Kehf suresi

Kehf suresi, 107. ayet

Kehf suresi, 107. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّٰتُ ٱلْفِرْدَوْسِ نُزُلًا

inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti kânet lehüm cennâtü-lfirdevsi nüzülâ.

Diyanet İşleri

(107-108) Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için içlerinde ebedi kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 104–110 · surenin 107. ayeti / 110

Konu Amelce en çok ziyanda olanlar ve kapanış Kehf 102–110 3

  1. Kehf 104

    (103-104) (Ey Muhammed!) De ki: "Amelce en çok ziyana uğrayan; iyi iş yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatındaki çabaları kaybolup giden kimseleri size haber verelim mi?"

  2. Kehf 105

    Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.

  3. Kehf 106

    İşte böyle. İnkar etmeleri, ayetlerimi ve Peygamberlerimi alay konusu yapmaları yüzünden onların cezası cehennemdir.

  4. 107–108

    (107-108) Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için içlerinde ebedi kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.

  5. Kehf 109

    De ki: "Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere deniz katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden önce denizler tükenirdi."

  6. Kehf 110

    De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, 'Sizin ilah'ınız ancak bir tek ilahtır" diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

107. Kalpleriyle “iman edip” azalarıyla “salih ameller işleyenler”... Bu vasıf, akidesiyle, zahir ve batın amelleriyle, itikat ve ahkam ile dinin tümünü kapsar. Bunlara -iman ve salih amelleri itibariyle farklı tabakalarda olmakla birlikte- Firdevs cennetleri vardır. Firdevs cennetlerinden kastın cennetin en yükseği, tam ortası ve en faziletlisi olma ihtimali vardır. Bu mükâfat, iman ve salih ameli kemal derecesinde olanlar içindir. Bunlar ise peygamberler ve mukarreb kimselerdir. Firdevs cennetleriyle bütün cennet konakları kastedilmiş de olabilir. O takdirde bu mükâfat, ister mukarreblerden olsun, ister ebrar/iyilerden olsun, isterse de orta halli amelde bulunanlar olsun çeşitli tabakalarıyla bütün iman ehlini kapsar. Hepsi de kendi durumuna göre cennette mükâfatını görecektir. Bu sonuncusu mana kapsamlılığı, cennetin Firdevs’e çoğul olarak izafe edilmesi ve “Firdevs” kelimesinin üzüm bağları yahut birbirine sarmaş dolaş olmuş ağaçları ihtiva eden bahçeler demek olduğundan -ki bu bütün cennet hakkında doğru ve uygun bir tabirdir- dolayı iki anlamdan daha uygun görünenidir. Buna göre Firdevs cenneti iman ehli ve salih amel işleyenler için bir konaklama ve ikram yeridir. Kalplerin, ruhların ve bedenler için her türlü nimet ve lezzeti ihtiva eden, içinde canların çektiği, gözlerin zevk aldığı, oldukça mükemmel konaklar, göz alıcı bahçeler, meyvesi bol ağaçlar, insanı coşturan sesleri olan kuşlar, lezzetli yiyecekler, canların çektiği içecekler, güzel kadınlar, hizmetçiler, çocuklar, bol akan nehirler, parlak manzaralar, maddi ve manevi güzellikler, daimi nimetler bulunan bu ziyafet ve ikramdan daha büyük, daha muazzam, daha değerli bir ikram ve ziyafet olabilir mi? Bütün bunlardan daha üstün, daha yüce ve daha değerli bir lütuf olarak da Rahman olan Allah’a yakın ve O’nun rızasına nail olma nimeti vardır ki bu nimet cennetlerdeki bütün nimetlerin en büyüğüdür. O’nun kerim cemalini görmek, son derece şefkatli ve merhametli olanın sözünü işitmek… Allah’a andolsun ki böyle bir ziyafet ve ikramdan daha üstün, daha güzel, daha kalıcı, daha mükemmel bir ziyafet ve ikram olamaz! Bu ziyafet ve ikram, hiçbir yaratılmışın vasfedemeyeceği ve akılların tasavvur edemeyeceği kadar muazzamdır. Eğer kullar bu nimetlerin bir bölümünü dahi gerçek anlamda bilecek olsalardı ve bu bilgi kalplerinde yer etseydi, şüphesiz bu nimetlere duyacakları şevk ile kalpler yerlerinden uçup giderdi, bu nimetlerden ayrı kalmanın acısı ile ruhları darmadğın olur, kafileler halinde olsun, tek tek olsun bu nimetlere doğru yola koyulurlardı. Fani dünyayı, kaybolup giden ve hevesi kursakta bırakan zevkleri bu nimetlere tercih etmezlerdi. Her bir lahzası binlerce yıllık nimetlere dönüştürülebilecek zamanlarını boşa geçirmezler ve zarara uğramamaya çalışırlardı. Ancak gaflet, her tarafı kuşatmış, iman zayıflamış, ilim azalmış ve irade gevşemiş bulunuyor. Bu nedenle de olanlar oldu. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahi’l-azim.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz ki, Allah'a iman edip salih ameller işleyenlere ikram olarak cennetin en üst mekânları konak olarak hazırlanacaktır.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu iman eden kök: امن
  4. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanlar kök: عمل
  5. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler kök: صلح
  6. كَانَتْ kanet kök: كون
  7. لَهُمْ lehum onlar için vardır
  8. جَنَّـٰتُ cennatu cennetleri kök: جنن
  9. ٱلْفِرْدَوْسِ l-firdevsi Firdevs
  10. نُزُلًا nuzulen konak olarak kök: نزل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman edip iyi işler yapanlara gelince, onlar için makam olarak Firdevs cennetleri dipnot 1 vardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mü'minûn 23:11'de de geçen "Firdevs" cenneti "cennetlerin en yükseği, has bahçe" demektir.

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki imanda sabreden ve ıslah edici davranış sergileyenlere gelince: onların buyur edileceği konukevi en görkemli cennetler olacaktır:

Muhammed Esed

(Ama) imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanlara gelince; onları konak yeri olarak cennetin hasbahçeleri beklemektedir:

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki (hakikate) iman edip bunun gereklerini uygulayanlara gelince; onların konak yerleri Firdevs Cennetleridir.

Ali Bulaç

İman edip salih amellerde bulunanlar... Firdevs cennetleri onlar için bir 'konaklama yeridir.'

Ali Özek ve heyeti

İman edenler ve sâlih amel işleyenler ise, onlar için, kalacak Firdevs cennetleri vardır.

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanlara gelince; onların konaklama yeri Firdevs cennetleridir.

Bayraktar Bayraklı

İman edip iyi amel yapanlara gelince, onlar için makam olarak Firdevs cennetleri vardır.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlara gelince, onlar durak olarak neşe ve mutluluk dolu bahçeleri hak etmişlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanıp erdemli davrananlara gelince, onlar durak olarak neşe ve mutluluk dolu cennetleri haketmişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edip güzel güzel işler yapan kimselere gelince, onlar için Firdevs cennetleri bir konukluk olmuştur.

Elmalılı Hamdi Yazır

İyman edip salih salih ameller işliyen kimselere gelince: onlar için Firdevs Cennetleri bir konukluk olmuştur

Erhan Aktaş

İman edip, salihatı yapanların ikramı Firdevs Cennetleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edip, salihatı yapanların dipnot 1 ikramı Firdevs Cennetleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edip, salihatı yapanların ikramı Firdevs Cennetleridir.

Gültekin Onan

İnanıp salih amellerde bulunanlar... Firdevs cennetleri onlar için bir 'konaklama yeridir.'

Hasan Basri Çantay

Hakıykaten iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince): Onların konakları da Firdevs cennetleridir.

İbni Kesir

Muhakkak ki iman edip salih amel işleyenlerin konakları, Firdevs cennetleridir.

Mehmet Alagaş

(99-108) Onların bazılarını bazıları içinde izdiham halinde / dalgalanır halde bırakırız, sûra üfürülmüştür, onları topluca biraraya getirmişizdir, o gün sunu olarak cehennemi kafirlere sunmuşuzdur, onların gözleri, hatırlatmama / zikrime karşı kapaklı idi, i şitmeye güçleri yetmiyordu , kafirler, benim dışımda , kullarımı, dost olarak edinebilecekler ini mi hesap ettiler ? Kesinlikle inecekleri yer olarak cehennemi, kafirlere hazırladık , de ki amel olarak hasara uğrayacak olanları bildirelim mi? Dünya hayatındaki çabaları sapmıştır , onlar güzel işler üretiyoruz (san’ an / sanayi ediyoruz) hesap ederler, i şte onlar Rablerinin ayetlerini ve onunla buluşmayı yok sayıyorlardı , amelleri işe yaramadı / b oşa gitti, onlar için kıyamet günü terazi / ölçüm olmayacaktır, işte bu; yok saymalarından ve ayetlerimizle ve elçilerimizle alay etmelerinden dolayı onların cezası olan cehennemdir, iman edenler ve salih amel işleyenler onların indirileceği yer ise Firdevs cennetleridir. Orada kalıcıdırlar, onlarda oradan ayrılmak / başka bir yerle değiştirmek istemezler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gerçekten iman edip salih ameller işleyenlerin ise konakları Firdevs Cennetleri'dir.

Süleyman Ateş

İnanıp iyi işler yapanlara gelince, onların konağı da Firdevs cennetleridir.

Süleymaniye Vakfı

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara gelince, onların ağırlanmaları için Firdevs cennetleri vardır. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ahiretteki Cennet, "Adn cennetleri" olarak nitelenir (Meryem 19/60-63). Bir diğer niteleme biçimi de "Firdevs"tir (Müminun 23/1-11). Bunlar, Cennet'in ortak özelliklerini ifade eden nitelemelerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlara gelince, Firdevs cennetleri onların konaklayacakları yer olacaktır.

Şaban Britch

İman edip salih amellerde bulunanlar ise, konak olarak Firdevs Cennetleri vardır.

Şaban Piriş

İman edip doğruları yapanların ise, konak (iniş yeri) olarak firdevs cennetleri vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onların konuk evleri Firdevs cennetleri olacaktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety shall be the recipients of Allah's mercy and blessings. We have prepared for them the Paradise which is furnished with trellised vines and fruit trees,

Abdul Haleem

But those who believe and do good deeds will be given the Gardens of Paradise.

Abdullah Yusuf Ali

As to those who believe and work righteous deeds, they have, for their entertainment, the Gardens of Paradise,

Abul A'la Maududi

As for those who believe and do good works, the Gardens of Paradise shall be there to welcome them;

Aisha Bewley

Those who have iman and do right actions will have the Gardens of Firdaws as hospitality,

Al-Hilali & Khan

"Verily those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous deeds, shall have the Gardens of Al-Firdaus (Paradise) for their entertainment.

Ali Quli Qarai

As for those who have faith and do righteous deeds they shall have the gardens of Firdaws for abode,

Amatul Rahman Omar

Those who believe and do deeds of righteousness, will have Gardens of Paradise for an entertainment and an abode;

Arthur John Arberry

But those who believe, and do deeds of righteousness -- the Gardens. of Paradise shall be their hospitality,

Bijan Moeinian

As for those who choose to believe and do good deeds, they will be entertained in the Gardens of Paradise.

E. Henry Palmer

Verily, those who believe and act aright, for them are gardens of Paradise to alight in,

Edip-Layth

Those who acknowledge and promote reforms, they will have gardens of paradise as a dwelling place.

George Sale

But as for those who believe and do good works, they shall have the gardens of paradise for their abode;

Hamid S. Aziz

That is their reward - Hell! Because that they disbelieved and took My revelations and My Messengers as a jest.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who have believed and done deeds of righteousness, the Gardens of Paradise will (duly) be their hospitality;

Marmaduke Pickthall

Lo! those who believe and do good works, theirs are the Gardens of Paradise for welcome,

Mohamed Ahmed - Samira

But surely those who believe and do the right will have gardens of Paradise as gift,

Muhammad Asad

[But, ] verily, as for those who attain to faith and do righteous deeds - the gardens of paradise will be there to welcome them;

Mustafa Khattab

Indeed, those who believe and do good will have the Gardens of Paradise[1] as an accommodation,

Progressive Muslims

Those who believe and do good works, they will have gardens of Paradise as a dwelling place.

Rashad Khalifa

As for those who believe and lead a righteous life, they have deserved a blissful Paradise as their abode.

Sahih International

Indeed, those who have believed and done righteous deeds - they will have the Gardens of Paradise as a lodging,

Sam Gerrans

“Those who heed warning and do righteous deeds, they have the Gardens of Paradise as a welcome,

Shabbir Ahmed

But verily, as for those who attain belief and fulfill the needs of others, the gardens of Paradise will be there to welcome them.

Syed Vickar Ahamed

Verily as to those who believe and do righteous deeds, they have, for their pleasure, the Gardens of Paradise,

Taqi Usmani

Surely those who believed and did righteous deeds, theirs are the Gardens of Firdaus as entertainment

The Monotheist Group

Those who believe and do good works, they will have the gardens of Paradise as a dwelling.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 107. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 107. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 107. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩