Diyanet İşleri
Yoksa (gerçeği kabul etmeme konusunda) bir işe kesin karar mı verdiler? Şüphesiz biz de (onları cezalandırmakta) kararlıyız.
Zuhruf suresi
Zuhruf suresi, 79. ayet. أَمْ أَبْرَمُوٓا۟ أَمْرًا فَإِنَّا مُبْرِمُونَ
em ebramû emran feinnâ mübrimûn.
Yoksa (gerçeği kabul etmeme konusunda) bir işe kesin karar mı verdiler? Şüphesiz biz de (onları cezalandırmakta) kararlıyız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Suçluların hâli ve Mâlik'e seslenmeleri Zuhruf 74–80 3
Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar, kendileri zalim idiler.
(Görevli meleğe şöyle seslenirler:) "Ey Malik! Rabbin bizim işimizi bitirsin." O da, "Siz hep böyle kalacaksınız" der.
Andolsun, size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmayanlarsınız.
Yoksa (gerçeği kabul etmeme konusunda) bir işe kesin karar mı verdiler? Şüphesiz biz de (onları cezalandırmakta) kararlıyız.
Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil, yanlarındaki elçilerimiz (melekler) yazmaktadırlar.
(Ey Muhammed!) De ki: "Eğer Rahman'ın bir çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum."
Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın da Rabbi olan Allah, onların nitelendirmelerinden uzaktır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
79. “Yoksa onlar” yani hakkı yalanlayanlar, ona karşı inatla direnenler “(hakka tuzak kurmaya) karar mı verdiler?” Hakka ve hakkı getirene karşı allanmış, pullanmış batılı ileri sürerek bir hile ve tuzak mı kurdular?
“Öyleyse Biz de kararlıyız.” Onların hile ve tuzaklarına galip gelecek, bozacak ve iptal edecek bir tedbirinizi son derece sağlam almışız. Bu da Yüce Allah’ın hakkı ortaya koymak ve batılı da çürütmek için hazırlamış olduğu sebep ve delillerle olur. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Hayır, Biz hakkı batıl üzerine bırakırız da hak onun beynini darmadağın eder...” (el-Enbiya, 21/18)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Doğrusu onlar, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı bir tuzak hazırladılar ise gerçekten biz de onların hazırlamış oldukları tuzaklarına karşı kat kat daha sağlam bir tuzak ile tedbir almada kararlıyız.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa (müşrikler) bir işe kesin karar mı verdiler! Doğrusu kararlı olan biziz!
Yoksa, işin (gerçeği) hakkında kararı onlar mı verecekler? Hayır, asıl karar verici Biziz;
Öyle mi? (Hakikatin) ne olması gerektiğine onlar, (o, hakikati inkar edenler) mi karar verecek?
Yoksa Hakk'ın ne olduğuna onlar mı hüküm verecekler! Neyin Hak olduğunu biz belirleriz!
Yoksa onlar, işi sıkı mı tuttular? İşte şüphesiz biz de işi sıkı tutanlarız.
Yoksa (müşrikler) bir işe kesin karar mı verdiler? Doğrusu biz de kararlıyız!
Yoksa bir eylem yapmaya mı karar verdiler? Kuşkusuz, Biz de kararlıyız.
Yoksa müşrikler inkara karar mı verdiler? Şüphesiz biz de onları cezalandırmaya karar verdik.
Yoksa onlar bir plan mı kurdular? Biz de plan kurarız.
Yoksa onlar bir plan mı kurdular? Biz de plan kurarız.
İşi sıkı mı büktüler, fakat işte sıkı büken Biziz.
İşi sıkı mı büktüler, fakat işte sıkı büken biziz
Yoksa onlar kesin karar mı verdiler? Biz de kesin kararlıyız!
Yoksa onlar kesin karar mı verdiler? Biz de kesin kararlıyız!
Yoksa onlar kesin karar mı verdiler? Biz de kesin kararlıyız!
Yoksa onlar, buyruğu sıkı mı tuttular? Şüphesiz biz de (buyruğu) sıkı tutanlarız.
Yoksa onlar işi sağlam mı tutmuşlar?! İşte biz de hakıykaten sağlam tutanlarız!
Yoksa bir işe mi karar verdiler? Doğrusu Biz de kararlıyız.
(78-89) Kesin olan şu ki gerçekten biz size, hakkı getirdik ve lakin siz haktan hoşlanmıyorsunuz. Onlar işlerini sağlama aldılarsa bizde işini sağlama alanlarız / mübrimiz . Biz onların sırlarını ve fısıldaşmalarını işitme yeceğimizi mi hesap ediyorlar? Bilakis yanlarında ki elçilerimiz yazıyorlar / kaydediyorlar. De ki eğer Rahman'ın bir çocuğu olsaydı ona ilk ibadet eden ben olurdum, semaların ve arzın rabbi, tahtın / arşın Rabbi, vasıflandırmalarınızdan üstündür. Vaad edilen günleri ile buluşuncaya değin bırak onları / sal onları, dalsınlar ve oyunla oyalansınlar. O Gökte de ilahıdır, yerde de ilahtır. O ilah, hâkimdir bilendir , göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin egemenliği / mülkiyeti Ona ait olan (Allah) ne mübarektir. Saatin bilgisi O ’nun yanındadır, Ona dönüş yapılır / rücu edilir, O'nun dışında dua ettikleriniz şefaat konusuna Malik değildirler, ancak gerçeğe / hakka şahit olan istisnadır. (Onlar şefaat ederler) Onlar biliyorlar. Şayet onlara, onları kimin yarattığını sorsan Allah diyeceklerdir o halde nasıl oluyor da kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz? Onlar hakkında denilir ki ey Rab, işte onlar kesinlikle inanmayan kavimdir, onlara aldırma ve selam de, artık ilerde bilecekler. (Şimdi değil)
Onlar (size hile kurmakta) işi sağlama aldıklarını mı düşünüyorlar? İşte biz de işi sağlam tutuyoruz.
Yoksa (hakka engel olma hususunda) bir iş mi kararlaştırdılar? Biz de (onları cezalandırmağa ve hakkı yerleştirmeğe) kararlıyız.
Yoksa bunlar işi sağlama mı aldılar? Asıl işi sağlama alan biziz.
Yoksa onlar işi sağlam mı tutmuşlar? Biz de sağlamcıyız.
Onlar (size hile kurmakta) işi sağlama aldıklarını mı düşünüyorlar? İşte biz de işi sağlam tutuyoruz.
-Yoksa bir işe mi karar verdiler? Elbette biz de kararlıyız.
Yoksa bir iş ve oluşta kesin karara mı vardılar? Kuşkusuz, biz de kesin kararlıyız.
Or have they decided O Muhammad on a course and set their hearts on denying, the truth anal conspire your death! But it is We who will decide the question by authority and make you reign in their hearts; for great is thc truth and it shall prevail.
Have these disbelievers thought up some scheme? We too have been scheming.
What! have they settled some plan (among themselves)? But it is We Who settle things.
Have they contrived some scheme? dipnot 1 If so, We too will contrive a scheme.
Or have they hatched a plot? It is We who are the Hatcher!
Or have they plotted some plan? Then We too are planning.
Have they settled on some [devious] plan? Indeed We too are settling [on Our plans].
(Now) these (opponents of truth) have taken a decision (to kill the Prophet), so We have also taken Our decision (of the case of his saving).
Or have they contrived some matter? We too are contriving.
They came with a plan [against Mohammad], I (God), too came with My plan.
Have they arranged the affair? then will we arrange it too!
Or have they devised some scheme? We will also devise.
Have the infidels fixed on a method to circumvent our apostle? Verily We will fix on a method to circumvent them.
Or have they settled affairs? But it is We who are the Settlers.
Or (even) have they ratified a command? (i. e., A plot against you and the believers) Then surely We will be ratifying (too).
Or do they determine any thing (against the Prophet)? Lo! We (also) are determining.
Have they settled upon a plan? We shall also settle on one.
Why - can they [who deny the truth ever] determine what [the truth] should be?
Or have they mastered some ˹evil˺ plan? Then We ˹too˺ are surely planning.
Or have they devised some scheme We will also devise.
Have they schemed some scheme? We too are scheming.
Or have they devised [some] affair? But indeed, We are devising [a plan].
If they determine any matter: then do We determine.
What! Have they devised a plan? Behold, it is We Who determine the outcome.
Or have they settled some plan (among themselves)? But (in reality) it is We Who settle all things.
Is it that they have firmly resolved to do something (harmful to Our messenger)? Then, We have firmly resolved (to frustrate their plan.)
Or have they devised some scheme? We will also devise.