Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 67. ayet

Yâsîn suresi, 67. ayet. وَلَوْ نَشَآءُ لَمَسَخْنَٰهُمْ عَلَىٰ مَكَانَتِهِمْ فَمَا ٱسْتَطَٰعُوا۟ مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ

velev neşâü lemesaḫnâhüm `alâ mekânetihim feme-steṭâ`û müḍiyyev velâ yerci`ûn.

Diyanet İşleri

Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 64–70 · surenin 67. ayeti / 83

Konu Suçlulara hitap ve o günün şahitliği Yâsîn 59–68 3

  1. Yâsîn 64

    "İnkar ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!"

  2. Yâsîn 65

    O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.

  3. Yâsîn 66

    Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!

  4. 67

    Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.

  5. Yâsîn 68

    Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hala düşünmeyecekler mi?

  6. Yâsîn 69

    Biz, o Peygamber'e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.

  7. Yâsîn 70

    (Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kafirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur'an'ı indirdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

67. “Eğer dileseydik oldukları yerde hilkatlerini değiştirirdik.” Onları hareketsiz kılardık da “ne ileri gitmeye ne de” cehennemden uzaklaşmak için “geri dönmeye güçleri yetmezdi.”

Yani bu kâfirler aleyhine azap sözü hak olmuştur. Artık ceza görmeleri kaçınılmazdır. Böyle bir durumda ise cehennem ateşinden başka bir seçenek olmayacaktır. Bu ateş, onlar tarafından görülecektir. Sırat üzerinden geçmedikçe de hiçbir kimse kurtulamayacaktır. Sırattan ise ancak nurları aydınlığında yürüyen iman ehli kimseler geçebilecektir. Bu kâfirlerin ise cehennem ateşinden kurtulacaklarına dair Allah’tan kendilerine verilmiş bir ahitleri yoktur.

O, dilerse onların gözlerini silme kör yapar, bununla birlikte hareket kabiliyetlerini olduğu gibi bırakabilir. Ancak sırata (yola) doğru gitmek için birbirleri ile yarışacak olsalar bile ona giden doğru yolu bulamayacaklardır. Dilerse de hareket kabiliyetlerini yok eder ve ileri de gidemezler, geri de dönemezler. Maksat onların Sıratı geçemeyeceklerini ve böylelikle kurtulamayacaklarını anlatmaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer onların yaratılışını ve ayakları üzerine oturmalarını dileseydik, bunu yapardık. Oldukları yerden bir yere kımıldamaya güç yetiremezlerdi. Ne ileri, ne de geri gidebilirlerdi.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev ve eğer
  2. نَشَآءُ neşa'u dilesek kök: شيا
  3. لَمَسَخْنَـٰهُمْ lemesehnahum değiştirip dondururduk kök: مسخ
  4. عَلَىٰ ala
  5. مَكَانَتِهِمْ mekanetihim onları oldukları yerde kök: كون
  6. فَمَا fema artık
  7. ٱسْتَطَـٰعُوا۟ stetau güçleri yetmez kök: طوع
  8. مُضِيًّۭا mudiyyen ileri gitmeye kök: مضي
  9. وَلَا ve la ne de
  10. يَرْجِعُونَ yerciune geri dönmeye kök: رجع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Göklerdeki ve yerdeki herkes ister istemez O'na boyun eğmişken ve O'na döndürülüp götürülecekken onlar Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar?

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Biz, insana, ana babasına iyilik etmesini emrettik. Şayet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu…

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    "Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi…

  • Aynı kök: مضي (5 geçiş)

    Ey Muhammed! İnkar edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır. Eğer (düşmanlık ve savaşa)…

  • Aynı kök: مضي (5 geçiş)

    "Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."

  • Aynı kök: مضي (5 geçiş)

    Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Dileseydik oldukları yerde şekillerini değiştirirdik de ileri gitmeye güç yetiremezlerdi ve geri de dönemezler(di)! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet şöyle de tercüme edilebilir: "Dileseydik, onları bulundukları yere çakardık da ne ileri gidebilirlerdi ne de geri dönebilirlerdi!"

Mustafa İslamoğlu

Eğer (böyle olmalarını) dileseydik, mutlaka onları kendi konumlarına göre başka bir hale dönüştürürdük. O takdirde ne savuşturabilirler ne de geri dönebilirlerdi.

Muhammed Esed

Eğer (doğru ile yanlış arasında seçim yapma özgürlüğünden yoksun olmalarını) dilemiş olsaydık, onları kesinlikle farklı bir tabiatta yaratırdık ve bulundukları yerde (kökleştirirdik ki) ne ileri gidebilsinler, ne de geri dönebilsinler.

Ahmed Hulusi

Dileseydik mekanları üzere onları mesh ederdik (bulundukları anlayış üzere onları sabitlerdik) de artık ne ileri gitmeye güçleri yeterdi ve ne de eski hallerine dönebilirlerdi.

Ali Bulaç

Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.

Ali Özek ve heyeti

Eğer dilesek oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi ne de geri gelmeye!

Ali Rıza Safa

Eğer dileseydik, oldukları yerde onları değiştirirdik. Ne ileri gitmeye ne de geri dönmeye güçleri yetmezdi. dipnot 372

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 372
    "Değiştirirdik." olarak yazdığımız söylem, kimi Kur'an çevirilerinde, "Başka yaratıklara dönüştürürdük." veya "Hayvana çevirirdik." veya "Dondururduk." veya "Başka bir kalıba sokardık." biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Dileseydik, oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi; ne geri gelmeye!

Edip Yüksel

Dilesek onları oldukları yerde dondurur ne ileri gidebilir ne de geri dönebilirlerdi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dilesek onları oldukları yerde dondurur ne ileri gidebilir ne de geri dönebilirlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine dilesek kendilerini oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de dönebilirlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Daha dilesek kendilerini oldukları yerde meshediverdik de ne ileri gidebilirlerdi ne dönebilirlerdi

Erhan Aktaş

Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük dipnot 1 , ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İradesiz, hareket edemez bir nesne yapardık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük, dipnot 1 ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İradesiz, hareket edemez bir nesne yapardık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük, dipnot 1 ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İradesi elinden alınmış, hareket edemez bir nesne yapardık.

Gültekin Onan

Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.

Hasan Basri Çantay

Yine dileseydik onları oldukları yerde suratlarını değişdirib bambaşka çirkin bir mahiyyete getirirdik de ne ileri gitmiye, ne geri dönüb gelmiye güçleri yetmezdi.

İbni Kesir

Biz isteseydik; onları oldukları yerde dondururduk da ileri geçmeye güçleri yetmezdi. Geri de dönemezlerdi.

Mehmet Alagaş

(60-70) Ey Âdem oğulları sizden, şeytana ibadet etmeyin, kesinlikle o, size apaçık düşmandır. Bana ibadet edin işte bu düzgün yoldur diye söz almadım mı? S izden çoğu kuşak saptı, akletmiyormusunuz? İşte bu size vaad edilen cehennemdir. Küfrünüzden dolayı bugün ona girin. O gün ağızlarında mühür vardır, kazandıklarını elleri anlatır, ayakları şahitlik eder. Eğer isteseydik gözlerini siler imha ederdik yola dökül mek isteseler de göremezlerdi. Eğer isteseydik onları oldukları mekânda mahiyetlerini başka bir şeye dönüştürürdük ne ileri gitmeye güçleri yeterdi ne de geri dönebilirlerdi. Kimin ömrünü uzatırsak yaratılışını geriletiriz akletmiyormusunuz hâlâ? Biz ona şiir öğretmedik ona yakışmazdı, diri olanları uyarma k ve ka firlere olan sözün gerçekleşmesi için, O sadece bir hatırlatmadır ve apaçık kurandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer dilesek; oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi, ne de geri gelmeye.

Süleyman Ateş

Dilesek kılıklarını değiştirip onları oldukları yerde dondururduk, ne ileri gidebilir, ne geri dönebilirlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Biz tercih etseydik onları elbette oldukları yerde başka bir varlığa dönüştürürdük. Artık ne ileri ne de geri gidebilirlerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Düzeni farklı kursaydık dipnot 1 onları, oldukları yerde başka kalıba sokardık. Sonra ne yola devam edebilir ne de geri dönebilirlerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Önceki dipnota bkz.

Şaban Britch

Eğer dilesek oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi, ne de geri gelmeye.

Şaban Piriş

Eğer dileseydik, kalıplarını değiştirirdik de ileri gitmeye de geri dönmeye de güçleri yetmezdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dilesek, onları oldukları yerde hayvana çeviririz. O zaman ne ileri gitmeye güçleri yeter ne de geri dönebilirler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And had We willed We would have transmuted them and frozen them physically and spiritually in their unprivileged site, then they would have been unable to move forward to repent and do good nor backward to do evil.

Abdul Haleem

If it had been Our will, We could have paralysed them where they stood, so that they could not move forward or backward.

Abdullah Yusuf Ali

And if it had been Our Will, We could have transformed them (to remain) in their places; then should they have been unable to move about, nor could they have returned (after error).

Abul A'la Maududi

If We so willed, We would have transformed them where they were so that they would not go forward or backward. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    After depicting the scene of Resurrection, the people are being warned to this effect: The Resurrection may seem yet far off to you, but even if you consider seriously your life in this world of which you are so proud, you will see how helpless you are in the powerful grip of Allah. Your eyes by virtue of whose sight you are carrying out all your obligations in the world can be blinded at one command of Allah. Your legs on whose strength you are showing all this activity can become paralyzed as and when Allah wills. As long as the powers and capabilities granted by Allah continue to function, you remain lost in the arrogance of your self, but as soon as one of them fails to function, you come to understand how helpless you are.

Aisha Bewley

If We wished, We could transform them where they stand so they would neither be able to go out nor return.

Al-Hilali & Khan

And if it had been Our Will, We could have transformed them (into animals or lifeless objects) in their places. Then they would have been unable to go forward (move about) nor they could have turned back.[1]

Ali Quli Qarai

And had We wished We would have deformed them in their place; then they would have neither been able to go ahead nor to go back.

Amatul Rahman Omar

If We had (so) willed, We could have surely destroyed them where they were, so that they would not be able to move forward nor turn back.

Arthur John Arberry

Did We will, We would have changed them where they were, then they could not go on, nor could they return.

Bijan Moeinian

I may decide to freeze them so that they stay motionless; not being able to move around.

E. Henry Palmer

And if we pleased we would transform them in their places, and they should not be able to go on, nor yet to return.

Edip-Layth

If We wished, We can freeze them in their place; thus, they can neither move forward, nor go back.

George Sale

And if We pleased We could transform them into other shapes, in their places where they should be found; and they should not be able to depart: Neither should they repent.

Hamid S. Aziz

And if We please We would surely transform them in their place, then they would not be able to go on, nor will they return (after error).

Mahmoud Ghali

And if We had (so) decided, We would have indeed disfigured them in (spite of) their situation; then in no way could they be passing, nor could they return.

Marmaduke Pickthall

And had We willed, We verily could have fixed them in their place, making them powerless to go forward or turn back.

Mohamed Ahmed - Samira

And if We pleased We could paralyse them in their tracks, and they would not be able to move forward or turn back.

Muhammad Asad

And had it been Our will [that they should not be free to choose between right and wrong], We could surely have given them a different nature [and created them as beings rooted] in their places, so that they would not be able to move forward, and could not turn back. ]

Mustafa Khattab

And had We willed, We could have transfigured them on the spot,[1] so they could neither progress forward nor turn back.

Progressive Muslims

And if We wished, We can freeze them in their place; thus, they can neither move forward, nor go back.

Rashad Khalifa

If we will, we can freeze them in place; thus, they can neither move forward, nor go back.

Sahih International

And if We willed, We could have deformed them, [paralyzing them] in their places so they would not be able to proceed, nor could they return.

Sam Gerrans

And had We willed, We would have so transformed them in their places, they could neither proceed nor return.

Shabbir Ahmed

And had We so Willed, We could have degraded them driven by instincts, powerless to advance or retreat in their potentials.

Syed Vickar Ahamed

And if it was Our Will, We could have transformed them (just to be) in their places; Then they would not have been able to forward (move about), and they could not have turned back.

Taqi Usmani

And If We so will, We would disfigure them at their places, and they would not be able to move, nor would they return.

The Monotheist Group

And if We wished, We can freeze them in their place; thus, they can neither move forward, nor go back.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 67. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 67. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 67. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩