Diyanet İşleri
(Onlar da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
Zuhruf suresi
Zuhruf suresi, 7. ayet. وَمَا يَأْتِيهِم مِّن نَّبِىٍّ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ
vemâ ye'tîhim min nebiyyin illâ kânû bihî yestehziûn.
(Onlar da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ana kitap ve yaratılıştaki nimetler Zuhruf 1–14 3
Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta (Levh-i Mahfuz'da) mevcuttur, çok yücedir, hikmetlerle doludur.
Haddi aşan bir topluluk oldunuz, diye vazgeçip Zikir'le (Kur'an'la) sizi uyarmaktan geri mi duralım?
Halbuki daha önceki toplumlara da nice peygamberler göndermiştik.
(Onlar da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
Biz, onlardan daha çetinlerini de helak ettik. Öncekilerin örneği geçti!
Andolsun, onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka, "Onları mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen (Allah) yarattı" diyeceklerdir.
O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–8. ayetler için yazılmıştır.
6. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: İnsanlar arasında uygulayageldiğimiz sünnetimiz/kanunumuz gereği onları ihmal etmez, başıboş bırakmayız.
“Biz önceki nesillere de nice peygamberler gönderdik.” Bu peygamberler, onlara Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın sadece O’na ibadet etmelerini emrediyorlardı. Ancak ümmetler arasında peygamberleri yalanlamak sürekli var olagelmiştir .
7. “Ama kendilerine ne zaman bir peygamber gelse mutlaka” getirdiğini bile bile inkâr ederek ve hakka karşı da büyüklenerek “onu alaya alırlardı.”
8. “Biz de bunlardan” şu senin kavminden “çok daha güçlü olanlarını” yaptıkları işleri ve yeryüzündeki eserleri itibari ile daha üstün olanlarını “helâk ettik. Nitekim öncekilerin (kıssalarından) misaller daha önce geçmişti.” Yani onlara dair misaller ve haberler geçmiş ve bunlardan sizin için ibret olacak hususları, yalanlamaktan alıkoyacak yönleri açıklamışızdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Geçmiş ümmetlere Yüce Allah tarafından ne kadar peygamber geldi ise mutlaka onu alaya alırlardı.
Aynı kök: هزا (34 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Nitekim hak (Kur'an) kendilerine gelince onu yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri kendilerine ilerde gelecektir.
Aynı kök: هزا (34 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Münafıklar, kalplerinde olan şeyleri, yüzlerine karşı açıkça haber verecek bir surenin üzerlerine indirilmesinden çekinirler. De ki: "Siz alay ede…
Aynı kök: هزا (34 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Onlar (Allah'ın ayetlerini) yalanladılar, fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek.
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Ortak kavram: Nübüvvet
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ederlerdi. dipnot 1
Ama kendilerine gönderilen her peygamberle alay etmiştiler.
Ama onlara hiçbir peygamber gelmedi ki o'nunla alay etmiş olmasınlar;
Onlara bir Nebi geldiğinde, mutlaka onun getirdikleriyle alay ederlerdi.
Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi.
Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı.
Onlara gelmiş hiçbir peygamber yoktur ki, Onunla alay etmemiş olsunlar.
Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı.
Fakat, kendilerine giden her peygamberle alay ettiler.
Fakat, kendilerine giden her peygamberle alay ettiler.
kendilerine hiçbir peygamber gelmiyordu ki, onunla kesinkes eğlenmesinler.
Hiçbir Peygamber de gelmiyordu ki kendilerine onunla mutlak eğlenmesinler.
Onlar, kendilerine gelen her Nebi'yi mutlaka alaya alıyorlardı.
Onlar, kendilerine gelen her nebiyi mutlaka alaya alıyorlardı.
Onlar, kendilerine gelen her nebiyi mutlaka alaya alıyorlardı.
Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi.
Onlar da, kendilerine bir peygamber gelmeye dursun, ille onunla istihza ederlerdi.
Kendilerine bir peygamber gelmeyedursun mutlaka onunla alay ederlerdi.
(1-14) Hâ Mîm, apaçık kitap, ki biz onu Arabi bir Kur'an yaptık böylelikle belki akledersiniz, muhakkak ki O yanımızdaki yüce ve hâkim kitabın anasındadır. Siz savuran bir kavim olmanızdan dolayı hatırlatmayı / zikri , vazgeçip sizden kaldıracak mıyız? Evvelden de nice Bildiriciler / Nebiler gönderdik, evvelden Nebi olarak kimi gönderdiysek onunla dalga geçtiler, onlardan daha şiddetlilerinin tutup yakalayıp helak ettik, evvelkilerin misallerine benzer şekilde mazi oldular. Eğer ki onlara semaları ve arzı kim yarattı diye sorarsan, sana diyecekler ki onları saygıdeğer, bilen yarattı. O (Allah), yeri sizin için beşik yaptı, onda sizin için yollar yaptı böylelikle belki yolu bulursunuz. Suyu bir ayar üzere / takdir üzere indirendir, onunla ölü kasabayı dirilttik, işte böyle çıkarılırsınız. Zevcelerin / türdeş çiftlerin hepsini yaratandır, Gemi ve hayvandan binekler yapandır , s onra onlar ın üzerlerine yerleşince / binince , Rabbinizin nimetlerini hatırlayın ve deyin ki; biz im emrimize bunu âmâde kılan / hizmetimize veren üstündür, biz onu yanaştıramazdık bile, muhakkak ki bizler Rabbimize döneceğiz.
Onlara bir nebi geldikçe muhakkak onunla alay ederlerdi.
Onlara hiçbir peygamber gelmezdi ki mutlaka onunla alay etmesinler.
Onlara ne zaman bir nebi gelse mutlaka hafife alırlardı dipnot 1 .
Onlara hangi nebi gelse mutlaka hafife alırlardı.
Onlara, hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.
Onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.
Onlara bir peygamber geldiğinde mutlaka onunla alay ediyorlardı.
Nonetheless no prophet do We send as a spirit of truth to guide people into all truth but they mock him and give him a lick with the rough side of their tongues and call him everything they can lay their tongues to.
and they mocked every one of them,
And never came there a prophet to them but they mocked him.
Yet never did a Prophet come to them but they mocked him. dipnot 1
But no Prophet came to them without their mocking him;
And never came there a Prophet to them but they used to mock at him.
There did not come to them any prophet but that they used to deride him.
Yet there never came to them a Prophet but they treated him as of no importance.
but not a Prophet came to them, without they mocked at him;
They were all mocked at.
and there never came to them a prophet but they did mock at him;
Every time a prophet went to them, they ridiculed him.
And no prophet came unto them, but they laughed him to scorn:
And there came not to them a prophet but they mocked at him.
And in no way did a Prophet come up to them, except that they used to mock at him.
And never came there unto them a prophet but they used to mock him.
But never did a prophet come at whom they did not scoff.
But never yet came a prophet to them without their deriding him –
But no prophet ever came to them without being mocked.
And every time a prophet went to them, they ridiculed him.
Every time a prophet went to them, they ridiculed him.
But there would not come to them a prophet except that they used to ridicule him.
But there came not to them a prophet save they mocked him.
But never came unto them a Prophet, but they mocked him.
And there was never a prophet who came to them at whom they did not mock.
No messenger came to them, but they used to mock at him.
And every time a prophet went to them, they mocked him.