Diyanet İşleri
O, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 80. ayet. ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلشَّجَرِ ٱلْأَخْضَرِ نَارًا فَإِذَآ أَنتُم مِّنْهُ تُوقِدُونَ
elleẕî ce`ale leküm mine-şşeceri-l'aḫḍari nâran feiẕâ entüm minhü tûḳidûn.
O, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın dirilişe itirazı ve "Ol!" emri Yâsîn 77–83 3
İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.
Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: "Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?"
De ki: "Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir."
O, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.
Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri o şeye ancak "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah'ın şanı yücedir! Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
80. Kuru olan ateşi son derece yaş ve nemli olan yeşil ağaçtan -ikisinin birbirine zıt olmasına, birbirlerine tamamen aykırı olmalarına rağmen- çıkartan Yüce Allah’ın, ölüleri kabirlerinden çıkartması da böyle de kolaydır.
Daha sonra dördüncü bir delili söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey insanlar! Sizin için yeşil, taze ağaçtan ateş çıkaran O'dur. İşte siz ondan yakıp duruyorsunuz. İki zıddı bir araya getiren -yeşil ağacın ıslaklığını ve ondan tutuşturulan ateşi- kim ise, ölüleri diriltmeye de kadirdir.
Aynı kök: وقد (11 geçiş) · Aynı kök: شجر (27 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fanus içinde. Fanus sanki inci…
Aynı kök: وقد (11 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Aynı kök: وقد (11 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Aynı kök: خضر (8 geçiş)
O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…
Aynı kök: خضر (8 geçiş)
Kral, "Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer…
Aynı kök: خضر (8 geçiş)
(Zindana varınca), "Yusuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında…
Aynı kök: شجر (27 geçiş)
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Aynı kök: شجر (27 geçiş)
Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yeşil ağaçtan sizin için ateş yaratan da O'dur. İşte o (ağaç)tan tutuşturuyorsunuz. dipnot 1
O'dur yeşil ağaçta sizin için ateş var eden; bu sayede sizler onlar yakacak elde edersiniz.
O, yemyeşil ağaçtan sizin için bir ateş çıkarır ve onunla (kendi ateşinizi) yakarsınız".
O ki, sizin için yeşil ağaçtan bir ateş oluşturdu. . . İşte bak ondan yakıyorsunuz!
Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz.
Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O’dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz.
O, sizin için yeşil ağaçtan ateş çıkarır; ondan yakarsınız.
"Size, yemyeşil ağaçtan ateş çıkaran O'dur. Siz ondan ateş yakarsınız."
O ki, size yeşil (klorofilli) ağaçtan ateş çıkarandır. Nitekim onu yakıyorsunuz.
O ki, size yeşil (klorofilli) ağaçtan ateş çıkarandır. Nitekim onu yakıyorsunuz.
O ki size yeşil ağaçtan bir ateş çıkarmasını sağladı da şimdi siz ondan tutuşturup duruyorsunuz.
O ki size yeşil ağaçtan bir ateş yaptı da şimdi siz ondan tutuşturup duruyorsunuz
Size yemyeşil ağaçtan ateş çıkaran O'dur. Siz, ondan yakıp duruyorsunuz.
Size yemyeşil ağaçtan ateş çıkaran O'dur. Siz, ondan yakıp duruyorsunuz.
Size yemyeşil ağaçtan ateş çıkaran O'dur. Siz, ondan yakıp duruyorsunuz.
Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır siz de ondan yakıyorsunuz.
O, yemyeşil ağaçdan sizin için bir ateş çıkarandır. İşte bakın (ateşi) ondan (çakıb) alıyorsunuz.
Yemyeşil ağaçtan size ateş çıkartan O'dur. Siz ondan hemen yakıverirsiniz.
(71-83) Onlar için ellerimizle yapıp yarattığımız , malik oldukları hayvanları görmüyorlar mı? O nların boyun eğenler inden / evcilleşenlerinden bir kısmına biniyorsunuz bir kısmını da yiyorsunuz. Onlar da sizin için menfaatler ve içecekler var hâlâ şükretmiyorlar mı? Belki yardımları olur diye Allahtan başka ilahlar edindiler. Onlara yardıma güçleri yetmez, asıl onların kendileri, sahte ilahlar için hazırlanmış askerlerdir. Lafları seni hüzünlendirmesin, neyi gizliyorlarsa neyi açık ediyorlarsa muhakkak ki biz biliyoruz. İnsan bizim onu nutfeden yarattı ğımızı görmüyor mu? Ş imdiyse biz le apaçık kavga halinde / bize hasım. (Nutfe bize oldu hasım) Yaratılışını unuttu ve de bize örnek de veriyor / misal getiriyor ve diyor ki bu çürümüş kemikleri kim diriltecek? De ki ilk defa / ilk kez onu inşa eden, onu yine diriltecek. O her türlü yaratmayı da bilendir . Yeşil ağaçtan size ateş yapan da O'dur. Sizler de ondan tutuşturup / ateşleyip duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratabilen, onların benzerlerini de yaratmaya kadir / güç yetirebilir değil midir? Bilakis O, tekrar tekrar yaratandır, bilendir. Onun işi / onun emri şöyledir, bir şeyi diledi mi ona ol der ve o da olur. Her şeyin egemenliği / mülkiyeti elinde olan ne üstündür ve ona geri döneceksiniz / rücu edeceksiniz.
Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O’dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz.
O size yeşil ağaçtan ateş yaptı da siz ondan yakıyorsunuz.
O, sizin için yeşil ağaçlardan ateş oluşturandır; siz onunla (yakacaklarınızı) tutuşturursunuz dipnot 1 .
O sizin için yeşil ağaçtan ateş oluşturur, siz onu yakarsınız.
Sizin için yeşil ağaçtan ateş çıkaran O’dur. Nitekim siz onunla ateş yakıyorsunuz.
Sizin için yeşil ağaçtan ateş çıkaran O'dur. Nitekim siz onunla ateş yakıyorsunuz.
O size, o yeşil ağaçtan bir ateş oluşturdu da siz ondan tutuşturup duruyorsunuz.
Who rendered for you from the green trees fuel for fire-wood, coal, oil, gas – and you cause it to burn.
It is He who produces fire for you out of the green tree- lo and behold!- and from this you kindle fire.
"The same Who produces for you fire out of the green tree, when behold! ye kindle therewith (your own fires)!
He Who created from a green tree a fire for you, a fire to light your stoves with." dipnot 1
He Who produces fire for you from green trees so that you use them to light your fires. ’
He Who produces for you fire out of the green tree, when behold you kindle therewith.
—He, who made for you fire out of the green tree, and, behold, you light fire from it!
`It is He Who produces fire for you out of the green tree, that you kindle (another fire) from it (even so new faith is kindled when the spiritually weak come in contact with the Divine Reformer). '
who has made for you out of the green tree fire and lo, from it you kindle. '
"The One Who creates fire for you from a green branch of the tree. "
who has made for you fire out of a green tree, and lo! ye kindle therewith. '
The One who produces for you a fire from the green tree, which you burn.
Who giveth you fire out of the green tree, and behold, ye kindle your fuel from thence.
"He Who has made for you the fire from the green tree, so that with it you kindle (your own fire).
Who has made for you out of the green trees fire; then, only then, from it you do kindle. "
Who hath appointed for you fire from the green tree, and behold! ye kindle from it.
Who gave you fire from a green tree, with which you ignite the flame. "
He who produces for you fire out of the green tree, so that, lo! you kindle [your fires] therewith. "
˹He is the One˺ Who gives you fire from green trees, and—behold!—you kindle ˹fire˺ from them.[1]
The One who initiated for you a forest fire, by which you learned to light.
He is the One who creates for you, from the green trees, fuel which you burn for light.
[It is] He who made for you from the green tree, fire, and then from it you ignite.
“Who made for you from the green tree fire, and then therefrom you kindle.”
(The same Creator) Who produces for you fire out of the green tree, so that, behold, you kindle from it.
"The same (Allah); He, Who produces fire out of the green tree, for you, who see! You may start a fire with it.
- the One who created for you fire from the green tree, and in no time you kindle from it."
The One who initiated for you a forest fire, by which you learned to light.