Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 10. ayet

Zuhruf suresi, 10. ayet. ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ مَهْدًا وَجَعَلَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

elleẕî ce`ale lekümü-l'arḍa mehdev vece`ale leküm fîhâ sübülel le`alleküm tehtedûn.

Diyanet İşleri

O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 7–13 · surenin 10. ayeti / 89

Konu Ana kitap ve yaratılıştaki nimetler Zuhruf 1–14 3

  1. Zuhruf 7

    (Onlar da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.

  2. Zuhruf 8

    Biz, onlardan daha çetinlerini de helak ettik. Öncekilerin örneği geçti!

  3. Zuhruf 9

    Andolsun, onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka, "Onları mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen (Allah) yarattı" diyeceklerdir.

  4. 10

    O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir.

  5. Zuhruf 11

    O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.

  6. Zuhruf 12–13

    (12-14) O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve "Bunu hizmetimize veren Allah'ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz" diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. Daha sonra Yüce Allah, kudretinin ve nimetinin kemaline delil olarak kulları için bir döşek gibi yaydığı, onlara istedikleri her bir işi yapma imkânını verdiği bir yerleşim yeri kıldığı yeryüzünü zikretmekte ve şöyle buyurmaktadır:

“(İşte O yaratıcı) yeryüzünü size döşek kılan ve maksatlarınıza ulaşasınız diye de orada sizin için yollar var edendir.” Birbirine bitişik sıra dağlar arasında dağların ötesindeki bölgelere gidebileceğiniz şekilde geçitler yaratmıştır. Tâ ki o yollarda yürüyüp kaybolmayasınız ve aynı şekilde bunlardan ibret alıp gerekli öğütleri çıkartarak doğru yolu bulasınız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sizin için yeri düzenleyip hazırlayan ve ayaklarınızla basacağınız hale getiren ve sizlerin onun üzerinde doğru yolu bulmanız için dağlarında ve vadilerinde yollar yaratan Yüce Allah'tır.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِى ellezi O ki
  2. جَعَلَ ceale kılandır kök: جعل
  3. لَكُمُ lekumu sizin için
  4. ٱلْأَرْضَ l-erde yeri kök: ارض
  5. مَهْدًۭا mehden bir beşik kök: مهد
  6. وَجَعَلَ ve ceale ve yapandır kök: جعل
  7. لَكُمْ lekum size
  8. فِيهَا fiha orada
  9. سُبُلًۭا subulen yollar kök: سبل
  10. لَّعَلَّكُمْ leallekum umulur ki
  11. تَهْتَدُونَ tehtedune hidayete eresiniz kök: هدي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مهد (16 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    "Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir." Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri…

  • Aynı kök: مهد (16 geçiş)

    Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

  • Aynı kök: مهد (16 geçiş)

    İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

(İşte) yeri sizin için beşik yapan da, yolunuzu bulasınız diye orada sizin için yollar var eden de O'dur.

Muhammed Esed

Yeri sizin için bir beşik yapan ve üzerinde (geçiminizi kazanma) yolları var eden O'dur; umulur ki doğru yolu (seçer ve onu) izlersiniz.

Ahmed Hulusi

O ki, arzı (bedeni) sizin için (içinde gelişeceğiniz) beşik kıldı ve hakikate eresiniz diye onda sizin için (düşünce akımları - meşreblere göre) yollar oluşturdu.

Ali Bulaç

Ki O, yeri sizin için bir beşik kıldı ve doğru yolu bulursunuz diye onda size (birtakım) yollar var etti.

Ali Özek ve heyeti

O, size yeri beşik kılmış ve doğru gidesiniz diye yeryüzünde size yollar yaratmıştır.

Ali Rıza Safa

O, yeryüzünü, sizin için beşik yapmış ve orada sizin için yollar yapmıştır; belki doğru yola erişirsiniz diye.

Bayraktar Bayraklı

Allah, yeri size beşik yapmış ve doğru gidesiniz diye yeryüzünde size yollar yaratmıştır.

Edip Yüksel

O ki, yeryüzünü oturmanıza elverişli kıldı ve doğru gitmeniz için sizin için orada yollar açtı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O ki, yeryüzünü oturmanıza elverişli kıldı ve doğru gitmeniz için sizin için orada yollar açtır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O ki, yeryüzünü sizin için bir beşik yaptı ve doğru gidesiniz diye size yollar açtı.

Elmalılı Hamdi Yazır

O ki Arzı sizin için bir beşik yaptı ve doğru gidesiniz diye size yollar açtı

Erhan Aktaş

O, yeryüzünü sizin için beşik dipnot 1 yaptı. Orada sizin için yollar yaptı dipnot 2 . Umulur ki hidayete erersiniz. dipnot 3

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaşama ve geçinme yeri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Geçinme kaynakları, geçim yolları. Ayette, yer alan sebil kelimesine, "kara yolu" anlamı verildiği için "gitmeniz için yollar var etti" diye çeviri yapılmaktadır. Oysaki sebil, karayolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil: "iki şey arasından birini seçmek anlamında "tercih edilen yol" demektir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yaşamınızı doğru yoldan temin edersiniz. Hidayet, Gerçeğe yönelmek, gerçeği kavramak, gerçeğe ve doğruya ulaşmak demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, yeryüzünü sizin için beşik dipnot 1 yaptı. Orada sizin için yollar yaptı dipnot 2 . Umulur ki hidayete eresiniz. dipnot 3

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaşama ve geçinme yeri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Geçinme kaynakları, geçim yolları. Ayette, yer alan sebil sözcüğüne, "kara yolu" anlamı verildiği için "gitmeniz için yollar var etti" diye çeviri yapılmaktadır. Oysaki sebil, karayolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil: "iki şey arasından birini seçmek anlamında "tercih edilen yol" demektir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yaşamınızı doğru yoldan temin edersiniz. Hidayet, Gerçeğe yönelmek, gerçeği kavramak, gerçeğe ve doğruya ulaşmak demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, yeryüzünü sizin için beşik dipnot 1 yaptı. Orada yollar yaptı dipnot 2 . Umulur ki hidayete eresiniz. dipnot 3

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaşama ve geçinme yeri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Geçinme kaynakları, geçim yolları. Ayette, yer alan sebil sözcüğüne, " kara yolu" anlamı verildiği için "gitmeniz için yollar var etti" diye çeviri yapılmaktadır. Oysaki sebil, karayolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil: "iki şey arasından birini seçmek anlamında "tercih edilen yol" demektir. Yani, Hakk ve Batıl, iyi ve kötü, doğru ve yanlış "yoldan birini tercih etmek" anlamına gelmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yaşamınızı doğru yoldan temin edersiniz. Hidayet, sözcük olarak doğru yol, doğru yolda olmak, doğru yolu seçmek demektir.

Gültekin Onan

Ki O, yeri sizin için bir beşik kıldı ve doğru yolu bulursunuz diye onda size (birtakım) yollar var etti.

Hasan Basri Çantay

(O Allah ki) yeri sizin için bir beşik yapmış, onda, doğru gidesiniz diye, yollar açmışdır.

İbni Kesir

O ki; yeri, sizin için bir beşik kılmış, doğru gidesiniz diye orada yollar var etmiştir.

Mehmet Alagaş

(1-14) Hâ Mîm, apaçık kitap, ki biz onu Arabi bir Kur'an yaptık böylelikle belki akledersiniz, muhakkak ki O yanımızdaki yüce ve hâkim kitabın anasındadır. Siz savuran bir kavim olmanızdan dolayı hatırlatmayı / zikri , vazgeçip sizden kaldıracak mıyız? Evvelden de nice Bildiriciler / Nebiler gönderdik, evvelden Nebi olarak kimi gönderdiysek onunla dalga geçtiler, onlardan daha şiddetlilerinin tutup yakalayıp helak ettik, evvelkilerin misallerine benzer şekilde mazi oldular. Eğer ki onlara semaları ve arzı kim yarattı diye sorarsan, sana diyecekler ki onları saygıdeğer, bilen yarattı. O (Allah), yeri sizin için beşik yaptı, onda sizin için yollar yaptı böylelikle belki yolu bulursunuz. Suyu bir ayar üzere / takdir üzere indirendir, onunla ölü kasabayı dirilttik, işte böyle çıkarılırsınız. Zevcelerin / türdeş çiftlerin hepsini yaratandır, Gemi ve hayvandan binekler yapandır , s onra onlar ın üzerlerine yerleşince / binince , Rabbinizin nimetlerini hatırlayın ve deyin ki; biz im emrimize bunu âmâde kılan / hizmetimize veren üstündür, biz onu yanaştıramazdık bile, muhakkak ki bizler Rabbimize döneceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir.

Süleyman Ateş

O yeri sizin için beşik kıldı ve varacağınız yere gitmeniz için yeryüzünde size yollar yaptı.

Süleymaniye Vakfı

O, yeryüzünü sizin için bir beşik dipnot 1 yapan ve gideceğiniz yere ulaşmanız için orada yollar oluşturandır dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Taha 20/53, Zariyat 51/48, Nebe 78/6. Dünyanın beşik olması iki yana eğilmesini gerektirir. Eğilme şekline göre ekvatorun bir tarafı güneşin karşısına geçerken diğer tarafı uzakta kalır. Güneş ışınlarının, yılın bir bölümünde dünyanın kuzeyine, bir bölümünde de güneyine daha dik gelmesi bundandır.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünü size beşik gibi yapan ve hedefinize ulaşmanız için orada yollar oluşturan O'dur.

Şaban Britch

O, sizin için yeri bir beşik kıldı, orada doğru yolu bulasınız diye yollar yaptı.

Şaban Piriş

O, sizin için, yeri bir beşik kıldı, orada doğru yolu bulasınız diye yollar yaptı.

Yaşar Nuri Öztürk

O, yerküreyi size bir beşik yaptı. Ve onda sizler için yollar oluşturdu ki, varacağınız yere varabilesiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who has made the earth for you a settled habitation* and carpeted it with vegetal growths and furnished it with your daily needs, and He channeled it with paths, tracks, routes and waterways guiding your direction in your course of travel and in your movement.

Abdul Haleem

It is He who smoothed out the earth for you and traced out routes on it for you to find your way,

Abdullah Yusuf Ali

(Yea, the same that) has made for you the earth (like a carpet) spread out, and has made for you roads (and channels) therein, in order that ye may find guidance (on the way);

Abul A'la Maududi

He it is Who made this earth for you a cradle dipnot 1 and made in it pathways dipnot 2 for you that you may find the way to your destination; dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    At other places the earth has been described as a bed, but here as a cradle. That is, just as a child lies resting in its cradle, so is this great globe meant to be a place of rest for you, which is suspended in space, which is spinning on its axis at a speed of 1,000 miles an hour, which is revolving around the sun at a speed of 66,000 miles an hour. Its interior is so intensely hot that it can melt the stones and sometimes it manifests its power in the form of volcano eruptions. But, in spite of that, the Creator has made it so tranquil that one sleeps on it in fill peace and there is no jerk whatsoever. One lives on it and does not at all feel that this globe is suspended and he is hanging from it with his head pointing downward. One moves about on it with satisfaction and never thinks that he is riding on a vehicle moving faster than a bullet. You dig it at will and turn it inside out and beat it as you like to obtain your sustenance. Whereas, a little shaking of it in an earthquake makes you feel what a terrible giant it is, which Allah has subdued for you. (For further explanation, see (Surah Al-Naml, Ayat 61 and E.N. 74) of it.
  2. metne dön, dipnot 2
    The passes in the mountains and the rivers in the hill and plain regions are the natural paths, which Allah has provided on the surface of the earth. Man has spread on the earth by means of these. If the mountainous ranges had been created erect, without a crevice, and there had been no rivers and streams, man would have been confined to the same areas where he was born. Then, Allah through another grace has not made the entire surface of the earth uniform in nature, but has created different marks of distinction by means of which man recognizes different lands and feels the difference between one land and another. This is the second important means by which man became able to move about on the earth. This blessing can be appreciated by the one who has had a chance of going on a vast desert, where for thousands of milts the earth is without any landmarks and one does not know where one has reached and where one has to go.
  3. metne dön, dipnot 3
    This sentence gives two meanings simultaneously:

Aisha Bewley

It is He who made the earth a cradle for you and made pathways for you in it so that hopefully you would be guided.

Al-Hilali & Khan

Who has made for you the earth like a bed, and has made for you roads therein, in order that you may find your way.

Ali Quli Qarai

He, who made the earth a cradle for you and made in it ways for you, so that you may be guided [to your destinations],

Amatul Rahman Omar

(It is He) Who made the earth a resting place for you and Who has, for your benefit, forged in it pathways so that you may follow the right path.

Arthur John Arberry

He who appointed the earth to be a cradle for you, and appointed ways for you therein, that haply you may be guided;

Bijan Moeinian

God is the One Who made this planet hospitable for you with paths in it to lead you to your destination.

E. Henry Palmer

who made for you the earth a couch and placed for you therein roads, haply ye may be guided:

Edip-Layth

He is the One who made the earth a habitat for you, and He made pathways in it that you may be guided.

George Sale

Who hath spread the earth as a bed for you, and hath made you paths therein, that ye may be directed:

Hamid S. Aziz

Yea, He Who made the earth a resting-place for you, and made in it ways for you that you may go aright;

Mahmoud Ghali

(He) Who made the earth to be a cradle for you and made ways for you therein that possibly you would be guided.

Marmaduke Pickthall

Who made the earth a resting-place for you, and placed roads for you therein, that haply ye may find your way;

Mohamed Ahmed - Samira

He who made the earth a bed for you, and laid out tracks upon it so that you may find the way;

Muhammad Asad

He it is who has made the earth a cradle for you, and has provided for you ways [of livelihood] thereon, so that you might follow the right path.

Mustafa Khattab

˹He is the One˺ Who has laid out the earth for you, and set in it pathways for you so that you may find your way.

Progressive Muslims

He is the One who made the Earth a habitat for you, and He made pathways in it that you may be guided.

Rashad Khalifa

He is the One who made the earth habitable for you, and created for you roads therein, that you may follow the right way.

Sahih International

[The one] who has made for you the earth a bed and made for you upon it roads that you might be guided

Sam Gerrans

Who made the earth a bed for you, and made roads for you therein that you might be guided;

Shabbir Ahmed

He it is Who has made the earth a cradle for you and has made roads therein and ways of subsistence, so that you may find ways to your destination. ('Subula' = Ways and means).

Syed Vickar Ahamed

(Allah, ) Who has made for you, the earth spread out (like a carpet), and has made for you roads (and channels) in there, that you may find guidance (on the way);

Taqi Usmani

the One who has made the earth a cradle for you, and has made for you pathways therein, so that you may be guided,

The Monotheist Group

He is the One who made the earth a habitat for you, and He made paths in it that you may be guided.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩