Diyanet İşleri
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Ne kötü destektir onlara verilen destek!
Hûd suresi
Hûd suresi, 99. ayet. وَأُتْبِعُوا۟ فِى هَٰذِهِۦ لَعْنَةً وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ بِئْسَ ٱلرِّفْدُ ٱلْمَرْفُودُ
veütbi`û fî hâẕihî la`netev veyevme-lḳiyâmeh. bi'se-rrifdü-lmerfûd.
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Ne kötü destektir onlara verilen destek!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Hûd 96–99 3
(96-97) Andolsun, biz Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık bir mucize ile Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler Firavun'un emrine uydular. Halbuki Firavun'un emri doğru değildi.
Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Ne kötü destektir onlara verilen destek!
(Ey Muhammed!) Bunlar o memleketlerin haberlerinden bazılarıdır. Onları sana anlatıyoruz. Onlardan ayakta duranlar da var, yıkılıp gidenler de.
Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince, Allah'ı bırakıp da taptıkları ilahları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlahları onların sadece ziyanlarını artırdı.
Zulme sapmış memleketlerin halkını yakaladığında, Rabbinin yakalaması işte böyledir! Şüphesiz O'nun yakalaması can yakıcı ve şiddetlidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
99. “Hem bu” dünyada “lanete uğradılar hem de kıyamet gününde.” Allah, melekler ve bütün insanlar dünyada da âhirette de onlara lanet etmektedir. “Verilen bu destek, ne kötüdür!” Allah’ın azabı ile dünya ve âhirette lanete uğramak gibi aleyhlerinde birbiri ardına gelen ve kendileri için bir araya toplanan bu cezalar, ne kadar da kötüdür!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Boğulma ile kendilerine isabet eden helakla birlikte Allah Teâlâ bu dünya hayatında onlara lanet etmiş ve peşinden de rahmetinden kovup uzaklaştırmıştır. Kıyamet gününde de Yüce Allah onları (rahmetinden) kovup uzaklaştıracaktır. Onlar hakkında hem dünyada ve hem de ahirette peş peşe verilen bu lanetler ve azap ile gerçekleşen şey ne kötüdür.
Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Biliniz ki Ad kavmi, Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Hud'un kavmi Ad,…
Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.
Aynı kök: باس (73 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: باس (73 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? O, ne kötü varılacak yerdir!
Aynı kök: باس (73 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan…
Aynı kök: لعن (41 geçiş)
"Kalplerimiz muhafazalıdır" dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.
Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar burada (dünyada) da kıyamet gününde de lanete uğratıldılar. dipnot 1 (Onlara) verilen bu armağan ne kötü armağandır! dipnot 2
Sonuçta peşlerine burada da bir lanet takıldı, Kıyamet Günü'nde de... Pay da, pay verilen de ne fenadır!
Öyle ya; burada (bu dünyada, Allah'ın) laneti kovaladı durdu onları, Kıyamet Günü'nde de (onunla tepelenecekler:) ne kötü bir pay, bu paylarına düşen!
Hem burada (dünyada) hem de kıyamet sürecinde lanete tabi olundular! O hisselerine düşen ne kötü bir paydır!
Onlar, burda da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. (Bu) Verilen bağış, ne kötü bir bağıştır.
Onlar burada da, kıyamet gününde de lânete uğratıldılar. (Onlara) verilen bu armağan ne kötü armağandır!
Hem burada hem de Yeniden Yaratılış Günü'nde lanetlendiler. Verilen bağış, ne kötü bir bağıştır.
Hem burada hem kıyamet gününde peşlerine lanet takılmıştır. Ne kötü destektir o arkalarına takılmış olan!
Burada da, ahirette de peşlerine lanet takılmıştır. Aldıkları armağan ne kötü armağandır!
Burada da, ahirette de peşlerine lanet takılmıştır. Aldıkları armağan ne kötü armağandır!
Hem burada hem de kıyamet gününde arkalarından bir lanetle takip edildiler. Bu yapılan destek ne fena destektir!
Hem burada arkalarından bir la'netle ta'kıb edildiler hem Kıyamet günü, bu vurulan destek ne fena destektir
Bu dünyada da Kıyamet Günü'nde de lanete dipnot 1 uğratıldılar. Paylarına düşen ne kötü bir paydır.
Bu dünyada da Kıyamet Günü'nde de lanete dipnot 1 uğratıldılar. Paylarına düşen ne kötü bir paydır.
Bu dünyada da Kıyamet Günü'nde de lanete uğratıldılar. Paylarına düşen ne kötü bir paydır.
Onlar, burda da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. (Bu) Verilen bağış, ne kötü bir bağıştır.
Burada da, kıyaamet gününde de la'nete tabi tutuldular onlar. (Kendilerine) verilen bu vergi ne kötü vergidir!
Hem burada, hem de kıyamet gününde la'nete uğratıldılar. Kendilerine verilen bu bağış ne kötü bir bağıştır.
(96-99) Musa’yı ayetlerimizle açık delillerle firavun ve seçkinlerine gönderdik, firavunun işine / emrine uymuşlardı, firavunu işi yetişkin edici / reşit edici değildi, kıyamet gününde kavmini sunar / takdim eder, onları götürdüğü yer ise ateştir, varılan yer, ne kötü bir gidilen yerdir. İşte bu rada da lanete uğradılar, k ıyamet günü armağan olarak verilen ne kötü bir hediyedir.
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Ne kötü bağıştır bu onlara verilen!
Bu dünyada da (onların) ardına la'net takılmıştır, kıyamet gününde de (burada da la'netle anılacaklardır, ahirette de)! Bu vergi, ne kötü bir vergidir!
Burada lanete /dışlanmaya maruz bırakıldılar, kıyamet gününde de öyle (olacak) dipnot 1 . Onlara verilen bu armağan (!) ne kötü armağandır!
Onlar bu dünyada da (mezardan) kalkış gününde de dışlanmışlardır (lanetlenmişlerdir). Ne kötü ikramdır o ikram!
Hem burada da kıyamet gününde de lanete uğrarlar. Onlara peşpeşe verilen bu şeyler ne kötüdür.
Hem burada da kıyamet gününde de lanete uğrarlar. Bu ne kötü bir bağıştır.
Peşlerine lanet takılmıştır: Hem burada hem kıyamet gününde ne kötü destektir o arkalarına takılmış olan!
In consequence, they were followed by a curse from Allah all their life, a curse that shall be worse Hereafter. And evil indeed are the maledictions poured upon those who have come in life within the measure of Allah's wrath, a combination that is emblematic of a malignant fate.
They were pursued by God’s rejection in this life and will be on the Day of Resurrection, too. What a foul gift to be given!
And they are followed by a curse in this (life) and on the Day of Judgment: and woeful is the gift which shall be given (unto them)!
They were pursued by a curse in this world and so will they be on the Day of Resurrection. What an evil reward will they receive!
They are pursued by a curse in the dunya and on the Day of Rising. What an evil gift to be given!
They were pursued by a curse in this (deceiving life of this world) and (so they will be pursued by a curse) on the Day of Resurrection. Evil indeed is the gift gifted [i.e. the curse (in this world) pursued by another curse (in the Hereafter)].
They were pursued by a curse in this [world], as well as on the Day of Resurrection; evil is the award conferred [upon them]!
There was sent following after them a curse in this (life) and on the Day of Resurrection (they shall be the victims of it too). Evil is the gift which shall be given (them)!
And there was sent following after them in this world a curse, and upon the Day of Resurrection -- evil the offering to be offered!
The curse that they earned in this world will last even in Hereafter. what an thing to earn.
In this (world) were they followed by a curse; and on the resurrection day evil shall be the aid they are aided with!
They were followed by a curse in this, and on the day of Resurrection. What a miserable path to follow!
They were followed in this life by a curse, and on the day of resurrection miserable shall be the gift which shall be given them.
He shall approach his people on the Day of Resurrection, and take them to the Fire (as cattle are led to the watering-place) - ah, a woeful watering-place is that wither they are led!
And a curse was made to follow them up in this (life) and upon the Day of the Resurrection; miserable is the contribution to be contributed! (i. e., the curse to be renewed in the Hereafter).
A curse is made to follow them in the world and on the Day of Resurrection. Hapless is the gift (that will be) given (them).
Damned will they be in this world, and on the Day of Doom how evil the gift that they will receive!
seeing that they were pursued by [God's] rejection in this [world], and [shall be finally overtaken by it] on the Day of Resurrection; [and] vile was the gift which they were given!
They were followed by a curse in this ˹life˺ and ˹will receive another˺ on the Day of Judgment. What an evil gift to receive!
And they were followed by a curse in this, and on the Day of Resurrection. What a miserable path to follow!
They have incurred condemnation in this life, as well as on the Day of Resurrection; what a miserable path to follow!
And they were followed in this [world] with a curse and on the Day of Resurrection. And wretched is the gift which is given.
And they were followed here by a curse; and on the Day of Resurrection evil is the gift given.
Divine rejection was made to follow them in this world and will overcome them on the Day of Resurrection. Contemptible is the gift that will be given to them.
And they are followed by a curse in this (life) and (also) on the Day of Judgment: Terrible is the gift to be given (to them).
The curse was made to pursue them here and on the Day of Judgement. It is the evil reward to be offered.
And they were followed by a curse in this one, and on the Day of Resurrection. What a miserable path to follow!