Nisâ suresi

Nisâ suresi, 110. ayet

Nisâ suresi, 110. ayet. وَمَن يَعْمَلْ سُوٓءًا أَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُۥ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ ٱللَّهَ يَجِدِ ٱللَّهَ غَفُورًا رَّحِيمًا

vemey ya`mel sûen ev yażlim nefsehû ŝümme yestagfiri-llâhe yecidi-llâhe gafûrar raḥîmâ.

Diyanet İşleri

Kim bir kötülük yapar, yahut kendine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlama dilerse, Allah'ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici bulur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 107–113 · surenin 110. ayeti / 176

Konu Hainleri savunma; gizli fısıldaşmalar Nisâ 105–115 3

  1. Nisâ 107

    Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkarı sevmez.

  2. Nisâ 108

    Bunlar, insanlardan gizlenmeye çalışırlar da Allah'tan gizlenmezler. Halbuki Allah, geceleyin, razı olmayacağı sözleri kurarlarken onlarla beraberdir. Allah, onların yaptıklarını (ilmiyle) kuşatmıştır.

  3. Nisâ 109

    İşte siz öyle kimselersiniz (ki, diyelim) dünya hayatında onları savundunuz. Ya kıyamet günü onları Allah'a karşı kim savunacak, yahut kim onlara vekil olacak?

  4. 110

    Kim bir kötülük yapar, yahut kendine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlama dilerse, Allah'ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici bulur.

  5. Nisâ 111

    Kim bir günah kazanırsa, onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Nisâ 112

    Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.

  7. Nisâ 113

    (Ey Muhammed!) Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana kitabı (Kur'an'ı) ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana lütfu çok büyüktür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

110. Yani kim masiyet işlemek cesaretini gösterip günaha sapacak olursa sonra da Allah’tan -günahını ikrar etmek, bundan pişmanlık duymak, onu terk etmek ve bir daha o günaha dönmemeye karar vermek sureti ile- tam bir mağfiret dileğinde bulunacak olursa, işte vaadinden caymayan Yüce Allah, bunu yapan bir kimseye, mağfiretini ve rahmetini vaad etmektedir. Allah böyle birisinin işlediği günahını mağfiret eder ve bu günahın sebep olduğu eksiklik ve kusurunu izale eder, ona daha önce işlemiş olduğu salih amellerini tekrar iade ederek, ömrünün geri kalan bölümlerinde tevfikini ihsan eder. Bu günahını ilâhi tevfike engel kılmaz. Çünkü o günahı bağışlamıştır. Onu bağışladı mı da o günahın sebep olacağı hususları da bağışlamış olur.

Şu bilinmelidir ki mutlak olarak “kötülük” işlemekten söz edilmesi halinde bu, küçüğü ile büyüğü ile bütün günahları kapsar. Kötülüğe “kötülük/السوء” adının verilmesi, ona verilecek ceza sebebi ile sahibinin üzülecek ve ondan hoşlanmayacak olmasından, bir de onun bizatihi iyi ve güzel olmayışından, kötü oluşundan dolayıdır. Aynı şekilde “nefse zulmetmek” de mutlak olarak zikredilecek olursa nefse hem şirk ile zulmetmeyi hem de bundan daha aşağıda olan diğer günahları kapsar. Ancak bunlardan birinin diğeri ile birlikte kullanılması halinde bunların her birisi kendine uygun şekilde açıklanıp tefsir edilir.

Buna göre burada “kötülük” işlemek, insanların hoşuna gitmeyen zulüm ile tefsir edilir ki bu da onlara canlarında, mallarında, ırz, namus ve haysiyetlerinde zulmetmek demektir. “Nefse zulmetmek” ise kişinin kendisi ile Allah arasındaki zulüm ve masiyetlerle kendisine haksızlık etmesi şeklinde tefsir edilir. Nefse zulmetmenin “zulüm” diye adlandırılmasının sebebi ise nefsin, kulun onun üzerinde dilediği şekilde tasarrufta bulunacağı bir mülkü olmadığından dolayıdır. Aksine nefis, Yüce Allah’ın mülküdür. Allah, o nefsi kuluna emanet vermiştir ve ona nefsini -ilim ve amel ile- sırat-ı müstakime bağlı olmaya mecbur etmek sureti ile doğru yolda tutmasını emretmiştir. Bu nedenle o, nefsine emrolunduğu şeyleri öğretmeye çalışmalı ve gereken şekilde amel etmesini sağlamalıdır. Bunun dışındaki bir yola girmesi ise kişinin, nefsine zulüm ve hainlik etmesidir. Nefsini adaletin zıddı olan haksızlık ve zulüm yolunda yürütmesidir.

Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kim kötü bir iş yapar veya bir günah işleyerek kendine zulmeder de sonrasında günahından dönmüş pişman bir halde onu itiraf ederek Allah'tan bağışlanma dilerse, ebediyete kadar yüce Allah’ı günahları çokça bağışlayan ve ona karşı çokça merhamet eden olarak bulacaktır.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَن ve men ve kim
  2. يَعْمَلْ yea'mel yaparsa kök: عمل
  3. سُوٓءًا su'en bir kötülük kök: سوا
  4. أَوْ ev yahut
  5. يَظْلِمْ yezlim zulmederse kök: ظلم
  6. نَفْسَهُۥ nefsehu nefsine kök: نفس
  7. ثُمَّ summe sonra
  8. يَسْتَغْفِرِ yestegfiri mağfiret dilerse kök: غفر
  9. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  10. يَجِدِ yecidi bulur kök: وجد
  11. ٱللَّهَ llahe Allah'ı kök: اله
  12. غَفُورًۭا gafuran bağışlayıcı kök: غفر
  13. رَّحِيمًۭا rahimen ve esirgeyici kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…

  • Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kim bir kötülük yaparsa veya nefsine haksızlık eder de sonra Allah'tan bağışlanma dilerse, Allah'ı çok bağışlayıcı, çok merhametli bulacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Fakat kim kötülük yapar ya da kendine zulmeder ama Allah'tan af dilerse, Allah'ı hem tarifsiz bir bağışlayıcı, hem de eşsiz merhamet sahibi bulacaktır.

Muhammed Esed

Ama kim kötülük yapar yahut (başka şekilde) kendisine zulmeder de daha sonra affetmesi için Allaha yalvarırsa, Allahı çok bağışlayıcı ve rahmet kaynağı olarak bulacaktır.

Ahmed Hulusi

Kim bir suç işler ya da nefsine zulmederse (benliği yüzünden - benliğini Allah'a şirk koşarsa); sonra (suçunu idrak edip) Allah'a istiğfar ederse, Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir (bağışlayıcıdır ve rahmetinden kaynaklanan güzellikleri yaşatandır). . .

Ali Bulaç

Kim kötülük işler veya nefsine zulmedip sonra Allah'tan bağışlanma dilerse Allah'ı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur.

Ali Özek ve heyeti

Kim bir kötülük yapar yahut nefsine zulmeder de sonra Allah'tan mağfiret dilerse, Allah'ı çok bağışlayıcı, çok merhametli bulur.

Ali Rıza Safa

Kim bir kötülük yapar veya kendisine yazık eder, sonra, Allah'tan bağışlanma dilerse, Allah'ı, Sınırsız Bağışlayan; Merhametli bulacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Kim bir kötülük yapar veya kendine zulmeder de sonra Allah'tan af dilerse, Allah'ı çok bağışlayıcı ve merhamet edici bulacaktır.

Edip Yüksel

Kim bir kötülük işler veya özüne zulmeder de sonra ALLAH'tan bağışlanma dilerse ALLAH'ı Bağışlayıcı ve Rahim bulur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kim bir kötülük işler veya özüne zulmeder de sonra ALLAH'tan bağışlanma dilerse ALLAH'ı Bağışlayıcı ve Rahim bulur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oysa ki, kim bir kötülük yapar veya kendine zulmeder de sonra Allah'tan mağfiret dilerse, Allah'ı çok bağışlayıcı ve merhametli bulur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki kim bir kötülük yapar veya nefsine zulm eder de sonra Allahın mağfiretine sığınırsa Allahı bir gafur, rahim bulur

Erhan Aktaş

Kim bir kötülük yapar veya kendisine haksızlık eder dipnot 1 de, sonra Allah'tan bağışlanma dilerse; Allah'ı, Çok Bağışlayıcı ve Kesintisiz Rahmet Edici bulur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kötülük yaparak kendisine haksızlık ederse.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kim bir kötülük yapar veya kendisine haksızlık eder dipnot 1 de, sonra Allah'tan bağışlanma dilerse; Allah'ı, Çok Bağışlayıcı ve Kesintisiz Rahmet edici bulur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kötülük yaparak kendisine haksızlık ederse.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kim bir kötülük yapar veya kendisine haksızlık eder dipnot 1 de, sonra Allah'tan bağışlanma dilerse; Allah'ı, Çok Bağışlayıcı ve Kesintisiz Rahmet edici bulur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günah işleyerek kendisine haksızlık ederse.

Gültekin Onan

Kim kötülük işler veya nefsine zulmedip sonra Tanrı'dan bağışlanma dilerse Tanrı'yı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur.

Hasan Basri Çantay

Kim bir kötülük yapar, yahud nefsine zulmeder de sonra Allahdan mağfiret isterse o, Allahı çok yarlığayıcı, çok esirgeyici bulur.

İbni Kesir

Kim, bir kötülük yapar veya nefsine zulmeder de sonra Allah'dan mağfiret dilerse; Allah'ın Gafur ve Rahim olduğunu görür.

Mehmet Alagaş

(107-113) Nefislerine ihanet edenler hakkında mücadele etme / cedelleşme, muhakkak ki Allah, alçakları ve günahkarları sevmez. İnsanlardan gizlemeye çalışırlar da Allah’tan saklayamazlar, Allah onlarla beraberdir. Allah’ın söz olarak hoşnut olmayacağı şeyi düzerler / beyitleştirirler , Allah yaptıklarını çevrelemiştir / kuşatmıştır. İşte siz öyle kimselersiniz ve diyelim ki onları dünya hayatında savundunuz / onlar için cedelleştiniz, kıyamet günü Allah’la onlar hakkında kim cedelleşecek? Onları kim savunacak? Yahut onlara kim vekil olacak? Her kim suç işlerse yahut nefsine zulmederse, sonra da Allah’tan bağışlamasını dilerse, Allah’ı, bağışlayıcı ve esirgeyici olarak bulacaktır. Her kim günah kazanmışsa onu kendi için kazanmıştır , Allah bilendir, hâkimdir. Her kim bir hata yahut günah kazanırsa sonra da onu iyi birinin üstüne atarsa o kesinlikle bühtan / iftira ve apaçık bir suç yüklenmiştir. Şayet Allah’ın sendeki fazlı ve rahmeti olmasaydı onlardan bir kısım seni saptırmaya yeltenmişti. (Hemme) onlar kendileri dışında kimseyi saptıramadılar , sana da bir zarar veremediler. Allah kitabı ve gerekçesini / hikmeti sana indirdi ve sana bilmediklerini öğretti , Allah’ın üzerindeki fazlı / erdemi çok büyük idi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kim bir kötülük işler veya kendi nefsine zulmeder de ardından Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah’ı çokça bağışlayıcı ve merhamet eden olarak bulur.

Süleyman Ateş

Kim bir kötülük yapar, yahut nefsine zulmeder de sonra Allah'tan mağfiret dilerse, Allah'ı bağışlayıcı ve esirgeyici bulur.

Süleymaniye Vakfı

Kim bir kötülük işler veya kendini yanlışa sürükler de sonra Allah'tan bağışlanma dilerse Allah'ın bağışlamasının bol, ikramının çok olduğunu görecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kim bir kötülük işler veya kendini yanlışa sürükler de Allah'tan bağışlanma dilerse, Allah'ın bağışlamasının bol, ikramının çok olduğunu görecektir.

Şaban Britch

Kim bir kötülük işler veya nefsine zulmeder de sonra Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah’ı bağışlayıcı ve merhametli olarak bulur.

Şaban Piriş

Kim bir kötülük işler veya nefsine zulmeder de sonra Allah'tan bağışlanma dilerse, Allah'ı bağışlayıcı ve merhametli olarak bulur.

Yaşar Nuri Öztürk

Kim bir kötülük yapar yahut öz benliğine zulmeder de sonra Allah'tan af dilerse Allah'ı çok affedici, çok merhametli bulur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Yet he who commits himself to an evil line of conduct or wrongs himself and invokes Allah's forgiveness and mercy, shall find Allah has always been ever Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

Yet anyone who does evil or wrongs his own soul and then asks God for forgiveness will find Him most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

If any one does evil or wrongs his own soul but afterwards seeks Allah's forgiveness, he will find Allah Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

He who does either evil or wrongs himself, and then asks for the forgiveness of Allah, will find Allah All-Forgiving, All-Compassionate.

Aisha Bewley

Anyone who does evil or wrongs himself and then asks Allah’s forgiveness will find Allah Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And whoever does evil or wrongs himself but afterwards seeks Allâh’s Forgiveness, he will find Allâh Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Whoever commits evil or wrongs himself and then pleads to Allah for forgiveness, will find Allah all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

And whoever commits evil and does injustice to himself and then asks forgiveness of Allâh, will find Allâh Most Forgiving, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Whosoever does evil, or wrongs himself; and then prays God's forgiveness, he shall find God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

If someone has been unjust to his own soul, or has done a wrong thing, and then beg God for forgiveness, he will find the Lord Most Forgiving and Merciful.

E. Henry Palmer

Yet whoso does evil and wrongs himself, and then asks pardon of God, shall find God forgiving and merciful;

Edip-Layth

Whoever does any evil, or wrongs himself, then seeks God's forgiveness; he will find God Forgiving, Compassionate.

George Sale

Yet he who doth evil, or injureth his own soul, and afterwards asketh pardon of God, shall find God gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Yet whoever does evil and wrongs his own soul, and then asks pardon of Allah, shall find Allah Forgiving and Merciful;

Mahmoud Ghali

And whoever earns an odious (deed) or does an injustice to himself (and) thereafter asks Allah His forgiveness, he will find Allah Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Yet whoso doeth evil or wrongeth his own soul, then seeketh pardon of Allah, will find Allah Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

He who does evil or acts against his own interests (by disbelieving), then prays for God's forgiveness, will find God compassionate and merciful.

Muhammad Asad

Yet he who does evil or [otherwise] sins against himself, and thereafter prays God to forgive him, shall find God much-forgiving, a dispenser of grace:

Mustafa Khattab

Whoever commits evil or wrongs themselves then seeks Allah’s forgiveness will certainly find Allah All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

And whoever does any evil, or wrongs himself, then seeks God's forgiveness; he will find God Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

Anyone who commits evil, or wrongs his soul, then implores GOD for forgiveness, will find GOD Forgiving, Most Merciful.

Sahih International

And whoever does a wrong or wrongs himself but then seeks forgiveness of Allah will find Allah Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And whoso does evil or wrongs his soul then seeks forgiveness of God, he will find God forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

Anyone who transgresses against his or her own "Self", then seeks Allah's forgiveness, will find Allah Forgiving, Merciful. (The way to achieve Allah's forgiveness is repentance, taking corrective action and doing good deeds for others (4:17), (11:114)).

Syed Vickar Ahamed

If anyone does evil or wrongs his own soul but afterwards asks for Allah’s forgiveness, he will find Allah Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

Whoever acts evil or wrongs himself, then seeks forgiveness from Allah, shall find Allah Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

And whoever does any evil, or wrongs himself, then seeks the forgiveness of God; he will find God is Forgiver, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 110. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 110. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 110. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩