Diyanet İşleri
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Abese suresi
Abese suresi, 20. ayet. ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ
ŝümme-ssebîle yesserah.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın nankörlüğü ve yaratılışı Abese 17–23 3
Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!
Allah, onu hangi şeyden yarattı?
Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
Sonra, dilediği vakit onu diriltir.
Hayır, hayır o, Allah'ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 17–23. ayetler için yazılmıştır.
17-19. “Kahrolası o insan!” Allah’ın nimetlerine karşı “ne kadar da nankör!” Hakkı apaçık gördükten sonra hakka karşı ne kadar da inatla direnmektedir! Halbuki onun aslı nedir? O, en zayıf şeyden yaratılmıştır. Allah onu değersiz, hakir bir sudan yarattı. Sonra onu belli bir ölçü ile şekillendirdi. Sonra onu eli ayağı düzgün bir insan haline getirdi. Sonra da iç ve dış güçlerini sapasağlam yaptı.
20. “Sonra da yolu ona kolaylaştırdı.” Dinî ve dünyevî yolları izlemeyi ona kolaylaştırdı. Ona doğru yolu gösterip açıkladı ve o yola iletti. Emir ve yasaklarla da onu sınadı.
21. “Sonra onu öldürüp kabre koydu.” Toprağa defnedilmek ile ona ihsanda, lütufta bulundu. Onu leşleri yerin üzerinde kalan hayvanlar gibi kılmadı.
22-23. “Sonra da dilediği zaman onu diriltecek.” Ölümünden sonra amellerinin karşılığını görmek üzere kabrinden diriltip kaldıracak.
İnsanın bütün işlerini tek başına çekip çeviren ve bu şekilde onu aşamadan aşamaya getiren, yalnız Allah’tır. Bunlarda O’na ortak olan hiç kimse yoktur. Bununla birlikte insan, Allah’ın kendisine verdiği emirleri yerine getirmemekte, kendisine farz kıldıklarını edâ etmemektedir. Aksine sürekli kusurlu hareket etmekte ve kendisinden istenenleri yerine getirmek noktasında borçlu bulunmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra ona, bu aşamaların ardından annesinin karnından çıkışı kolaylaştırdı.
Aynı kök: يسر (44 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…
Aynı kök: يسر (44 geçiş)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: يسر (44 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Ortak kavram: Yol (sebîl)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Ortak kavram: Yol (sebîl)
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
Ortak kavram: Yol (sebîl)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra ona yolu kolaylaştırır.
sonra ona yolu kolaylaştırdı;
sonra hayatı onun için kolaylaştırır;
Sonra yolunu kolaylaştırdı ona.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra, ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra, tutacağı yolu kolaylaştırmıştır.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona kolaylaştırdı yolunu.
Sonra ona yolunu kolaylattı
Sonra yolu ona kolaylaştırdı. dipnot 1
Sonra hak yolu ona kolaylaştırdı. dipnot 1
Sonra hak yolu ona kolaylaştırdı. dipnot 1
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra onun yolu (nu) kolaylaşdırdık
Sonra ona tutacağı yolu kolaylaştırmış.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Sonra da ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra yolunu kolaylaştırdı dipnot 1 .
Sonra yolunu kolaylaştırdı.
Sonra da ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra da ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra, yolu kolaylaştırdı ona,
Then He guided him to the path of safety and righteousness and his course did He facilitate
He makes the way easy for him,
Then doth He make His path smooth for him;
and then made the course of life easy for him, dipnot 1
Then He eases the way for him.
Then He makes the Path easy for him.
Then He made the way easy for him;
Then makes (his) passage (through all affair of life) easy for him.
then the way eased for him,
To such an insignificance creature God has favored the growth.
then the path He did make easy for him;
Then the path He made easy for him.
and then facilitateth his passage out of the womb:
Then He made his way easy for him,
Thereafter the way He eased for him,
Then maketh the way easy for him,
Then made his passage easy (at birth);
and then makes it easy for him to go through life;
Then He makes the way easy for them,[1]
Then the path He made easy for him.
Then He points out the path for him.
Then He eased the way for him;
Then He made the path easy for him;
And then makes the Way easy for him. (Endowed with faculties).
Then He (Allah) makes the path smooth for him;
then He made the way easy for him,
Then the path He made easy for him.