Beled suresi

Beled suresi, 18. ayet

Beled suresi, 18. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

ülâike aṣḥâbü-lmeymeneh.

Diyanet İşleri

(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Beled 15–20 · surenin 18. ayeti / 20

Konu İman edenler ve inkâr edenler Beled 17–20 3

  1. Beled 15–16

    (14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

  2. 17–18

    (17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

  3. Beled 19

    Ayetlerimizi inkar edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.

  4. Beled 20

    Üzerlerinde etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. “İşte onlar” bu niteliklere sahip olup bu sarp yokuşu tırmanmaya Allah’ın muvaffak ettiği kimseler “amel defterleri sağdan verilecek olanlardır.” Çünkü bunlar, hem Allah’ın emretmiş olduğu haklarını hem de kulların haklarını eksiksiz olarak yerine getirdikleri gibi O’nun yasakladıklarını da terk etmişlerdir. İşte mutluluğun adresi ve alâmeti de budur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte bu özelliklere sahip olan kimseler sağ taraf ashabıdır.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlar
  2. أَصْحَـٰبُ eshabu adamlarıdır kök: صحب
  3. ٱلْمَيْمَنَةِ l-meymeneti sağın kök: يمن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir!

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

60 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte onlar sağın halkıdır.

Mustafa İslamoğlu

İşte böyleleridir vicdan sahipleri;

Muhammed Esed

İşte böyleleri dürüstlüğe ve erdemliliğe erişmiş olanlardır;

Ahmed Hulusi

İşte bunlar ashab-ı meymenedir (sağ ashabı; saidler).

Ali Bulaç

İşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meymene).

Ali Özek ve heyeti

İşte bunlar sağdakilerdir.

Ali Rıza Safa

Gerçeğe erişenlerin yoldaşları, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

- Sonra iman edenlerden, birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağdakilerdir.

Edip Yüksel

Nitekim mutlular onlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nitekim mutlular onlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte onlardır meymenet sahipleri (kitapları sağ taraflarından verilecekler).

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki onlardır işte meymenet sahibleri (Ashab-ı Meymene)

Erhan Aktaş

İşte onlar, Ashab-ı Meymene'dir. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Meymene, kelime olarak "sağ el" veya "uğurlu, bereketli" anlamındadır. "Amel defterleri sağdan verilenler", veya "sağın sahibi," "sağın taraftarları" şeklinde yanlış anlam verilen "Ashabı Meymene;" Arapça'da bir deyim olup, bahtı iyi olan, bereketli, yüksek makam, güçlü, çok değerli, şerefli, onurlu ve önemli kimseler için kullanılmaktadır. Keza Türkçe'de de birisine "bu benim sağ kolumdur" dendiği zaman, ona verilen değer gösterilmiş olunmaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte onlar, ashab-ı meymenedir. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Meymene, sözcük olarak "sağ el" veya "uğurlu, bereketli" anlamındadır. "Amel defterleri sağdan verilenler", veya "sağın sahibi, " "sağın taraftarları" şeklinde yanlış anlam verilen "Ashabı meymene;" Arapçada bir deyim olup, bahtı iyi olan, bereketli, yüksek makam, güçlü, çok değerli, şerefli, onurlu ve önemli kimseler için kullanılmaktadır. Keza Türkçede de birisine "bu benim sağ kolumdur" dendiği zaman, ona verilen değer gösterilmiş olunmaktadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte onlar, ashab-ı meymenedir. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sağın adamı. Meymene, sözcük olarak "sağ el" veya "uğurlu, bereketli" anlamındadır. Deyim olarak; bahtı iyi olan, bereketli, mutluluk sahibi" demektir. Veya deyim olarak, "yüksek makam, güç ve şeref" demektir. Keza Türkçede de birisine "Bu benim sağ kolumdur." dendiği zaman, ona verilen değer gösterilmiş olunmaktadır.

Gültekin Onan

İşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meymene).

Hasan Basri Çantay

İşte bunlar sağcılardır.

İbni Kesir

İşte bunlar, sağcılardır.

Mehmet Alagaş

(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bunlar sağdakilerdir.

Süleyman Ateş

İşte onlar sağın adamlarıdır (Kitabı sağından verilen uğurlu kişilerdir).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte uğurlu kimseler bunlardır.

Şaban Britch

İşte bunlar sağdakilerdir.

Şaban Piriş

İşte sağ tarafın halkı onlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte böyleleridir uğur ve bereket dostları.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Such persons have rightfully earned the seat on the right.

Abdul Haleem

Those who do this will be on the right-hand side,

Abdullah Yusuf Ali

Such are the Companions of the Right Hand.

Abul A'la Maududi

These are the People of the Right Hand.

Aisha Bewley

Those are the Companions of the Right.

Al-Hilali & Khan

They are those on the Right Hand (i.e. the dwellers of Paradise),

Ali Quli Qarai

They are the People of the Right Hand.

Amatul Rahman Omar

These (who follow this hard path) are the blessed ones (- the people of the right hand).

Arthur John Arberry

Those are the Companions of the Right Hand.

Bijan Moeinian

Such people will be gathered on the right hand side of the God [on the Day of Judgment] to be taken to the Heaven.

E. Henry Palmer

these are the fellows of the right!

Edip-Layth

Those are the people of happiness.

George Sale

these shall be the companions of the right-hand.

Hamid S. Aziz

These are the fellows of the right!

Mahmoud Ghali

Those are the companions of the position of Rightness.

Marmaduke Pickthall

Their place will be on the right hand.

Mohamed Ahmed - Samira

They are the people of the right hand (and will succeed).

Muhammad Asad

Such are they that have attained to righteousness;

Mustafa Khattab

These are the people of the right.

Progressive Muslims

Those are the people of happiness.

Rashad Khalifa

These have deserved happiness.

Sahih International

Those are the companions of the right.

Sam Gerrans

Those are the companions of the right.

Shabbir Ahmed

Such are the ones hand in hand with Bliss.

Syed Vickar Ahamed

Such are the companions of the right hand.

Taqi Usmani

Those are the People of the Right Hand. (i.e. their books of deeds will be given in their right hands)

The Monotheist Group

Those are the people of the right.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩