A'râf suresi

A'râf suresi, 36. ayet

A'râf suresi, 36. ayet. وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱسْتَكْبَرُوا۟ عَنْهَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

velleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ vestekberû `anhâ ülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Diyanet İşleri

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 33–39 · surenin 36. ayeti / 206

Konu Ey Âdemoğulları: giysi, ziynet ve ölçü; her milletin eceli A'râf 26–36 3

  1. A'râf 33

    De ki: "Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah'a ortak koşmanızı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır."

  2. A'râf 34

    Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

  3. A'râf 35

    Ey Ademoğulları! İçinizden size benim ayetlerimi anlatan Peygamberler gelir de her kim Allah'a karşı gelmekten sakınır ve halini düzeltirse, artık onlara korku yoktur. Onlar üzülecek de değillerdir.

  4. 36

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  5. A'râf 37

    Kim, Allah'a karşı yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalimdir? İşte onlara kitaptan (kendileri için yazılmış ömür ve rızıklardan) payları erişir. Sonunda kendilerine melek elçilerimiz, canlarını almak için geldiğinde, "Hani Allah'ı bırakıp tapınmakta olduğunuz şeyler nerede?" derler. Onlar da, "Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular" derler ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.

  6. A'râf 38

    Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, "Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver" derler. Allah, der ki: "Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz."

  7. A'râf 39

    Öncekiler sonrakilere, "Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Artık kazanmış olduğunuz şeylere karşılık, azabı tadın" derler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

36. “Âyetlerimizi yalanlayanlara ve onlara karşı büyüklük taslayanlara gelince” yani kalplerinden iman etmeyen ve azaları ile de onlara itaat etmeyenler “işte onlar ateşlik olanlardır. Onlar orada ebediyen kalacaklardır.” O’nun âyetlerini hafife aldıkları ve bu âyetleri yalanlamayı sürdürdükleri için onlar, yakalarını bırakmayacak olan sürekli bir azaba mahkum edilerek hakir düşürüleceklerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Peygamberler tarafından getirilen ayetlerimizi yalanlayan, onlara iman etmeyen ve kibirlenerek büyüklük taslayan kâfirler ise, cehennem ashabıdır. Ebediyen orada kalacak ve oraya yerleşeceklerdir.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine kimseler
  2. كَذَّبُوا۟ kezzebu yalanlayan kök: كذب
  3. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimizi kök: ايي
  4. وَٱسْتَكْبَرُوا۟ vestekberu ve büyüklenenler kök: كبر
  5. عَنْهَآ anha onlara karşı
  6. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlar
  7. أَصْحَـٰبُ eshabu halkıdır kök: صحب
  8. ٱلنَّارِ ۖ n-nari ateş kök: نور
  9. هُمْ hum onlar
  10. فِيهَا fiha orada
  11. خَـٰلِدُونَ halidune sürekli kalacaklardır kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    A'raftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: "Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler.…

  • Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara, "Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimizi yalanlayıp onlara karşı kibirlenenler ise ateş halkıdır; onlar orada ebedî kalıcıdır.

Mustafa İslamoğlu

Mesajlarımızı yalanlayan ve onları küçümseyenlere gelince: onlar, içinde temelli kalmak üzere ateşe girecek.

Muhammed Esed

ama ayetlerimizi yalanlamaya kalkanlar ve onlara kibirle tepeden bakanlar, işte orada kalmak üzere, ateşe girecek olanlar böyleleridir!

Ahmed Hulusi

(Esma özelliklerinin açığa çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı benlik taslayıp büyüklenenler (var ya), işte onlar Nar (ateş - dalga boyu yapı - radyasyon) ehlidirler! Onlar orada sonsuza dek kalıcılardır.

Ali Bulaç

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler, işte onlar ateşin arkadaşlarıdır; onda sonsuzca kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

Âyetlerimizi yalanlayanlar ve büyüklenip onlardan yüz çevirenler var ya, işte onlar ateş ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Ali Rıza Safa

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve Ona karşı büyüklük taslayanlar; ateşin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve büyüklenip onlardan yüz çevirenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada süreli kalacaklardır.

Edip Yüksel

Büyüklük taslayarak ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır; orada ebedî kalıcıdırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Büyüklük taslayarak ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır; orada ebedi kalıcıdırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara inanmayı kibirlerine yediremeyenler ise cehennemin sakinleridir ve sonsuza dek orada kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ayetlerimizi tekzib edenlere, ve bunlara iymanı kibirlerine yediremiyenlere gelince böyleler eshabı nardır, hep onda muhaleddirler

Erhan Aktaş

Büyüklük taslayarak, ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar. Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Büyüklük taslayarak, ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar. Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Büyüklük taslayarak, ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar. Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar.

Gültekin Onan

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler, İşte onlar ateşin arkadaşlarıdır; orada sonsuzca kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Ayetlerimizi yalan sayanlar (a) ve onları kibirlerine yediremiyenler (e gelince:) Onlar da o ateşin yaranıdırlar. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.

İbni Kesir

Ayetlerimizi yalanlayıp onlara karşı büyüklük taslayanlar; işte onlar ateşliklerdir. Onlar orada temelli kalıcıdırlar.

Mehmet Alagaş

(35-52) Ey Âdem oğulları sizlere, sizden Resuller geldiğinde, size ayetlerimi anlattıklarında, kimler sakınırsa ve de ıslah olursa artık onlara korku yoktur , onlara hüzünlenme de yoktur / üzülme de yoktur. Ayetlerimizi yalanlayanlar , onlardan kibirlenenler işte onlar ateş halkıdır orada kalıcıdırlar. Allah’a yalanı iftira olarak atandan veya ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir? İşte onlar kitaptaki nasiplerine erişirler / ulaşırlar , elçilerimiz vefat ettirmek için onlara geldikleri zaman derler ki , Allah dışında çağırdıklarınız neredeler? Onlar bizden saptılar /ayrıldılar derler ve kendilerinin kafir olduklarına da şahitlik ederler. Sizden önceki geçmiş cin ve ins ümmetlerin içinde oldukları ateşe girin der, her bir ümmet girdiğinde din kardeşine / yoldaşına lanet eder, orada toplanıp biraraya geldikleri zaman, sonrakiler öncekiler için derler ki Rabbimiz, işte bunlar bizleri saptırdılar, onlara kat kat ateşten azap ver , der ki hepinize kat kat azap var ve lakin bilmiyorsunuz. Öncekiler de sonrakiler için de rler ki sizin bizim üzerimizde üstün bir yanınız olmadı , kazandıklarınız dolayısıyla siz de azabı tadın. Ayetlerimizi yalanlayanlara ve onlara karşı büyüklük taslayanlara kesinlikle semanın kapıları açılmaz ve cennete de deve iğne deliğinden geçebilinceye kadar giremezle r, işte bu şekilde suçluları cezalandırırız. Onlar için cehennemde bir döşek / mahat üzerlerinde de ateş yorganı / gavaş vardır, bu şekilde zalimleri cezalandırırız. İman edenleri ve salih amellileri ki Allah, kişiyi sadece gücünün yettiği kadar / kapasite genişliği kadar sorumlu tutar / mükellef eder, işte onlar, cennet halkıdır, onlar orada kalıcıdırlar. Onların sinelerindeki / göğüslerindeki kini sıyırırız / söküp atarız. Altlarından nehirler akar ve derler ki bizi buna yönlendiren / hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah bizi yönlendirmeseydi bizler hidayete erişemezdik. Gerçekten bize hakikat ile Resul geldi, onlara, yaptıklarınızdan dolayı miras olarak size bırakılan cennet budur diye seslenilir / nida edilir. Cennet ashabına cehennem ashabı nida eder ki, Rabbimiz ne vaad ettiyse kesinlikle hakikat olarak biz bulduk. Peki siz de Rabbiniz ne vaad ettiyse buldunuz mu? dediler ki evet. İki taraf arasındaki görevli ünleyici / müezzin , “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun , ki onlar, Allah yolundan savan kimselerdir, onun eğrilmesi için çabalarlar, onlar ahireti de inkâr edenlerdir” diye ilan eder. Aralarında (cennet ve cehennemlikler) bir perde / hicap vardır, araf üzerinde / bekleşme yeri üzerinde adamlar vardır. Yüzlerinden herkesi tanırlar. Cennet halkı olmayı ümit ettiği halde henüz oraya girememişlere nida ederler ki , selam sizlere olsun, Onların / yani beklentisi cennet olanların, bakışları ateş halkı tarafına çevrildiğinde derler ki, Rabbimiz bizi zalim kavimle beraber yapma . Araf halkındaki görevli adamlar, simalarından tanıdıklarına yine nida ederler k i, k alabalıklığınız ve büyükleniyor olmanız size ne fayda sağladı, “Allah’ın rahmetine asla ulaştırılmayacaklar” diye yemin ettikleriniz bunlar mı? İşte onlara seslenilir “Cennete girin sizlere korku yoktur sizler üzülmeyeceksiniz”. Ateş halkı cennet halkına "sudan yahut Allah ’ın sizi rızıklandırdıkları ndan bize aktarın" diye nida ederler. Derler ki "Allah o ikisini kafirlere haram eyledi" (Su da yok size rızık ta yok size) Dinlerini oyun ve eğlence / komedi etmişlerdi , dünya hayatı onları aldattı. İşte bugün de bizler de onları tıpkı bu buluşma gününü unuttukları gibi unuturuz, Ayetlerimizle mücadele edip duruyorlardı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklük taslayanlar, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Ayetlerimizi yalanlayıp onları kabule tenezzül etmeyenlere gelince, onlar da ateş halkıdır; onlar orada sürekli kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimiz karşısında yalana sarılan ve büyüklük taslayanlar ise o ateşin ahalisidir. Onlar orada ölümsüz olacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılan ve büyüklük taslayanlar ise cehennem ahalisidir. Onlar orada ölümsüzdürler.

Şaban Britch

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklük taslayanlar ise, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedidirler.

Şaban Piriş

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklük taslayanlar ise, ateşliktirler. Onlar, orada ebedidirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimizi yalanlayıp onlar karşısında burun kıvıranlara gelince, bunlar ateşin dostlarıdır. Sürekli kalacaklardır onun içinde.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Whereas those who reject faith and deny Allah and His ordinances and refuse to recognize Our revelations and signs shall be the inmates of Hell wherein they will have passed through nature to eternal suffering.

Abdul Haleem

But those who reject Our revelations and arrogantly scorn them are the people of the Fire and there they will remain.

Abdullah Yusuf Ali

But those who reject Our signs and treat them with arrogance,- they are companions of the Fire, to dwell therein (for ever).

Abul A'la Maududi

And those who reject Our revelations as false and turn away from them in arrogance, they shall be the inmates of Hell; and there shall they abide. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Reference to the continuous unremitting punishment of the unbelievers occurs invariably on occasions where the Qur'an narrates the coming down of Adam and Eve from Paradise. See (al-Baqarah 2: 38-9 ); (Ta Ha 20: 123-4.) What has been said here should be considered in relation to the fact that at the very start of man's earthly life he was informed of the evil results of unbelief. (See Towards Understanding the Qur'an, vol. 1, (AI 'Imran 3: n.69, pp.268-9 - Ed.)

Aisha Bewley

Who could do greater wrong than someone who invents lies against Allah or denies His Signs? Such people’s portion of the Book will catch up with them so that when Our messengers come to them to take them in death, saying, ‘Where are those you called upon besides Allah?’ they will say, ‘They have forsaken us,’ testifying against themselves that they were kuffar.

Al-Hilali & Khan

But those who reject Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations) and treat them with arrogance, they are the dwellers of the (Hell) Fire, they will abide therein forever.

Ali Quli Qarai

But those who deny Our signs and are disdainful of them, they shall be the inmates of the Fire and they shall remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

But those who cry lies to Our Messages and turn away from them disdainfully, it is they who are the fellows of the Fire, where they shall abide till long.

Arthur John Arberry

And those that cry lies to Our signs, and wax proud against them -- those shall be the inhabitants of the Fire, therein dwelling forever.

Bijan Moeinian

As for those who disregard My Revelations and rebel against them, they will end up to live in Hellfire forever.

E. Henry Palmer

But those who say my signs are lies, and who are too big with pride for them, these are the fellows of the Fire, they shall dwell therein for aye!

Edip-Layth

As for those who reject Our signs, and become arrogant towards them; then these are the dwellers of the fire, in it they will abide"

George Sale

But they who shall accuse our signs of falsehood, and shall proudly reject them, they shall be the companions of hell fire; they shall remain therein for ever.

Hamid S. Aziz

But those who reject Our Signs, and who are arrogant, these are the Fellows of the Fire, they shall dwell therein.

Mahmoud Ghali

And the ones who have cried lies to Our signs and waxed proud against them, those will be the companions of the Fire; they are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

But they who deny Our revelations and scorn them - each are rightful owners of the Fire; they will abide therein.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who deny Our signs and disdain them, shall belong to Hell, where they will abide for ever.

Muhammad Asad

but they who give the lie to Our messages and scorn them in their pride-these are destined for the fire, therein to abide.

Mustafa Khattab

But those who receive Our revelations with denial and arrogance will be the residents of the Fire. They will be there forever.

Progressive Muslims

As for those who reject Our revelations, and become arrogant towards them; then these are the dwellers of the Fire, in it they will abide"

Rashad Khalifa

As for those who reject our revelations, and are too arrogant to uphold them, they have incurred Hell, wherein they abide forever.

Sahih International

But the ones who deny Our verses and are arrogant toward them - those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally.

Sam Gerrans

But those who deny Our proofs and wax proud at them — those are the companions of the Fire; therein they abide eternally.

Shabbir Ahmed

On the other hand, those who reject Our Revelations and scorn them, will dwell in the Hellfire to live therein, forever.

Syed Vickar Ahamed

But those who deny Our Signs and treat them with displeasure and false pride— They are Companions of the Fire, to live in there (for ever).

Taqi Usmani

Those who reject Our verses and stand arrogant against them, - they are the inmates of the Fire. There they shall live forever.

The Monotheist Group

As for those who reject Our revelations, and become arrogant towards them; then these are the dwellers of the Fire, in it they will abide"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 36. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 36. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 36. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩