Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 66. ayet

Yâsîn suresi, 66. ayet. وَلَوْ نَشَآءُ لَطَمَسْنَا عَلَىٰٓ أَعْيُنِهِمْ فَٱسْتَبَقُوا۟ ٱلصِّرَٰطَ فَأَنَّىٰ يُبْصِرُونَ

velev neşâü leṭamesnâ `alâ a`yünihim festebeḳu-ṣṣirâṭa feennâ yübṣirûn.

Diyanet İşleri

Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 63–69 · surenin 66. ayeti / 83

Konu Suçlulara hitap ve o günün şahitliği Yâsîn 59–68 3

  1. Yâsîn 63

    "İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir."

  2. Yâsîn 64

    "İnkar ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!"

  3. Yâsîn 65

    O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.

  4. 66

    Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!

  5. Yâsîn 67

    Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.

  6. Yâsîn 68

    Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hala düşünmeyecekler mi?

  7. Yâsîn 69

    Biz, o Peygamber'e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

66. “Eğer dileseydik gözlerini” tıpkı onların konuşma kabiliyetlerini yok ettiğimiz gibi görme imkânlarını da yok ederek “silme kör ederdik de (doğru) yolu bulmak için koşuşurlardı.” Yol bulmak üzere koşuşup dururlardı. Çünkü bu izlemek istedikleri yol, cennete ulaştıracak olan yoldur.

“Ama” gözleri silme kör edildiğine göre “nasıl görecekler ki?”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer onların gözlerini kör etmeyi dileseydik, kör ederdik ve hiç görmezlerdi. Sonra, Sırat köprüsünden cennete doğru geçmek için birbirleriyle yarışırlardı. Fakat gözleri kör olduktan sonra onu geçmeleri artık çok uzak bir ihtimal olurdu.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev ve eğer
  2. نَشَآءُ neşa'u dilesek kök: شيا
  3. لَطَمَسْنَا letamesna silerdik kök: طمس
  4. عَلَىٰٓ ala üzerini
  5. أَعْيُنِهِمْ ea'yunihim gözleri kök: عين
  6. فَٱسْتَبَقُوا۟ festebeku ve dökülürlerdi kök: سبق
  7. ٱلصِّرَٰطَ s-sirata yola kök: صرط
  8. فَأَنَّىٰ feenna ama nasıl? kök: اني
  9. يُبْصِرُونَ yubsirune görecekler kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طمس (5 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör…

  • Aynı kök: طمس (5 geçiş)

    Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden,…

  • Aynı kök: طمس (5 geçiş)

    Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Bunun üzerine Nuh'a, "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap" diye vahyettik. "Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca,…

  • Aynı kök: اني (36 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş)

    Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kök: اني (36 geçiş)

    Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Dileseydik gözlerini silip (kör eder)dik de yolu bulmaya koşuşurlardı; (bu durumda) nasıl görebilirler ki!

Mustafa İslamoğlu

Eğer (Ademoğlu'nu iradesiz yaratmak) isteseydik, onların görüp kavrama yeteneklerini iyice köreltirdik de (hayvanlar gibi) yoldan (çıkmak için) yarışırlardı. O takdirde (doğruyu) nereden, nasıl görebileceklerdi?

Muhammed Esed

Eğer (insanların doğru ile yanlışı ayırd edememelerini) dilemiş olsaydık, onları görüp anlama melekesinden yoksun bırakırdık da (doğru) yoldan hep şaşarlardı, ama (öyle olsaydı) onlar (doğruyu) nasıl görebilirlerdi?

Ahmed Hulusi

Dileseydik gözlerini silme kör ederdik de yolda (öylece) koşuşurlardı. . . Fakat nasıl görebilecekler (bu gerçeği)?

Ali Bulaç

Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır kör ederdik, böylece yola dökülüp koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki?

Ali Özek ve heyeti

Dilesek onların gözlerini büsbütün kör ederdik. O zaman doğru yolu bulmaya koşuşurlar, ama nasıl göreceklerdi?

Ali Rıza Safa

Eğer dileseydik, gözlerini kör ederdik; yola dökülürlerdi. Bu durumda nasıl göreceklerdi?

Bayraktar Bayraklı

Dileseydik, onların gözlerini tamamen kör ederdik. O zaman yola koyulmak isterler, ama nasıl görecekler!

Edip Yüksel

Dilesek gözlerini büsbütün kör ederdik. Yolu bulmaya çalıştıklarında göremezlerdi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dilesek gözlerini büsbütün silerdik. Yolu bulmaya çalıştıklarında göremezlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem dilersek gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi, fakat nereden görecekler?

Erhan Aktaş

Eğer dileseydik, elbette gözlerini kör ederdik de yol bulmak için koşuşturup dururlardı. Yollarını nasıl bulacaklardı ki?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer dileseydik, elbette gözlerini kör ederdik de yol bulmak için koşuşturup dururlardı. Yollarını nasıl bulacaklardı ki?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer dileseydik, elbette gözlerini kör ederdik de yol bulmak için koşuşturup dururlardı. Yollarını nasıl bulacaklardı ki?

Gültekin Onan

Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır kör ederdik, böylece yola dökülüp koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki?

Hasan Basri Çantay

Eğer dileseydik onları gözlerinin üzerinden silme kör yapardık da yolda koşuşub (didişib) kalırlardı. Artık nasıl göreceklerdi?

İbni Kesir

Biz isteseydik; onların gözlerini kör ederdik de yolda koşuşup kalırlardı. Ama nasıl göreceklerdi ki.

Mehmet Alagaş

(60-70) Ey Âdem oğulları sizden, şeytana ibadet etmeyin, kesinlikle o, size apaçık düşmandır. Bana ibadet edin işte bu düzgün yoldur diye söz almadım mı? S izden çoğu kuşak saptı, akletmiyormusunuz? İşte bu size vaad edilen cehennemdir. Küfrünüzden dolayı bugün ona girin. O gün ağızlarında mühür vardır, kazandıklarını elleri anlatır, ayakları şahitlik eder. Eğer isteseydik gözlerini siler imha ederdik yola dökül mek isteseler de göremezlerdi. Eğer isteseydik onları oldukları mekânda mahiyetlerini başka bir şeye dönüştürürdük ne ileri gitmeye güçleri yeterdi ne de geri dönebilirlerdi. Kimin ömrünü uzatırsak yaratılışını geriletiriz akletmiyormusunuz hâlâ? Biz ona şiir öğretmedik ona yakışmazdı, diri olanları uyarma k ve ka firlere olan sözün gerçekleşmesi için, O sadece bir hatırlatmadır ve apaçık kurandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dileseydik; gözlerini silme kör ederdik de, o zaman doğru yolu bulmaya koşuşurlardı. Fakat nasıl görecekler ki?

Süleyman Ateş

Dilesek gözlerini silerdik de yola dökülürlerdi, ama nasıl görecekler?

Süleymaniye Vakfı

(Sapmalarını) Biz tercih etseydik dipnot 1 elbette gözlerini büsbütün yok ederdik. O zaman yolu bulmak için koşuşurlardı ama onu nasıl göreceklerdi ki!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şae (شَاء) fiili ile ilgili olarak bkz. Yasin 36/43.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Düzeni farklı kursaydık dipnot 1 gözlerini silme kör ederdik; arkasından yola gelme yarışına girerlerdi ama nereden göreceklerdi ki?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    لَوْ نَشَاء ‘nün anlamı "şey etsek ama etmeyiz"dir. Yani koyduğu kanunun (sünnetullah) dışına çıksak, ama çıkmayız, demek olur. Ayete yukarıdaki anlamın verilmesinin sebebi budur.

Şaban Britch

Dileseydik, gözlerini tamamen kör ederdik de, o zaman doğru yolu bulmaya koşuşurlardı. Oysa nasıl görebilirler?

Şaban Piriş

Dileseydik, gözlerini tamamen kör ederdik de yol bulmak için didinirlerdi, oysa nasıl görebilirler?

Yaşar Nuri Öztürk

Dilesek, gözlerini siler, onları elbette kör ederiz. O zaman yola koyulmak isterler ama nasıl görecekler?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And had it been Our will We would have eclipsed their eye sight and their minds' eyes, then they would have competed with each other for finding their way, but how could they have been able to see it!

Abdul Haleem

If it had been Our will, We could have taken away their sight. They would have struggled to find the way, but how could they have seen it?

Abdullah Yusuf Ali

If it had been our Will, We could surely have blotted out their eyes; then should they have run about groping for the Path, but how could they have seen?

Abul A'la Maududi

If We so willed, We would have put out their eyes, then they would rush to see the Way, but how would they be able to see?

Aisha Bewley

If We wished, We could put out their eyes. Then, though they might race for the path, how would they see?

Al-Hilali & Khan

And if it had been Our Will, We would surely have wiped out (blinded) their eyes, so that they would struggle for the Path, how then would they see?

Ali Quli Qarai

Had We wished We would have blotted out their eyes: then, were they to advance towards the path, how would have they seen?

Amatul Rahman Omar

If We had (so) willed, We could certainly have deprived these (disbelievers) of their eyesight so that they would have gone ahead on their path (unseeing). But, how should they find (the path) now (in this state of their blindness).

Arthur John Arberry

Did We will, We would have obliterated their eyes, then they would race to the path, but how would they see?

Bijan Moeinian

I may decide to put a veil on their eyes so that they do not see where they are being herded.

E. Henry Palmer

And if we please we could put out their eyes, and they would race along the road; and then how could they see?

Edip-Layth

If We wished, We can blind their eyes, and they would race towards the path, but how would they see?

George Sale

If We pleased We could put out their eyes, and they might run with emulation in the way they use to take; and how should they see their error?

Hamid S. Aziz

And if We please We would certainly put out their eyes, then they would run about groping for the way, but how should they see?

Mahmoud Ghali

And if We had (so) decided, We would indeed have obliterated their eyes. Then they would race with each other to the Path, yet however would they behold (it)?

Marmaduke Pickthall

And had We willed, We verily could have quenched their eyesight so that they should struggle for the way. Then how could they have seen?

Mohamed Ahmed - Samira

We could take away their sight if We pleased; then they would run around to find the way: But how then would they see?

Muhammad Asad

NOW HAD IT BEEN Our will [that men should not be able to discern between right and wrong], We could surely have deprived them of their sight, so that they would stray forever from the [right] way: for how could they have had insight [into what is true]?

Mustafa Khattab

Had We willed, We could have easily blinded their eyes, so they would struggle to find their way. How then could they see?

Progressive Muslims

And if We wished, We can blind their eyes, and they would race towards the path, but how would they see.

Rashad Khalifa

If we will, we can veil their eyes and, consequently, when they seek the path, they will not see.

Sahih International

And if We willed, We could have obliterated their eyes, and they would race to [find] the path, and how could they see?

Sam Gerrans

And had We willed, We would have blinded their eyes; then would they compete for the path, but how would they see?

Shabbir Ahmed

Had We so Willed, We could have made them devoid of Vision that would make them unaccountable for whichever way they went. (Without free will like the Animal Kingdom).

Syed Vickar Ahamed

If it was Our Will, We could surely have wiped out (blinded) their eyes; So that they would have run about searching for the Path, but (then again) how could they have seen?

Taqi Usmani

If We so will, We would wipe out their eyes (right here in this world), and they would be racing towards the way, but how would they see?

The Monotheist Group

And if We wished, We can blind their eyes, and they would race towards the path, but how would they see?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 66. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 66. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 66. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩