Mâide suresi

Mâide suresi, 44. ayet

Mâide suresi, 44. ayet. إِنَّآ أَنزَلْنَا ٱلتَّوْرَىٰةَ فِيهَا هُدًى وَنُورٌ يَحْكُمُ بِهَا ٱلنَّبِيُّونَ ٱلَّذِينَ أَسْلَمُوا۟ لِلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلرَّبَّٰنِيُّونَ وَٱلْأَحْبَارُ بِمَا ٱسْتُحْفِظُوا۟ مِن كِتَٰبِ ٱللَّهِ وَكَانُوا۟ عَلَيْهِ شُهَدَآءَ فَلَا تَخْشَوُا۟ ٱلنَّاسَ وَٱخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِى ثَمَنًا قَلِيلًا وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَٰفِرُونَ

innâ enzelne-ttevrâte fîhâ hüdev venûr. yaḥkümü bihe-nnebiyyûne-lleẕîne eslemû lilleẕîne hâdû verrabbâniyyûne vel'aḥbâru bime-stuḥfiżû min kitâbi-llâhi vekânû `aleyhi şühedâ'. felâ taḫşevu-nnâse vaḫşevni velâ teşterû biâyâtî ŝemenen ḳalîlâ. vemel lem yaḥküm bimâ enzele-llâhü feülâike hümü-lkâfirûn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Tevrat'ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah'a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb'e adamış kimseler ile alimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah'ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat'ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu halde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 41–47 · surenin 44. ayeti / 120

Konu Tevrat, İncil ve Kur'an ile hükmetmek Mâide 41–50 3

  1. Mâide 41

    Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: "Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının." Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah'a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir. Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.

  2. Mâide 42

    Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan, sana asla hiçbir zarar veremezler. Eğer hükmedecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah, adil davrananları sever.

  3. Mâide 43

    Yanlarında, içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar, sonra bunun ardından verdiğin hükümden yüz çeviriyorlar? İşte onlar (kendi kitaplarına da, sana da) inanmış değillerdir.

  4. 44

    Şüphesiz Tevrat'ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah'a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb'e adamış kimseler ile alimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah'ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat'ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu halde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir.

  5. Mâide 45

    Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için keffaret olur. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.

  6. Mâide 46

    O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa'yı, önündeki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat'ı doğrulayan, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yola iletici ve bir öğüt olarak İncil'i verdik.

  7. Mâide 47

    İncil ehli Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. “Şüphesiz biz Tevrat’ı” İmran oğlu Mûsâ aleyhisselam’a “indirdik ki onda” imana ve hakka götüren, sapıklıktan koruyan “bir hidâyet” ve cahilliğin, şaşkınlığın, şüphelerin, tereddütlerin ve arzuların karanlıklarında kendisi ile aydınlanılan “nur vardır.” Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki biz Mûsâ ile Hârûn’a Furkan’ı takvâ sahiplerine bir ışık ve bir zikir olmak üzere verdik” (el-Enbiya, 21/48)

Allah’a “teslim olmuş” ve onun emirlerine boyun eğerek itaat etmiş “olan nebiler onunla yahudilere hükmederlerdi.” Dava ve fetvalarda onunla hüküm verirlerdi. Peygamberlerin Allah’a teslim oluşları, başkalarının teslimiyetine göre daha ileridir. Çünkü onlar Allah’ın kullarının seçkinleridir. Bu şerefli nebiler ve bu üstün önderler, Tevrat’a uyup onu önder edindiklerine, Tevrat’ın ardından gittiklerine göre şu sıradan yahudilerin ona uymalarını engelleyen nedir? Onların Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmek şeklinde Tevrat’ta yer alan şerefli hükmü bir kenara atmalarına sebep nedir? Oysa buna inanmaksızın zahir olsun, batın olsun hiçbir amel kabul edilmez. Bunu yaparken uydukları bir önderleri var mı? Evet, onların önderleri, işleri güçleri tahrif etmek olan, insanlar arasındaki önderlik ve mevkilerini ayakta tutmak isteyen, hakkı gizlemek, batılı açığa çıkarmak sureti ile mal yiyip duran ve ateşe davet eden o sapık alimlerdir.

“Rabbaniler ve bilginler de” yani dinin önderleri olan Rabbaniler de aynı şekilde yahudilere Tevrat gereğince hüküm verirlerdi. Rabbanilerden kasıt, insanlara karşı şefkatle ve peygamberlerin tutumunu takınarak onları en güzel şekilde terbiye eden, eğiten, ilimleri ile amil muallimlerdir. “Bilginler” ise sözlerine uyulan, tesirleri açıkça görülen, ümmetleri arasında doğrulukları ile tanınan alim kimseler demektir.

Onların verdikleri hakka uygun bu hükümlerin sebebi “Allah’ın Kitabını korumaları istendiğinden...” dolayıdır. Hem de “hepsi de onun üzerine şahidiler.” Yani Allah, onlardan Kitab’ını korumalarını istediğinden, onları bu Kitab’ın sorumluları kıldığından dolayı böyle hükmediyorlardı. Kitap onların yanında bir emanetti. Bu Kitab’ı fazlalıklara, eksiltmeye, hükümlerinin gizlenmesine karşı korumayı onlara farz kılmıştı. Bilmeyenlere onu öğretmelerini istemişti. Onlar da bu Kitab’ın üzerinde şahit kimseler idiler. Çünkü Kitap hususunda ve insanların hakkında şüpheye düştükleri meselelerde onlara başvuruluyordu.

Yüce Allah cahillere yüklemediği yükümlülükleri ilim ehline yüklemiştir. Öyleyse ilim ehlinin kendilerine yükletilen bu yükümlülüklerin gereğini yerine getirmeleri, tembelliğe ve atalete meylederek cahillere uymamaları gerekir. Zikir, namaz, zekât, hac, oruç gibi ilim ehli olmayan kimselerin de yerine getirdikleri takdirde kurtulabilecekleri ve esenliğe kavuşabilecekleri, faydası kişiyi aşmayan salt ibadetlerle yetinmemeleri gerekir. İlim ehlinden insanlara ilim öğretmeleri, onların gerek duyacakları dini hususlara -özellikle de çokça görülen usule dair meselelere- dikkatlerini çekmeleri istendiği gibi bu hususta insanlardan korkmayıp yalnızca Rablerinden korkmaları da istenmiştir. Bundan dolayı Allah: “O halde insanlardan korkmayın, benden korkun. Benim âyetlerimi az bir pahaya satmayın.” buyurmaktadır. Yani azıcık dünya faydası uğruna hakkı saklayıp, batılı açığa vurmayın. Bu gibi afetlerden ilim adamı kendisini kurtarabilirse bu, ilâhi tevfikin bir neticesidir. İlim adamının mutluluğu, bütün gayretini ilim öğrenme ve öğretmekte harcamasında, Allah’ın kendisine tevdi edip korumasını istediğinin ve buna şahit tuttuğunun bilincinde olmasında, Rabbinden gereği gibi korkmasındadır. İnsanlardan korkmak ve çekinmek, yapması gereken şeyleri yerine getirmesini engellemez. Aynı zamanda o, dünyasını dinine tercih etmez.

Öte yandan ilim adamının bedbahtlığının alâmeti, kendisine verilen emri yerine getirmeksizin tembelliğe kendisini kaptırması ve kendisinden koruması istenen şeylere aldırış etmemesi, aksine onu ihmal ve emaneti zayi etmesidir. Böylesi, dünyaya karşılık dinini satar, verdiği hükümler karşılığında rüşvet alır, fetvalarına karşılık da mal alır. İlmi ancak ücret ve bir mükâfat karşılığında Allah’ın kullarına öğretir. Böyle birisine Allah büyük bir lütufta bulunmuş olmakla birlikte o, buna karşı nankörlük etmiş ve başkasının mahrum kılındığı çok büyük bir payı da bedel olarak ödemiş olur.

Allah’ım senden faydalı ilim, makbul amel niyaz ederiz. Bizi her türlü beladan esenliğe kavuşturmanı ve affını ihsan etmeni dileriz, ey Kerîm!

“Kim Allah’ın indirdiği” apaçık hak “ile hükmetmezse” kendi bozuk maksatlarından herhangi bir maksada binaen batıl olduğunu bildiği bir şeyle hüküm verirse “işte onlar kâfirlerin tâ kendileridir.” Allah’ın indirdiğinden başkası ile hükmetmek kâfirlerin işlerindendir. Kimi zaman bu iş, kişiyi dinden çıkartan bir küfür olabilir. Bu ise böyle bir hüküm vermenin helâl ve caiz olduğuna inanılması halinde söz konusudur. Kimi zaman da kişinin şiddetli bir azabı hak etmesine sebep teşkil eden büyük günahlardan ve küfür amellerinden biri olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Doğrusu Tevrat'ı Musa -aleyhisselam-'a biz indirdik ve onda hayra irşat ve kılavuzluk vardır. Kendisi ile aydınlanılan bir nur vardır. Allah'a itaatle uyan İsrailoğulları'nın peygamberleri, onunla hükmederler. Aynı zamanda yüce Allah'ın kitabını korumayı kendilerine görev olarak verdiği ve insanları eğiten âlimler, fakihler de onun ile hükmederler. Allah onları güvenilir kılmıştır ve onlar Tevrat'ı tahriften ve değişiklikten korurlar. Ve onlar onun hak olduğuna şahitlik ederler. Tevrat'ın emirleri hakkında insanlar onlara başvururlar. -Ey Yahudiler!- İnsanlardan korkmayınız, yalnız benden korkunuz. Allah'ın indirmiş olduğu hükmün yerine liderlik, şan, şöhret veya para gibi bir karşılık alarak onu bir başkası ile asla değiştirmeyiniz. Kim Allah'ın indirdiği vahyin yerine başka bir şeyi helal yahut üstün sayarsa, veya ona denk görürse, işte onlar gerçek kâfirlerdir.

Kelimeler

41 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّآ inna gerçekten
  2. أَنزَلْنَا enzelna biz indirdik kök: نزل
  3. ٱلتَّوْرَىٰةَ t-tevrate Tevrat'ı
  4. فِيهَا fiha onda vardır
  5. هُدًۭى huden yol gösterme kök: هدي
  6. وَنُورٌۭ ۚ ve nurun ve nur kök: نور
  7. يَحْكُمُ yehkumu hüküm verirlerdi kök: حكم
  8. بِهَا biha onunla
  9. ٱلنَّبِيُّونَ n-nebiyyune nebiler kök: نبا
  10. ٱلَّذِينَ ellezine öyle ki
  11. أَسْلَمُوا۟ eslemu İslam olmuş kök: سلم
  12. لِلَّذِينَ lillezine kimselere
  13. هَادُوا۟ hadu yahudi(lere) kök: هود
  14. وَٱلرَّبَّـٰنِيُّونَ ve rrabbaniyyune ve Rabbanilere kök: ربب
  15. وَٱلْأَحْبَارُ vel'ehbaru ve alimlere kök: حبر
  16. بِمَا bima dolayı
  17. ٱسْتُحْفِظُوا۟ stuhfizu korumakla görevlendirildiklerinden kök: حفظ
  18. مِن min
  19. كِتَـٰبِ kitabi Kitabını kök: كتب
  20. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  21. وَكَانُوا۟ ve kanu idiler kök: كون
  22. عَلَيْهِ aleyhi onun üzerine
  23. شُهَدَآءَ ۚ şuheda'e şahitler kök: شهد
  24. فَلَا fela
  25. تَخْشَوُا۟ tehşevu korkmayın kök: خشي
  26. ٱلنَّاسَ n-nase insanlardan kök: نوس
  27. وَٱخْشَوْنِ vehşevni benden korkun kök: خشي
  28. وَلَا ve la
  29. تَشْتَرُوا۟ teşteru ve satmayın kök: شري
  30. بِـَٔايَـٰتِى biayati benim ayetlerimi kök: ايي
  31. ثَمَنًۭا semenen bir paraya kök: ثمن
  32. قَلِيلًۭا ۚ kalilen azıcık kök: قلل
  33. وَمَن ve men ve kim
  34. لَّمْ lem
  35. يَحْكُم yehkum hükmetmezse kök: حكم
  36. بِمَآ bima ile
  37. أَنزَلَ enzele indirdiği kök: نزل
  38. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  39. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte
  40. هُمُ humu onlar
  41. ٱلْكَـٰفِرُونَ l-kafirune kafirlerdir kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: شري (25 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: شري (25 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: شري (25 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…

  • Aynı kök: هود (30 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine…

  • Aynı kök: حبر (6 geçiş)

    Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

  • Aynı kök: حبر (6 geçiş)

    (Yahudiler) Allah'ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan…

  • Aynı kök: حبر (6 geçiş)

    Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve…

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İçinde hidayet ve nûr bulunan Tevrat'ı biz indirdik. dipnot 1 (Allah'a) teslim olmuş peygamberler, yahudiler(e ait davalarda) onunla (Tevrat ile) hükmederler(di). Allah'ın Kitabı'nı korumakla görevlendirildikleri için Rablerine teslim olmuş kişiler ve bilginler de (onunla hükmederlerdi). Hepsi de ona (Tevrat'ın hak olduğuna) şahitti. (Ey hâkimler)! İnsanlardan korkmayın; bana saygı duyun! Ayetlerimi az bir değer karşılığında satmayın! Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat'ta hidayet yani hak ve hakikata rehberlik eden esaslar bulunması ve onun da hakikatın ışığını içermesi ifadesi, Mâide 5:41'de yer alan "kelimelerin yerlerini değiştirmeleri, onu tahrif etmeleri" ile çelişki arz etmez. Çünkü burada iki ihtimalden söz edilebilir: 1. Tevrat'ın ilk indirilmiş orijinal, yani bozulmamış hali kastediliyor olabilir ki elbette Tevrat da Yüce Allah'ın bir kitabıdır ve elbette o da diğer ilahi mesajlar gibi hidayet rehberidir, hakikatın ışığını temsil etmekte, buna göre evrensel anlamda tevhid çizgisinde sadece ve sadece Yüce Allah'a imanı ve teslimiyeti içeren "islâm"ın temel öğretilerini içermekteydi. Enbiyâ 21:48'de de belirtildiği gibi, Hz. Musa'ya ve Hz. Harun'a verilen ilahi mesajlara "gerçekleri yanlışlardan ayıran" anlamında [el-furkân], "hakikatın ışık kaynağı" anlamında [dıyâ'] ve "takvâ sahibi insanlara gerçeği hatırlatan şey" anlamında [zikr] denmesinin nedeni de elbette budur. İlahi mesajlarda esas ve öz itibariyle fark olmaz, olamaz; sorun o mesajların daha sonra insanlar eliyle tahrifinde yaşanmaktadır. Mâide 5:46'da da [hidâyet] ve [nûr] sıfatları bu defa İncîl için kullanılmaktadır. 2. Tevrat'ın burada sözü edilen "hidayet rehberi ve ışık oluşu", o gün ellerinde bulunan Tevrat metinlerinin bir kısmına işaret ediyor olabilir. Zaten bağlam dikkate alındığında kastedilenin bu ikincisi olduğu, öncelikle hakeme müracaat konularının ellerindeki Tevrat nüshalarında bulunduğuna dikkat çekilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Şüphe yok ki, kendisinde rehberlik ve ışık bulunan Tevrat'ı Biz indirdik. Hepsi de Allah'a teslim olmuş bulunan peygamberler, Yahudi olanlara onunla hükmetmişlerdi; Allah kelamından bir kısmı kendi korumalarına bırakıldığı için, Allah'a adanmış adamlar ve hahamlar da öyle yapmışlardı; hepsi de ona şahit idiler. O halde (Ey Yahudileşen İsrailoğulları), gözünüzde büyüttüğünüz insanlardan korkmayın, Benden korkun! Ayetlerimi az bir menfaat karşılığı pazarlamayın! Zira Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridirler.

Muhammed Esed

Şüphe yok ki, içinde rehberlik ve aydınlık bulunan Tevratı indiren Biziz. Kendilerini Allaha teslim eden peygamberler, ona dayanarak yahudi itikadına uyanlar arasında hüküm verirlerdi; (eski) din adamları ve hahamları da öyle yaptılar, çünkü Allahın kelamının bir kısmı onların himayesine emanet edilmişti; ve hepsi onun doğruluğuna şahitlik yaptılar. Bu nedenle, (ey İsrailoğulları,) insanlardan korku duymayın, yalnız Benden korkun; ve Benim mesajlarımı önemsiz bir kazanç karşılığı değiştirmeyin: Çünkü Allahın indirdiklerine göre hüküm vermeyenler, gerçekten hakikati inkar edenlerdir!

Ahmed Hulusi

Gerçek ki, içinde nur ve hakikat bilgisi olan Tevrat'ı biz inzal ettik. . . Teslim olmuş Nebiler, onunla Yahudilere hükmederdi; Rabbaniler (Tevrat'a göre Yahudilerin terbiyesiyle ilgilenenler) ve Ahbar (ilim ve hikmet sahipleri) da onun üzerine şahitler olarak hakikat bilgisini korumakla görevliydiler. . . O halde insanlardan korkmayın, Ben'den korkun! Benim bildirdiğim gerçekleri az bir menfaate satmayın! Kim Allah'ın inzal ettiği (hüküm) ile hükmetmezse, işte onlar hakikati inkar edenlerin ta kendisidir!

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, biz Tevratı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyun) ve yüksek bilginler de (Ahbar), Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi.) Öyleyse insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafir olanlardır.

Ali Özek ve heyeti

Biz, içinde hidâyet (doğruya rehberlik) ve nur olduğu halde Tevrat'ı indirdik. Kendilerini (Allah'a) vermiş peygamberler onunla yahudilere hükmederlerdi. Allah'ın Kitabı'nı korumaları kendilerinden istendiği için Rablerine teslim olmuş (Yahudi) dîn adamları ve âlimleri de (onunla hükmederlerdi). Hepsi ona (hak olduğuna) şahitlerdi. Şu halde (Ey yahudiler ve hakimler!) insanlardan korkmayın, benden korkun. Âyetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, içinde yol gösteren ve aydınlık olan Tevrat'ı, Biz indirdik. Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere, Onunla yargı verirlerdi. Kendisini Efendisine adamış olanlar ve dini uğraş edinenler de zaten tanık oldukları, Allah'ın Kitabı'ndan gözetmekle görevli olduklarıyla. dipnot 104 Artık, insanlardan korkmayın; Benden korkun ve Benim ayetlerimi az bir değere satmayın. Sonuç olarak, Allah'ın indirdiği ile kim yargı vermezse; nankörlük edenler, işte onlardır.

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 104
    Yahudilere Tevrat'la yargı verenlerin, teslim olmuş -Müslüman- peygamberler olduğu bildirilmiştir. "Kendisini Efendisine adamış olanlar" olarak yazdığımız "Rabbaniyyune" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Bilgin yöneticiler" veya "Yüksek bilginler" veya "Hükümleri bilenler" veya "Hahamlar" veya "Yahudilerin terbiyesiyle ilgilenenler" biçiminde çevrilmiştir. Bu tanımlama, 3:79,146; 5:63 ve 57:27 ayetlerinde de bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Gerçekten Tevrat'ı biz indirdik; onda yol gösterme ve nur vardır. Teslim olmuş peygamberler, onunla Yahudilere hüküm verirlerdi; kendilerini Tanrı'ya vermiş zahid ve abidler de Allah'ın kitabını korumakla görevlendirildiklerinden onunla hüküm verirlerdi ve onu gözetleyip kollarlardı. "Ey Allah'ın kitabına tanık olanlar, insanlardan korkmayınız, benden korkunuz ve benim ayetlerimi az bir paraya satmayınız! Kimler Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte kafirler onlardır!"

Edip Yüksel

İçinde hidayet ve ışık bulunan Tevrat'ı biz indirdik. Müslüman peygamberler onunla Yahudiler arasında hüküm veriyorlardı. Hahamlar ve din bilginleri de ALLAH'ın kitabından emredildikleri şeylerle hüküm verirler ve onun üzerine tanık olurlardı. Halkı yüceltmeyin, beni yüceltin ve ayetlerimi ucuz bir fiyata satmayın. ALLAH'ın indirdiği ile hüküm vermeyenler inkarcıdır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Tevrat, Musa'ya verilen kitabın özel ismi olarak bilinmektedir. Ne var ki bu yaygın anlayış yanlış olabilir. Kuran hiçbir yerde Musa'ya Tevrat verildiğini bildirmemektedir. Kuran'da 18 kere geçen Tevrat kelimesi, İncil'den önce Yahudi peygamberlerine verilen kırkı aşkın kitap koleksiyonuna verilen addır. Musa'ya verilen kitabın özel ismi zikredilmemiş ancak "Furkan", "İmam", "Rahmet", "Nur", "Huda" gibi sıfatlarla tanımlanmıştır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İçinde hidayet ve ışık bulunan Tevrat'ı biz indirdik. müslüman peygamberler onunla Yahudiler arasında hüküm veriyorlardı. Hahamlar ve din bilginleri de ALLAH'ın kitabından emredildikleri şeylerle hüküm verirler ve onun üzerine tanık olurlardı. Halkıululamayın, beni ululayın ve ayetlerimi ucuz bir fiyata satmayın. ALLAH'ın indirdiği ile hüküm vermeyenler inkarcıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçekten Biz, içinde bir hidayet, bir nur bulunan Tevrat'ı indirdik. Kendilerini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bir de Allah dostları ve ilim adamları da Allah'ın kitabını muhafaza etmekle görevli olmaları ve üzerine şahit olmaları dolayısıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin! Ey hakimler, her kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse, onlar hep kafirlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Filvakı' biz Tevratı indirdik, onda bir hidayet, bir nur vardı, müslim olan nebiyyun, Yehudilere onunla hukmederlerdi, rabbaniyyun ve ahbar da, kitabullahın muhafazasına me'mur edilmiş olmaları ve üzerine nazır ve murakıb bulunmaları hasebile hukmederlerdi, artık insanlardan korkmayın benden korkun, benim ayetlerimi bir kaç paraya değişmeyin, ey hakimler! Her kim Allahın indirdiği ahkam ile hukmetmezse onlar hep kafirlerdir

Erhan Aktaş

Kuşkusuz, Biz, doğru yola iletici ve aydınlatıcı olan Tevrat'ı indirdik. Teslim olmuş Yahudiler için Nebiler onunla hüküm veriyorlardı. Rabbaniler dipnot 1 ve ahbar dipnot 2 olanlar da Allah'ın kitabından ezberletilmiş olmasından dolayı, ona tanıklık ediyorlardı. Öyleyse siz insanlardan değil, Bana karşı gelmekten sakının. Benim ayetlerimi az bir bedele değişmeyin! Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, Kafirlerin dipnot 3 ta kendileridirler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rabb'e adanmış olanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Din bilginleri, haber getiren.
  3. metne dön, dipnot 3
    Nankörlerin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz, Biz, doğru yola iletici ve aydınlatıcı olan Tevrat'ı indirdik. Nebiler, onunla teslim olan Yahudiler için hüküm veriyorlardı. Rabbaniler dipnot 1 ve ahbar dipnot 2 olanlar da Allah'ın kitabından ezberletilmiş olmasından dolayı, ona tanıklık ediyorlardı. Öyleyse siz insanlardan değil, Bana karşı gelmekten sakının. Benim ayetlerimi az bir bedele değişmeyin! Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, Kafirlerin dipnot 3 ta kendileridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rabb'e adanmış olanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Din bilginleri, haber getiren.
  3. metne dön, dipnot 3
    Nankörlerin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz, Biz, içinde doğru yola iletici ve aydınlatıcı olan Tevrat'ı indirdik. Nebiler onunla, teslim olan Yahudiler, rabbaniler dipnot 1 ve ahbar dipnot 2 için hükmediyorlardı. Onlar da Allah'ın kitabından ezberletilmiş olmasından dolayı, ona tanıklık ediyorlardı. Öyleyse siz insanlardan değil Bana karşı gelmekten sakının. Benim ayetlerimi az bir bedele değişmeyin. Ve Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, nankörlerin ta kendileridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rabb'e adanmış olanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Din bilginleri.

Gültekin Onan

İçinde hidayet ve ışık bulunan Tevrat'ı biz indirdik. Müslüman peygamberler onunla Yahudiler arasında hüküm veriyorlardı. Hahamlar ve din bilginleri de Tanrı'nın kitabından emredildikleri şeylerle hüküm verirler ve onun üzerine tanık olurlardı. Halkı ululamayın, beni ululayın ve ayetlerimi ucuz bir fiyata satmayın. Tanrı'nın indirdiği ile hüküm vermeyenler kafirlerdir.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki Tevratı biz indirdik ki Onda bir hidayet, bir nur vardır. Kendisini (Allaha) teslim etmiş olan (İsrail) peygamberler (i), Yahudiler (e aid da'valarda) onunla hükmeder (ler) di. Alimler, fakıyhler de Allahın (o) kitabını hıfza me'mur oldukları için (yine hükümlerini onunla verirlerdi). Hepsi de onun (Allah tarafından gönderilmiş olduğu) üzerinde (bil'ittifak) şahid idiler. O halde (ey Yahudiler) siz insanlardan korkmayın, benden korkun. Benim ayetlerimi az bir bahaya (hasis menfaatlere) satmayın. Kim Allahın indirdiği (hükümler) le hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir.

İbni Kesir

Doğrusu Tevrat'ı Biz indirdik. Onda hidayet ve nur vardır. Kendilerini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudi olanlara onunla, Rabb'a kul olanlarla bilginler de Allah'ın kitabından elde mahfuz kalanla hükmederlerdi. Ve ona şahid idiler. İnsanlardan korkmayın da Ben'den korkun. Ve ayetlerimi az bir değerle değiştirmeyin. Kim de Allah'In indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafirlerin kendileridir.

Mehmet Alagaş

(44-47) HÜKMETMEYENLER KAFİRDİR, ZALİMDİR, FASIKTIR) Muhakkak ki biz Tevrat’ı indirdik, içinde rehberlik var ve nur var, teslim olmuş nebiler, yahudiler, ruhbanlar / rabbaniyyunlar ve alimler Allah’ın kitabını korumaları görevleri nedeniyle onunla karar verirlerdi, bu duruma da şahittiler, insanlardan çekinm eyin, benden çekinin, ayetlerimi az bir dünyalığın müşterisi olarak satmayın, her kim Allah’ın indirdikleri ile karar vermezse / hükmetmezse, işte onlar kafirlerin ta kendisidir. Onda / Tevrat’ta şöyle yazdık, her bir kişi karşılığında bir kişi, gözün karşılığı göz, burunun karşılığı burun, kulağın karşılığı kulak, dişin karşılığı di ş, yaraların kısası yara, her kim buna bağlı kalırsa / sadık kalırsa, o yaptığı onun için kefarettir (Günahını örtbas ettirir) her kim Allah’ın indirdikleri ile karar vermezse / hükmetmezse, işte onlar zalimlerin ta kendisidir. Meryem oğlu İsa’yı onların izleri / eserleri üzere artlarından , ellerindeki Tevrat’a bağlı / tasdik edici olarak gönderdik, O’na incili verdik, içinde rehberlik var ve nur var, Tevrat’tan ellerinde olana bağlılık gösterir / tastik eder, rehberdir, sakınanlar için bir öğüttür / vaazdır. İncil halkı Allah’ın onda indirdikleri ile hüküm versin, her kim Allah’ın indirdikleri ile karar vermezse / hükmetmezse, işte onlar yoldan çıkmışların / fasıkların ta kendisidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Doğrusu biz içinde bir hidayet ve bir nur bulunan Tevrat'ı indirdik. Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Rabbani âlimler ve bilginler de Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahitler olduklarından (onunla hükmederlerdi). Öyleyse insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerdir

Süleyman Ateş

Gerçekten Tevrat'ı biz indirdik, onda yol gösterme ve nur vardır. İslam olmuş peygamberler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi, kendilerini Tanrıya vermiş zahidler ve alimler de "Allah'ın Kitabını korumakla görevlendirildiklerinden onunla (hüküm verirlerdi) ve onu gözetip kollarlardı. (Ey hakimler), insanlardan korkmayın, benden korkun ve benim ayetlerimi az bir paraya satmayın! Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte kafirler onlardır!

Süleymaniye Vakfı

İçinde doğru yol rehberi ve bir nur bulunan Tevrat'ı biz indirdik. Allah'a teslim olmuş nebiler, Yahudilere onunla hüküm verirlerdi dipnot 1 . Kendini Rabbinin yoluna adayanlar ve alimler de Allah'ın kitabını koruma ve onun Allah katından olduğuna şahitlik etme dipnot 2 görevleri gereği, onunla hüküm verirler. Siz insanlardan çekinmeyin; benden çekinin. Ayetlerimi geçici dipnot 3 bir çıkara karşılık satmayın. Her kim Allah'ın indirdiği ile hüküm vermezse kafirler işte onlardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette nebilerin Yahudilere Tevrat'la hükmettikleri bildirilmektedir. Bakara suresinin 140. ayetinde de İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve esbatın Yahudi ya da Nasrani olmadığı vurgulanır. Esbatın da Musa'ya kadar devam ettiği düşünülürse, Tevrat sürecinin Musa ile başladığı söylenebilir. Kur'an'ın hiçbir ayetinde Musa'ya Tevrat'ın verildiğinden bahsedilmez. Musa'ya kitap verildiği bildirilir. Yahudi geleneğinde de Eski Ahit'in/Tanakh'ın ilk beş bölümünün Musa'ya verildiği kabul edilmektedir. Hali hazırdaki Kitab-ı Mukaddes'in içeriğinden hareketle Tevrat'ın omurgasını /ahkama dair yönünü Musa'ya verilen kitabın oluşturduğu düşünülebilir. Tevrat pek çok nebiye indirilen kitapların toplamıdır. Yahudi geleneğinde Eski Ahit'in/Tanakh'ın tamamına "Yazılı Tevrat" denmektedir. Musa'dan sonraki nebilere indirilen her kitap Musa'ya indirilen kitaba eklenmiş, Tevrat meydana gelmiştir. Nebiler sadece kendilerine verilenle değil kendilerinden önce indirilenle de amel ediyor, hüküm veriyorlardı.
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    (Kalil = قليل), bir şeyin az olduğu veya kalıcı olmadığı anlamına gelir (Mekayis).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçinde (doğru yola) bir rehber ve nur olan Tevrat'ı biz indirdik. Allah'a teslim olmuş nebiler, Yahudiler arasında onunla hükmederlerdi. Hocalar ve alimler ise kendilerinden Allah'ın kitabını korumaları istenmesi sebebiyle onunla hükmederler ve ona şahit olurlardı. Siz, insanlardan korkmayın; benden korkun. Ayetlerimi geçici bir bedelle değişmeyin. Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmeyenler, kafir olanlardır.

Şaban Britch

Şüphesiz Tevrat’ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. Allah’a teslim olmuş Peygamberler, ruhbanlar ve rabbani alimler Yahudiler arasında hüküm verirler. Onlar, Allah'ın Kitab'ının korunması kendilerine bırakılmış ve buna şahit tutulmuşlardır. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun. Ayetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar kâfirlerdir.

Şaban Piriş

Tevrat'ı yol gösterici ve aydınlatıcı olarak biz indirdik. Kendisini Allah'a teslim etmiş peygamberler, Yahudilere Tevrat ile ve Rabbin yolunda yürüyenler, bilginler de Allah'ın kitabından elde kalmış olan kısmı ile hükmederlerdi. Tevrat'ı gözetiyorlardı. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun. Ayetlerimi az bir bedelle değiştirmeyin. Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz indirdik Tevrat'ı, biz. İyiye ve güzele kılavuz var onda, ışık var. Allah'a teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hakemlik yaparlardı. Kendini Rabb'e adayanlarla ilim ve hikmette derinleşmiş olanlar da Allah'ın Kitabı'ndan korumakla görevli olduklarıyla hükmederlerdi. Zaten onlar Allah'ın Kitabı'na tanıklardı. Artık insanlardan korkmayın, benden korkun da ayetlerimi basit bir ücret karşılığı satmayın. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kafirlerin ta kendileridir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have sent down AL-Tawrah with emphasis on the spirit of truth guiding into all truth and to bring intellectual illumination and enlightenment. We made it the standard of judgement and the canon law by which the Prophets, who conformed to Islam, would administer righteousness and justice between the Jews. And so would the rabbins and the canonists who were entrusted with it as the guide Book where Providence is the guide and were witnesses to its divinity. Therefore, do not fear the people but fear me. Nor should you exchange the truth of my revelations and of -the mission of My Messenger- for the vanity of the fleeting and ephemeral world. And remember that he, who does not judge matters according to the rules revealed by Allah, will have denied Allah. Such persons are indeed infidels.

Abdul Haleem

We revealed the Torah with guidance and light, and the prophets, who had submitted to God, judged according to it for the Jews. So did the rabbis and the scholars in accordance with that part of God’s Scripture which they were entrusted to preserve, and to which they were witnesses. So [rabbis and scholars] do not fear people, fear Me; do not barter away My messages for a small price; those who do not judge according to what God has sent down are rejecting [God’s teachings].

Abdullah Yusuf Ali

It was We who revealed the law (to Moses): therein was guidance and light. By its standard have been judged the Jews, by the prophets who bowed (as in Islam) to Allah's will, by the rabbis and the doctors of law: for to them was entrusted the protection of Allah's book, and they were witnesses thereto: therefore fear not men, but fear me, and sell not my signs for a miserable price. If any do fail to judge by (the light of) what Allah hath revealed, they are (no better than) Unbelievers.

Abul A'la Maududi

Surely We revealed the Torah, wherein there is guidance and light. Thereby did Prophets - who had submitted themselves (to Allah) - judge for the Judaized folk; dipnot 1 and so did the scholars and jurists. dipnot 2 They judged by the Book of Allah for they had been entrusted to keep it, and bear witness to it. So (O Jews!) do not fear men but fear Me, and do not barter away My signs for a trivial gain. Those who do not judge by what Allah has revealed are indeed the unbelievers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the verse tells the Jews that all the Prophets were muslims (submitters to God) whereas the Jews had deviated from islam (submission to God), and true to their chauvinistic sectarianism, were content with remaining merely 'Jews'.
  2. metne dön, dipnot 2
    Rabbani = religious scholars, theologians. Ahbar = religious jurists.

Aisha Bewley

We sent down the Torah containing guidance and light, and the Prophets who had submitted themselves gave judgement by it for the Jews – as did their scholars and their rabbis – by what they had been allowed to preserve of Allah’s Book to which they were witnesses. Do not be afraid of people, be afraid of Me. And do not sell My Signs for a paltry price. Those who do not judge by what Allah has sent down, such people are kafirun.

Al-Hilali & Khan

Verily, We did send down the Taurât (Torah) [to Mûsâ (Moses)], therein was guidance and light, by which the Prophets, who submitted themselves to Allâh’s Will, judged for the Jews. And the rabbis and the priests [too judged for the Jews by the Taurât (Torah) after those Prophets], for to them was entrusted the protection of Allâh’s Book, and they were witnesses thereto. Therefore fear not men but fear Me (O Jews) and sell not My Verses for a miserable price. And whosoever does not judge by what Allâh has revealed, such are the Kâfirûn (i.e. disbelievers - of a lesser degree as they do not act on Allâh’s Laws).[1]

Ali Quli Qarai

We sent down the Torah containing guidance and light. The prophets, who had submitted, judged by it for the Jews, and so did the rabbis and the scribes, as they were charged to preserve the Book of Allah and were witnesses to it. So do not fear the people, but fear Me, and do not sell My signs for a paltry gain. Those who do not judge by what Allah has sent down —it is they who are the faithless.

Amatul Rahman Omar

Verily, it is We Who revealed Torah wherein there was guidance and light. According to it the Prophets, who submitted themselves (to Us), did judge for those who judaised and (so also did) the teachers of Divine knowledge, and those learned (in the Law); (they did it) because they were required to preserve some of the Scripture of Allâh and (because) they stood guardians over it. Hence hold not people in awe but stand in awe of Me and do not barter away My Messages for a trifling gain. And he who does not judge according to that (law) which Allâh has revealed, it is these who are the real disbelievers.

Arthur John Arberry

Surely We sent down the Torah, wherein is guidance and light; thereby the Prophets who had surrendered themselves gave judgment for those of Jewry, as did the masters and the rabbis, following such portion of God's Book as they were given to keep and were witnesses to. So fear not men, but fear you Me; and sell not My signs for a little price. Whoso judges not according to what God has sent down - they are the unbelievers.

Bijan Moeinian

I sent them Torah, which is a beacon and a mean of guidance, so that all their Prophets use it for judgment among those who called themselves "Jews. " Likewise, their rabbis and leaders used Torah as the source of reference in their judgments and I asked them all to be the guardians of the Book of God and witnesses to it. Therefore, you Jews should not fear the people and fear me instead and do not falsify My revelations for a small worldly gain. Those who do not judge by the law of the Lord {and replace it by the civil laws, made by their ignorant politicians,} are indeed disbelievers.

E. Henry Palmer

Verily, we have revealed the law in which is guidance and light; the prophets who we're resigned did judge thereby those who were Jews, as did the masters and doctors by what they remembered of the Book of God and by what they were witnesses of. Fear not men, but fear me, and sell not my signs for a little price; for whoso will not judge by what God has revealed, these be the misbelievers.

Edip-Layth

We have sent down the Torah, in it is guidance and a light; the prophets who have peacefully surrendered judged with it for those who are Jews, as well as the Rabbis, and the Priests, for what they were entrusted of God's book, and they were witness over it. So do not revere the people but revere Me; and do not purchase with My signs a cheap price. Whoever does not judge with what God has sent down, then these are the ingrates.

George Sale

We have surely sent down the law, containing direction, and light: Thereby did the prophets, who professed the true religion, judge those who Judaized; and the doctors and priests also judged by the book of God, which had been committed to their custody; and they were witnesses thereof. Therefore fear not men, but fear me; neither sell my signs for a small price. And whoso judgeth not according to what God hath revealed, they are infidels.

Hamid S. Aziz

Verily, it was We who have revealed the Torah in which there is guidance and light; the prophets who had surrendered did judge the Jews thereby, as did the Rabbis (masters) and doctors of Law. To them was entrusted the Book of Allah to judge by, and they were witnesses to it. Fear not men, but fear Me, and sell not My Signs (or revelations) for a miserable price. Whoever will not judge by what Allah has revealed, these are the disbelievers.

Mahmoud Ghali

Surely We sent down the Tawrah, wherein there is a guidance and a light, thereby the Prophets who had become Muslims (Literally: who had surrendered themselves to Allah) gave judgment to the ones who Judaized, and (so) did the rabbis and the doctors (of the Law), according to whatever they were asked to preserve of the Book of Allah, and were witnesses to. So do not be apprehensive of mankind, and be apprehensive of Me, and do not trade My signs for a little price. And whoever does not judge according to what Allah has sent down, then those are they (who are) the disbelievers.

Marmaduke Pickthall

Lo! We did reveal the Torah, wherein is guidance and a light, by which the prophets who surrendered (unto Allah) judged the Jews, and the rabbis and the priests (judged) by such of Allah's Scripture as they were bidden to observe, and thereunto were they witnesses. So fear not mankind, but fear Me. And My revelations for a little gain. Whoso judgeth not by that which Allah hath revealed: such are disbelievers.

Mohamed Ahmed - Samira

We sent down the Torah which contains guidance and light, in accordance with which the prophets who were obedient (to God) gave instructions to the Jews, as did the rabbis and priests, for they were the custodians and witnesses of God's writ. So, therefore, do not fear men, fear Me, and barter not My messages away for a paltry gain. Those who do not judge by God's revelations are infidels indeed.

Muhammad Asad

Verily, it is We who bestowed from on high the Torah, wherein there was guidance and light. On `its strength did the prophets, who had surrendered themselves unto God, deliver judgment unto those who followed the Jewish faith; and so did the [early] men of God and the rabbis, inasmuch as some of God's writ had been entrusted to their care; and they [all] bore witness to its truth. Therefore, [O children of Israel,] hold not men in awe, but stand in awe of Me; and do not barter away My messages for a trifling gain: for they who do not judge in accordance with what God has bestowed from on high are, indeed, deniers of the truth!

Mustafa Khattab

Indeed, We revealed the Torah, containing guidance and light, by which the prophets, who submitted themselves to Allah, made judgments for Jews. So too did the rabbis and scholars judge according to Allah’s Book, with which they were entrusted and of which they were made keepers. So do not fear the people; fear Me! Nor trade my revelations for a fleeting gain. And those who do not judge by what Allah has revealed are ˹truly˺ the disbelievers.

Progressive Muslims

We have sent down the Torah, in it is guidance and a light; the prophets who have surrendered judged with it for those who are Jews, as well as the Rabbis, and the Priests, for what they were entrusted of God's Scripture, and they were witness over. So do not fear the people but fear Me; and do not purchase with My revelations a cheap price. And whoever does not judge with what God has sent down, then these are the rejecters.

Rashad Khalifa

We have sent down the Torah, containing guidance and light. Ruling in accordance with it were the Jewish prophets, as well as the rabbis and the priests, as dictated to them in GOD's scripture, and as witnessed by them. Therefore, do not reverence human beings; you shall reverence Me instead. And do not trade away My revelations for a cheap price. Those who do not rule in accordance with GOD's revelations are the disbelievers.,

Sahih International

Indeed, We sent down the Torah, in which was guidance and light. The prophets who submitted [to Allah ] judged by it for the Jews, as did the rabbis and scholars by that with which they were entrusted of the Scripture of Allah, and they were witnesses thereto. So do not fear the people but fear Me, and do not exchange My verses for a small price. And whoever does not judge by what Allah has revealed - then it is those who are the disbelievers.

Sam Gerrans

We sent down the Torah wherein is guidance and light. The prophets who submitted judged thereby those who hold to Judaism as did the rabbis and the religious scholars with what they were given charge of the Writ of God and were thereto witnesses: “So fear not mankind but fear Me; and sell not My proofs at a cheap price.” And whoso judges not by what God has sent down, it is they who are the false claimers of guidance.

Shabbir Ahmed

We did send down the Torah containing guidance and a light. By it the Prophets who always sincerely submitted to Allah, judged the Jews. And the rabbis and the priests judged according to Allah's Scripture as they were commanded to observe. For to them was entrusted the protection of Allah's Book, and they were witnesses to it. So, fear not people, but fear Me and do not trade away My Revelations for petty gains. Whoever does not judge and rule according to what Allah has Revealed, such are the disbelievers.

Syed Vickar Ahamed

Verily, it was We Who sent down the Torah (to Moses): There was guidance and light in it. By its teachings, the Jews have been judged by the prophets who bowed to Allah’s Will— (in submission), by the Rabbis, and by the Doctors of (Judaic) Law: Because the protection of Allah’s Book was given to them and they were witness to it: Therefore do not fear men, but fear Me, and do not sell My Signs for a low price. If any do fail to judge by (the light of) what Allah has made clear, they are (no better than) disbelievers.

Taqi Usmani

Surely We have sent down the Torah, in which there was guidance and light by which the prophets, who submitted themselves to Allah, used to judge for the Jews, and (so did) the Men of Allah and the Men of knowledge, because they were ordained to protect the Book of Allah, and they stood guard over it. So, (O Jews of today,) do not fear people. Fear Me, and do not take a paltry price for My verses. Those who do not judge according to what Allah has sent down are the disbelievers.

The Monotheist Group

We have sent down the Torah, in it is a guidance and a light; the prophets whohave submitted judged with it for those who are Jewish, and the Devotees, and the Priests, for what they were entrusted of the Book of God, and they were witness over. So do not be concerned with the people but be concerned with Me; and do not purchase with My revelations a cheap price. And whoever does not judge with what God has sent down, then these are the rejecters.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩