Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 10. ayet

Enbiyâ suresi, 10. ayet. لَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ كِتَٰبًا فِيهِ ذِكْرُكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

leḳad enzelnâ ileyküm kitâben fîhi ẕikruküm. efelâ ta`ḳilûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 7–13 · surenin 10. ayeti / 112

Konu Hesap yaklaştı; helâk edilen memleketler Enbiyâ 1–15 3

  1. Enbiyâ 7

    Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

  2. Enbiyâ 8

    Biz, onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.

  3. Enbiyâ 9

    Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helak ettik.

  4. 10

    Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

  5. Enbiyâ 11

    Biz zulmetmekte olan nice memleketleri kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka başka toplumlar meydana getirdik.

  6. Enbiyâ 12

    Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.

  7. Enbiyâ 13

    Onlara, "Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız" denildi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. Ey kendilerine Abdulmuttalib’in oğlu, Abdullah’ın oğlu Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamber olarak gönderilmiş olduğu kimseler! Biz sizlere gerçekten değeri üstün ve apaçık bir Kur’an olan “sizin için öğüt/şeref kaynağı olan bir Kitap indirdik.” Bu Kitap sizin için bir şeref ve övünç kaynağıdır. Sizin yücelip yükselmenize sebeptir. Ancak bu, ondan gereken öğüt ve ibreti almanız, ihtiva ettiği doğru haberlere inanıp emirlerini yerine getirmeniz ve yasaklarından kaçınmanız şartıyladır. O vakit kadriniz yükselir, şanınız büyür. “Hâla aklınızı kullanmayacak mısınız?” Size neyin faydalı, neyin zararlı olduğunu akledip kavramaz mısınız? Niçin sizin için şan ve şeref kaynağı olan, dünya ve âhirette şanınızı yücelten bu Kitabın kadrini bilmiyorsunuz? Eğer gerçekten aklınız bulunsaydı siz bu yolu izlerdiniz. Bu yolu izlemeyip sizin zayi olmanıza, dünya ve âhirette değerinizin alçalmasına, her ikisinde de bedbaht olmanıza sebep teşkil eden yolları izlediğinize göre siz, sağlıklı bir şekilde aklınızı kullanan ve doğru bir görüş sahibi olan kimseler olamazsınız.

iilen meydana gelen olaylar, bu âyet-i kerimenin doğrulamaktadır. Zira Peygamber’e iman eden, Kur’an-ı Kerim ile gereği gibi öğüt alan ashab-ı kiram ve onlardan sonra gelenler, öyle bir göz kamaştırıcı yüceliğe, öyle büyük bir şan ve şerefe, hükümdarlara üstünlük sağlayacak noktaya ulaştılar ki bu, herkes tarafından bilinen bir husustur. Diğer taraftan bu Kur’an-ı Kerim’e hiç önem vermeyen, onun hidâyetini kabul etmeyen, onunla arınıp temizlenmeyen kimselerin ne derece gazaba, zayi oluşa, horluğa ve bedbahtlığa mahkum oldukları da bilinen bir husustur. O nedenle bu Kitaptan gerektiği şekilde öğüt ve ibret alınmadığı sürece dünya ve âhirette mutlu olmaya imkân yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ant olsun ki size Kur'an'ı indirdik, eğer onu tasdik eder onun içindeki ile amel ederseniz şeref ve itibarınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? Ona iman etmeye ve içerdiği şey ile amel etmek için acele etmeyecek misiniz?

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَقَدْ lekad andolsun
  2. أَنزَلْنَآ enzelna indirdik kök: نزل
  3. إِلَيْكُمْ ileykum size
  4. كِتَـٰبًۭا kitaben bir Kitap kök: كتب
  5. فِيهِ fihi içinde
  6. ذِكْرُكُمْ ۖ zikrukum Zikr'iniz bulunan kök: ذكر
  7. أَفَلَا efela
  8. تَعْقِلُونَ tea'kilune aklınızı kullanmıyor musunuz? kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki size, içinde (gerçekleri) hatırlamanız (için bilgiler) bulunan bir kitap indirdik. dipnot 1 Akıl etmiyor musunuz?

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Sâd 38:1 ve Zuhruf 43:44 ile okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz size, içinde size şeref ve itibar kazandıran bir mesaj indirmiş bulunuyoruz: şu halde, aklınızı başınıza almayacak mısınız?

Muhammed Esed

(Ey İnsanlar!) Gerçek şu ki, Biz size, akılda tutmanız gereken her şeyi kapsayan ilahi bir mesaj indirdik: hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Ahmed Hulusi

Yemin olsun ki, size, içinde zikriniz olan (hakikatinizi HATIRLATAN) BİLGİ inzal ettik! Aklınız almıyor mu?

Ali Bulaç

Andolsun, size (bütün durumlarınızı kapsayan) zikrinizin içinde bulunduğu bir Kitap indirdik. Yine de akıllanmayacak mısınız?

Ali Özek ve heyeti

Andolsun, size içinde sizin için öğüt bulunan bir kitap indirdik. Hâlâ akıllanmaz mısınız?

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, aklınızda tutmanız gereken her şeyi içeren bir Kitap indirdik. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?

Bayraktar Bayraklı

Andolsun size, içinde şerefiniz bulunan bir kitap indirdik. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Edip Yüksel

Size, size olan mesajı içeren bir kitabı indirmiş bulunuyoruz. Aklınızı kullanmaz mısınız?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Size, size olan mesajı içeren bir kitabı indirmiş bulunuyoruz. Aklınızı kullanmaz mısınız?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, size öyle bir kitap indirdik ki, bütün şanınız ondadır; hala akıllanmayacak mısınız?

Elmalılı Hamdi Yazır

Şanım hakkı için size bir kitab indirdik ki bütün şanımız onda? Hala akıllanmıyacakmısınız?

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, gerçekten içinde sizin öğüdünüz dipnot 1 olan bir kitap indirdik. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sizin için bildirdiğimiz, yapmanız ve sakınmanız gereken bilgiler. /Sizin öğüt kitabınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, gerçekten içinde sizin öğüdünüz dipnot 1 olan bir kitap indirdik. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sizin için bildirdiğimiz, yapmanız ve sakınmanız gereken bilgiler. /Sizin öğüt kitabınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, gerçekten içinde sizin öğüdünüz dipnot 1 olan bir kitap indirdik. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sizin için bildirdiğimiz, yapmanız ve sakınmanız gereken bilgiler./ Sizin öğüt kitabınız.

Gültekin Onan

Andolsun, size (bütün durumlarınızı kapsayan) zikrinizin içinde bulunduğu bir Kitap indirdik. Yine de akletmeyecek misiniz?

Hasan Basri Çantay

Andolsun, size öyle bir kitab indirmişizdir ki (bütün) zikir (ve şeref) iniz ondadır. Haala akıllanmıyacak mısınız?

İbni Kesir

Andolsun ki; size, içinde zikrinizin bulunduğu bir Kitab indirdik. Hala akletmiyor musunuz?

Mehmet Alagaş

(10-17) Kesin olan şu ki, içinde sizin hatırlamanız gereken şeyler olan kitabı indirdik, hâlâ akletmez misiniz? / bu verilerle bir bağlantı kuramıyor musunuz? / bir işlem yapamıyor musunuz? Zalim olan nice yerleşim yerini kırdık geçirdik , onların ardından diğer kavimleri inşa ettik, bizden bir sertlik / bir azap geleceğini sezdiklerinde işte o zaman panikle koşuşturuyorlardı, koşuşmayın, şımardığınız meskenlerinize gerisin geri dönün böylelikle belki sizi birileri sual edebilir, yazıklar olsun bize ki biz zalimlermişiz dediler, biz onları hasat edilmiş hâle / sönmüş hâle getirince ye kadar onların çağrıları /duaları, işte böyle sürdü gitti. Biz Göğü ve yeri bu ikisi arasını oyun olsun diye yaratmadık / oyun parkı değil buralar, biz eğlence istesek / yapacak olsak kendi katımızda edinirdik / yerde ve semada değil de burada olduğumuz yerde eğlenirdik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

Süleyman Ateş

Andolsun, size, içinde Zikr'iniz bulunan bir Kitap indirdik. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Süleymaniye Vakfı

(Ey ehl-i zikir /önceki kitapların uzmanları!) Size, kendi kitaplarınızın bilgisini de içeren bir kitap indirdik dipnot 1 . Bu bağı kuramıyor musunuz?

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Surenin 3. ayetinden 10. ayetine kadar olan kısmı ile Nahl suresinin 43 ve 44. ayetleri arasında benzerlik bulunmaktadır. Şöyle ki; 3. ayette Resulullah'ı kastederek "Bu da sizin gibi bir beşerden başka nedir ki!" şeklinde itirazda bulunanlardan bahsedilmişti. 7. ayette ise, Nahl suresinin 43. ayetinde olduğu gibi rasul olarak bir beşerin gönderilmesine yapılan itiraza "Bilmiyorsanız ehl-i zikre /önceki kitapların uzmanlarına sorun!" şeklinde cevap vardır. 8. ayette, resullerin beşer olduğu vurgulandıktan sonra, yine Nahl suresinin 44. ayetinde olduğu gibi 9 ve 10. ayetlerde hitap Ehl-i Kitab'a yöneltilmekte ve resullere tabi olanların kazanacağına, diğerlerinin de kaybedeceğine dair Allah'ın kuralına atıfta bulunulmakta, bu kuralı Ehl-i Kitab'ın bildiği ima edilmektedir (Mü'min 40/51; Mücadele 58/21; Nur 24/55; Saffat 37/171 vd.). 10. ayette ise Ehl-i Kitab'ın dikkati Kur'an'a çekilmekte Kitab'ın sıfatı olarak (ف۪يهِ ذِكْرُكُمْ) ifadesi geçmektedir. "Kendi kitaplarınızın bilgisini de içeren" şeklinde meal verdiğimiz bu ifadeyle Ehl-i Kitab'a, Muhammed (s.a.v.)'e indirilen Kur'an'ın içinde, onlara indirilenin de olduğu yani Kur'an'ın, ellerindeki kitapları tasdik ettiği mesajı verilmektedir. Benzer şekilde mesela Mü'minun 23/71. ayette de, insanlara zaten bildikleri ve okuyup durdukları şeylerin yani zikrin geldiği, görmezden gelmekle kendi zikirlerinden de yüz çevirdikleri bildirilmektedir. Yine Enbiya suresinin 24. ayetinde Yüce Allah, kendisine ortaklar edinenler için Resulullah'tan "Haydi getirin delilinizi! Bu Kur'an benimle birlikte olanların zikri, benden öncekilerin de zikridir" demesini istemekte, 25. ayette de tüm resullerin tevhid ilkesi üzere gönderildikleri bildirilmektedir (Müminun 23/68-71).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Size de bir Kitap indirdik; ihtiyaç duyduğunuz bilgiler ondadır. Aklınızı kullanmaz mısınız?

Şaban Britch

Size de, içinde sizin zikriniz/şerefiniz olan bir kitap indirdik. Hâlâ, akletmiyor musunuz?

Şaban Piriş

Size de, içinde sizin için uyarıların yer aldığı bir kitap indirdik. Hala, aklınızı kullanmıyor musunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, size bir Kitap gönderdik ki, öğüt ve uyarınız/zikriniz/şerefiniz yalnız ondadır. Hala aklınızı çalıştırmayacak mısınız?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We have sent down to you people a Book -the Quran- serving as a reminder to you in every respect and in due time will it praise your name to fame that you will be mentioned by others with admiration, adoration, and commendation; will you not understand.

Abdul Haleem

And now We have sent down to you [people] a Scripture to remind you. Will you not use your reason?

Abdullah Yusuf Ali

We have revealed for you (O men!) a book in which is a Message for you: will ye not then understand?

Abul A'la Maududi

We have bestowed upon you a Book that mentions you. Do you not understand? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is a comprehensive answer to the various objections which were being raised in desperation by the disbelievers of Makkah against the Quran and the Prophet (peace be upon him), as if to say: What is there in this Book that you cannot understand? Why don’t you consider it in the right spirit? There is nothing contradictory in it. It discusses you and your own problems and affairs of life. It describes your own nature, origin and end. It discriminates between good and evil and presents high moral qualities which your own consciences endorse and confirm. Why don’t you, then, use your minds to understand this simple and easy thing?

Aisha Bewley

We have sent down to you a Book containing your Reminder. So will you not use your intellect?

Al-Hilali & Khan

Indeed, We have sent down for you (O mankind) a Book (the Qur’ân) in which there is Dhikrukum,(your Reminder or an honour for you i.e. honour for the one who follows the teaching of the Qur’ân and acts on its teachings). Will you not then understand?

Ali Quli Qarai

Certainly We have sent down to you a Book in which there is an admonition for you. Do you not apply reason?

Amatul Rahman Omar

(Mankind!) now We have revealed to you a (highly perfect) Book wherein there is a provision for your eminence. Why do you not then make use of your understanding?

Arthur John Arberry

Now We have sent down to you a Book wherein is your Remembrance; will you not understand?

Bijan Moeinian

I have sent you a Book in which there is all kind of answers to your issues. What is then that you do not understand?

E. Henry Palmer

We have sent down to you a book in which is a reminder for you; have ye then no sense?

Edip-Layth

We have sent down to you a book in which is your remembrance. Do you not reason?

George Sale

Now have We sent down unto you, O Koreish, the book of the Koran; wherein there is honourable mention of you: Will ye not therefore understand?

Hamid S. Aziz

Yet We made Our promise to them good, and We saved them and whom We pleased; but We destroyed those who committed excesses.

Mahmoud Ghali

Indeed We have already sent down to you a Book wherein is your Remembrance; will you (This is addressed to the disbelievers) then not consider?

Marmaduke Pickthall

Now We have revealed unto you a Scripture wherein is your Reminder. Have ye then no sense?

Mohamed Ahmed - Samira

We have sent down to you a Book which has a reminder for you. Do you not understand?

Muhammad Asad

[O MEN!] We have now bestowed upon you from on high a divine writ containing all that you ought to bear in mind will you not, then, use your reason?

Mustafa Khattab

We have surely revealed to you a Book, in which there is glory for you. Will you not then understand?

Progressive Muslims

We have sent down to you a Scripture in which is your remembrance. Do you not comprehend

Rashad Khalifa

We have sent down to you a scripture containing your message. Do you not understand?

Sahih International

We have certainly sent down to you a Book in which is your mention. Then will you not reason?

Sam Gerrans

We have sent down to you a Writ wherein is your remembrance; will you then not use reason!

Shabbir Ahmed

O Mankind! Now We have revealed unto you a Book that is all about you and it will give you eminence. Will you not, then, use your sense? (21:24), (23:70), (43:43-44).

Syed Vickar Ahamed

Indeed, We have made clear for you a Book (the Quran) in which is a Message for you (mankind): Will you not then understand?

Taqi Usmani

Surely, We have sent down to you (O people of Arabia) a book having a good counsel for you. So, do you not understand?

The Monotheist Group

We have sent down to you a Book in which is your remembrance. Do you not comprehend?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩