Diyanet İşleri
Lut'u da (Peygamber olarak gönderdik.) Hani o, kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre, o çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Neml suresi · 54–58. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Neml suresi, 54. ayet. وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَتَأْتُونَ ٱلْفَٰحِشَةَ وَأَنتُمْ تُبْصِرُونَ
Lut'u da (Peygamber olarak gönderdik.) Hani o, kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre, o çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Lut'u da (peygamber olarak göndermiştik). Kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre o çirkinliği (hâlâ) yapıyor musunuz?
Ve Lut'u da (kurtarmıştık). Hani o bir zamanlar kavmine şöyle demişti: "Siz (fıtrattan sapma olduğunu) göre göre bu (tür bir) fuhşu işlemeyi sürdürecek misiniz?
Ve Lut'u da (böyle kurtarmıştık); hani o kavmine "Bu çirkin eylemi, (insanın yapı ve yaratılışına aykırı olduğunu) göre göre, nasıl işliyorsunuz?" demişti,
Lut. . . Hani kavmine dedi ki: "Siz bile bile o hayasızlığı uyguluyorsunuz!"
Lut da; hani kavmine demişti ki: "Siz, açıkça gördüğünüz halde, yine de o çirkin utanmazlığı yapacak mısınız?"
Lût'u da (peygamber olarak kavmine gönderdik.) Kavmine şöyle demişti: Göz göre göre hâla o hayâsızlığı yapacak mısınız?
Lut da toplumuna, şöyle demişti: "Göz göre göre, sağtöreye uygun olmayan ilişkileri nasıl yapıyorsunuz?"
Lut da kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre hala o hayasızlığı yapacak mısınız?"
Lut da halkına demişti ki, "Gördüğünüz halde nasıl olur da böyle bir kötülüğü işliyorsunuz?"
Lut da halkına demişti ki, 'Gördüğünüz halde nasıl olur da böyle bir kötülüğü işliyorsunuz?'
Lut'a da peygamberlik verdik. O vakit kavmine şöyle demişti: "Siz, gözünüz göre göre o rezaleti yapacaksınız ha!?
Luta da risalet verdik, o vakıt ki kavmine demişti: siz gözünüz göre göre o fuhşu yapacaksınız ha?
Lut, halkına şöyle demişti: "Göz göre göre fahişelik dipnot 1 mi yapıyorsunuz?"
Lut, halkına şöyle demişti: "Göz göre göre fahişelik dipnot 1 mi yapıyorsunuz?"
Lut, kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre fahişelik dipnot 1 mi yapıyorsunuz?"
Lut da; hani kavmine demişti ki: "Siz açıkça gördüğünüz halde, yine de o çirkin utanmazlığı yapacak mısınız?"
Luuta da (peygamberlik vermişdik). O zaman kavmine (öyle) demişdi: "Siz gözünüz göre göre haala o kötülüğü yapacak mısınız"?
Lut'u da. Hani kavmine demişti ki: Göz göre göre bir hayasızlık mı yapıyorsunuz?
(54-58) Lut kavmine dedi ki iğrençliği / fuhşiyatı göz göre göre yapacak mısınız? Gerçekten s iz, kadınlar dışında erkekleri şehvetle hâlâ edinecek misiniz? Bilakis sizler cahil kavimsiniz. Kavminin yanıtı / cevabı Lut ailesini köyünüzden çıkarınız demeleri oldu, kesinlikle onlar pek temiz! İnsanlarmış dediler. Onu ve yakın çevresini karısı hariç kurtardık, o kadının geride kalmasını uygun bulduk / takdir ettik , Onların üzerlerini sağanak yağdırdık, uyarılanların sağanağı ne kötüdür.
Lût'u da (an). Hani o kavmine şöyle demişti: "Siz göre göre bu çirkin kötülüğü yapıyor musunuz?
Lut'u da (gönderdik), kavmine dedi ki: "Siz göre göre o aşırı kötülüğü yapıyorsunuz ha?!"
Lut'u da (elçi gönderdik.) Bir gün o, halkına şöyle demişti dipnot 1 : "Siz eşcinsel ilişkiyi dipnot 2 birbirinizin gözü önünde mi yapıyorsunuz dipnot 3 ?
Bir gün Lut, halkına şöyle demişti: "Her şeyi görüp dururken o çirkin işe mi yanaşıyorsunuz?
Lût da onlara: Göz göre göre bu fuhşu mu işliyorsunuz? diyordu.
Lut da onlara: -Göz göre göre bu fuhşu mu işliyorsunuz?! diyordu.
Lut'u da resul olarak gönderdik. Toplumuna şöyle dedi: "Gözünüz göre göre şu iğrençliği yapıyorsunuz ha!"
Neml suresi, 55. ayet. أَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلرِّجَالَ شَهْوَةً مِّن دُونِ ٱلنِّسَآءِ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ
"Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz."
Siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Doğrusu siz cahillikte devam eden bir topluluksunuz!"
Şimdi siz kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yöneliyorsunuz, öyle mi? Yoo! Siz aslında (bunun getireceği vahim sonucu) bilmiyorsunuz!
"Gerçekten, kadınları bırakıp da, şehvetle erkeklere mi yöneliyorsunuz? Hayır, işin gerçeği, siz (hakka karşı körlüğü,) bilinçsizliği seçmiş bir toplumsunuz!"
"Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklerle mi yatıyorsunuz? Hayır, siz cahillik yapan bir kavimsiniz. "
"Siz gerçekten, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır, siz (yaptığı şeyi) bilmeyen bir kavimsiniz."
(Bu ilâhî ikazdan sonra hâla) siz, ille de kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşacak mısınız? Doğrusu siz, beyinsizlikte devam edegelen bir kavimsiniz!
"Aslında, kadınlardan başka bir de ayrıca, eşeysel tutkularla erkeklere yöneliyorsunuz; öyle mi? Hayır! Siz, bilisiz bir toplumsunuz!"
"Siz ille de kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşacak mısınız? Doğrusu siz, cehalet üreten bir toplumsunuz."
"Kadınları bırakıp erkeklerle mi cinsel ilişki kuruyorsunuz? Siz gerçekten pek cahil bir topluluksunuz."
'Kadınları bırakıp erkeklerle mi cinsel ilişki kuruyorsunuz? Siz gerçekten pek cahil bir topluluksunuz.'
Sahi siz, kadınları bırakıp şehvet için ille de erkeklere mi gideceksiniz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir topluluksunuz."
Sahi siz kadınları bırakıp şehvet için mutlak erkeklere mi gideceksiniz? Doğrusu siz ne yaptığınızı bilmez bir kavmsiniz
"Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Hayır! Siz gerçekten cahil dipnot 1 bir toplumsunuz."
"Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Hayır! Siz gerçekten cahil dipnot 1 bir toplumsunuz."
"Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Hayır! Siz gerçekten cahil dipnot 1 bir toplumsunuz."
"Siz gerçekten, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır, siz (yaptığı şeyi) bilmeyen bir kavimsiniz."
"Gerçek, siz kadınları bırakıb da şehvetle mutlakaa erkeklere yanaşacak mısınız? Hayır, siz beyinsizlikde (ahmaklıkda) devam edegelen bir kavmsiniz".
Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır siz, cahil bir kavimsiniz.
(54-58) Lut kavmine dedi ki iğrençliği / fuhşiyatı göz göre göre yapacak mısınız? Gerçekten s iz, kadınlar dışında erkekleri şehvetle hâlâ edinecek misiniz? Bilakis sizler cahil kavimsiniz. Kavminin yanıtı / cevabı Lut ailesini köyünüzden çıkarınız demeleri oldu, kesinlikle onlar pek temiz! İnsanlarmış dediler. Onu ve yakın çevresini karısı hariç kurtardık, o kadının geride kalmasını uygun bulduk / takdir ettik , Onların üzerlerini sağanak yağdırdık, uyarılanların sağanağı ne kötüdür.
“Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Doğrusu siz cahillik eden bir kavimsiniz.”
"Siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Siz gerçekten cahil bir toplumsunuz."
Siz kadınları ikinci sıraya atıyor, şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Aslında siz cahilce davranan bir halksınız."
Siz kadınları bırakıp erkeklere şehvetle yanaşmakta kararlı mısınız? Hayır, siz kendini tutamayan bir halksınız."
Kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Gerçekten siz, cahillik eden bir toplumsunuz.
Kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Gerçekten siz, cahillik eden bir toplumsunuz.
"Siz, şehvetinizi tatmin için kadınları bırakıp da erkeklere mi gidiyorsunuz? Doğrusu siz cehalete saplanmış bir topluluksunuz."
Neml suresi, 56. ayet. فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَخْرِجُوٓا۟ ءَالَ لُوطٍ مِّن قَرْيَتِكُمْ إِنَّهُمْ أُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ
Bunun üzerine kavminin cevabı ancak şöyle demek oldu: "Lut'un ailesini memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar temiz kalmak isteyen insanlarmış(!)"
Kavminin cevabı ise "Lut'un ailesini şehrinizden çıkarın; şüphesiz ki onlar temiz kalmak isteyen insanlarmış!" sözünden başka bir şey olmamıştı.
Buna karşılık kavminin cevabı, "Lut (ve) yakınlarını ülkenizden çıkarın! Belli ki bunlar pek temiz (!) insanlarmış!" demekten başka bir şey olmadı.
Fakat halkının o'na verdiği cevap: "(Lut'u) ve Lut'un yandaşlarını şehrinizden çıkarın! Çünkü bunlar kendilerini temize çıkarmaya çalışan insanlar!" demekten başka bir şey olmadı.
Halkının cevabı: "Lut Ailesi'ni şehirden sürün! Onlar temiz yaşayan insanlar" oldu.
Kavminin cevabı: "Lut ailesini şehrinizden sürüp çıkarın. Temiz kalmak isteyen insanlarmış" demekten başka olmadı.
Kavminin cevabı sadece: «Lût ailesini memleketinizden çıkarın; çünkü onlar (bizim yaptıklarımızdan) uzak kalmak isteyen insanlarmış!» demelerinden ibaret oldu.
Toplumu, yanıt olarak, yalnızca şunu söyledi: "Lut'un ailesini kentinizden çıkarın; bunlar, temiz insanlarmış!"
Toplumunun cevabı sadece, "Lut ailesini memleketinizden çıkarın; çünkü onlar, temizliği seven insanlardır" oldu.
Halkının yanıtı sadece, "Lut'un ailesini kasabanızdan çıkarın, onlar temiz kalmak istiyorlar" demek oldu.
Halkının yanıtı sadece, 'Lut'un ailesini kasabanızdan çıkarın, onlar temiz kalmak istiyorlar,' demek oldu.
Buna kavminin cevabı sadece: "Çıkarın şu Lut ailesini memleketinizden; çünkü onlar, çok temizlik taslayan kimselerdir." demeleri olmuştu.
Buna kavminin cevabı sade şu olmuştu: çıkarın şu Lut ailesini memleketinizden, çünkü onlar çok temizlik taslar kimseler, demişlerdi
Fakat halkının cevabı: "Lut ailesini kasabamızdan çıkarın; çünkü onlar temiz kalmak isteyen kimselermiş!" demekten başka bir şey olmadı.
Fakat halkının cevabı: "Lut ailesini kasabamızdan çıkarın; çünkü onlar temiz kalmak isteyen kimselermiş!" olmaktan başka bir şey olmadı.
Fakat halkının cevabı: "Lut ailesini kasabamızdan çıkarın; çünkü onlar temiz kalmak isteyen kimselermiş!" olmaktan başka bir şey olmadı.
Kavminin cevabı: "Lut ailesini şehrinizden sürüp çıkarın. Temiz kalmak isteyen insanlarmış" demekten başka olmadı.
(Buna karşı) kavminin cevabı: "Luut haanedanını memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar temizliğe zorlar insanlardır" demelerinden başka (bir şey) olmadı.
Kavminin cevabı: Lut'un ailesini kasabanızdan çıkarın. Çünkü onlar, temiz kalmaya çalışan insanlardır, demekten başka bir şey olmadı.
(54-58) Lut kavmine dedi ki iğrençliği / fuhşiyatı göz göre göre yapacak mısınız? Gerçekten s iz, kadınlar dışında erkekleri şehvetle hâlâ edinecek misiniz? Bilakis sizler cahil kavimsiniz. Kavminin yanıtı / cevabı Lut ailesini köyünüzden çıkarınız demeleri oldu, kesinlikle onlar pek temiz! İnsanlarmış dediler. Onu ve yakın çevresini karısı hariç kurtardık, o kadının geride kalmasını uygun bulduk / takdir ettik , Onların üzerlerini sağanak yağdırdık, uyarılanların sağanağı ne kötüdür.
Kavminin cevabı, ancak şöyle demek oldu: "Lût ailesini memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar pek temiz kalan insanlardır."
Kavminin cevabı sadece şöyle demek oldu: "Lut ailesini kentinizden çıkarın, çünkü onlar temiz kalmak isteyen kimselermiş(!)"
Halkının cevabı: "Lut'un ailesini kentinizden çıkarın; çünkü onlar temiz kalmaya çalışan insanlardır!" demekten başka bir şey olmadı.
Halkının ona cevabı sadece şu olmuştu: "Lut ‘un ailesini kentinizden çıkarın; onlar temiz insanlarmış!"
Kavminin cevabı, ancak şöyle demek oldu:Lut ailesini ülkenizden çıkarın, Çünkü onlar pek temiz kalan insanlardır.
Kavminin cevabı, ancak şöyle demek oldu: -Lut Ailesini ülkenizden çıkarın, Çünkü onlar pek temiz kalma meraklısı insanlarmış.
Toplumunun cevabı sadece şunu söylemek oldu: "Çıkarın şu Lut ailesini kentinizden; bunlar temizlik tutkunu olmuş kişilerdir."
Neml suresi, 57. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَٰهَا مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ
Biz de onu ve ailesini kurtardık. Ancak karısı başka. Onun geride kalıp helak olmasını takdir ettik.
Bunun üzerine onu (Lut'u) ve ailesini kurtarmıştık. Hanımı hariç; onun geride (azaba uğrayanların içinde) kalmasını uygun görmüştük. dipnot 1
Derken, Biz onu ve (iman) ailesini kurtardık; ancak karısının dökülenler arasında yer almasına karar verdik.
Ve bunun üzerine Biz de o'nu ve ailesini kurtardık, yalnızca karısının geride kalanlar arasında olmasını gerekli gördük.
Biz de Onu ve ehlini kurtardık, karısı müstesna. . . Onu, geride kalıp helak olanlardan (olmasını) takdir ettik.
Biz de, onu ve ailesini kurtardık, yalnızca karısı hariç; onu geride (azab içinde kalanlar arasında) takdir ettik.
Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Yalnız karısı müstesna; onun geride (azaba uğrayanların içinde) kalmasını takdir ettik.
Bunun üzerine, Onu ve ailesini kurtardık. Ancak, karısının, geride kalanlar arasında olmasını uygun gördük.
Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Karısı müstesna; çünkü onun, geride kalmasını gerekli bulduk.
Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısı hariç; onu geride kalanlardan saydık.
Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısı hariç; onu geride kalanlardan saydık.
Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık; ancak kansının geride kalanlar arasında olmasını takdir etmiştik.
Bunun üzerine onu ve ehlini necata çıkardık ancak karısını kalanlardan takdir etmiştik
Bunun üzerine onu ve taraftarlarını kurtardık; karısı hariç. Onun geride kalanlardan olmasını uygun gördük.
Bunun üzerine onu ve taraftarlarını kurtardık; karısı hariç. Onun geride kalanlardan olmasını uygun gördük.
Bunun üzerine hanımı hariç onu ailesini ve taraftarlarını kurtardık. Hanımının geride kalanlardan olmasını uygun gördük.
Biz de, onu ve ehlini (ailesini) kurtardık, Yalnızca karısı hariç; onu geride (azab içinde kalanlar arasında) takdir ettik.
Bunun üzerine biz de hem onun, hem geri kalanlardan olmasını takdir etdiğimiz karısından, başka bütün haanedanını kurtardık.
Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Yalnız karısının geride kalanlardan olmasını takdir ettik.
(54-58) Lut kavmine dedi ki iğrençliği / fuhşiyatı göz göre göre yapacak mısınız? Gerçekten s iz, kadınlar dışında erkekleri şehvetle hâlâ edinecek misiniz? Bilakis sizler cahil kavimsiniz. Kavminin yanıtı / cevabı Lut ailesini köyünüzden çıkarınız demeleri oldu, kesinlikle onlar pek temiz! İnsanlarmış dediler. Onu ve yakın çevresini karısı hariç kurtardık, o kadının geride kalmasını uygun bulduk / takdir ettik , Onların üzerlerini sağanak yağdırdık, uyarılanların sağanağı ne kötüdür.
O’nu ve ailesini kurtardık. Yalnız, geride kalanlardan olmasını takdir ettiğimiz karısı hariç.
Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısının (azabda) kalanlardan olmasını takdir ettik.
Biz de karısı hariç onu ve ailesini kurtardık. Karısının, (bedeninin) kalıntısı kalanlardan olmasını kararlaştırdık dipnot 1 .
Biz de Lut'u ve ailesini kurtardık; karısı hariç. Onun küller altında kalanlardan olmasını kararlaştırmıştık.
O’nu ve ailesini kurtardık. Yalnız, geride kalanlardan olmasını takdir ettiğimiz karısı hariç.
O'nu ve ailesini kurtardık, yalnız, geride kalanlardan olmasını takdir ettiğimiz karısı hariç.
Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Karısı hariç. Onu, arkada kalanlardan biri olarak takdir etmiştik.
Neml suresi, 58. ayet. وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ
Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kötüydü!
Üzerlerine büyük bir bela yağmuru yağdırmıştık. Uyarılanların (ama yola gelmeyenlerin) bela yağmuru ne de kötü (olmuştu)!
Nihayet (bela) sağanağını üzerlerine boca ettik: ve uyarılan (fakat uslanmayan) kimselerin maruz kaldığı sağanağın ne berbat olduğunu (gösterdik)!
Ve ötekilerin üzerine (yok edici) bir yağmur yağdırdık; uyarıl(dıkları halde aldırmay)anların uğradığı bu yağmur ne korkunç bir yağmurdur!
Ve onların üzerine bir yağmur da yağdırdık ki! Uyarılanların yağmuru ne kötüdür!
Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.
Onların üzerlerine müthiş bir yağmur indirdik. Bu sebeple, uyarılan (fakat aldırmayan)ların yağmuru ne kötü olmuştur!
Ve onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.
Geride kalanların üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların bu yağmuru ne kötü idi!
Onların üzerine bir çeşit yağmur yağdırdık. Uyarılmış bulunanların yağmuru ne de kötü idi.
Onların üzerine bir çeşit yağmur yağdırdık. Uyarılmış bulunanların yağmuru ne de kötü idi.
Onların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki... Ne kötüdür o uyarılmış olanların yağmuru!
Ve onların üzerlerine öyle bir yağmur yağdırmıştık ki ne kötüdür o münzerin yağmuru?
Ve onların üzerlerine taştan dipnot 1 yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru; çok kötü oldu.
Ve onların üzerlerine taştan dipnot 1 yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru; çok kötü oldu.
Ve onların üzerlerine taştan dipnot 1 yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru; çok kötü oldu.
Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.
Onların üstüne öyle bir yağmur yağdırdık ki... Ne kötü idi inzar edilenlerin yağmuru!
Onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Ne kötü idi uyarılanların yağmuru.
(54-58) Lut kavmine dedi ki iğrençliği / fuhşiyatı göz göre göre yapacak mısınız? Gerçekten s iz, kadınlar dışında erkekleri şehvetle hâlâ edinecek misiniz? Bilakis sizler cahil kavimsiniz. Kavminin yanıtı / cevabı Lut ailesini köyünüzden çıkarınız demeleri oldu, kesinlikle onlar pek temiz! İnsanlarmış dediler. Onu ve yakın çevresini karısı hariç kurtardık, o kadının geride kalmasını uygun bulduk / takdir ettik , Onların üzerlerini sağanak yağdırdık, uyarılanların sağanağı ne kötüdür.
Üzerlerine de bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü.
Üzerlerine (pişmiş çamurdan bir taş) yağmur(u) indirdik. Uyarıl(ıp da aldırmay)anların yağmuru gerçekten ne kötü oldu!
Üzerlerine bir yağmur (pişmiş balçıktan taş ve kül dipnot 1 ) yağdırdık; uyarılmış kişilerin yağmuru ne kötüydü!
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılmış kimselerin yağmuru ne kötüydü!
O halkın üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü.
O halkın üzerine (kahredici) bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü...
Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Uyarılmış olanlar üzerine inen yağmur da ne kötüdür!
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.