Diyanet İşleri
Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 116. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِۦ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا
inne-llâhe lâ yagfiru ey yüşrake bihî veyagfiru mâ dûne ẕâlike limey yeşâ'. vemey yüşrik billâhi feḳad ḍalle ḍalâlem be`îdâ.
Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şirkin bağışlanmaması; şeytanın vaadi ve kuruntular Nisâ 116–126 3
(Ey Muhammed!) Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana kitabı (Kur'an'ı) ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana lütfu çok büyüktür.
Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, biz ona büyük bir mükafat vereceğiz.
Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü'minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir.
Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.
Onlar, Allah'ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar. Halbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.
Allah, o şeytana lanet etti ve o da, "Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım" dedi.
"Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
116. “Doğrusu Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz…” Yani Yüce Allah şirki bağışlamaz. Çünkü şirk âlemlerin Rabbi ve O’nun vahdaniyeti hakkında haksız bir iddiayı ihtiva eder. Şirk, kendisine bir fayda sağlayamayan ve bir zararı önleyemeyen bir mahlûku, her türlü fayda ve zararın mutlak sahibi olana eşit kılmaktır. Oysa bütün nimetler ancak O’ndandır. Zararları O’ndan başka kimse def edemez. Bütün yönleri ile mutlak kemale yalnız O sahiptir. Her bakımdan hiçbir kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayış yalnız O’nun için söz konusudur. O bakımdan bu vasfa ve bu azamete sahip olana ihlâsla ibadet yapılmayarak, bunun -bir bölümünün dahi olsa- kemal sıfatların hiçbirisine sahip olmayan ve mutlak olarak ihtiyaç içerisinde bulunan yaratılmışlara izafe edilmesi, haktan alabildiğine uzak bir sapıklıktır. Allah’ın dışındaki varlıkların muhtaç olmaması şöyle dursun, onlar hakkında yokluk ve yoksulluktan başka bir şey söz konusu değildir. Onlar bizatihi kendi varlıklarının sahibi değildirler. Kemalleri de yoktur, hiçbir yönü ile başkasına muhtaç olmayışları da söz konusu değildir.
Şirkten daha aşağıda olan günah ve masiyetlerin bağışlanması ise ilâhi meşiete/Allah'ın dilemesine bağlıdır. Yüce Allah dilerse rahmet ve hikmeti ile o günahı bağışlar, dilerse adaleti ve hikmeti gereği ondan dolayı azap edip ceza verir.
Bundan önceki âyet-i kerime, bu ümmetin icmaının delil olduğuna ve ümmetin -icma olan hususlarda- hatadan masum olduklarına delil gösterilmiştir. Bunun delil olma yönü de şöyledir: Şanı Yüce Allah mü’minlerin izlediği yola muhalefet eden kimseleri ilâhi yardımdan uzak tutmakla ve cehennem ateşi ile tehdit etmektedir.
Diğer taraftan “mü’minlerin yolu/سبيل المؤمنين” ifadesi, bir isim tamlamasıdır ve mü’minlerin izlemekte olduğu itikad ve amelleri kapsar. O bakımdan mü’minler herhangi bir şeyin farz yahut müstehab, haram yahut mekruh ya da mubah olduğunu ittifakla kabul edecek olurlarsa bu, onların tuttukları yol demektir. Bu husus üzerinde icmaları gerçekleştikten sonra herhangi bir hususta onlara muhalefet eden bir kimse onların yolundan başka bir yol takip etmiş olur. Buna Yüce Allah’ın şu buyruğu da delil teşkil etmektedir: “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirirsiniz.” (Al-i İmran, 3/110) Bu ayetin delil olma yönü de şöyledir:
Şanı Yüce Allah bu ümmetin mü’minlerinin ancak maruf olanı (iyiliği) emrettiklerini haber vermektedir. O bakımdan onlar herhangi bir şeyin farz yahut müstehab olduğu üzerinde ittifak edecek olurlarsa bu da onların emrettikleri şeyler arasında yer alır. Böylelikle bu âyet-i kerimenin nassı gereğince onların ittifakla emrettikleri bu hususun, maruf olduğu ortaya çıkar. Marufun dışında ise münkerden başka bir şey olamaz. Aynı şekilde herhangi bir şeyin yasaklanmasını ittifakla kabul edecek olurlarsa bu da onların yasakladıkları şeylerden olur ki onun, münkerden başka bir şey olması söz konusu olamaz.
Yüce Allah’ın: “Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık. Bütün insanlara karşı şahit olasınız diye…” (el-Bakara, 2/143) buyruğu da böyledir. Zira şanı Yüce Allah bu ümmeti “vasat” yani dengeli, mutedil ve hayırlı kıldığını haber vermektedir. Bundan kasıt ise insanlara karşı şahitlik etmeleridir. Şahitlik edecekleri hususların kapsamına ise her şey girmektedir. O bakımdan onlar herhangi bir hükmün Allah tarafından emredildiğine yahut yasaklandığına ya da mubah kılındığına dair şahitlik edecek olurlarsa şüphesiz onların bu şahitlikleri hatadan korunmuştur. Çünkü onlar, ne hakkında şahitlik ettiklerini bilirler ve şahitliklerinde adildirler. Durum bunun aksine olsaydı onlar hiçbir şekilde şahitliklerinde adaletli ve ne yaptıklarını bilen kimseler olmazlardı.
Yine Yüce Allah’ın: “Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz onu Allah’a ve Rasûlüne götürün.” (en-Nisa, 4/59) buyruğu da buna benzemektedir. Zira bu buyruktan şu anlaşılmaktadır: Mü’minler, hakkında anlaşmazlığa düşmeyip aksine ittifakla kabul ettikleri herhangi bir hususu Allah’ın Kitabı ve Rasûlünün sünnetine götürmekle emrolunmuş değillerdir. Çünkü onların ittifak ettikleri böyle bir husus ancak Kitap ve Sünnete uygun olur, bunlara muhalif olması söz konusu olamaz. İşte bu ve benzeri deliller bu ümmetin icmaının kat’i bir hüccet olduğu hususunda kesin ifadeler ortaya koymaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz yüce Allah, bir kimsenin kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bilakis müşrikleri cehennemde ebediyen tutacaktır. Şirk ve küfrün dışında o kalan günahları ise, lütfu ve merhametiyle dilediği kimseden affedecektir. Kim bir kimseyi Allah'a ortak koşarsa haktan ayrılmış ve çokça uzaklaşmış olur. Çünkü o, yaratıcıyla yaratılanı birbirine eş tutmuştur.
Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda…
Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah inkar edilir mi? Halbuki onlar, Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz…
Ortak kavram: Şirk
Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını, (diğer günahları) dilediği (layık olan) kimse için bağışlar. dipnot 1 Allah'a ortak koşan kimse, elbette uzak bir sapkınlığa düşmüş (demek)tir.
Kuşkusuz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; fakat dileyen kimselerin bunun dışındaki günahlarını bağışlamayı diler; ve her kim Allah'a ortak koşmakta (ısrar ederse), işte o apaçık bir sapkınlığa gömülüp gitmiştir.
Allah, kendisinden başka birine ilahlık yakıştırılmasını asla bağışlamaz, (ama) dilediği kimsenin daha hafif günahlarını bağışlar: Çünkü Allahın yanı sıra başkasına ilahlık yakıştıranlar şiddetli bir sapıklığa düşmüş kimselerdir.
Kesinlikle Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz! Bunun dunundakileri (derece olarak bunun altındaki suçları) dilediğine bağışlar! Kim alemlerdeki her şeyi Esma'sıyla yaratan Allah'a ("B"illahi) şirk koşarsa (O'ndan bağımsız bir benlik düşünür, kabul ederse), gerçekten (hakikatten çok uzak) sapık bir inanca sapmıştır!
Hiç şüphesiz, Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır.
Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.
Kuşkusuz, Allah, Kendisine ortaklar koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanları ise dilediği kişi için bağışlar. Allah'a kim ortaklar koşarsa, olmadık bir sapkınlıkla sapmıştır.
Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; şirkten başka günahları, dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa büsbütün sapıtmıştır.
ALLAH kendisine ortak koşulmasını affetmez; bunun aşağısındaki günahları ise dilediği kişiye affeder. Kim ALLAH'a ortak koşarsa tamamen sapıtmış olur. dipnot 1
ALLAH kendisine ortak koşulmasını (ölünceye kadar sürdüğü taktirde) affetmez; bunun aşağısındaki günahları ise dilediği kişiye affeder. Kim ALLAH'a ortak koşarsa tamamen sapıtmış olur.
Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Ondan başkasını ise dilediğine bağışlar. Kim de Allah'a ortak koşarsa, hakikattan çok uzak bir sapıklığa sapmış demektir.
Doğrusu Allah kendine şirk koşulmasını mağfiret buyurmaz, ondan berisini ise dilediğine mağfiret buyurur, kim de Allaha şirk koşarsa hakikatte pek uzak bir dalale sapmıştır
Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında hak edeni bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, derin bir sapkınlıkla sapmış olur.
Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında hak edeni dipnot 1 bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, derin bir sapkınlıkla sapmış olur.
Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında, dilediğini dipnot 1 bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, derin bir sapkınlıkla sapmış olur.
Hiç şüphesiz, Tanrı, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Tanrı'ya şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır.
Şübhesiz ki Allah, kendisine eş tanıtması (nın günahını) yarlığamaz. Ondan başkasını, dileyeceği kimse için, yarlığar. Kim Allaha eş tanırsa muhakkak ki o, (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapmışdır.
Elbette Allah; kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bundan başkasını dilediğine bağışlar. Kim, Allah'a şirk koşarsa; çok uzak bir dalalete düşmüş olur.
(116-121) Allah kendisine ortak koşulmasını kesinlikle bağışlamaz, bunun dışındaki istediği kimseyi bağışlar, her kim Allah’a ortak koşarsa, kesinlikle uzak bir sapmaya sapmıştır. O’nun dışında sadece dişi putlara dua ediyorlar , onlar sadece inatçı şeytana dua ediyorlar , Allah ona (şeytana) lanet etti, dedi ki; senin kullarından belli bir miktarda pay alacağım. (Bir kısmı benim kulum olacaklar) Onları saptıracağım onlara ümit vereceğim hayaller kuracaklar ve onlara hayvanların kulaklarını yarın diye emredeceğim, Allah’ın yarattığını bozmalarını emredeceğim. Her kim Allah’ın dışında dost olarak şeytanı edinirse, apaçık hasarla hasarlanmıştır. Onlara vaatte bulunur hayaller kurdurur , şeytan ancak ve ancak aldanmayı vaad edebilir, onların barınacakları yer cehennemdir ondan kaçacakları bir yer bulamazlar.
Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz, bunun dışındaki (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa büsbütün sapıtmıştır.
Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bundan başka herşeyi dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan da uzak bir sapıklığa düşmüştür.
Allah, kendisine ortak /şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun altındaki günahları, gerekeni yapan kişi için bağışlar dipnot 1 . Kim Allah'a ortak koşarsa yanlış yola girip kaybolup gitmiş olur.
Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun altında olanı, şirkten uzak kalmayı tercih eden kişi için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa derin bir sapıklığa düşmüş olur.
Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz, bunun dışındaki (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa o uzak bir sapıklığa düşmüştür.
Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa o derin bir dalalete düşmüştür.
Allah, kendisine ortak koşulmasını affetmez ama bunun dışında kalanı/bundan az olanı dilediği kişi için affeder. Allah'a şirk koşan, dönüşü olmayan bir sapıklığa dalıp gitmiştir.
Never shall, Allah forgive the impious irreverence of incorporating with Him other deities, but He forgives all else to whom He will. And he who incorporates with Allah other deities shall have lost himself in the maze of error.
God does not forgive the worship of others beside Him- though He does forgive whoever He will for lesser sins- for whoever does this has gone far, far astray.
Allah forgiveth not (The sin of) joining other gods with Him; but He forgiveth whom He pleaseth other sins than this: one who joins other gods with Allah, Hath strayed far, far away (from the right).
Truly it is only associating others with Allah in His divinity that Allah does not forgive, dipnot 1 and forgives anything besides that to whomsoever He wills. Whoever associates others with Allah in His divinity has indeed strayed far away.
Allah does not forgive anything being associated with Him but He forgives whoever He wills for anything other than that. Anyone who associates something with Allah has gone very far astray.
Verily! Allâh forgives not (the sin of) setting up partners (in worship) with Him, but He forgives whom He wills sins other than that, and whoever sets up partners in worship with Allâh, has indeed strayed far away.
Indeed Allah does not forgive that any partner should be ascribed to Him, but He forgives anything besides that to whomever He wishes. And whoever ascribes partners to Allah has certainly strayed into far error.
Allâh does not forgive (without repentance on the part of the sinner) that a partner be associated with Him though He forgives everything short of that to whomsoever He will. And he who associates a partner with Allâh has strayed, indeed, a far off straying.
God forgives not that aught should be with Him associated; less than that He forgives to whomsoever He will. Whoso associates with God anything, has gone astray into far error.
The only unforgivable sin is believing in more than one God. God [at His discretion] may forgive any other sin. Anyone who idolizes beside God, has gone far into the darkness.
Verily, God forgives not associating aught with Him, but He pardons anything short of that, to whomsoever He will; but whoso associates aught with God, he hath erred a wide error.
God does not forgive to have partners set up with Him, but He forgives other than that for whom He pleases. Whoever sets up partners with God has indeed strayed a far straying.
Verily God will not pardon the giving Him a companion, but He will pardon any crime besides that, unto whom He pleaseth: And he who giveth a companion unto God, is surely led aside into a wide mistake:
Verily, Allah forgives not associating anything with Him, but He pardons anything short of that, to whomsoever He will; but whoever associates aught with Allah, he hath strayed far into error.
Surely Allah does not forgive that (anything be) with Him associated; and (anything) whatever, apart from that, He forgives to whomever He decides. And whoever associates (anything) with Allah, then he has readily erred into far error.
Lo! Allah pardoneth not that partners should be ascribed unto Him. He pardoneth all save that to whom He will. Whoso ascribeth partners unto Allah hath wandered far astray.
God does not forgive that compeers be ascribed to Him, and absolves all else whatsoever He will. And he who associates compeers with God has indeed wandered far astray.
VERILY, God does not forgive the ascribing of divinity to aught beside Him, although He forgives any lesser sin unto whomever He wills: for those who ascribe divinity to aught beside God have indeed gone far astray.
Surely Allah does not forgive associating ˹others˺ with Him ˹in worship˺,[1] but forgives anything else of whoever He wills. Indeed, whoever associates ˹others˺ with Allah has clearly gone far astray.
God does not forgive to have partners set up with Him, but He forgives other than that for whom He pleases. Whoever sets-up partners with God has indeed strayed a far straying.
GOD does not forgive idol worship (if maintained until death), and He forgives lesser offenses for whomever He wills. Anyone who idolizes any idol beside GOD has strayed far astray.
Indeed, Allah does not forgive association with Him, but He forgives what is less than that for whom He wills. And he who associates others with Allah has certainly gone far astray.
God forgives not that a partnership be ascribed to Him; but He forgives other than that whom He wills. And whoso ascribes a partnership to God, he has strayed far away.
Allah will not forgive SHIRK (choosing authorities besides Him) though He may forgive other transgressions according to His Law of forgiveness. Whoever commits SHIRK, has wandered far astray (4:48).
Verily, Allah does not forgive (the sin of) joining other gods with Him; But He forgives (those) Whom He pleases sins other than this (sin): The one who joins other gods with Allah, has strayed far, far away (from the Right).
Surely, Allah does not forgive that a partner is ascribed to Him, and forgives anything short of that for whomsoever He wills. Whoever ascribes a partner to Allah has indeed gone far astray.
God does not forgive that partners be set up with Him, and He forgives other than that for whom He pleases. Whoever sets up partners with God has indeed strayed a far straying.