Beled suresi · 17–20. ayetler

İman edenler ve inkâr edenler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Beled suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Beled suresi, 17. ayet. ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ

    Diyanet İşleri

    (17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

    Mehmet Okuyan

    Sonra da iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetlerde, garibanlarla ilgilenmenin imandan önce geldiğine dikkat çekilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Daha sonra, iman edenlerden olmak ve birbirine hakkı ve merhameti tavsiye etmektir.

    Muhammed Esed

    ve imana ermişlerden ve birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır.

    Ahmed Hulusi

    Sonra da iman eden, birbirlerine sabrı yaşamayı tavsiye eden ve merhameti tavsiye eden kimselerden olmaktır.

    Ali Bulaç

    Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, inananlar, dirençli olmayı öğütleyenler ve merhameti öğütleyenler arasında olmaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sonra iman edenlerden, birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağdakilerdir.

    Edip Yüksel

    Dahası, birbirlerine sabır ve sevgiyi öğütleyen iman edenlerden olmaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dahası, birbirlerine sabır ve sevgiyi öğütleyen inananlardan olmaktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra da o iman edip de sabrı tavsiyeleşen ve merhamet tavsiyeleşenlerden olamadı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra olmadı o iyman edip de sabra vasıyyetleşen ve merhamete vasıyyetleşenlerden

    Erhan Aktaş

    Sonra birbirlerine sabrı dipnot 1 ve merhameti tavsiye eden iman edenlerden olmaktır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Direnmeyi, zorluklara göğüs germeyi, yılgınlık göstermemeyi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra birbirlerine sabrı dipnot 1 ve merhameti tavsiye eden inananlardan olmaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Direnmeyi, zorluklara göğüs germeyi, yılgınlık göstermemeyi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra birbirlerine sabrı dipnot 1 ve merhameti tavsiye eden inananlardan olmaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Direnmeyi, zorluklara göğüs germeyi, yılgınlık göstermemeyi.

    Gültekin Onan

    Sonra inananlardan, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra da (o sarp yokuşu aşıb geçerken) iman edenlerden, birbirlerine sabr (-u sebat) ı tavsiye, (halka) merhameti tavsiye edenlerden olmakdır.

    İbni Kesir

    Sonra da iman edenlerden, birbirine sabrı tavsiye, merhameti tavsiye edenlerden olmaktır.

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra iman edip, birbirlerine sabır tavsiye edenlerden ve birbirlerine merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.

    Süleyman Ateş

    Sonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunların yanısıra dipnot 1 , inanıp güvenen, birbirlerine sabrı /duruşunu bozmamayı tembih eden ve merhametli olmayı tembih eden kişilerden olmaktır. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki "(ثمَ) sümme" edatına "bunların yanısıra" anlamı verilmiştir. Çünkü "sümme" dört türlü kullanımı olan bir edattır. Bunlardan biri, sıralama veya öncelik-sonralık kastedilmeksizin mutlak beraberliği ifade eder (Mu'cemu'l-Lugati'l-Arabiyyeti'l-Muasıra; Yunus 10/103; Hud 11/1, 3, 52).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir de inanıp güvenen(mümin olan), biri birine sabrı tavsiye eden ve merhameti tavsiye eden kimselerden olmaktır.

    Şaban Britch

    Bir de iman edip, sabrı ve merhameti birbirine tavsiye edenlerden olmaktır.

    Şaban Piriş

    Bir de iman edip, sabrı ve merhameti birbirine tavsiye edenlerden olmaktır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra da iman eden ve birbirlerine sabrı öneren, merhameti öneren kişilerden olmaktır o.

  2. Beled suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    Beled suresi, 18. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

    Diyanet İşleri

    (17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

    Mehmet Okuyan

    İşte onlar sağın halkıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte böyleleridir vicdan sahipleri;

    Muhammed Esed

    İşte böyleleri dürüstlüğe ve erdemliliğe erişmiş olanlardır;

    Ahmed Hulusi

    İşte bunlar ashab-ı meymenedir (sağ ashabı; saidler).

    Ali Bulaç

    İşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meymene).

    Ali Özek ve heyeti

    İşte bunlar sağdakilerdir.

    Ali Rıza Safa

    Gerçeğe erişenlerin yoldaşları, işte onlardır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sonra iman edenlerden, birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağdakilerdir.

    Edip Yüksel

    Nitekim mutlular onlardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Nitekim mutlular onlardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İşte onlardır meymenet sahipleri (kitapları sağ taraflarından verilecekler).

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki onlardır işte meymenet sahibleri (Ashab-ı Meymene)

    Erhan Aktaş

    İşte onlar, Ashab-ı Meymene'dir. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Meymene, kelime olarak "sağ el" veya "uğurlu, bereketli" anlamındadır. "Amel defterleri sağdan verilenler", veya "sağın sahibi," "sağın taraftarları" şeklinde yanlış anlam verilen "Ashabı Meymene;" Arapça'da bir deyim olup, bahtı iyi olan, bereketli, yüksek makam, güçlü, çok değerli, şerefli, onurlu ve önemli kimseler için kullanılmaktadır. Keza Türkçe'de de birisine "bu benim sağ kolumdur" dendiği zaman, ona verilen değer gösterilmiş olunmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte onlar, ashab-ı meymenedir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Meymene, sözcük olarak "sağ el" veya "uğurlu, bereketli" anlamındadır. "Amel defterleri sağdan verilenler", veya "sağın sahibi, " "sağın taraftarları" şeklinde yanlış anlam verilen "Ashabı meymene;" Arapçada bir deyim olup, bahtı iyi olan, bereketli, yüksek makam, güçlü, çok değerli, şerefli, onurlu ve önemli kimseler için kullanılmaktadır. Keza Türkçede de birisine "bu benim sağ kolumdur" dendiği zaman, ona verilen değer gösterilmiş olunmaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte onlar, ashab-ı meymenedir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sağın adamı. Meymene, sözcük olarak "sağ el" veya "uğurlu, bereketli" anlamındadır. Deyim olarak; bahtı iyi olan, bereketli, mutluluk sahibi" demektir. Veya deyim olarak, "yüksek makam, güç ve şeref" demektir. Keza Türkçede de birisine "Bu benim sağ kolumdur." dendiği zaman, ona verilen değer gösterilmiş olunmaktadır.

    Gültekin Onan

    İşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meymene).

    Hasan Basri Çantay

    İşte bunlar sağcılardır.

    İbni Kesir

    İşte bunlar, sağcılardır.

    Mehmet Alagaş

    (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte bunlar sağdakilerdir.

    Süleyman Ateş

    İşte onlar sağın adamlarıdır (Kitabı sağından verilen uğurlu kişilerdir).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşte uğurlu kimseler bunlardır.

    Şaban Britch

    İşte bunlar sağdakilerdir.

    Şaban Piriş

    İşte sağ tarafın halkı onlardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte böyleleridir uğur ve bereket dostları.

  3. Beled suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    Beled suresi, 19. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

    Diyanet İşleri

    Ayetlerimizi inkar edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.

    Mehmet Okuyan

    Ayetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar solun halkıdır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sağın halkı" ve "solun halkı" ile ilgili detaylı bilgi için bkz. İsrâ 17:71, dipnot 4.

    Mustafa İslamoğlu

    inkarda ısrar edenler ise vicdansız olanlardır;

    Muhammed Esed

    Bizim mesajlarımızın doğruluğunu inkara şartlanmış olanlar ise kötülüğe batmış kimselerdir,

    Ahmed Hulusi

    İşaretlerimizi inkar edenler ise, onlar ashab-ı meş'emedir (sol ashabı; şakiler).

    Ali Bulaç

    Ayetlerimizi inkar edenler ise, sol yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meş'eme).

    Ali Özek ve heyeti

    Âyetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar soldakilerdir.

    Ali Rıza Safa

    Oysa ayetlerimizi inkar edenler, kötülüğe batanların yoldaşlarıdır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ayetlerimizi inkar edenler ise, işte onlar soldakilerdir. Cezaları, kapıları üzerine sımsıkı kapatılmış bir ateştir.

    Edip Yüksel

    Ayet ve mucizelerimizi inkar edenlerse talihsizlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ayet ve mucizelerimizi inkar edenlerse talihsizlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ayetlerimizi inkar edenler ise, onlardır işte şeamet sahipleri (uğursuz kimseler).

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ayetlerimize küfr edenler ise onlardır işte: Şeamet sahibleri (Ashab-ı Meş'eme)

    Erhan Aktaş

    Ayetlerimizi küfredenler Ashab-ı Meşeme'dir. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kelime olarak, "uğursuzluk, talihsizlik demektir. "Sol el" anlamı da bulunmaktadır. "Amel defterleri solundan verilenler" veya "solun Ashabı," "solun taraftarları" şeklinde yanlış anlam verilen Ashabı Meş'eme; Arapça'da deyim olarak, zillet içerisinde, aşağılık, değersiz, onursuz kimseler demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ayetlerimizi küfredenler ashab-ı meşemedir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sözcük olarak, "uğursuzluk, talihsizlik demektir. "Sol el" anlamı da bulunmaktadır. "Amel defterleri solundan verilenler" veya "solun ashabı, " "solun taraftarları" şeklinde yanlış anlam verilen Ashabı meş'eme; Arapçada deyim olarak; zillet içerisinde, aşağılık, değersiz, onursuz kimseler demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ayetlerimizi küfredenler dipnot 1 ashab-ı meşemedir. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçeği yalanlayan nankörler. Gerçeği görmezden gelenler, gerçeğin üzerini örtenler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sözcük olarak, "uğursuzluk, talihsizlik;" "sol el" demektir. "Sol el", Arapça'da deyim olarak "zayıflık ve zillet" demektir.

    Gültekin Onan

    Ayetlerimize küfredenler ise sol yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meşeme).

    Hasan Basri Çantay

    Ayetlerimize küfredenler ise solcuların ta kendileridir.

    İbni Kesir

    Ayetlerimize küfredenler ise, solcuların kendileridir.

    Mehmet Alagaş

    (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ayetlerimize küfredenler ise işte onlar soldakilerdir.

    Süleyman Ateş

    Ayetlerimizi tanımayanlar ise solun adamlarıdır (Kitabı solundan verilen uğursuz kişilerdir).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetlerimizi görmezlikten gelenler de uğursuz olanlardır.

    Şaban Britch

    Ayetlerimize küfredenler ise işte onlar soldakilerdir.

    Şaban Piriş

    Ayetlerimizi inkar edenler, onlar sol taraf halkıdır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bizim ayetlerimizi tanımayanlara gelince bunlar; şomluk, uğursuzluk yaranıdır.

  4. Beled suresi, 20. ayet — bütün mealleriyle aç

    Beled suresi, 20. ayet. عَلَيْهِمْ نَارٌ مُّؤْصَدَةٌۢ

    Diyanet İşleri

    Üzerlerinde etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.

    Mehmet Okuyan

    Onlar(ın cezası, kapıları) üzerlerine kilitlenmiş ateştir.

    Mustafa İslamoğlu

    tarifsiz bir ateş onların üzerine güdümlenmiştir.

    Muhammed Esed

    üzerlerine salınmış ateş (ile).

    Ahmed Hulusi

    Onlar ateşe kapatılıp kilitlenmişlerdir!

    Ali Bulaç

    "Kapıları kilitlenmiş" bir ateş onların üzerinedir.

    Ali Özek ve heyeti

    Cezaları, kapıları üzerlerine sımsıkı, kapatılmış bir ateştir.

    Ali Rıza Safa

    Onların üzerine ateş kapatılmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ayetlerimizi inkar edenler ise, işte onlar soldakilerdir. Cezaları, kapıları üzerine sımsıkı kapatılmış bir ateştir.

    Edip Yüksel

    Onlar ateşe kapatılacaklardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar ateşe kapatılacaklardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacak.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacak

    Erhan Aktaş

    Onlara, üzerlerine kapıları kapatılmış bir ateş vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlara, üzerlerine kapıları kapatılmış bir ateş vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlara, üzerlerine kapıları kapatılmış bir ateş vardır.

    Gültekin Onan

    'Kapıları kilitlenmiş' bir ateş onların üzerinedir.

    Hasan Basri Çantay

    Ki (onların cezası) üzerlerine kapıları sımsıkı kapatılmış bir ateşdir.

    İbni Kesir

    Onlara sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.

    Mehmet Alagaş

    (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara, üzerlerine kapıları kapatılmış bir ateş vardır.

    Süleyman Ateş

    Onlara (kapıları) üzerlerine kilitlenecek bir ateş vardır!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunların üstünde kendilerini kuşatmış bir ateş bulunur.

    Şaban Britch

    Üzerlerine apanmış/kilitlenmiş bir ateş vardır.

    Şaban Piriş

    Üzerlerinde kapıları kilitlenmiş bir ateş vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunların üzerine, kilitlenecek bir ateş gelecektir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.