Tekvîr suresi

Tekvîr suresi, 2. ayet

Tekvîr suresi, 2. ayet. وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ

veiẕe-nnücûmü-nkederat.

Diyanet İşleri

Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tekvîr 1–5 · surenin 2. ayeti / 29

Konu Kıyamet sahneleri Tekvîr 1–14 3

  1. Tekvîr 1

    Güneş, dürüldüğü zaman,

  2. 2

    Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,

  3. Tekvîr 3

    Dağlar, yürütüldüğü zaman,

  4. Tekvîr 4

    Gebe develer salıverildiği zaman.

  5. Tekvîr 5

    Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman,

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–14. ayetler için yazılmıştır.

1. Yani bu dehşet verici haller meydana geldiğinde, insanlar birbirinden ayırt edilecek, herkes âhireti için önden neler gönderdiğini, hayır ve şer türünden neleri hazırlamış olduğunu bilmiş olacaktır. Çünkü Kıyamet gününde güneş sarılıp dürülerek tortop edilecek, ayın ışığı söndürülecek ve her ikisi de cehenneme atılacaktır.

2. “Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman;” başkalaştığı ve yörüngelerinden çıkıp saçıldığı zaman;

3. “Dağlar yürütüldüğü zaman” önce akıp giden kum tanelerinden oluşmuş kum yığınlarına dönüşür, sonra atılmış yün gibi olur, sonra da saçılmış toz zerreleri haline gelir ve böylece yerlerinden ayrılıp kaybolur.

4. “Doğumu yakın/yeni yavrulu develer başıboş bırakıldığı zaman;” Yani o gün insanların başına, her zaman için önem verdikleri, dikkat ve titizlikle baktıkları en değerli mallarını kendilerine unutturacak işler gelir de o malların hiçbiriyle ilgilenmezler. “ٱلۡعِشَارُ (meâlde: doğumu yakın/yeni yavrulu)”, yavruları arkalarından giden dişi develer demek olup bunlar o dönemde Arapların en değerli malları idi. Pek değerli olan her bir mal da bu kabildendir.

5. “Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman;” Yüce Allah’ın birinden diğerinin hakkını kısas yolu ile almak, böylece kullarına adaletinin kemâlini göstermek için Kıyamet gününde hayvanlar da toplanacaklardır. Öyle ki boynuzsuz koyunun lehine boynuzlu koyundan kısas alanacak, sonra da onlara: Toprak olun, denilecek.

6. Büyüklüklerine rağmen “denizler” alev alev yanan bir ateş haline gelsin diye “tutuşturulduğu zaman;”

7. “Nefisler eşleştirildiği” her bir amel sahibi, kendisine benzer ameli bulunanlarla bir araya getirildiği “zaman”. İyiler iyilerle, kötüler kötülerle eşleştirilir, mü’minler hurilerle, kâfirler de şeytanlarla eşleştirilip bir araya getirilir.

Bu da Yüce Allah’ın şu buyruklarını andırmaktadır: “Kâfirler de cehenneme zümre zümre sürülecek” (ez-Zumer, 39/71); “Rablerinden korkup sakınanlar da cennete zümre zümre götürülecek” (ez-Zumer, 39/73); Toplayın zulmedenleri ve onlara eş olanları...” (es-Sâffât, 37/22)

8-9. “Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna” karanlık cahiliye döneminde fakirlik korkusu dışında herhangi bir sebep olmaksızın diri diri toprağa gömülen kız çocuklarına “hangi suçtan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman;” Bilindiği gibi onun hiçbir suçu, günahı yoktur; ancak bu ifade, onu öldürene bir azar ve kınama anlamını taşır.

10. Amelde bulunanların yaptıkları hayır ve şerleri ihtiva eden “amel defterleri serildiği” ve sahiplerine dağıtıldığı “zaman” ki kimisi defterini sağ tarafından, kimisi de sol tarafından yahut arka tarafından alacaktır.

11. “Gök sıyrıldığı” yerinden sökülüp kaldırıldığı “zaman;” Bu da Yüce Allah’ın şu buyruklarını andırmaktadır: “Ve o gün gökyüzü bulutla yarılacak...” (el-Furkân, 25/25); “Gökleri kitapların dürülmesi gibi düreceğimiz gün...” (el-Enbiyâ, 241/104); “Halbuki Kıyamet günü yeryüzü bütünü ile O’nun avucundadır. Gökler ise O’nun sağ eli ile dürülmüş olacaktır.” (ez-Zümer, 39/67)

12. “Cehennem alevlendirildiği” harlandığı ve öncesinde görülmedik bir şekilde daha da alev aldığı “zaman;”

13-14. “Cennet de” takvâ sahiplerine “yaklaştırıldığı zaman; herkes ne amel hazırladığını bilmiş olacaktır.” Yani dünyada iken işlemiş olduğu bütün amellerini bilmiş olacaktır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır.” (el-Kehf, 18/49)

Kıyamet gününün bu vasıfları dolayısı ile kalpler gerçekten dehşete kapılır. Bundan dolayı sıkıntılar alabildiğine artar, insan iliklerine kadar titrer, korku her yanını kaplar. Bu, olgun akıl sahiplerini o gün için hazırlığa teşvik eder, kınanmasını gerektirecek her bir husustan uzak durmalarını sağlar. Bundan dolayı seleften biri şöyle demiştir: “Her kim gözü ile görüncesine Kıyameti yaşamak istiyor ise Tekvir suresi üzerinde dikkatle düşünsün.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yıldızlar ardı ardına dökülüp, ışıkları söndüğü zaman.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. ٱلنُّجُومُ n-nucumu yıldızlar kök: نجم
  3. ٱنكَدَرَتْ nkederat kararıp döküldüğü kök: كدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نجم (13 geçiş)

    O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı…

  • Aynı kök: نجم (13 geçiş)

    Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan,…

  • Aynı kök: نجم (13 geçiş)

    O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

51 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yıldızlar (sönüp) döküldüğünde,

Mustafa İslamoğlu

yıldızlar sönüp döküldüğünde

Muhammed Esed

ve yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde,

Ahmed Hulusi

Yıldızlar karardığında (Düşünme işlevi durup - fikirler ışık tutmaz olduğunda),

Ali Bulaç

Yıldızlar, bulanıklaşıp döküldüğü zaman,

Ali Özek ve heyeti

Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,

Ali Rıza Safa

Ve yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde.

Bayraktar Bayraklı

Yıldızlar dökülüp ışıklarını yitirdiğinde,

Edip Yüksel

Yıldızlar solduğu zaman,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yıldızlar sönüp düştüğü zaman,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

yıldızlar bulandığında,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yıldızlar bulandığı vakıt

Erhan Aktaş

Yıldızlar bulanıklaştığı zaman,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yıldızlar bulanıklaştığı zaman,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yıldızlar bulanıklaştığı zaman,

Gültekin Onan

Yıldızlar, bulanıklaşıp döküldüğü zaman,

Hasan Basri Çantay

Yıldızlar (kararıb) düşdüğü zaman,

İbni Kesir

Yıldızlar döküldüğü zaman;

Mehmet Alagaş

(1-14) Güneş dürülerek söndüğü nde, yıldızlar sönerek döküldüğünde, dağlar seyir halinde / yürütüldüğü vakitte, değerli mallar evcil hayvanlar bırakıldığında / terkedildiğinde, vahşi hayvanlar biraraya geldiklerinde, denizler kaynatılarak kabardığında, nefisler / nefesliler / soluklular tekrar zevceleştirildiğinde / eşleştirildiğinde, diri diri gömülen kıza hangi kusurundan / hatasından dolayı öldürüldüğü sorulduğunda , a mel defterleri / sayfalar neşredildiğinde / yayımlandığında, gök yeni halinde sıyrılarak açıldığında, cehennem kızgınlaştırıldığında, cennet yaklaştığında, her nefis / herkes hazırladığında ne var bilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yıldızlar, saçılıp dağıldığı zaman.

Süleyman Ateş

Yıldızlar kararıp döküldüğü zaman,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yıldızlar kararınca,

Şaban Britch

Yıldızlar, saçılıp dağıldığı zaman.

Şaban Piriş

Yıldızlar, saçılıp dağıldığı zaman..

Yaşar Nuri Öztürk

Yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The stars emit no light, lose aspect, contribute to cosmic catastrophes and they are no longer in trim,

Abdul Haleem

when the stars are dimmed,

Abdullah Yusuf Ali

When the stars fall, losing their lustre;

Abul A'la Maududi

when the stars shall scatter away, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, when the force which is keeping them in their orbits and positions is loosened and all the stars and planets will scatter in the universe. The word inkidar also indicates that they will not only scatter away but will also grow dark.

Aisha Bewley

when the stars fall in rapid succession,

Al-Hilali & Khan

And when the stars fall.

Ali Quli Qarai

when the stars scatter,

Amatul Rahman Omar

And when the stars are obscured,

Arthur John Arberry

when the stars shall be thrown down,

Bijan Moeinian

When the stars darken.

E. Henry Palmer

And when the stars do fall,

Edip-Layth

When the stars fade away.

George Sale

and when the stars shall fall;

Hamid S. Aziz

And when the stars darken,

Mahmoud Ghali

And when the stars will be turbid,

Marmaduke Pickthall

And when the stars fall,

Mohamed Ahmed - Samira

The stars turn dim and scatter,

Muhammad Asad

and when the stars lose their light,

Mustafa Khattab

and when the stars fall down,

Progressive Muslims

And when the stars cannot be seen.

Rashad Khalifa

The stars are crashed into each other.

Sahih International

And when the stars fall, dispersing,

Sam Gerrans

And when the stars fall,

Shabbir Ahmed

And when the stars lose their glow. (Tribal dictatorships fall).

Syed Vickar Ahamed

When the stars fall, losing their glitter;

Taqi Usmani

and when the stars will swoop down,

The Monotheist Group

And when the stars cannot be seen.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tekvîr suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tekvîr suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tekvîr suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩