A'râf suresi

A'râf suresi, 167. ayet

A'râf suresi, 167. ayet. وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكَ لَيَبْعَثَنَّ عَلَيْهِمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ مَن يَسُومُهُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ إِنَّ رَبَّكَ لَسَرِيعُ ٱلْعِقَابِ وَإِنَّهُۥ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

veiẕ teeẕẕene rabbüke leyeb`aŝenne `aleyhim ilâ yevmi-lḳiyâmeti mey yesûmühüm sûe-l`aẕâb. inne rabbeke leserî`u-l`iḳâb. veinnehû legafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

Hani Rabbin, elbette kıyamet gününe kadar onlara azabın en kötüsünü tattıracak kimseleri göndereceğini bildirmişti. Şüphesiz Rabbin, elbette cezayı çabuk verendir. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 164–170 · surenin 167. ayeti / 206

Konu Bütün insanlara elçi; on iki kabile; deniz kıyısındaki kent A'râf 158–171 3

  1. A'râf 164

    Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz, Allah'ın helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt veriyorsunuz?" Onlar da, "Rabbinize bir mazeret beyan etmek için, bir de belki Allah'a karşı gelmekten sakınırlar diye (öğüt veriyoruz)" demişlerdi.

  2. A'râf 165

    Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık.

  3. A'râf 166

    Yasaklandıkları şeylerden vazgeçmeye yanaşmayınca da onlara "aşağılık maymunlar olun" dedik.

  4. 167

    Hani Rabbin, elbette kıyamet gününe kadar onlara azabın en kötüsünü tattıracak kimseleri göndereceğini bildirmişti. Şüphesiz Rabbin, elbette cezayı çabuk verendir. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  5. A'râf 168

    Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık. Onlardan iyi kimseler vardır. İçlerinden öyle olmayanları da vardı. Belki dönüş yaparlar diye de onları güzellikler ve kötülükler ile sınadık.

  6. A'râf 169

    Derken, onların ardından yerlerine Kitab'a (Tevrat'a) varis olan (kötü) bir nesil geldi. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve "(nasıl olsa) biz bağışlanacağız" derlerdi. Kendilerine benzeri bir mal gelse onu da alırlar. Allah hakkında, gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan Kitap'ta söz alınmamış mıydı? Onun içindekileri okumamışlar mıydı? Halbuki, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hiç düşünmüyor musunuz?

  7. A'râf 170

    Kitab'a sımsıkı sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükafatını zayi etmeyiz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

167. “O vakit Rabbin, Kıyamet gününe kadar kendilerine kesinlikle en kötü azabı tattıracak” onları hakir ve zelil düşürecek “kimseleri onların üzerine göndereceğini bildirdi” bunu ilan etti, açık açık haber verdi. “Şüphe yok ki Rabbin” kendisine karşı isyan edenlere “cezayı çabucak verendir.” O kadar ki onu dünyada dahi cezalandırır “ve şüphesiz O,” tevbe edip kendisine dönenlere “Ğafurdur, Rahimdir.” Günahları bağışlar, kusurları örter ve böyle bir kimsenin itatlerini kabul etmek, çeşitli şekillerde de onu mükâfaatlandırmak sureti ile ona merhamet buyurur.

Yüce Allah yaptığı bu tehdidi yerine getirmiştir. Onlar, sürekli olarak başkalarının yönetimi altında, zillet ve horluk içinde olmaya devam etmektedirler. Hiçbir zaman bir sancakları yükselmez ve hiçbir zaman bayrakları zafer yüzü görmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Allah'ın hakkında hiçbir şüphe olmaksızın çok açık bir şekilde, kıyamet gününe kadar dünya hayatında Yahudileri aşağılayacak kimseleri onların başlarına musallat edip cezalandıracağını ilan etmesini hatırla. Ey Resul! Şüphesiz Rabbin, kendisine isyan edeni hızlıca cezalandırandır. Zira O dilerse dünyada acele olarak cezasını gönderir. Şüphesiz O, kullarından tövbe edenlerin günahlarını çok affeden, onlara karşı çok merhametli olandır.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz o vakit
  2. تَأَذَّنَ teezzene ilan etmişti kök: اذن
  3. رَبُّكَ rabbuke Rabbin kök: ربب
  4. لَيَبْعَثَنَّ leyeb'asenne elbette göndereceğini kök: بعث
  5. عَلَيْهِمْ aleyhim onlara
  6. إِلَىٰ ila kadar
  7. يَوْمِ yevmi gününe kök: يوم
  8. ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  9. مَن men kimseler
  10. يَسُومُهُمْ yesumuhum yapacak kök: سوم
  11. سُوٓءَ su'e en kötüsünü kök: سوا
  12. ٱلْعَذَابِ ۗ l-azabi azabın kök: عذب
  13. إِنَّ inne doğrusu
  14. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  15. لَسَرِيعُ leseriu çabuk kök: سرع
  16. ٱلْعِقَابِ ۖ l-ikabi ceza verendir kök: عقب
  17. وَإِنَّهُۥ veinnehu ve O
  18. لَغَفُورٌۭ legafurun çok bağışlayan kök: غفر
  19. رَّحِيمٌۭ rahimun çok esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri)…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün…

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O'nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur.…

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    O gün yer, onların üzerinden süratle yarılıp açılır. Bu, (hesap için) bir toplamadır, bize göre kolaydır.

  • Aynı kök: سوم (15 geçiş)

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: سوم (15 geçiş)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbin, kıyamet gününe kadar onlara (o tip insanlara) en kötü eziyeti yapacak kişiler göndereceğini ilan etmişti. Şüphesiz ki Rabbin, cezası hızlı olandır. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mustafa İslamoğlu

Nitekim Rabbin, Kıyamet Günü'ne kadar onların başına, kendilerini dehşet felaketlere uğratacak kimseleri bela edeceğini ilan etmişti. Unutma ki Rabbin cezalandırmada çok dakiktir; bununla beraber O, tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Muhammed Esed

Ve Rabbin, ta Kıyamet Gününe kadar, onların üzerine mutlaka kendilerini çetin bir azaba koşacak kimseler salacağını da bildirmişti: doğrusu, senin Rabbin ceza vermekte çabuktur, ama O aynı zamanda çok esirgeyen, gerçek bağışlayıcıdır.

Ahmed Hulusi

Rabbin ilan edip bildirmiştir ki: "Kıyamet sürecine kadar, kendilerine azabın en kötüsünü yapacak kimseleri mutlaka ba'sedecektir". . . Muhakkak ki Rabbin, elbette Seriy'ul 'Ikab'dır (işlenen suçun karşılığını anında oluşturan). . . Muhakkak ki O elbette Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

İşte o zaman Rabbin, onlara en kötü azabı yapacak kimse(leri) kıyamet gününe kadar üzerlerine mutlaka göndereceğini bildirdi. Şüphesiz, Rabbin (ceza ile) sonuçlandırması pek çabuk olandır ve gerçekten O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Rabbin, elbette kıyamet gününe kadar onlara en kötü eziyeti yapacak kimseler göndereceğini ilân etti, şüphesiz Rabbin cezayı çabuk verendir. Ve O çok bağışlayan, pek esirgeyendir.

Ali Rıza Safa

Efendin, onlara yaman bir ceza verecek kimseleri, Yeniden Yaratılış Günü'ne dek, kesinlikle göndereceğini bildirmişti. Kuşkusuz, Efendin, ceza vermekte çok hızlıdır. Ve kuşkusuz, O, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Rabbin, kıyamet gününe kadar kendilerine azabın en kötüsünü yapacak kimseleri üzerlerine göndereceğini bildirmişti. Rabbin cezayı çabuk verendir. Yine de O, çok affedici, çok merhametlidir.

Edip Yüksel

Ayrıca Efendin, diriliş gününe kadar onlara cezaların en kötüsünü verecek kimseler göndereceğini bildirdi. Efendin çabuk sonuçlandırandır ve elbette O, Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayrıca Rabbin, diriliş gününe kadar onlara cezaların en kötüsünü verecek kimseler göndereceğini bildirdi. Rabbin çabuk sonuçlandırandır ve elbette O, Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve o zaman Rabbin şu ahdi ilan edip buyurdu ki: "Mutlaka kıyamet gününe kadar onlara hep o kötü azabı peyleyecek kimseleri gönderecek!" Şüphesiz ki Rabbin cezayı çok çabuk veren, yine şüphesiz ki O, çok bağışlayan, merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o vakit rabbın şu ahdı i'lam buyurdu: labüd kıyamet gününe kadar üzerlerine hep o kötü azabı peyleyecek kimse gönderecek, şüphe yok ki rabbın çok seri' ıkablı, yine şüphe yok ki o çok gafur, çok rahimdir

Erhan Aktaş

Hani Rabb'in; onların, dipnot 1 üzerine Kıyamet Günü'ne kadar kötü azaba uğratacak kimseleri mutlaka göndereceğini bildirmişti. Rabb'in çabuk ceza verendir. Kuşkusuz O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yasaklandıkları şeyleri yapmakta ısrar ettikleri, haksızlık yapmaya devam ettikleri sürece.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani Rabb'in; onların dipnot 1 , üzerine Kıyamet Günü'ne kadar kötü azaba uğratacak kimseleri mutlaka göndereceğini bildirmişti. Rabb'in çabuk ceza verendir. Kuşkusuz O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yasaklandıkları şeyleri yapmakta ısrar ettikleri, haksızlık yapmaya devam ettikleri sürece.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani Rabb'in; onları dipnot 1 , Kıyamet Günü'ne kadar kötü azaba uğratacak olanları, mutlaka göndereceğini bildirmişti. Rabb'in çabuk ceza verendir. Kuşkusuz O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yasaklandıkları şeyleri yapmakta ısrar ettikleri, haksızlık yapmaya devam ettikleri sürece.

Gültekin Onan

İşte o zaman rabbin, onlara en kötü azabı yapacak kimse(leri) kıyamet gününe kadar üzerlerine mutlaka göndereceğini bildirdi. Kuşkusuz rabbin sonuçlandırması pek çabuk olandır ve gerçekten O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

O vakit Rabbin (Habibim) kıyaamet gününe kadar onların üzerine kendilerini en kötü azaba duçar edecek kimseler göndereceğini yeminle i'lam (ve Hükm) etdi. Şübhe yok ki Rabbin cezayı çabuk verendir. Muhakkak ki O, çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir de.

İbni Kesir

Hani Rabbın; onları kıyamet gününe kadar azabın en kötüsüne uğratacak olanları, muhakkak göndereceğini ilan etmişti. Şüphesiz ki Rabbın; cezayı çabuk verendir. Ve muhakkak ki O; Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(159-171) (ÖNCEKİ KAVİMLERİN HABERLERİ İLE TANIŞIN, İSRAİLOĞULLARI, MUSA KAVMİ) Musa’nın kavminden bir topluluk var ki , gerçeğe iletirler ve onunla / hakikatle adaleti sağlarlar. Onları 12 torun topluluğuna parçaladık , kavmi ondan su vermesini istediklerinde Musa’ya vahyettik, Asan ile / sopan ile vur taşa! Ondan on iki göze / kaynak fışkırdı, böylelikle her insan içeceği yeri / maşrabasını bildi, bulutları kavmin üzerine gölge ettik, üzerlerine kudret helvası ve bıldırcın indirdik , sizi rızıklandırdıkları mızın hoş olanlarımdan y iyin dedik, b ize zulmedemediler ve lakin nefislerine zulmeder oldular. Onlara, bu memlekette yerleşin / iskân edin, istediğiniz taraftan yiyin, affet / hıtta deyin ve secde ederek kapıdan girin ki hatalarınızı bağışlayalım , güzel davrananlara ilavesini / ziyadesini vereceğiz denildiğinde, sizden zulmedenler kendilerine söyleneni, başka bir söz ile değiştirdiler / mübadele ettiler, onlara zulümleri nedeniyle gökten pis şeyler / rics şeyler indirdik. Onlara deniz kenarındaki o yerleşkeyi sor, cumartesi gününde / sabit günde haddi aşıyorlardı , büyük balıklar cumartesinde / sabit oldukları günde akın ediyorlardı, cumartesi dışında / sabit olmadıkları günde ise gelmiyorlardı, yoldan çıkmış olmaları nedeniyle onlar böyle imtihan oluyorlardı. Onlardan bir toplum, niçin Allah’ın helak edeceği yahut şiddetli bir azapla azap edeceği o kavme öğüt veriyorsunuz / nasihat ediyorsunuz ? dediğinde. Dediler ki Rabbimize özür beyanı / mazeret olması için dir, işte böylelikle belki o kavim sakınırlar. (Kavim azabı hak etse dahi, sen öğüt ver ve sendeki sorumluluğu gider, öğüt vermiştim, işimi yaptım mazeretin olsun) Ne zamanki hatırlatılan şeyleri / öğütleri unuttular, kötülükten men edenleri / nehyedenleri kurtardık, zulmedenleri yoldan çıkmış olmalarından dolayı ç etin / sert / beis bir azap ile yakaladık. Ne zamanki men edildikleri şeyde iyice küstahlaştılar dedik ki onlara, utanç verici / hor / hakir / alçak maymunlar olun. Rabbin, kıyamet gününe kadar azabın kötüsünü onlara uygulayacak birilerini, yaratacağını ilan etmektedir, senin Rabbin kesinlikle hızlı ceza verir ve de kesinlikle bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Onları yeryüzünde toplumlara parçaladık, onlarda ıslah ediciler de var, bunun dışındakilerde vardır, onları güzellikle de kötülükle de imtihan ettik, böylelikle belki geri dönerler / rücu ederler. Onların ardından gelenleri devralan / halife yaptık, kitaba varis oldular, bu dünyada sunulanı / arz edileni alıyorlar, ardından bizler bağışlanacağız diyorlar, eğer onlara onun (dünyanın) bir benzeri / bir misli daha getirilip sunulsa onu da alırlar , Kitapta onlarla, Allah hakkında gerçek dışı ve öğretilenler dışında herhangi bir şey söylemeyeceklerine dair sözleşme yapıldığına değinilmemiş mi? Ahiret yurdu sakınanlar için hayırlıdır, akıllanmayacak mısınız? Kitaba tutunanlar ve Namazı / salatı kalkıp kılanlar, (ayağa kalkıp iletişime geçenler) biz kesinlikle ıslah edenlerin ücretlerini / ecirlerini zayi etmeyiz / çarçur etmeyiz. Bir vakit, dağı üstlerinde gölge bırakacak kadar kaldırmıştık, ki üzerlerine düşecek sandılar, size verdiğimizi kuvvetlice tutun, Ondakileri hatırlayın böylelikle belki sakınırsınız dedik.

Rowwad Tercüme Merkezi

O vakit Rabbin onlara; Kıyamet gününe kadar üzerlerine mutlaka kendilerini en kötü azaba uğratacak kimseler göndereceğini bildirdi. Rabbinin ceza vermesi çok hızlıdır. Şüphesiz O; çokça bağışlayan, çokça merhamet edendir.

Süleyman Ateş

Rabbin, "Elbette ta kıyamet gününe kadar onlara azabın en kötüsünü yapacak kimseler gönderecektir!" diye ilan etmişti. Doğrusu, Rabbin çabuk ceza verendir ve O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

O zaman Rabbin şunu ilan etti: "Kıyamete /mezardan kalkış gününe kadar, onlara kötü bir azap vermek isteyenleri üzerlerine salacağım". Senin Rabbin, cezayı çabuk verir. Ama o, elbette çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbin, (mezardan) kalkış gününe kadar onlara, en kötü cezayı vermeye çalışanları üzerlerine salacağını, o gün ilan etti. Senin Rabbin, suçun karşılığını elbette çabuk verir. Bir de o, elbette bağışlayıcıdır, ikramı boldur.

Şaban Britch

Rabbin, onların üzerine kıyamet gününe dek kendilerini en kötü cezalandıracak kimseleri göndereceğini bildirmişti. Rabbinin ceza vermesi çok hızlıdır. Şüphesiz O, çokça bağışlayan, çokça merhamet edendir.

Şaban Piriş

Rabbin, onların üzerine kıyamet gününe dek kendilerini en kötü cezalandıracak kimseleri göndereceğini bildirmişti. Rabbinin ceza vermesi çok hızlıdır. O, bağışlayan, acıyandır da!

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbin, kıyamet gününe kadar, kendilerine azabın en kötüsünü yapacak kimseleri üzerlerine göndereceğini bildirmişti. Senin Rabbin cezayı vermede çok süratli davranır; ama çok affedici, çok merhametlidir de.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then did Allah, your Creator, proclaim He would send against them those who would persecute them till the Day of Resurrection. Allah, your Creator, is swift indeed in putting the law in execution, and He is also Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

And then your Lord declared that, until the Day of Resurrection, He would send people against them to inflict terrible suffering on them. Your Lord is swift in punishment but He is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

Behold! thy Lord did declare that He would send against them, to the Day of Judgment, those who would afflict them with grievous penalty. Thy Lord is quick in retribution, but He is also Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

And recall when Your Lord proclaimed dipnot 1 that 'He would continually set in authority over them, till the Day of Judgement, those who would ruthless oppress thern.' dipnot 2 Surely, your Lord is swift in chastising; and yet He is All-Forgiving, All-Merciful.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Qur'anic expression 'ta'adhdhana' means almost the same 'he warned; he proclaimed'.
  2. metne dön, dipnot 2
    Since the 8th century B.C. the Israelites were warned consistently. This is borne out by the contents of the Books of the Prophets Isaiah, Jeremiah, and their successors. Jesus too administered the same warning which is borne out by many of his orations in the New Testament, This was also later confirmed by the Qur'an. History bears out the veracity of the statement made both in the Qur'an and the earlier scriptures. For throughout history, since the time the Jews were warned, they have continually been subjected to abject persecution in one part of the world or another.

Aisha Bewley

Then your Lord announced that He would send against them until the Day of Rising people who would inflict an evil punishment on them. Your Lord is Swift in Retribution. And He is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when your Lord declared that He would certainly keep on sending against them (i.e. the Jews), till the Day of Resurrection, those who would afflict them with a humiliating torment. Verily, your Lord is Quick in Retribution (for the disobedient, wicked) and certainly He is Oft-Forgiving, Most Merciful (for the obedient and those who beg Allâh’s Forgiveness).

Ali Quli Qarai

And when your Lord proclaimed that He would surely send against them, until the Day of Resurrection, those who would inflict on them a terrible punishment. Indeed your Lord is swift in retribution, and indeed He is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

And (imagine the time) when your Lord proclaimed (to the Children of Israel) that He would certainly continue to subject them, till the Day of Resurrection, to the people who would afflict them with the worst torment. Verily, your Lord is Quick to punish the evil but He is (all the same) Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

And when Thy Lord proclaimed He would send forth against them, unto the Day of Resurrection, those who should visit them with evil chastisement. Surely thy Lord is swift in retribution; surely He is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Remind them that God has declared that He will rise up against them different people [the last one being the Nazis during 1940s] who will subject them to the harshest persecution over and over again till the Day of Resurrection. Your Lord is the most efficient in punishment and [at the same time] the Most Forgiving [as He has let them to establish their own state of Israel and start acting unjust] and the Most Merciful [leaving the doors open to them to repent and submit themselves to the will of God ("be a Muslim" in Arabic language.)]

E. Henry Palmer

and then thy Lord proclaimed that He would surely send against them till the resurrection day, those who should wreak them evil torment; verily, thy Lord is quick at following up, but, verily, He is forgiving, merciful.

Edip-Layth

Furthermore, your Lord declared that He will rise against them people who would inflict severe persecution on them, until the day of Resurrection. Your Lord is quick to punish, and He is Forgiving, Compassionate.

George Sale

And remember the time when thy Lord proclaimed that He would surely rise against them, till the Day of Resurrection, those who would afflict them with grievous torment. Surely, thy Lord is Quick in retribution and surely He is also Most forgiving, Merciful.

Hamid S. Aziz

And (remember) when your Lord proclaimed that He would surely raise against them till the Day of Resurrection, those who would lay on them grievous torment. Verily, your Lord is quick in retribution, but verily, He is also Forgiving, Merciful.

Mahmoud Ghali

And as your Lord has notified that indeed He will definitely send forth against them, to the Day of the Resurrection, ones who would mark them for an odious torment. Surely your Lord is indeed swift in punishment, and surely He is indeed Ever-Forgiving, Ever-Merciful..

Marmaduke Pickthall

And (remember) when thy Lord proclaimed that He would raise against them till the Day of Resurrection those who would lay on them a cruel torment. Lo! verily thy Lord is swift in prosecution and lo! verily He is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

And your Lord declared He would send men against them who would inflict dreadful suffering on them till the Day of Doom, for your Lord is swift in retribution, though He is certainly forgiving and kind.

Muhammad Asad

And lo! Thy Sustainer made it known that most certainly He would rouse against them, unto Resurrection Day, people who would afflict them with cruel suffering: verily, thy Sustainer is swift in retribution - yet, verily, He is [also] much-forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

And ˹remember, O  Prophet,˺ when your Lord declared that He would send against them others who would make them suffer terribly until the Day of Judgment. Indeed, your Lord is swift in punishment, but He is certainly All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

And your Lord has sworn that He will send upon them, until the Day of Resurrection, people who would inflict severe punishment on them. Your Lord is quick to punish, and He is Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

Additionally, your Lord has decreed that He will raise up against them people who will inflict severe persecution upon them, until the Day of Resurrection. Your Lord is most efficient in enforcing retribution, and He is certainly the Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

And [mention] when your Lord declared that He would surely [continue to] send upon them until the Day of Resurrection those who would afflict them with the worst torment. Indeed, your Lord is swift in penalty; but indeed, He is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And when thy Lord proclaimed that He would raise up against them, until the Day of Resurrection, him who would afflict them with an evil punishment[...]. Thy Lord is swift in retribution; and He is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

And remember, your Lord proclaimed that He would raise against them till the Day of Resurrection, people who will persecute them. Your Lord is Swift in Retribution, yet any peoples who mend their ways, will find Him Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

And (remember), your Lord did (clearly) state that He would send against them, till the Day of Judgment, those who would hurt them with grievous penalty. Your Lord is quick in retribution (getting back), but (He) is also Often Forgiving, Most Merciful.

Taqi Usmani

Recall) when your Lord declared that He would surely keep sending, till the Day of Judgment, those who inflict on them evil chastisement. Certainly, your Lord is swift in punishing, and certainly He is the Most-forgiving, Very Merciful.

The Monotheist Group

And your Lord has sworn that He will send upon them, until the Day of Resurrection, people who would inflict severe punishments on them. Your Lord is swift to punish, and He is Forgiving, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 167. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 167. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 167. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩