Hicr suresi

Hicr suresi, 50. ayet

Hicr suresi, 50. ayet. وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلْعَذَابُ ٱلْأَلِيمُ

veenne `aẕâbî hüve-l`aẕâbü-l'elîm.

Diyanet İşleri

(49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 47–53 · surenin 50. ayeti / 99

Konu Sakınanların cenneti; "ben çok bağışlayanım" Hicr 45–50 3

  1. Hicr 47

    Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.

  2. Hicr 48

    Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.

  3. 49–50

    (49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.

  4. Hicr 51

    Onlara İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.

  5. Hicr 52

    Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selam" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.

  6. Hicr 53

    Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

50. Bununla birlikte Allah’ın rahmetini ummaları, onların azabından emin olmalarına ve ağırdan almalarına sebeb teşkil etmemelidir. Bu yüzden onlara haber ver ki: “azabım da hiç şüphesiz can yakıcı bir azaptır.” Hakikatte Allah’ın azabından başka azap yoktur ve o, öyle bir azaptır ki miktarı tespit edilemez ve özü asla idrak edilemez. O’nun azabından yine O’na sığınırız. İşte Allah’ın kulları, “O’nun azabı gibi kimse azab edemez, O’nun bağladığı gibi kimse bağlayamaz.” (el-Fecr, 89/25-26) gerçeğini bilecek olurlarsa, cezalandırılmalarını gerektirecek her bir sebepten sakınır ve uzak kalırlar.

Kulun kalbi, her zaman için korku ile ümit ve arzu ile çekince arasında bulunmalıdır. Rabbinin rahmet ve mağfiretine, cömertlik ve ihsanına bakınca bu, onun umut ve arzusunu harekete geçirmelidir. Kendi günahlarına, Rabbinin haklarını yerine getirmekteki kusurlarına bakınca da bu, onda korku ve çekince halini harekete geöirmeli ve o günahlardan vazgeçmesini sağlamalıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yine onlara, azabımın çok acı veren bir azap olduğunu bildir. Mağfiretime nail olmak ve azabımdan güvende olabilmek için bana tövbe etsinler.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنَّ ve enne fakat
  2. عَذَابِى azabi benim azabım kök: عذب
  3. هُوَ huve o
  4. ٱلْعَذَابُ l-azabu bir azabdır kök: عذب
  5. ٱلْأَلِيمُ l-elimu çok acı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(49, 50) Kullarıma, benim çok bağışlayan, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem verici bir azap olduğunu bildir!

Mustafa İslamoğlu

Ama unutma ki, en çok elem ve ıstırap veren azap da Benim azabım!

Muhammed Esed

en can yakıcı azabın da Benim azabım olduğunu!

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki azabım (Ben'den ayrı düşmenin yaşatacağı azap), en acı azap odur!

Ali Bulaç

Ve şüphesiz azabım; o acıklı bir azaptır.

Ali Özek ve heyeti

Benim azabımın elem verici bir azap olduğunu da bildir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, cezam da çok acıdır.

Bayraktar Bayraklı

Benim azabımın elem verici bir azap olduğunu da bildir!

Edip Yüksel

Ve azabım da çok acı bir azaptır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve azabım da çok acı bir azaptır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

bununla birlikte azabım da acı bir azaptır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bununla beraber azabım da azabı elim

Erhan Aktaş

Fakat azabım, elem verici bir azaptır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat azabım, elem verici bir azaptır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Azabım, elem verici bir azaptır.

Gültekin Onan

Ve şüphesiz azabım; o acıklı bir azaptır.

Hasan Basri Çantay

"(Bununla beraber) benim azabım da elbette en acıklı azabın ta kendisidir o".

İbni Kesir

Ve muhakkak ki azabım da elem verici bir azabtır.

Mehmet Alagaş

(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Azabıma gelince de o, çok acı veren bir azaptır.

Süleyman Ateş

Fakat benim azabım da çok acı bir azabdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Azabım da şiddetlidir, can yakan bir azaptır.

Şaban Britch

Azabıma gelince o acı bir azaptır.

Şaban Piriş

Azabıma gelince o acı bir azaptır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama acıklı azabın ta kendisidir benim azabım.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

and also that My retributive punishment is indeed severe; it is the torment laid upon the damned.

Abdul Haleem

but My torment is the truly painful one.

Abdullah Yusuf Ali

And that My Penalty will be indeed the most grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

At the same time, My chastisement is highly painful.

Aisha Bewley

but also that My punishment is the Painful Punishment.

Al-Hilali & Khan

And that My Torment is indeed the most painful torment.

Ali Quli Qarai

and that My punishment is a painful punishment.

Amatul Rahman Omar

And (also tell them) that My punishment is a very grievous one.

Arthur John Arberry

and that My chastisement is the painful chastisement.

Bijan Moeinian

Also let them know that My punishment is the most painful.

E. Henry Palmer

and that my woe is the grievous woe.

Edip-Layth

That My punishment is a painful retribution.

George Sale

and that my punishment is a grievous punishment.

Hamid S. Aziz

And that My doom is a grievous doom.

Mahmoud Ghali

And that My torment is the (most) painful torment.

Marmaduke Pickthall

And that My doom is the dolorous doom.

Mohamed Ahmed - Samira

But My punishment is surely a painful one.

Muhammad Asad

and [also, ] that the suffering which I shall impose [on sinners] will indeed be a suffering most grievous.

Mustafa Khattab

and that My torment is indeed the most painful.

Progressive Muslims

And that My punishment is a painful retribution.

Rashad Khalifa

And that My retribution is the most painful retribution.

Sahih International

And that it is My punishment which is the painful punishment.

Sam Gerrans

And that My punishment is the painful punishment.

Shabbir Ahmed

Yet, My Law of Requital dispenses a severe requital.

Syed Vickar Ahamed

And that My Penalty will (also) be indeed the most painful penalty.

Taqi Usmani

and that My punishment is the painful punishment,

The Monotheist Group

Andthat My punishment is a painful retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 50. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 50. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 50. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩