Diyanet İşleri
Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 66. ayet. وَلَوْ نَشَآءُ لَطَمَسْنَا عَلَىٰٓ أَعْيُنِهِمْ فَٱسْتَبَقُوا۟ ٱلصِّرَٰطَ فَأَنَّىٰ يُبْصِرُونَ
velev neşâü leṭamesnâ `alâ a`yünihim festebeḳu-ṣṣirâṭa feennâ yübṣirûn.
Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Suçlulara hitap ve o günün şahitliği Yâsîn 59–68 3
"İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir."
"İnkar ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!"
O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.
Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!
Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.
Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hala düşünmeyecekler mi?
Biz, o Peygamber'e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
66. “Eğer dileseydik gözlerini” tıpkı onların konuşma kabiliyetlerini yok ettiğimiz gibi görme imkânlarını da yok ederek “silme kör ederdik de (doğru) yolu bulmak için koşuşurlardı.” Yol bulmak üzere koşuşup dururlardı. Çünkü bu izlemek istedikleri yol, cennete ulaştıracak olan yoldur.
“Ama” gözleri silme kör edildiğine göre “nasıl görecekler ki?”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer onların gözlerini kör etmeyi dileseydik, kör ederdik ve hiç görmezlerdi. Sonra, Sırat köprüsünden cennete doğru geçmek için birbirleriyle yarışırlardı. Fakat gözleri kör olduktan sonra onu geçmeleri artık çok uzak bir ihtimal olurdu.
Aynı kök: طمس (5 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)
Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör…
Aynı kök: طمس (5 geçiş)
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden,…
Aynı kök: طمس (5 geçiş)
Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan…
Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)
Bunun üzerine Nuh'a, "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap" diye vahyettik. "Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca,…
Aynı kök: اني (36 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)
Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.
Aynı kök: سبق (37 geçiş)
Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her…
Aynı kök: سبق (37 geçiş)
(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…
Aynı kök: اني (36 geçiş)
Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Dileseydik gözlerini silip (kör eder)dik de yolu bulmaya koşuşurlardı; (bu durumda) nasıl görebilirler ki!
Eğer (Ademoğlu'nu iradesiz yaratmak) isteseydik, onların görüp kavrama yeteneklerini iyice köreltirdik de (hayvanlar gibi) yoldan (çıkmak için) yarışırlardı. O takdirde (doğruyu) nereden, nasıl görebileceklerdi?
Eğer (insanların doğru ile yanlışı ayırd edememelerini) dilemiş olsaydık, onları görüp anlama melekesinden yoksun bırakırdık da (doğru) yoldan hep şaşarlardı, ama (öyle olsaydı) onlar (doğruyu) nasıl görebilirlerdi?
Dileseydik gözlerini silme kör ederdik de yolda (öylece) koşuşurlardı. . . Fakat nasıl görebilecekler (bu gerçeği)?
Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır kör ederdik, böylece yola dökülüp koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki?
Dilesek onların gözlerini büsbütün kör ederdik. O zaman doğru yolu bulmaya koşuşurlar, ama nasıl göreceklerdi?
Eğer dileseydik, gözlerini kör ederdik; yola dökülürlerdi. Bu durumda nasıl göreceklerdi?
Dileseydik, onların gözlerini tamamen kör ederdik. O zaman yola koyulmak isterler, ama nasıl görecekler!
Dilesek gözlerini büsbütün kör ederdik. Yolu bulmaya çalıştıklarında göremezlerdi.
Dilesek gözlerini büsbütün silerdik. Yolu bulmaya çalıştıklarında göremezlerdi.
Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler.
Hem dilersek gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi, fakat nereden görecekler?
Eğer dileseydik, elbette gözlerini kör ederdik de yol bulmak için koşuşturup dururlardı. Yollarını nasıl bulacaklardı ki?
Eğer dileseydik, elbette gözlerini kör ederdik de yol bulmak için koşuşturup dururlardı. Yollarını nasıl bulacaklardı ki?
Eğer dileseydik, elbette gözlerini kör ederdik de yol bulmak için koşuşturup dururlardı. Yollarını nasıl bulacaklardı ki?
Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır kör ederdik, böylece yola dökülüp koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki?
Eğer dileseydik onları gözlerinin üzerinden silme kör yapardık da yolda koşuşub (didişib) kalırlardı. Artık nasıl göreceklerdi?
Biz isteseydik; onların gözlerini kör ederdik de yolda koşuşup kalırlardı. Ama nasıl göreceklerdi ki.
(60-70) Ey Âdem oğulları sizden, şeytana ibadet etmeyin, kesinlikle o, size apaçık düşmandır. Bana ibadet edin işte bu düzgün yoldur diye söz almadım mı? S izden çoğu kuşak saptı, akletmiyormusunuz? İşte bu size vaad edilen cehennemdir. Küfrünüzden dolayı bugün ona girin. O gün ağızlarında mühür vardır, kazandıklarını elleri anlatır, ayakları şahitlik eder. Eğer isteseydik gözlerini siler imha ederdik yola dökül mek isteseler de göremezlerdi. Eğer isteseydik onları oldukları mekânda mahiyetlerini başka bir şeye dönüştürürdük ne ileri gitmeye güçleri yeterdi ne de geri dönebilirlerdi. Kimin ömrünü uzatırsak yaratılışını geriletiriz akletmiyormusunuz hâlâ? Biz ona şiir öğretmedik ona yakışmazdı, diri olanları uyarma k ve ka firlere olan sözün gerçekleşmesi için, O sadece bir hatırlatmadır ve apaçık kurandır.
Dileseydik; gözlerini silme kör ederdik de, o zaman doğru yolu bulmaya koşuşurlardı. Fakat nasıl görecekler ki?
Dilesek gözlerini silerdik de yola dökülürlerdi, ama nasıl görecekler?
(Sapmalarını) Biz tercih etseydik dipnot 1 elbette gözlerini büsbütün yok ederdik. O zaman yolu bulmak için koşuşurlardı ama onu nasıl göreceklerdi ki!
Düzeni farklı kursaydık dipnot 1 gözlerini silme kör ederdik; arkasından yola gelme yarışına girerlerdi ama nereden göreceklerdi ki?
Dileseydik, gözlerini tamamen kör ederdik de, o zaman doğru yolu bulmaya koşuşurlardı. Oysa nasıl görebilirler?
Dileseydik, gözlerini tamamen kör ederdik de yol bulmak için didinirlerdi, oysa nasıl görebilirler?
Dilesek, gözlerini siler, onları elbette kör ederiz. O zaman yola koyulmak isterler ama nasıl görecekler?
And had it been Our will We would have eclipsed their eye sight and their minds' eyes, then they would have competed with each other for finding their way, but how could they have been able to see it!
If it had been Our will, We could have taken away their sight. They would have struggled to find the way, but how could they have seen it?
If it had been our Will, We could surely have blotted out their eyes; then should they have run about groping for the Path, but how could they have seen?
If We so willed, We would have put out their eyes, then they would rush to see the Way, but how would they be able to see?
If We wished, We could put out their eyes. Then, though they might race for the path, how would they see?
And if it had been Our Will, We would surely have wiped out (blinded) their eyes, so that they would struggle for the Path, how then would they see?
Had We wished We would have blotted out their eyes: then, were they to advance towards the path, how would have they seen?
If We had (so) willed, We could certainly have deprived these (disbelievers) of their eyesight so that they would have gone ahead on their path (unseeing). But, how should they find (the path) now (in this state of their blindness).
Did We will, We would have obliterated their eyes, then they would race to the path, but how would they see?
I may decide to put a veil on their eyes so that they do not see where they are being herded.
And if we please we could put out their eyes, and they would race along the road; and then how could they see?
If We wished, We can blind their eyes, and they would race towards the path, but how would they see?
If We pleased We could put out their eyes, and they might run with emulation in the way they use to take; and how should they see their error?
And if We please We would certainly put out their eyes, then they would run about groping for the way, but how should they see?
And if We had (so) decided, We would indeed have obliterated their eyes. Then they would race with each other to the Path, yet however would they behold (it)?
And had We willed, We verily could have quenched their eyesight so that they should struggle for the way. Then how could they have seen?
We could take away their sight if We pleased; then they would run around to find the way: But how then would they see?
NOW HAD IT BEEN Our will [that men should not be able to discern between right and wrong], We could surely have deprived them of their sight, so that they would stray forever from the [right] way: for how could they have had insight [into what is true]?
Had We willed, We could have easily blinded their eyes, so they would struggle to find their way. How then could they see?
And if We wished, We can blind their eyes, and they would race towards the path, but how would they see.
If we will, we can veil their eyes and, consequently, when they seek the path, they will not see.
And if We willed, We could have obliterated their eyes, and they would race to [find] the path, and how could they see?
And had We willed, We would have blinded their eyes; then would they compete for the path, but how would they see?
Had We so Willed, We could have made them devoid of Vision that would make them unaccountable for whichever way they went. (Without free will like the Animal Kingdom).
If it was Our Will, We could surely have wiped out (blinded) their eyes; So that they would have run about searching for the Path, but (then again) how could they have seen?
If We so will, We would wipe out their eyes (right here in this world), and they would be racing towards the way, but how would they see?
And if We wished, We can blind their eyes, and they would race towards the path, but how would they see?