Diyanet İşleri
Ondan (Peygamber'den) çevrilen çevrilir.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 9. ayet. يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ أُفِكَ
yü'fekü `anhü men üfik.
Ondan (Peygamber'den) çevrilen çevrilir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yeminler ve ceza günü Zâriyât 1–14 3
(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.
(7-8) Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.
Ondan (Peygamber'den) çevrilen çevrilir.
(10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!
"Ceza günü ne zaman?" diye sorarlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
9. “Ondan döndürülenler döndürülür.” Yani iman etmekten, Allah Teala’nın yakînî/kesin delil ve belgelerinden yüz çevirenler, ondan döndürülürler. Onların birbirlerini tutmayan sözleri, kanaatlerinin tutarsızlığına ve bâtıl olduğuna delildir. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiği hak ise birbiri ile uyumludur, bir kısmı diğer kısmını tasdik eder. Arasında hiçbir çelişki ve hiçbir tutarsızlık yoktur. Bu da onun doğruluğuna ve Allah tarafından gönderilmiş olduğuna delildir. “Eğer o, Allah’tan başkasından gelse idi elbette içinde birbirini tutmayan birçok şeyler bulurlardı.” (en-Nisâ, 4/82)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah'ın ilminde Kur'an-ı Kerim ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman etmekten çevrilen çevrilir. Bu; o kimsenin iman etmeyeceğini Allah’ın ilmi ile bilmesindendir. Bu kimse doğruya iletilmek hususunda muvaffak kılınmaz.
Aynı kök: افك (30 geçiş)
Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…
Aynı kök: افك (30 geçiş)
Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl…
Aynı kök: افك (30 geçiş)
Biz de Musa'ya, "Elindeki değneğini at" diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ondan (Kur'an'dan) savrulan kişi (kendi aleyhine) savrulmuş olur.
savrulanlar, kendi aleyhine savrulurlar!
Bu konuda (gerçeğe) aykırı görüşleri savunan, (yalnızca) kendini aldatır!
Çevrilmiş kimse Ondan döndürülür!
Ondan çevrilen çevrilir,
Ondan (Kur'an'dan veya imandan ancak) döndürülebilen döndürülür.
Ondan döndürülen kişi, saptırılmıştır.
O sözden dolayı imandan döndürülebilen, döndürülüyor.
Çevrilen, ondan çevrilir.
Çevrilen, ondan çevrilir.
Ondan çevrilen çevrilir.
Ondan çevirilen çevrilir
Döndürülecek kimse, ondan çevrilir. dipnot 1
Döndürülecek kimse, ondan çevrilir. dipnot 1
Döndürülecek kimse, ondan çevrilir. dipnot 1
Ondan çevrilen çevrilir,
Ondan döndürülen kimseler döndürülür.
Ondan döndürülen kimseler döndürülür.
(1-23) O tozutup savuranlara, ağırlıkları taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere / cereyan edenlere , i şleri taksim edenlere andolsun ki s ize vaad edilen kesinlikle doğrudur ve kesinlikle hesaplaşma / din ortaya konulacaktır / vaki olacaktır. Yörünge sahibi semaya yemin olsun ki kesinlikle sizler karşıt / aykırı / ihtilaflı söz ler içindesiniz. Ondan döndürülen döndürülür. Gebersin / katlolsun tahmin edenler, onlar sersemdirler / amratindeler ve yanılırlar / sehiv ederler. Sana hesap gününün zamanını sorarlar, o gün onlar ateşte denenecekler, fitnelerinizi / sınanmalarınızı tadın, işte, alelacele istediğiniz bu ydu. Muttakiler Rablerinin kendilerine vermiş olduklarıyla bahçelerde ve gözelerdedirler , Rablerinin kendilerine verdiklerini almış vaziyettedirler, k esinlikle onlar , bundan önce güzel davran anlardandılar, g eceleri az uyurlardı, seherlerde ise bağışlanma dilerlerdi , (Seher sihir aynı köktendir uykunun büyü lü etkisi ve sonra uyanış) mallarında dilenen / isteyen ve mahrum kalanlar için bir hak vardı, arzda ve kendilerinde, inananlar / kanaat getirenler için ayetler vardı, hâlâ görmüyor musunuz? Sema da size erzak ve size vaad edilen var , göğün ve yerin Rabbine and olsun ki kesinlikle O, tıpkı konuşmanız kadar gerçektir.
Ondan döndürülen kimseler döndürülür.
Çevrilen, ondan çevriliyor.
Yalana sürüklenmiş kişi, (bu konuda da gerçekten) uzaklaştırılıp yalana sürüklenir dipnot 1 .
Hesap verme inancından çevrilen çevrilene.
Ondan çevrilen çevrilir.
Ondan çevrilen çevrilir.
Yüzgeri çevrilen onun yüzünden çevrilir.
whereas the path of Allah is the path of safety and righteousness and His Quran features Him as the guide; it is resolute, and no one rejects it but him who befools his mind and judgment of it, so as to cause what is false to be accepted as true.
those who turn away from it are [truly] deceived.
Through which are deluded (away from the Truth) such as would be deluded.
though only those who are averse to the Truth will turn away from (believing in it). dipnot 1
Averted from it is he who is averted.
Turned aside therefrom (i.e. from Muhammad صلى الله عليه وسلم and the Qur’ân) is he who is turned aside (by the Decree and Preordainment القضاء والقدر of Allâh).
He is turned away from it who has been turned away [from the truth].
Through which are deluded away (from the truth) such as would be deluded (to falsehood).
and perverted therefrom are some.
God, therefore, will turn away from those who have chosen to deny their Creator.
He is turned from it who is turned.
Misled by it is the deviant.
He will be turned aside from the faith, who shall be turned aside by the divine decree.
He is turned away by them from truth, who would be (or wishes to be) turned away.
Diverged therefrom whoever is diverged (from truth).
He is made to turn away from it who is (himself) averse.
From which only he turns who is turned away.
perverted in his views thereon is he who would deceive himself!
Only those ˹destined to be˺ deluded are turned away from it.[1]
To mislead those who are misled.
Deviating therefrom are the deviators.
Deluded away from the Qur'an is he who is deluded.
Deluded away from it is he who is deluded.
Wanders in the wilderness of thought he who wills to wander.
Through (such opinions) which (people are) misled (away from the Truth) such as those who would be misled.
Turned away from this (Qur’ān) is the one who is turned away (totally from the truth.)
To mislead those who are misled.