Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 17. ayet

Yâsîn suresi, 17. ayet. وَمَا عَلَيْنَآ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

vemâ `aleynâ ille-lbelâgu-lmübîn.

Diyanet İşleri

"Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 14–20 · surenin 17. ayeti / 83

Konu Karye halkı: elçilerin gelişi ve yalanlanması Yâsîn 13–19 3

  1. Yâsîn 14

    Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz" dediler.

  2. Yâsîn 15

    Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

  3. Yâsîn 16

    (Elçiler ise) şöyle dediler: "Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor."

  4. 17

    "Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir."

  5. Yâsîn 18

    Dediler ki: "Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur."

  6. Yâsîn 19

    Elçiler de, "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz" dediler.

  7. Yâsîn 20

    Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun."

Tefsir4

1 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

el-Muhtasar 5

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Bizim görevimiz, size tebliğ etmekle emrolunduğumuz şeyleri apaçık tebliğ etmektir. Biz, size hidayet etmekle sorumlu değiliz."

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve yoktur
  2. عَلَيْنَآ aleyna üzerimize düşen
  3. إِلَّا illa başka bir şey
  4. ٱلْبَلَـٰغُ l-belagu duyurmaktan kök: بلغ
  5. ٱلْمُبِينُ l-mubinu açıkça kök: بين

Keşif6

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Apaçık tebliğden başka üzerimize düşen (bir şey) yoktur." demişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Ve biz size açıkça tebliğ etmekten başka bir şeyle mükellef değiliz."

Muhammed Esed

Fakat (bize emanet edilen) mesajı size açıkça tebliğ etmekten başka bir şey ile yükümlü değiliz".

Ahmed Hulusi

"Bize ait olan sadece apaçık tebliğdir. "

Ali Bulaç

"Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur."

Ali Özek ve heyeti

«Bizim vazifemiz, açık bir şekilde Allah'ın buyruklarını size tebliğ etmekten başka bir şey değildir» dediler.

Ali Rıza Safa

"Bizim görevimiz, yalnızca apaçık bildirmektir!"

Bayraktar Bayraklı

"Bize düşen, açık bir tebliğden başka bir şey değildir."

Edip Yüksel

"Bizim görevimiz, açıkça duyurmaktan ibarettir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bizim görevimiz, açıkça duyurmaktan ibarettir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Açık bir tebliğden ötesi ise bizim üstümüze (vazife) değildir!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

açık bir tebliğden ötesi ise bizim üstümüze değil

Erhan Aktaş

"Bize düşen yalnızca açıkça iletmektir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bize düşen yalnızca açıkça iletmektir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bize düşen yalnızca açıkça duyurmaktır."

Gültekin Onan

"Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur."

Hasan Basri Çantay

"Bizim üzerimize (düşen vazife) apaçık tebliğden başkası değildir".

İbni Kesir

Bize düşen, sadece apaçık tebliğdir.

Mehmet Alagaş

(13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 30, 31, 32) Onlara şu memleket halkının örneğini ver, onlara elçiler gelmişti, onlara iki elçi göndermiştik, her ikisini de yalanladılar, üçüncüsü ile destek verdik / güçlendirdik , onlar da kesinlikle bizler sizlere gönderildik , dediler. S izler bizler gibi derilisiniz / beşersiniz, Rahman herhangi bir şey indirmemiştir, siz kesin yalan söylüyorsunuz dediler. Onlar da Rabbimiz de biliyor ki biz kesinlikle sizlere gönderilmiş elçileriz dediler. Bizim üzerimize düşen a paçık bilgilendirmektir / tebliğ etmektir. Onlar ise s izlerle biz uğursuzluğa uğradık, eğer vazgeçmez iseniz sizi taşlarız ve de bizden size acıtıcı / elem verici bir azap dokunur dediler. Size hatırlatmada bulunulduğu için mi uğursuzlandık diyorsunuz? uğursuzluğunuz zaten sizinle beraberdi, bilakis sizler israfçı bir kavimsiniz dediler. O esnada şehrin uzak tarafından bir adam koşturdu ve ey kavmim elçilere uyun / t âbi olun dedi, sizden ücret dahi istemeyenlere uyun, onlar yol a girmişler, beni yaratana niye ibadet etmeyeyim ki? hepiniz ona tekrar döneceksiniz / rücu edeceksiniz, Ondan başka ilah edinir miyim? Rahma n bana bir zarar mura t etse onların aracılığı / şefaati bana bir fayda sağlamaz, beni kurtaramazlar , işte o zaman ben , apaçık sapmışlıkta / dalalette olurum, ben Rabbinize iman ettim beni işitin dedi. Allah tarafından ona, haydi gir cennete denildi, O da keşke kavmim , Rabbimin beni bağışladığını ve bana ikramda bulunduğunu bilebilseydi , dedi. Onun ardından, kavmine gökten bir ordu dahi indirmedik, indirecekte değildik, s adece tek bir ses oldu / sayha oldu ve de söndüler. O kullar, hasretliğini çeksinler ki / kaçırdıklarına özlem duysunlar ki Resullerden her ne veril di ise onunla sadece alay ettiler. Onların öncelerinde memleketlerden ne kadarını helak etmişiz görmüyorlar mı? Onlar, bunlara geri de dönemiyorlar. Kesinlikle hepsi toparlanıp bizim için hazır hale getirilmiş vaziyetteler.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Bizim görevimiz apaçık tebliğden başka bir şey değildir."

Süleyman Ateş

"Bizim üzerimize düşen, yalnız açıkça duyurmaktır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Görevimiz açık bir tebliğden ibarettir."

Şaban Britch

Bizim görevimiz apaçık tebliğ/duyurmaktan başka bir şey değildir.

Şaban Piriş

Bizim görevimiz apaçık duyurmaktan başka bir şey değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

"Bize düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And we are responsible only for proclaiming His divine message distinctly expressing all that is meant, leaving nothing merely implied".

Abdul Haleem

Our duty is only to deliver the message to you,’

Abdullah Yusuf Ali

"And our duty is only to proclaim the clear Message."

Abul A'la Maududi

and our duty is no more than to clearly convey the Message." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, our duty is only to convey to you the message that Allah has entrusted us with. Then it is for you to accept it or reject it. We have not been made responsible to make you accept it forcibly, And if you do not accept it, we shall not be seized in consequence of your disbelief, You will yourselves be answerable for your crimes.

Aisha Bewley

We are only responsible for clear transmission. ’

Al-Hilali & Khan

"And our duty is only to convey plainly (the Message)."

Ali Quli Qarai

and our duty is only to communicate in clear terms. ’

Amatul Rahman Omar

`And our duty is only to convey (the Message) in clear terms. '

Arthur John Arberry

and it is only for us to deliver the Manifest Message. '

Bijan Moeinian

And our mission is to relay His message to you.

E. Henry Palmer

and we have only our plain message to preach. '

Edip-Layth

"We are only required to give a clear delivery."

George Sale

And our duty is only public preaching.

Hamid S. Aziz

They said, "Our Lord knows that we are most surely messengers to you.

Mahmoud Ghali

And in no way is there anything (incumbent) on us except the evident Proclamation. "

Marmaduke Pickthall

And our duty is but plain conveyance (of the message).

Mohamed Ahmed - Samira

Our duty is to convey the message clearly. "

Muhammad Asad

but we are not bound to do more than clearly deliver the message [entrusted to us]. "

Mustafa Khattab

And our duty is only to deliver ˹the message˺ clearly."

Progressive Muslims

"And we are only required to give a clear delivery. "

Rashad Khalifa

"Our sole mission is to deliver the message."

Sahih International

And we are not responsible except for clear notification. "

Sam Gerrans

“And upon us is only the clear notification.”

Shabbir Ahmed

And our duty is only to convey the Message clearly. "

Syed Vickar Ahamed

"And our duty is only to tell (you) the clear message. "

Taqi Usmani

Our obligation is no more than to convey the message clearly."

The Monotheist Group

"And we are only required to give a clear delivery."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki eser tek görüş olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  6. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩