Diyanet İşleri
Onun (Muhammed'in), "Ya Rabbi!" demesine andolsun ki, şüphesiz bunlar iman etmeyen bir kavimdir.
Zuhruf suresi
Zuhruf suresi, 88. ayet. وَقِيلِهِۦ يَٰرَبِّ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ لَّا يُؤْمِنُونَ
veḳîlihî yâ rabbi inne hâülâi ḳavmül lâ yü'minûn.
Onun (Muhammed'in), "Ya Rabbi!" demesine andolsun ki, şüphesiz bunlar iman etmeyen bir kavimdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rahmân'ın çocuğu yoktur; "hoş gör ve selam de" Zuhruf 81–89 3
Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin hükümranlığı kendisine ait olan Allah yücedir! Kıyametin bilgisi de yalnız O'nun katındadır ve yalnızca O'na döndürüleceksiniz.
O'nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefaat edebilirler.
Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, "Allah" derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar?
Onun (Muhammed'in), "Ya Rabbi!" demesine andolsun ki, şüphesiz bunlar iman etmeyen bir kavimdir.
Şimdilik sen onları hoş gör ve "size selam olsun" de. Yakında bilecekler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
88. Bu buyruk daha önce geçen: “Kıyametin bilgisi de yalnız O’nun yanındadır” buyruğuna atfedilmiştir. Yani Yüce Allah, Rasûlünün, kavminin yalanlayışına üzülerek, onların iman etmeyişlerinden dolayı acı çekerek söylediği “Ya Rabbi!…” sözünü de bilir. Yüce Allah, onun bu halini bilmektedir ve onları derhal cezalandırmaya da kadirdir. Ancak Yüce Allah, Halîmdir; kullara mühlet verir ve belki tevbe edip dönerler diye onlara süre tanır. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Her noksanlıktan münezzeh olan Allah, kavminin resulünü yalanlamalarından dolayı; "Ya Rabbi! Şüphesiz bunlar, beni onlara gönderdiğin hakka iman etmeyen bir kavimdir." diye şikayet etmesini biliyor.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Peygamber'in:) "Ey Rabbim!" demesine yemin olsun ki şüphesiz ki bunlar iman etmeyen bir toplumdur. dipnot 1
Ve (O Elçi'sinin) şöyle diyeceğini de (bilir): "Ya Rabbi! İşte bunlar, inanmamakta direnen bir kavimdi."
(Ama Allah gerçek müminleri hakkıyla bilir) ve onun (ümitsiz) feryadı(nı): "Ey Rabbim! Bunlar inanmayacak bir kavimdir!"
Onun sözü: "Ya Rabbi, bunlar iman etmeyen bir toplumdur!"
Onun: "Ya Rab" demesi hakkı için şüphesiz onlar imana gelmez bir kavimdirler.
(Rasûlullah'ın:) Yâ Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir, demesine karşı Allah:
Yemin olsun; Onun haykırışına: "Ey Efendim! Bunlar, inanmayacak bir toplumdur!" dipnot 426
Peygamber'in, "Ey Rabbim! Bunlar inanmayan bir toplumdur" sözüne Allah şöyle karşılık verir:
"Efendim bunlar gerçeği onaylamayan bir topluluktur" denmişti.
'Rabbim bunlar inanmıyan bir topluluktur,' denmişti.
Onun (peygamberin) "Ey Rabbim, bunlar muhakkak imana gelmez bir kavimdir." demesi hakkı için söylerim ki:
Onun ya rab! demesi hakkı için her halde onlar iymana gelmez bir kavımdırlar
Nebi'nin sözü: "Ey Rabb'im! Bunlar, inanmayan bir halktır."
Nebi'nin sözü: "Ey Rabb'im! Bunlar, iman etmeyen bir halktır."
Nebi'nin sözü: "Ey Rabb'im! Bunlar, iman etmeyen bir toplumdur."
Onun: "Ya rab" demesi hakkı için şüphesiz onlar inanmaz bir kavimdirler.
Onun "Yarab" demesi hakkı için muhakkak ki onlar imana gelmezler güruhudur.
Onun: Ey Rabbım, demesi hakkı için, muhakkak ki bunlar inanmayan bir kavimdir.
(78-89) Kesin olan şu ki gerçekten biz size, hakkı getirdik ve lakin siz haktan hoşlanmıyorsunuz. Onlar işlerini sağlama aldılarsa bizde işini sağlama alanlarız / mübrimiz . Biz onların sırlarını ve fısıldaşmalarını işitme yeceğimizi mi hesap ediyorlar? Bilakis yanlarında ki elçilerimiz yazıyorlar / kaydediyorlar. De ki eğer Rahman'ın bir çocuğu olsaydı ona ilk ibadet eden ben olurdum, semaların ve arzın rabbi, tahtın / arşın Rabbi, vasıflandırmalarınızdan üstündür. Vaad edilen günleri ile buluşuncaya değin bırak onları / sal onları, dalsınlar ve oyunla oyalansınlar. O Gökte de ilahıdır, yerde de ilahtır. O ilah, hâkimdir bilendir , göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin egemenliği / mülkiyeti Ona ait olan (Allah) ne mübarektir. Saatin bilgisi O ’nun yanındadır, Ona dönüş yapılır / rücu edilir, O'nun dışında dua ettikleriniz şefaat konusuna Malik değildirler, ancak gerçeğe / hakka şahit olan istisnadır. (Onlar şefaat ederler) Onlar biliyorlar. Şayet onlara, onları kimin yarattığını sorsan Allah diyeceklerdir o halde nasıl oluyor da kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz? Onlar hakkında denilir ki ey Rab, işte onlar kesinlikle inanmayan kavimdir, onlara aldırma ve selam de, artık ilerde bilecekler. (Şimdi değil)
(Rasûlullah'ın:) "Ya Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir." demesini de (Allah biliyor).
Ve Elçinin: "Ya Rab, bunlar inanmayan bir kavimdir," demesini de (Allah biliyor).
Elçinin: "Ey Rabbim!" diye yalvarmasına andolsun ki bunlar inanmayacak bir topluluktur dipnot 1 .
Nebilerine niye şunu söyletiyorlar: "Rabbim (Sahibim)! Bunlar inanmayan bir topluluktur."
(Rasûlullah'ın:) "Ya Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir" demesini de (Allah biliyor).
Onun "Ey Rabbim" deyişine yemin olsun ki, onlar gerçekten iman etmeyen bir toplumdur.
Onun "Ey Rabbim" deyişine yemin olsun ki, bunlar iman etmez bir topluluktur.
We have acknowledged your spiritual prompting O Muhammad when you expressed discontent at your people and said: "O Allah, my Creator, these are a people who have counselled deaf and portrayed strong disposition to discord and disbelief".
The Prophet has said, ‘My Lord, truly these are people who do not believe,’
(Allah has knowledge) of the (Prophet's) cry, "O my Lord! Truly these are people who will not believe!"
We call to witness the cry of the Messenger: "O Lord, these are a people not wont to believe!" dipnot 1
And as for his words, ‘My Lord, these are people who have no iman!’
(And Allâh has the knowledge) of (Prophet Muhammad’s) saying: "O my Lord! Verily, these are a people who believe not!"
And his plaint: ‘My Lord! Indeed these are a people who will not have faith!’
And (He has the knowledge of) his (- the Prophet's repeated) cry (and appeal), `O my Lord! these are a people who do not believe. '
And for his saying, 'My Lord, surely these are a people who believe not' --
God hears His Prophet’s voice when he says: "By Lord, these people will never submit. "
And what he says, 'O Lord, verily, these are a people who do not believe;
It will be said, "O my Lord, these are a people who do not acknowledge."
the saying of the prophet, O Lord, verily these are people who believe not:
Consider his (the Prophet's) cry, "O my Lord! Surely they are a people who do not believe. "
And for his (i. e., Allah knows best prophet's saying) oration, "O Lord! Surely these are people who do not believe."
And he saith: O my Lord! Lo! these are a folk who believe not.
And (the Prophet) will say: "O Lord, these are certainly a people who do not believe. "
[But God has full knowledge of the true believer] and of his [despairing] cry: "O my Sustainer! Verily, these are people who will not believe!"
˹Allah is Aware of˺ the Prophet’s cry: "O my Lord! Indeed, these are a people who persist in disbelief."
And it will be said: "O my Lord, these are a people who do not believe. "
It will be proclaimed: "O my Lord, these people do not believe."
And [ Allah acknowledges] his saying, "O my Lord, indeed these are a people who do not believe. "
And his saying was: “O my Lord: these are a people who do not believe!”
By his (the Prophet's) silent cry, "O My Lord! Behold, these are a folk who believe not!" (His call will be heard. (18:6), (26:3)).
(Allah hears) the (Prophet’s) cry, "O my Lord! Truly, these are a people who will not believe!"
And (Allah has the knowledge) of his (prophet’s) saying, "O my Lord, these are a people who do not believe."
And it will be said: "O my Lord, these are a people who do not believe."