlıkların Rabbinin elçisiyim.

    Şaban Britch

    Ey kavmim! dedi. Bende sefihlik diye bir şey yoktur. Ben, Alemlerin Rabbinden bir rasûlüm.

    Şaban Piriş

    -Ey kavmim! dedi. Bende beyinsizlik diye bir şey yoktur. Ben, Alemlerin Rabbinden bir elçiyim!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hud dedi: "Ey toplumum! Bende beyinsizlik yok, ben alemlerin Rabbi'nden bir resulüm."

  4. A'râf suresi, 68. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 68. ayet. أُبَلِّغُكُمْ رِسَٰلَٰتِ رَبِّى وَأَنَا۠ لَكُمْ نَاصِحٌ أَمِينٌ

    Diyanet İşleri

    "Rabbimin vahyettiklerini size tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir nasihatçıyım."

    Mehmet Okuyan

    Size Rabbimin mesajlarını duyuruyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğüt vericiyim."

    Mustafa İslamoğlu

    Size Rabbimin mesajlarını tebliğ ediyoruz; zira ben sizin için güvenilir bir nasihatçiyim.

    Muhammed Esed

    Rabbimin haberlerini bildiriyor ve size dürüst ve güvenilir öğütler veriyorum.

    Ahmed Hulusi

    "Rabbimin irsal ettiklerini size tebliğ ediyorum. . . Ben sizin için güvenilir bir öğüt vericiyim. "

    Ali Bulaç

    "Size Rabbimin risaletini tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm."

    Ali Özek ve heyeti

    Size Rabbimin vahyettiklerini duyuruyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm.

    Ali Rıza Safa

    "Efendimin gönderdiklerini size bildiriyorum. Ben, sizin için, güvenilir bir öğüt vericiyim!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Size Rabbimin vahyettiklerini duyuruyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm."

    Edip Yüksel

    "Size Efendimin mesajını iletiyorum. Sizin için güvenilir bir öğütçüyüm."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Size Rabbimin mesajını iletiyorum. Sizin için güvenilir bir öğütçüyüm.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Size Rabbimin mesajlarını iletiyorum ve ben sizler için güvenilir bir öğütçüyüm.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Size rabbımin risaletlerini tebliğ ediyorum ve ben sizin için emin bir nasıhım

    Erhan Aktaş

    "Ben, size Rabb'imin mesajlarını iletiyorum. Ben, sizin için güvenilir bir öğütçüyüm."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ben, size Rabb'imin mesajlarını iletiyorum. Ben, sizin için güvenilir bir öğütçüyüm."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ben, size Rabb'imin mesajını duyuruyorum. Ben, sizin için güvenilir bir öğütçüyüm."

    Gültekin Onan

    "Size rabbimin risaletini tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir (emiyn) bir öğütçüyüm."

    Hasan Basri Çantay

    "Size Rabbimin vahyetdiklerini tebliğ ediyorum, ben sizin emin bir hayrhaahınızım".

    İbni Kesir

    Size Rabbımın vahyettiklerini bildiriyorum. Ve ben, sizin için emin bir öğütçüyüm.

    Mehmet Alagaş

    (65-72) Ad kavmine de kardeşleri Hud ’u gönderdik. Dedi ki ey kavmim Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok hâlâ sakınmıyor musunuz? Kavminden kafir ileri gelenler / seçkinler dediler ki bizler seni aklı kıt / sefih biri olarak görüyoruz, kesinlikle senin, yalancı olduğunu sanıyoruz. Dedi ey kavmim bende bir akıl kıtlığı / sefihlik falan yok velakin ben alemlerin rabbinin bir Resulüyüm. Rabbimin mesajların a / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , sizin için ben güvenilir / emin bir öğütçüyüm / nasihatçiyim. Rabbinizden uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayibinize mi gitti? Hatırlayın ki Nuh kavmin den sonra sizi devralanlar / halifeler yaptık, sizi güçlü bir yaratılış içinde takviye de ettik, Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki böylelikle belki kurtuluşa erersiniz / felaha eresiniz. Dediler ki tek bir Allaha ibadet etmemiz için mi geldin ve de babalarımızın ibadet e ttiklerini mi bırakalım? Haydi bize vaad ettiğini , eğer/şayet sözüne ba ğlı biri isen b ize getir. Dedi ki, kesin olan şu ki size Rabbinizden kirlilik /murdarlık ve hışım / gazap gerçekleşti / vuku buldu, benimle, babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlar hakkında bir delil indirmedi ki, peki, o halde bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Onu ve beraberindekileri bizden bir esirgeme olarak kurtardık , ayetlerimizi yalanlayanların ardını arkasını kestik, onlar mümin değillerdi.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Rabbimin vahyettiklerini size tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir nasihatçıyım.”

    Süleyman Ateş

    "Size Rabbimin mesajlarını duyuruyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm."

    Süleymaniye Vakfı

    Size Rabbimin mesajlarını tebliğ ediyor /bildiriyorum. Ben sizin iyiliğinizi isteyen, güvenilir biriyim.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Size Rabbimin sözlerini ulaştırıyorum. Ben sizin iyiliğinizi isteyen güvenilir bir kişiyim.

    Şaban Britch

    Size Rabbimin vahyettiklerini bildiriyorum. Ben, sizin için güvenilir bir nasihatçıyım.

    Şaban Piriş

    -Size Rabbimin vahyettiklerini bildiriyorum. Ben, sizin için güvenilir bir nasihatçıyım.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Rabbimin mesajlarını size tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm."

  5. A'râf suresi, 69. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 69. ayet. أَوَعَجِبْتُمْ أَن جَآءَكُمْ ذِكْرٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَلَىٰ رَجُلٍ مِّنكُمْ لِيُنذِرَكُمْ وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَآءَ مِنۢ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِى ٱلْخَلْقِ بَصْۜطَةً فَٱذْكُرُوٓا۟ ءَالَآءَ ٱللَّهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    Diyanet İşleri

    "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz."

    Mehmet Okuyan

    Sizi uyarsın diye içinizden bir adama (bir kişiye) Rabbinizden bir hatırlatma gelmesine mi şaştınız! dipnot 1 Hatırlayın ki O (Allah) sizi Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve yaratılışta sizi onlardan güçlü kıldı. Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtulasınız.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: A‘râf 7:62-63.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne yani, sizi uyarsın diye içinizden bir adam eliyle Rabbinizden size bir bildiri gelmesine niçin şaşıyorsunuz? Bari Nuh kavminin ardından sizi nasıl (uygarlığa) mirasçı kıldığını, yaratılış bakımından sizi nasıl üstünlükleriyle takviye ettiğini hatırlayın! Artık Allah'ın nimetlerini unutmayın ki ebedi kurtuluşa erebilesiniz!"

    Muhammed Esed

    Sizi uyarabilsin diye kendi içinizden birinin eliyle; Rabbinizden size bir haber gelmesini yadırgıyor musunuz, niçin? Hiç değilse, sizi nasıl Nuh toplumunun yerine getirdi ve sizi maddi varlık olarak nasıl kat kat üstün güçlerle donattı, bunu hatırlayın. Ve artık anın Allahın nimetlerini ki kurtuluşa erebilesiniz!"

    Ahmed Hulusi

    "Sizi uyarmak için, sizden bir adama Rabbinizden bir öğüt gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın, düşünün ki sizi, Nuh halkından sonra halifeler kıldı ve sizi, yaratılışta, donanımınız bakımından kat kat fazlalığa kavuşturdu. . . Allah nimetlerini hatırlayıp değerlendirin ki, kurtuluşa eresiniz. "

    Ali Bulaç

    "Sizi uyarmak için aranızdan bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikr'in gelmesine mi şaşırdınız? (Allah'ın) Nuh kavminden sonra sizi halifeler kıldığını ve sizin yaratılışta gelişiminizi arttırdığını (veya üstün kıldığını) hatırlayın. Öyleyse Allah'ın nimetlerini hatırlayın, ki kurtuluş bulasınız."

    Ali Özek ve heyeti

    Sizi uyarmak için içinizden bir adam vasıtasıyla Rabbinizden size bir zikir (kitap) gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki O sizi, Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.»

    Ali Rıza Safa

    "Sizi uyarması için, kendi aranızdan bir adama, Efendinizden bir öğreti gelmesine mi şaşırdınız? Nuh toplumundan sonra, onların yerine sizi getirdiğini ve sizi yaratılışta daha güçlü yaptığını hatırlayın. Artık, Allah'ın nimetlerini anın; böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Sizi uyarmak için, içinizden biri vasıtasıyla Rabbinizden size bir öğüt/ kitap gelmesine şaştınız mı? Düşününüz ki O sizi, Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini hatırlayınız ki kurtuluşa eresiniz."

    Edip Yüksel

    "Sizi uyarmak amacıyla Efendinizden bir mesajın aranızdan bir adama gelmesine mi şaştınız? Nuh'un halkından sonra sizi varisler yaptığını ve yaratılışta sizi onlardan güçlü kıldığını hatırlayın. Başarmanız için ALLAH'ın nimetlerini düşünün."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Sizi uyarmak amacıyla Rabbinizden bir mesajın aranızdan bir adama gelmesine mi şaştınız? Nuh'un halkından sonra sizi varisler yaptığını ve yaratılışta sizi onlardan güçlü kıldığını hatırlayın. Başarmanız için ALLAH'ın nimetlerini düşünün.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizi uyarmak için içinizden bir adam aracılığı ile size Rabbinizden bir ihtar geldiğine inanmayıp da şaşıyor musunuz? Düşünün ki, O, sizi Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve yaratılışta sizi iri kıyım yaptı. O halde Allah'ı nimetlerini unutmayıp onları anın ki kurtuluşa erdirilesiniz." dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sizi inzar etmek için içinizden bir adam vasıtasiyle size rabbinizden bir ıhtar geldiğine inanmıyor da teaccüb mü ediyorsunuz? Düşünün ki o sizi kavmi Nuhtan sonra hulefa kıldı ve size hılkatte ziyade bir inbisat verdi, o halde Allahın ni'metlerini unutmayıb zikredin ki felah bulabilesiniz

    Erhan Aktaş

    "Sizi uyarması için, içinizden bir kimse aracılığıyla Rabb'inizden size bir zikir dipnot 1 gelmesine hayret mi ettiniz? Nuh toplumundan sonra sizi onların yerine geçirdiğini hatırlayın. Ve yaradılışça sizi onlardan güçlü kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın. Umulur ki kurtuluşa erersiniz."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 7:63. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sizi uyarması için, içinizden bir kimse aracılığıyla Rabb'inizden size bir zikir dipnot 1 gelmesine hayret mi ettiniz? Nuh toplumundan sonra sizi onların yerine geçirdiğini hatırlayın. Ve yaradılışça sizi onlardan güçlü kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın. Umulur ki kurtuluşa erersiniz."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öğüt./Vahiy.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizi uyarması için, içinizden bir kimse aracılığıyla Rabb'inizden size bir zikir dipnot 1 gelmesine hayret mi ettiniz? Nuh toplumundan sonra sizi onların yerine geçirdiğini hatırlayın. Ve yaradılışça sizi onlardan güçlü kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öğüt.

    Gültekin Onan

    "Sizi uyarmak için aranızdan bir adam aracılığıyla rabbinizden size bir zikir gelmesine mi şaşırdınız? (Tanrı'nın) Nuh kavminden sonra sizi halifeler kıldığını ve sizin yaratılışta gelişiminizi arttırdığını (veya: üstün kıldığını) hatırlayın. Öyleyse Tanrı'nın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluş bulasınız."

    Hasan Basri Çantay

    "Size o korkunç akıbeti haber vermek için içinizden bir adam (vasıtasiyle) Rabbinizden size bir ihtaar gelmesi tuhafınıza mı gitdi? Düşünün ki O, sizi Nuh kavminden sonra hükümdarlar yapdı, size yaratılışda onlardan ziyade boy bos (ve kuvvet) verdi. O halde Allahın ni'metlerini (unutmayıb) hatırlayın ki kurtuluşa erdirilesiniz".

    İbni Kesir

    Sizi uyarması için aranızdan bir adama Rabbınız tarafından bir haber geldi diye mi hayret ediyorsunuz? Düşünün ki; O, sizi Nuh kavminden sonra halifeler yaptı. Yaratılış itibariyle onlardan fazla boy bos verdi. Hem Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki; felaha eresiniz.

    Mehmet Alagaş

    (65-72) Ad kavmine de kardeşleri Hud ’u gönderdik. Dedi ki ey kavmim Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok hâlâ sakınmıyor musunuz? Kavminden kafir ileri gelenler / seçkinler dediler ki bizler seni aklı kıt / sefih biri olarak görüyoruz, kesinlikle senin, yalancı olduğunu sanıyoruz. Dedi ey kavmim bende bir akıl kıtlığı / sefihlik falan yok velakin ben alemlerin rabbinin bir Resulüyüm. Rabbimin mesajların a / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , sizin için ben güvenilir / emin bir öğütçüyüm / nasihatçiyim. Rabbinizden uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayibinize mi gitti? Hatırlayın ki Nuh kavmin den sonra sizi devralanlar / halifeler yaptık, sizi güçlü bir yaratılış içinde takviye de ettik, Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki böylelikle belki kurtuluşa erersiniz / felaha eresiniz. Dediler ki tek bir Allaha ibadet etmemiz için mi geldin ve de babalarımızın ibadet e ttiklerini mi bırakalım? Haydi bize vaad ettiğini , eğer/şayet sözüne ba ğlı biri isen b ize getir. Dedi ki, kesin olan şu ki size Rabbinizden kirlilik /murdarlık ve hışım / gazap gerçekleşti / vuku buldu, benimle, babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlar hakkında bir delil indirmedi ki, peki, o halde bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Onu ve beraberindekileri bizden bir esirgeme olarak kurtardık , ayetlerimizi yalanlayanların ardını arkasını kestik, onlar mümin değillerdi.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizi uyarması için aranızdan bir adamla size Rabbinizden vahiy gelmesine şaşırdınız mı? Sizi, Nûh'un kavminden sonra yeryüzünün halifeleri kıldığını ve yaratılış yönüyle gücünüzü arttırdığını hatırlayın. Allah'ın nimetlerini anın ki, kurtuluşa erebilesiniz.

    Süleyman Ateş

    "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir Zikir gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki (Allah) sizi, Nuh kavminden sonra, onların yerine hakimler yaptı. Üstelik, yaratılışta, size irilik verdi (sizi daha iri yapılı yarattı). Allah'ın ni'metlerini hatırlayın ki başarıya eresiniz."

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa sizi uyarsın diye, içinizden birine Rabbinizden akılda tutulması gereken bir bilgi /bir kitap gelmesine mi şaşırdınız? Hatırlasanıza Allah, Nuh halkından sonra sizi onların yerine getirdi ve iri yapılı kıldı. Allah'ın nimetlerini aklınızda tutun ki umduğunuza kavuşasınız."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizi uyarması için içinizden bir kişiye Rabbinizin hatırlatıcı sözlerinin gelmesine şaşırdınız mı? Hatırlasanıza, Nuh kavminden sonra sizi onların yerine yerleştirdi dipnot 1 . Sizi daha iri yapılı hale getirdi. Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki umduğunuza kavuşasınız."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      ....

    Şaban Britch

    Aranızdan bir adam ile sizi uyarmak için Rabbinizden size bir öğüt gelmesine şaştınız mı? O’nun, sizi Nuh kavminden sonra halifeler kıldığını ve yaratılışta sizi onlardan daha güçlü/iri yaptığını hatırlayın. Allah'ın nimetlerini anın ki, kurtuluşa erebilesiniz.

    Şaban Piriş

    Aranızdan biri vasıtasıyla sizi uyarmak için Rabbinizden bir uyarı gelmesine şaşıyor musunuz? O'nun, sizi Nuh kavminden sonra halifeler kıldığını ve yaratılışta sizi onlardan daha güçlü yaptığını hatırlayın. Kurtuluşa ulaşmanız için Allah'ın size bahşettiklerini düşünün.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Sizi uyarmak için içinizden bir adam aracılığıyla size Rabbinizden bir ihtar gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, O sizi Nuh toplumundan sonra halefler yaptı ve yaratılışta size daha fazla bir boy-bos verdi. Allah'ın nimetlerini anın ki kurtulabilesiniz."

  6. A'râf suresi, 70. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 70. ayet. قَالُوٓا۟ أَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ ٱللَّهَ وَحْدَهُۥ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    Diyanet İşleri

    Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir" dediler.

    Mehmet Okuyan

    (Kavmi ise) "Sen bize tek Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Doğru söyleyenlerdensen bize vadettiğini bize getir!" demişti. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ad kavminin tevhidi reddetme sebebi "atalar dinini taklit"tir. İnkarcılar bir hatası olduğunda yani herhangi bir çirkinlik işlediğinde bahane olarak A‘râf 7:28'de belirtildiği gibi "atalarını böyle buldukları", dahası "Allah'ın böyle emrettiği" yalanına sarılmışlardır. Mekkeli müşrikler işte bu ateşe çağıran hatalı yolu izleyenler olmuştur ancak mesaj onlarla sınırlı değildir. Şeytanın izini takip eden herkesin bu noktada muhatap olduğu unutulmamalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar dediler ki: "Sen bize bir tek Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapa geldiği şeyleri bırakmamız için mi geldin? Tamam, eğer sözünün arkasındaysan haydi getir bizi tehdit edip durduğun azabı!"

    Muhammed Esed

    Şöyle cevap verdiler: "Bir tek Allaha kulluk edelim de atalarımızın kulluk edegeldiği bütün öteki tanrıları bırakalım diye mi geldin bize? Eğer doğru sözlü biriysen, haydi getir (de görelim) bizi tehdit edip durduğun azabı!"

    Ahmed Hulusi

    Dediler ki: "TEK olan O Allah'a kulluk edelim, babalarımızın tapınmakta olduklarını bırakalım diye mi bize geldin? Eğer doğru söylüyorsan, bizi tehdit ettiğini getir (görelim)!"

    Ali Bulaç

    Dediler ki: "Sen bize yalnızca Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarınızı bırakmamız için mi geldin? Eğer gerçekten doğru isen, bize vadettiğin şeyi getir, bakalım."

    Ali Özek ve heyeti

    Dediler ki: «Sen bize tek Allah’a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer doğrulardan isen, bizi tehdit ettiğini (azabı) bize getir.»

    Ali Rıza Safa

    Dediler ki: "Allah'a, Tek ve Eşsiz olarak hizmet etmemiz ve atalarımızın hizmet ettiklerini bırakmamız için mi bize geldin? Bize gözdağı verdiğin şeyi artık getir; eğer doğruyu söylüyorsan?"

    Bayraktar Bayraklı

    Dediler ki: "Sen bize, tek Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer doğrulardan isen, bizi tehdit ettiğin azabı bize getir."

    Edip Yüksel

    Dediler ki: "Sadece ALLAH'a hizmet edelim ve atalarımızın hizmet ettiklerini terk edelim diye mi bize geldin? Doğru sözlü isen bizi kendisiyle tehdit ettiğin şeyi getir bakalım."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dediler ki: 'Sadece ALLAH'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını terkedelim diye mi bize geldin? Doğru sözlü isen bizi kendisiyle tehdit ettiğin şeyi getir bakalım.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sen bize yalnız Allah'a tapalım ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi korkuttuğun o azabı başımıza getir de görelim! dediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya, dediler: sen bize yalnız Allaha tapalım atalarımızın tapageldiklerini bırakalım diyemi geldin, eğer sadıklardan isen haydi bizi tehdid edib durduğun o azabı başımıza getir görelim

    Erhan Aktaş

    "Sen, bize, tek olan Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru sözlülerdensen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyi getir!" dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sen, bize, tek olan Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru sözlülerdensen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyi getir!" dediler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Sen, bize, tek olan Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyi getir!" dediler.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: Sen bize yalnızca Tanrı'ya kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer gerçekten doğru isen, bize vadettiğin şeyi getir bakalım.

    Hasan Basri Çantay

    Dediler: "Sen bize yalınız Allaha kulluk etmemiz, atalarımızın tapmakda olduklarını bırakmamız için mi geldin? O halde doğruculardan isen bizi tehdid etmekde olduğun şey'i (azabı) getir bize".

    İbni Kesir

    Dediler ki: Sen, bize; yalnız Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Şayet sadıklardan isen; tehdit ettiklerini getir bize.

    Mehmet Alagaş

    (65-72) Ad kavmine de kardeşleri Hud ’u gönderdik. Dedi ki ey kavmim Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok hâlâ sakınmıyor musunuz? Kavminden kafir ileri gelenler / seçkinler dediler ki bizler seni aklı kıt / sefih biri olarak görüyoruz, kesinlikle senin, yalancı olduğunu sanıyoruz. Dedi ey kavmim bende bir akıl kıtlığı / sefihlik falan yok velakin ben alemlerin rabbinin bir Resulüyüm. Rabbimin mesajların a / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , sizin için ben güvenilir / emin bir öğütçüyüm / nasihatçiyim. Rabbinizden uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayibinize mi gitti? Hatırlayın ki Nuh kavmin den sonra sizi devralanlar / halifeler yaptık, sizi güçlü bir yaratılış içinde takviye de ettik, Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki böylelikle belki kurtuluşa erersiniz / felaha eresiniz. Dediler ki tek bir Allaha ibadet etmemiz için mi geldin ve de babalarımızın ibadet e ttiklerini mi bırakalım? Haydi bize vaad ettiğini , eğer/şayet sözüne ba ğlı biri isen b ize getir. Dedi ki, kesin olan şu ki size Rabbinizden kirlilik /murdarlık ve hışım / gazap gerçekleşti / vuku buldu, benimle, babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlar hakkında bir delil indirmedi ki, peki, o halde bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Onu ve beraberindekileri bizden bir esirgeme olarak kurtardık , ayetlerimizi yalanlayanların ardını arkasını kestik, onlar mümin değillerdi.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Bize, bir tek ilaha ibadet etmemiz ve atalarımızın ibadet ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru söylüyorsan, bizi tehdit ettiğin azabı getir bakalım!" dediler.

    Süleyman Ateş

    Dediler ki; "Ya, demek sen, tek Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi bize geldin? Eğer doğrulardan isen bizi tehdid ettiğin(o azab)ı bize getir!"

    Süleymaniye Vakfı

    Dediler ki: "Şimdi sen bize, sadece Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın kulluk ettikleri şeyleri bırakalım diye mi geldin? Doğru sözlülerdensen bizi tehdit ettiğin şeyi getir bakalım!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dediler ki "Sen bize, atalarımızın kul oldukları şeyleri bırakıp bir tek Allah'a kul olalım diye mi geldin? Eğer doğru sözlü biriysen bizi tehdit ettiğin şeyi getir bakalım."

    Şaban Britch

    (Yalnızca) Bir tek ilaha ibadet etmemiz ve atalarımızın ibadet edegeldiklerini, bırakmamız için mi bize geldin? Bizi tehdit ettiğin azabı haydi başımıza getir. Doğru söyleyenlerden isen! dediler.

    Şaban Piriş

    -Bir tek ilaha kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi bize geldin? Bizi tehdit ettiğin azabı haydi başımıza getir. Doğru söyleyenlerden isen! dediler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler ki: "Sen, yalnız Allah'a ibadet edelim de atalarımızın kulluk etmekte olduklarını terk edelim diye mi bize geldin? Eğer doğru sözlü isen hadi bize bizi tehdit ettiğini getir."

  7. A'râf suresi, 71. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 71. ayet. قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌ أَتُجَٰدِلُونَنِى فِىٓ أَسْمَآءٍ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّا نَزَّلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

    Diyanet İşleri

    Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (Hud da onlara) şöyle demişti: "Elbette üzerinize Rabbinizden gelecek bir bela ve azap gerçekleşmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler dipnot 1 hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? (Öyleyse) bekleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:81; Yûsuf 12:40; Necm 53:23.

    Mustafa İslamoğlu

    (Hud) dedi ki: "Rabbinizden (bir ceza olarak) üstünüze çökmüş bir (ahlaki) kokuşmuşluğun ve tarifsiz bir gazabın içindesiniz zaten. Şimdi, Allah'ın haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve atalarınızın yücelttiği isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? O halde bekleyin, gerçek şu ki ben de sizinle birlikte bekleyeceğim!"

    Muhammed Esed

    (Hud): "Rabbinizin müstehak gördüğü ürkütücü bir bela ve gazapla kuşatılmış durumdasınız zaten!" dedi. Şimdi, Allahın haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve atalarınızın uydurduğu o (boş) isimler hakkında mı benimle çekişiyorsunuz? (O kaçınılmaz olanı) bekleyin öyleyse; doğrusu ben de sizinle bekleyeceğim!"

    Ahmed Hulusi

    (Hud) dedi ki: "Gerçek ki Rabbinizden, üzerinize bir azap fırtınası ve gadab (şirk hali) oluşmuş bile! (Var olduklarına dair) Allah'ın hiçbir delil inzal etmediği; (sadece) sizin ve babalarınızın taktığı asılsız tanrı isimleri hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim. "

    Ali Bulaç

    "Andolsun" dedi. "Rabbinizden üzerinize iğrenç bir azab ve gazab gerekli kılındı. Allah'ın kendileri hakkında hiç bir delil indirmediği ve sizin ile babalarınızın isimlendirdiği (düzüp uydurduğu) birtakım isimler (düzme tanrılar ve kurallar) adına mı benimle mücadele ediyorsunuz? Öyleyse bekleyedurun; şüphesiz, ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."

    Ali Özek ve heyeti

    (Hûd) dedi ki: "Üzerinize Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Efendinizin cezasını ve öfkesini hak ettiniz. Allah'ın, hakkında hiçbir kanıt indirmediği, sizin ve atalarınızın uydurduğu isimler için mi benimle tartışıyorsunuz? Artık, bekleyin! Aslında, sizinle birlikte ben de bekliyorum!"

    Bayraktar Bayraklı

    Dedi ki: "Üzerinize Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyiniz öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

    Edip Yüksel

    Dedi ki: "Efendinizden bir azap ve öfkeye mahkûm edilmiş bulunuyorsunuz. Sizin ve atalarınızın uydurduğu ve ALLAH'ın kendilerine hiçbir güç vermediği isimler konusunda mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyiniz, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Buhari, Müslim, İbn-i Maceh, İbn-i Hanbel, Tirmizi, Ebu Davud, İmam-ı Azam, İmam-ı Şafii, İmam-ı Yusuf, İmam-ı Rabbani, Abdulkadir Geylani, Nakşibendi, Gazali, Said Nursi gibi nice isimlere nispet edilen öğretileri Kuran'a eş koşanlar bu ayete muhataptırlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dedi ki: 'Rabbinizden bir azap ve öfkeye mahkum edilmiş bulunuyorsunuz. Sizin ve atalarınızın uydurduğu ve ALLAH'ın kendilerine hiçbir güç vermediği isimler konusunda mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyiniz, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hud: "İşte üzerinize Rabbinizden bir azap fırtınası ve bir öfke indi. Siz, benimle sizin ve atalarınızın taktığı kuru adlar hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa Allah onlara hiçbir zaman saltanat indirmedi. Artık gözetin, ben de sizinle birlikte gözetenlerdenim" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte, dedi, üzerinize rabbınızdan bir azab fırtınası bir gadab indi, siz bana sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah onlara hiç bir zaman öyle bir hakkı saltanat indirmedi artık gözetin ben de sizinle beraber gözetenlerdenim

    Erhan Aktaş

    "Rabb'inizin azabı ve öfkesi, hakkınızda kesinleşti. Haklarında Allah'ın hiçbir yetki belgesi indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse! Kuşkusuz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabb'inizin azabı ve öfkesi, hakkınızda kesinleşti. Haklarında Allah'ın hiçbir yetki belgesi indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse! Kuşkusuz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabb'inizin azabı ve öfkesi, hakkınızda kesinleşti. Haklarında Allah'ın hiçbir yetki belgesi indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse! Kuşkusuz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." dedi.

    Gültekin Onan

    "Andolsun" dedi. "Rabbinizden üzerinize iğrenç bir azab ve gazab gerekli kılındı. Tanrı'nın kendileri hakkında hiç bir delil indirmediği ve sizin ile babalarınızın isimlendirdiği (düzüp uydurduğu) bir takım isimler (düzme Tanrılar ve kurallar) adına mı benimle mücadele ediyorsunuz? Öyleyse bekleyedurun. Kuşkusuz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

    Hasan Basri Çantay

    (Hud) dedi: "Rabbinizden üzerinize bir azab, bir gazab hak oldu muhakkak. Kendinizin ve atalarınızın takdığınız (düzme) bir takım adlar (tanrılar) hakkında, Allah onlara bir hüccet indirmemişken, benimle mücadele mi ediyorsunuz? Artık bekleyin. Şübhesiz ben de sizinle beraber (onu) bekleyenlerdenim".

    İbni Kesir

    Dedi ki: Gerçekten üzerinize Rabbınızdan bir azab, bir gazab hak oldu. Allah onlara, kendinizin ve atalarınızın taptığı bir takım adlar hakkında hiç bir hüccet indirmemişken benimle mücadele mi ediyorsunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

    Mehmet Alagaş

    (65-72) Ad kavmine de kardeşleri Hud ’u gönderdik. Dedi ki ey kavmim Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok hâlâ sakınmıyor musunuz? Kavminden kafir ileri gelenler / seçkinler dediler ki bizler seni aklı kıt / sefih biri olarak görüyoruz, kesinlikle senin, yalancı olduğunu sanıyoruz. Dedi ey kavmim bende bir akıl kıtlığı / sefihlik falan yok velakin ben alemlerin rabbinin bir Resulüyüm. Rabbimin mesajların a / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , sizin için ben güvenilir / emin bir öğütçüyüm / nasihatçiyim. Rabbinizden uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayibinize mi gitti? Hatırlayın ki Nuh kavmin den sonra sizi devralanlar / halifeler yaptık, sizi güçlü bir yaratılış içinde takviye de ettik, Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki böylelikle belki kurtuluşa erersiniz / felaha eresiniz. Dediler ki tek bir Allaha ibadet etmemiz için mi geldin ve de babalarımızın ibadet e ttiklerini mi bırakalım? Haydi bize vaad ettiğini , eğer/şayet sözüne ba ğlı biri isen b ize getir. Dedi ki, kesin olan şu ki size Rabbinizden kirlilik /murdarlık ve hışım / gazap gerçekleşti / vuku buldu, benimle, babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlar hakkında bir delil indirmedi ki, peki, o halde bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Onu ve beraberindekileri bizden bir esirgeme olarak kurtardık , ayetlerimizi yalanlayanların ardını arkasını kestik, onlar mümin değillerdi.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dedi ki: “Gerçekten Rabbinizden size bir azap ve gazap gelecektir. Yüce Allah’ın haklarında hiçbir delil indirmediği, kendinizin ve atalarınızın taktığı (ilâh diye adlandırdığınız) bir takım adlar hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Artık (azabı) bekleyin. Şüphesiz ben de sizinle birlikte (onu) bekleyenlerdenim.”

    Süleyman Ateş

    Dedi ki: "Artık size Rabbinizden bir rics (pislik) ve gazab inmiştir. Allah'ın, kendileri için hiçbir delil indirmediği (ve hiçbir güç vermediği), sadece sizin ve atalarınızın taktığı (boş) isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyin öyle ise, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"

    Süleymaniye Vakfı

    Hud dedi ki: "Rabbinizden üzerinize bir pisliğin ve bir öfkenin gelmesi kesinleşti. Siz benimle, Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, isimlerini sizin ve atalarınızın taktığı şeyler konusunda mı tartışıyorsunuz? Öyleyse bekleyin; ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hud dedi ki "Siz, Rabbinizin uğratacağı zararı ve gazabı hak ettiniz. Sizin ve atalarınızın koyduğu isimler hakkında benimle mi tartışıyorsunuz? Allah onlarla ilgili bir belge indirmiş de değildir. Bekleyin bakalım; sizinle beraber ben de bekliyorum."

    Şaban Britch

    Hûd: Rabbinizden üzerinize bir azap, bir gazap hak olmuştur. Allah'ın hakkında hiçbir delil indirmediği, isimlerini de siz ve atalarınızın koyduğu (putlar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim! dedi.

    Şaban Piriş

    Hud: -Rabbinizden üzerinize bir azap, bir gazap hak olmuştur. Allah sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında, bir delil de indirmediği halde benimle tartışıyor musunuz? Öyleyse bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim! dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hud dedi: "Rabbinizden bir azap ve gazap indi ya! Haklarında Allah'ın hiçbir kanıt indirmediği, sadece atalarınızın ve sizin uydurduğunuz birtakım isimler hakkında mı benimle çekişiyorsunuz? Bekleyin bakalım, sizinle beraber ben de bekleyenlerdenim."

  8. A'râf suresi, 72. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 72. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَقَطَعْنَا دَابِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَمَا كَانُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    Diyanet İşleri

    Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.

    Mehmet Okuyan

    (Bunun üzerine) onu (Hud'u) ve onunla birlikte olanları merhametimizle kurtarmış ve ayetlerimizi yalanlayanların ve iman etmeyenlerin kökünü de kesmiştik. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ad kavminin inkârcılarının akıbetiyle ilgili olarak da Kur'an'da çeşitli bilgiler yer almaktadır. Bu bağlamda "kendilerine köklerini kesen bir kasırga gönderildiği" (A‘râf 7:72; Zâriyât 51:41), "dünyada olduğu gibi kıyamet gününde de lanete uğratılacakları" (Hûd 11:60), "korkunç bir gürültünün onları yakaladığı, sel süprüntüsü haline getirildikleri" (Mü'minûn 23:41), "helak edildikleri" (Şu‘arâ 26:139), "üzerlerine uğursuz, uğultulu ve her şeyi alt üst eden kasırgaların gönderildiği" (Fussilet 41:16; Ahkâf 46:25) ve "köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi oldukları" (Kamer 54:19-20), "üzerlerine azap kamçılarının salındığı" (Fecr 89:13) bildirilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Nihayet, katımızdan bir rahmet eseri olarak onu ve onunla birlikte olanları kurtardık; ve ayetlerimizi yalanlayanların kökünü kazıdık: nitekim onlar da (tehdidimizin gerçekliğine) inanmamıştılar.

    Muhammed Esed

    Ve böylece, onu ve onunla beraber olanları kuşatıcı rahmetimizle kurtardık; beri yandan, ayetlerimizi yalanlayıp inanmayanlarıysa son kalıntısına kadar silip attık.

    Ahmed Hulusi

    (Biz de) Onu ve onunla beraber olanları, rahmetimizle kuşatarak kurtardık. . . Ayetlerimizi yalanlayanların ise kökünü kestik. . . Onlar iman etmediler.

    Ali Bulaç

    Böylece onu ve onunla birlikte olanları katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayarak inanmamış olanların kökünü kuruttuk.

    Ali Özek ve heyeti

    Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.

    Ali Rıza Safa

    Böylece, Onu ve Onunla birlikte olanları, Kendi katımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanların ve inanmayanların da kökünü kuruttuk.

    Bayraktar Bayraklı

    Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve ayetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.

    Edip Yüksel

    Bizden bir rahmet olarak, onu ve onunla birlik olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayarak onaylamayanların da ardını kestik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bizden bir rahmet olarak, onu ve onunla birlik olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayarak inanmıyanların da ardını kestik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bunun üzerine kendisini ve beraberindekileri, yalnız katımızdan bir rahmet ile kurtardık, ayetlerimize yalan deyip iman etmeyenlerin kökünü kestik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bunun üzerine kendisini ve ma'iyyetindekileri mahza tarafımızdan bir rahmet ile necata erdirdik de o ayetlerimizi tekzib edib iyman etmiyenlerin kökünü kestik

    Erhan Aktaş

    Onu ve beraberinde olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayıp inanmayanların ise kökünü kestik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onu ve beraberinde olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayıp iman etmeyenlerin ise kökünü kestik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onu ve beraberinde olanları tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayıp iman etmeyenlerin ise kökünü kestik.

    Gültekin Onan

    Böylece onu ve onunla birlikte olanları rahmetimiz ile kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanların ve inançlı olmayanların kökünü kuruttuk / kestik.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine kendisini de, onunla beraber olanları da, katımızdan bir rahmet ile, kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayıb iman etmemiş olanların ise kökünü kesdik.

    İbni Kesir

    Biz, bunun üzerine, rahmetimizle onu ve beraberinde bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayıp iman etmemiş olanların kökünü kestik. Onlar, zaten mü'minler değillerdi.

    Mehmet Alagaş

    (65-72) Ad kavmine de kardeşleri Hud ’u gönderdik. Dedi ki ey kavmim Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok hâlâ sakınmıyor musunuz? Kavminden kafir ileri gelenler / seçkinler dediler ki bizler seni aklı kıt / sefih biri olarak görüyoruz, kesinlikle senin, yalancı olduğunu sanıyoruz. Dedi ey kavmim bende bir akıl kıtlığı / sefihlik falan yok velakin ben alemlerin rabbinin bir Resulüyüm. Rabbimin mesajların a / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , sizin için ben güvenilir / emin bir öğütçüyüm / nasihatçiyim. Rabbinizden uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayibinize mi gitti? Hatırlayın ki Nuh kavmin den sonra sizi devralanlar / halifeler yaptık, sizi güçlü bir yaratılış içinde takviye de ettik, Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki böylelikle belki kurtuluşa erersiniz / felaha eresiniz. Dediler ki tek bir Allaha ibadet etmemiz için mi geldin ve de babalarımızın ibadet e ttiklerini mi bırakalım? Haydi bize vaad ettiğini , eğer/şayet sözüne ba ğlı biri isen b ize getir. Dedi ki, kesin olan şu ki size Rabbinizden kirlilik /murdarlık ve hışım / gazap gerçekleşti / vuku buldu, benimle, babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlar hakkında bir delil indirmedi ki, peki, o halde bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Onu ve beraberindekileri bizden bir esirgeme olarak kurtardık , ayetlerimizi yalanlayanların ardını arkasını kestik, onlar mümin değillerdi.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onu ve beraberindekileri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayarak iman etmeyenlerin de kökünü kuruttuk.

    Süleyman Ateş

    O'nu ve O'nunla beraber olanları, bizden bir rahmetle kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanların ve inanmayacak olanların ardını kestik.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra onu ve onunla birlikte olanları tarafımızdan bir ikram ile kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanların da kökünü kuruttuk. Onlar inanıp güvenmiş kimseler değillerdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra onu ve onunla birlikte olanları tarafımızdan bir ikram ile kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanların da kökünü kuruttuk. Onlar inanıp güvenmemişlerdi.

    Şaban Britch

    O’nu ve beraberindekileri katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve mümin olmayan kavmin de arkasını/kökünü kestik.

    Şaban Piriş

    O'nu ve beraberindekileri katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve mümin olmayan kavmin de kökünü kazıdık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Nihayet, onu ve beraberindekileri bizden bir rahmetle kurtardık; ayetlerimizi yalanlayanların da kökünü kestik. İnanan kişiler değillerdi onlar.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.