Diyanet İşleri
Eğer Allah'a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah'ın kelamını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 6. ayet. وَإِنْ أَحَدٌ مِّنَ ٱلْمُشْرِكِينَ ٱسْتَجَارَكَ فَأَجِرْهُ حَتَّىٰ يَسْمَعَ كَلَٰمَ ٱللَّهِ ثُمَّ أَبْلِغْهُ مَأْمَنَهُۥ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَعْلَمُونَ
vein eḥadüm mine-lmüşrikîne-stecârake feecirhü ḥattâ yesme`a kelâme-llâhi ŝümme eblighü me'meneh. ẕâlike biennehüm ḳavmül lâ ya`lemûn.
Eğer Allah'a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah'ın kelamını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Müşriklerle antlaşmaların bozulması ve berâet ilanı Tevbe 1–16 3
Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah'ı aciz bırakabilecek değilsiniz. İnkarcılara, elem dolu bir azabı müjdele!
Ancak Allah'a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.
Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekatı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Eğer Allah'a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah'ın kelamını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.
Allah'a ortak koşanların Allah katında ve Resulü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.
Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.
Allah'ın ayetlerini az bir karşılığa değiştiler de insanları O'nun yolundan alıkoydular. Bunların yapmakta oldukları şeyler gerçekten ne kötüdür!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
6. Yüce Allah’ın bundan önce geçen: “Haram aylar çıkınca artık müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, hapsedin ve geçecekleri bütün geçitleri tutun” buyruğu, bütün haller ve bütün müşrik kişiler hakkında umumi bir emir olduğundan ötürü Yüce Allah, bu âyet-i kerimede eğer maslahat onların bazılarına yakınlık göstermeyi gerektirecek olursa bunun caiz, hatta farz olacağını zikrederek şöyle buyurmaktadır: “Eğer müşriklerden biri” Allah’ın kelamını dinlemek ve İslâm’ı incelemek için “senden eman dilerse” senden kendisini himaye etmeni ve kendisine gelecek zararı önlemeni isterse “ona eman ver. Tâ ki Allah’ın kelamını dinlesin.” Bundan sonra da artık müslüman olursa ne âla! Aksi takdirde “onu güvende olacağı yere kadar ulaştır.”
Buna sebepse kâfirlerin “bilmeyen bir toplum” olmalarıdır. Bazen küfürleri üzere devam edişlerinin sebebi onların bilgisizlikleri olabilir. Bu bilgisizlik ortadan kalktı mı İslâm’ı küfre tercih edebilirler. İşte bundan dolayı Yüce Allah, Rasûlüne ve ahkamda ona uymakla yükümlü olan ümmetine Allah’ın kelamını dinlemek isteyen kimseleri himaye etmelerini emretmektedir.
Bu ayet, Kur’an-ı Kerim’in, Allah’ın kelamı olduğunu ve mahlûk olmadığını kabul eden Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaatin görüşünün lehine açık bir delildir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’i (kelam sıfatı ile) söyleyen/konuşan bizzat Yüce Allah’tır ve O, bu kelamı, sıfatın mevsufuna izafe edilmesi şeklinde kendi zatına izafe etmiştir.
Yine bu buyruk Mutezile ile onların görüşlerini kabul edenlerin ileri sürdükleri Kur’an’ın mahluk olduğu görüşünün batıl olduğuna da delildir. Esasen bu görüşün batıl olduğunu gösteren deliller pek çoktur, ancak bunları sıralamanın yeri burası değildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Kanı ve malı sana mübah olan müşriklerden biri senden eman isterse onun bu isteğini kabul et. Böylece Kur'an'ı işitip, dinlesin. Sonra onu güvende olacağı yere ulaştır. Bu kâfirlerin bu dinin hakikatlerini bilmemesinden dolayıdır. Eğer onlar bu hakikatleri Kur'an'ı işitip, dinleyerek öğrenirlerse hidayete ulaşırlar.
Aynı kök: جور (13 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
De ki: "Gerçekten beni Allah'a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O'ndan başka sığınacak kimse de bulamam."
Aynı kök: جور (13 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı…
Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin…
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
Daha önce gelip geçen o peygamberler, Allah'ın vahiylerini tebliğ eden, Allah'tan korkan, başka hiç kimseden korkmayan kimselerdir. Allah, hesap…
Aynı kök: جور (13 geçiş)
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti.…
Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Müşriklerden biri senden yakınlık (güvence) dilerse, Allah'ın kelamını (duyup) dinleyinceye kadar ona yakınlık (güvence) ver! Sonra (Müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır! İşte bu (hoşgörü, gerçeği) bilmeyen bir topluluk olmalarından dolayıdır. dipnot 1
Ve eğer müşriklerden biri senden sığınma hakkı isterse ona sığınak ol; bakarsın Allah'ın kelamına kulak verir. Sonunda onu kendini güvende hissedebileceği bir yere bırak! Böyle davran, çünkü onlar hakikati bilmeyen bir topluluktur.
Ve Allahtan başkalarına tanrılık yakıştıranlardan biri senin korumana başvurursa, onu koruma altına al, olur ki (senden) Allahın sözünü işitip anla(yabili)r; ve sonra onu, kendini güvenlik içinde hissedebileceği bir yere ulaştır; bu (davranışın), onların (belki de yalnızca) (hakkı) bilmedikleri için (günah işleyen) kimselerden olmaları ihtimalinden dolayıdır.
Eğer müşriklerden biri senden pes edip, koruman altına girmek isterse, onu koruman altına al ki (sana yakınlaşarak) Allah kelamını işitsin; sonra onu güvende olacağı yere ulaştır. . . Böyle (yapmalısın), çünkü onlar (Hakikati) bilmeyen bir toplumdur.
Eğer müşriklerden biri, senden 'eman isterse', ona eman ver; öyle ki Allah'ın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu 'güvenlik içinde olacağı yere ulaştır.' Bu, onların elbette bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir.
Ve eğer müşriklerden biri, sana sığınmak isterse, ona güven ver, ta ki Allah'ın kelamını işitsin. Sonra da güven içinde bulunacağı yerine kadar onu ulaştır. Bu, onların, (iyi) bilmeyen kimseler olmalarındandır.
Ortaklar koşanlardan birisi senin yakınlığını ararsa, onu koruma altına al ki, Allah'ın Sözünü duysun. Sonra, güvende olacağı yere onu ulaştır. Onlar, bilmeyen bir toplum olduğu için böyle yapılmalıdır.
Müşriklerden biri senden güvence isterse, Allah'ın kelamını anlaması için ona fırsat ver; sonra yine Müslüman olmazsa onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu müsamaha, onların bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.
Putperestlerden biri sizden geçiş emniyeti dilerse ona koruma sağla ki ALLAH'ın sözünü işitsin; sonra onu kendisinin güvenlik bölgesine ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.
Putperestlerden biri sizden geçiş emniyeti dilerse ona koruma sağla ki ALLAH'ın sözünü işitsin; sonra onu kendisinin güvenlik bölgesine ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.
Ve eğer müşriklerden biri senden aman dileyerek yakınına gelmek isterse, Allah'ın kelamını dinleyebilmesi için ona aman ver, sonra onu güven duyacağı yere kadar gönder; çünkü onlar gerçeği bilmez bir toplulukturlar.
Ve eğer müşriklerden biri aman ile yakınına gelmek isterse ona aman ver, taki Allahın kelamını dinlesin, sonra da onun me'menine kadar gönder, çünkü bunlar hakikatı bilmez bir kavimdirler
Eğer Müşriklerden biri senden korunma isterse, ona bu korumayı sağla ki Allah'ın sözlerini öğrenip anlama imkanı bulabilsin. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Zira bunlar, gerçeği bilmeyen bir halktır.
Eğer müşriklerden biri senden korunma isterse, ona bu korumayı sağla ki Allah'ın sözlerini öğrenip anlama imkanı bulabilsin. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Zira bunlar, gerçeği bilmeyen bir halktır.
Eğer müşriklerden biri senden korunma isterse, ona bu korumayı sağla ki Allah'ın sözlerini öğrenip anlama imkanı bulabilsin. Sonra da onu güven içinde bulunacağı yere ulaştır. Zira bunlar, gerçeği bilmeyen bir kavimdir.
Eğer müşriklerden biri senden 'eman isterse', ona eman ver; öyle ki Tanrı'nın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu 'güvenlik içinde olacağı' (me'meneh) yere ulaştır. Bu, onların elbette bilmeyen bir kavim olmaları nedeniyledir.
Eğer (kendilerine tearruz edilmesi emrolunan) müşriklerden biri senden aman dilerse ona aman ver. Taki Allahın kelamını dinlesin. Sonra onu emin olduğu yere kadar (selametle) ulaşdır. Çünkü onlar (hakıykatı) bilmeyen bir kavmdir.
Eğer müşriklerden birisi senden aman dilerse; ona aman ver. Ta ki Allah'ın kelamını dinlesin. Sonra onu emin olacağı yere kadar ulaştır. Bu; onların bilmez bir kavim olmaları sebebiyledir.
(5-6) Haram aylar çıkınca, müşrikleri (antlaşmaya sadık kalmayan müşrikleri) nerede bulur iseniz öldürün, yakaladığınız da tutsak alın, her bir gözetleme yerinde oturup onları bekleyin, eğer vazgeçerlerse, namazı kalkıp kılarlarsa, zekâtı verirlerse, onlara yol verin, muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Müşriklerden biri senden sığınma talebinde bulunursa ona bu emanı ver, hatta Allah’ın kelamını işitsin, sonra onu emin olacağı yere ulaştır, sözün özü bunlar bilmeyen bir topluluktur.
Eğer Allah’a ortak koşanlardan biri senden eman/sığınma talebinde bulunursa ona eman ver. Ta ki, Allah’ın kelâmını dinlesin. Sonra onu emin olacağı yere kadar ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olduklarından dolayı böyledir.
Ve eğer ortak koşanlardan biri güvence dileyip yanına gelmek isterse, onu yanına al ki, Allah'ın sözünü işitsin; sonra onu güven içinde bulunacağı yere ulaştır. Böyle (yap), çünkü onlar, bilmez bir topluluktur.
O müşriklerden (Mekke'den ayrılmış) biri yanına gelmek isterse ona güvence ver ki gelsin, Allah'ın kelamını dinlesin. Sonra onu, kendini güvende gördüğü bölgeye ulaştır. Böyle yap, çünkü onlar bilmeyen bir topluluktur.
O müşriklerden biri senden güvence isterse ona güvence ver ki Allah'ın sözünü dinlesin. Sonra onu, kendi güvenlik bölgesine ulaştır. Böyle yap çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.
Eğer müşriklerden birisi senden eman dilerse, ona eman ver, ta ki Allah’ın kelamını dinlesin. Sonra onu güven içinde olacağı bir yere ulaştır. Çünkü onlar bilmeyen bir toplumdur.
Eğer müşriklerden birisi sana sığınırsa, onu güvene al, ta ki Allah'ın sözünü işitsin. Sonra onu güven içinde olacağı bir yere ulaştır. Çünkü onlar bilmeyen bir toplumdur.
Eğer müşriklerden biri senden güvence dilerse/senin yanına gelmek, sana komşu olmak isterse, ona güvence verip yakınlaşma isteğini kabul et ki, Allah'ın kelamını dinleyebilsin. Sonra da onu, güvenli gördüğü yere kadar götür. Böyle yapmanın gerekçesi şudur: Bunlar bilmeyen bir topluluktur.
If anyone of the Pagans seeks your protection O Muhammad, then protect him and grant him asylum; he may open his heart's ears to Allah's discourse. Escort him to where he will be out of harm's way. They are people deficient in sense and intelligence; they are simpletons.
If any one of the idolaters should seek your protection [Prophet], grant it to him so that he may hear the word of God, then take him to a place safe for him, for they are people with no knowledge [of it].
If one amongst the Pagans ask thee for asylum, grant it to him, so that he may hear the word of Allah; and then escort him to where he can be secure. That is because they are men without knowledge.
[9:6] And if any of those who associate others with Allah in His Divinity seeks asylum, grant him asylum that he may hear the Word of Allah, and then escort him to safety for they are a people who do not know.
If any of the idolaters ask you for protection, give them protection until they have heard the words of Allah. Then convey them to a place where they are safe. That is because they are a people who do not know.
And if anyone of the Mushrikûn (polytheists, idolaters, pagans, disbelievers in the Oneness of Allâh) seeks your protection, then grant him protection so that he may hear the Word of Allâh (the Qur’ân), and then escort him to where he can be secure, that is because they are men who know not.
If any of the polytheists seeks asylum from you, grant him asylum until he hears the Word of Allah. Then convey him to his place of safety. That is because they are a people who do not know.
And if any of the polytheists seeks your protection, grant him protection so that he may hear the word of Allâh, then conduct him to a place where he feels himself safe and secure. That (treatment) is (to be meted out to them) because they are a people who have no knowledge (of Islam).
And if any of the idolaters seeks of thee protection, grant him protection till he hears the words of God; then do thou convey him to his place of security -- that, because they are a people who do not know.
If a pagan asks for an asylum, grant him so that he may have the opportunity to hear the word of God. Then send him back to his safe home [to contemplate]; this courtesy is in account of the fact that the word of God has not reached them yet.
And if any one of the idolaters ask thee for aid, then aid him, in order that he may hear the word of God; then let him reach his place of safety,- that is, because they are a folk who do not know.
If any of those who have set up partners seeks your protection, then you may protect him so that he may hear the words of God, then let him reach his sanctuary. This is because they are a people who do not know.
And if any of the idolaters shall demand protection of thee, grant him protection, that he may hear the word of God; and afterwards let him reach the place of his security. This shalt thou do, because they are people which know not the excellency of the religion thou preachest.
And if any one of the idolaters ask you for protection (or asylum), then aid him, in order that he may hear the word of Allah; then let him reach his place of safety. That is because they are a folk who know not.
And in case any of the associators (Those who associate others with Allah) seeks of you neighborly (protection), then grant him neighborly (protection) till he hears the Words of Allah; thereafter convey him to his secure place. That (is) for that they are a people who do not know..
And if anyone of the idolaters seeketh thy protection (O Muhammad), then protect him so that he may hear the Word of Allah, and afterward convey him to his place of safety. That is because they are a folk who know not.
If an idolater seeks protection, then give him asylum that he may hear the word of God. Then escort him to a place of safety, for they are people who do not know.
And if any of those who ascribe divinity to aught beside God seeks thy protection, grant him protection, so that he might [be able to] hear the word of God [from thee]; and thereupon convey him to a place where he can feel secure: this, because they [may be] people who [sin only because they] do not know [the truth].
And if anyone from the polytheists asks for your protection ˹O Prophet˺, grant it to them so they may hear the Word of Allah, then escort them to a place of safety, for they are a people who have no knowledge.
And if any of those who have set up partners seeks your protection, then you may protect him so that he may hear the words of God, then let him reach his sanctuary. This is because they are a people who do not know.
If one of the idol worshipers sought safe passage with you, you shall grant him safe passage, so that he can hear the word of GOD, then send him back to his place of security. That is because they are people who do not know.
And if any one of the polytheists seeks your protection, then grant him protection so that he may hear the words of Allah. Then deliver him to his place of safety. That is because they are a people who do not know.
And if one of the idolaters seeks thy protection, then grant thou him protection until he hears the words of God; then convey thou him to his place of security — is it not that they are people who know not!
(O Messenger) If anyone of the idolaters seeks your protection or a safe passage, grant him protection from the State. Convey to him the Word of God, and then send him to a place where he feels safe and secure. This kindness on your part is mandatory because they are people who have not yet seen the beauty of the Divine System.
If one of the pagans asks you for place of safety give it to him, so that he may hear the Word of Allah (the Quran); And then take him to where he can be safe. That is because they are men without knowledge.
And if any one of the Mushriks seeks your protection, give him protection until he listens to the Word of Allah, then let him reach his place of safety. That is because they are a people who do not know.
And if any of the polytheists seeks your protection, then you may protect him so that he may hear the words of God, then let him reach his sanctity. This is because they are a people who do not know.