Diyanet İşleri
Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,
Tekvîr suresi
Tekvîr suresi, 2. ayet. وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ
veiẕe-nnücûmü-nkederat.
Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıyamet sahneleri Tekvîr 1–14 3
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–14. ayetler için yazılmıştır.
1. Yani bu dehşet verici haller meydana geldiğinde, insanlar birbirinden ayırt edilecek, herkes âhireti için önden neler gönderdiğini, hayır ve şer türünden neleri hazırlamış olduğunu bilmiş olacaktır. Çünkü Kıyamet gününde güneş sarılıp dürülerek tortop edilecek, ayın ışığı söndürülecek ve her ikisi de cehenneme atılacaktır.
2. “Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman;” başkalaştığı ve yörüngelerinden çıkıp saçıldığı zaman;
3. “Dağlar yürütüldüğü zaman” önce akıp giden kum tanelerinden oluşmuş kum yığınlarına dönüşür, sonra atılmış yün gibi olur, sonra da saçılmış toz zerreleri haline gelir ve böylece yerlerinden ayrılıp kaybolur.
4. “Doğumu yakın/yeni yavrulu develer başıboş bırakıldığı zaman;” Yani o gün insanların başına, her zaman için önem verdikleri, dikkat ve titizlikle baktıkları en değerli mallarını kendilerine unutturacak işler gelir de o malların hiçbiriyle ilgilenmezler. “ٱلۡعِشَارُ (meâlde: doğumu yakın/yeni yavrulu)”, yavruları arkalarından giden dişi develer demek olup bunlar o dönemde Arapların en değerli malları idi. Pek değerli olan her bir mal da bu kabildendir.
5. “Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman;” Yüce Allah’ın birinden diğerinin hakkını kısas yolu ile almak, böylece kullarına adaletinin kemâlini göstermek için Kıyamet gününde hayvanlar da toplanacaklardır. Öyle ki boynuzsuz koyunun lehine boynuzlu koyundan kısas alanacak, sonra da onlara: Toprak olun, denilecek.
6. Büyüklüklerine rağmen “denizler” alev alev yanan bir ateş haline gelsin diye “tutuşturulduğu zaman;”
7. “Nefisler eşleştirildiği” her bir amel sahibi, kendisine benzer ameli bulunanlarla bir araya getirildiği “zaman”. İyiler iyilerle, kötüler kötülerle eşleştirilir, mü’minler hurilerle, kâfirler de şeytanlarla eşleştirilip bir araya getirilir.
Bu da Yüce Allah’ın şu buyruklarını andırmaktadır: “Kâfirler de cehenneme zümre zümre sürülecek” (ez-Zumer, 39/71); “Rablerinden korkup sakınanlar da cennete zümre zümre götürülecek” (ez-Zumer, 39/73); Toplayın zulmedenleri ve onlara eş olanları...” (es-Sâffât, 37/22)
8-9. “Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna” karanlık cahiliye döneminde fakirlik korkusu dışında herhangi bir sebep olmaksızın diri diri toprağa gömülen kız çocuklarına “hangi suçtan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman;” Bilindiği gibi onun hiçbir suçu, günahı yoktur; ancak bu ifade, onu öldürene bir azar ve kınama anlamını taşır.
10. Amelde bulunanların yaptıkları hayır ve şerleri ihtiva eden “amel defterleri serildiği” ve sahiplerine dağıtıldığı “zaman” ki kimisi defterini sağ tarafından, kimisi de sol tarafından yahut arka tarafından alacaktır.
11. “Gök sıyrıldığı” yerinden sökülüp kaldırıldığı “zaman;” Bu da Yüce Allah’ın şu buyruklarını andırmaktadır: “Ve o gün gökyüzü bulutla yarılacak...” (el-Furkân, 25/25); “Gökleri kitapların dürülmesi gibi düreceğimiz gün...” (el-Enbiyâ, 241/104); “Halbuki Kıyamet günü yeryüzü bütünü ile O’nun avucundadır. Gökler ise O’nun sağ eli ile dürülmüş olacaktır.” (ez-Zümer, 39/67)
12. “Cehennem alevlendirildiği” harlandığı ve öncesinde görülmedik bir şekilde daha da alev aldığı “zaman;”
13-14. “Cennet de” takvâ sahiplerine “yaklaştırıldığı zaman; herkes ne amel hazırladığını bilmiş olacaktır.” Yani dünyada iken işlemiş olduğu bütün amellerini bilmiş olacaktır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır.” (el-Kehf, 18/49)
Kıyamet gününün bu vasıfları dolayısı ile kalpler gerçekten dehşete kapılır. Bundan dolayı sıkıntılar alabildiğine artar, insan iliklerine kadar titrer, korku her yanını kaplar. Bu, olgun akıl sahiplerini o gün için hazırlığa teşvik eder, kınanmasını gerektirecek her bir husustan uzak durmalarını sağlar. Bundan dolayı seleften biri şöyle demiştir: “Her kim gözü ile görüncesine Kıyameti yaşamak istiyor ise Tekvir suresi üzerinde dikkatle düşünsün.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yıldızlar ardı ardına dökülüp, ışıkları söndüğü zaman.
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı…
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan,…
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yıldızlar (sönüp) döküldüğünde,
yıldızlar sönüp döküldüğünde
ve yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde,
Yıldızlar karardığında (Düşünme işlevi durup - fikirler ışık tutmaz olduğunda),
Yıldızlar, bulanıklaşıp döküldüğü zaman,
Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,
Ve yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde.
Yıldızlar dökülüp ışıklarını yitirdiğinde,
Yıldızlar solduğu zaman,
Yıldızlar sönüp düştüğü zaman,
yıldızlar bulandığında,
Ve yıldızlar bulandığı vakıt
Yıldızlar bulanıklaştığı zaman,
Yıldızlar bulanıklaştığı zaman,
Yıldızlar bulanıklaştığı zaman,
Yıldızlar, bulanıklaşıp döküldüğü zaman,
Yıldızlar (kararıb) düşdüğü zaman,
Yıldızlar döküldüğü zaman;
(1-14) Güneş dürülerek söndüğü nde, yıldızlar sönerek döküldüğünde, dağlar seyir halinde / yürütüldüğü vakitte, değerli mallar evcil hayvanlar bırakıldığında / terkedildiğinde, vahşi hayvanlar biraraya geldiklerinde, denizler kaynatılarak kabardığında, nefisler / nefesliler / soluklular tekrar zevceleştirildiğinde / eşleştirildiğinde, diri diri gömülen kıza hangi kusurundan / hatasından dolayı öldürüldüğü sorulduğunda , a mel defterleri / sayfalar neşredildiğinde / yayımlandığında, gök yeni halinde sıyrılarak açıldığında, cehennem kızgınlaştırıldığında, cennet yaklaştığında, her nefis / herkes hazırladığında ne var bilir.
Yıldızlar, saçılıp dağıldığı zaman.
Yıldızlar kararıp döküldüğü zaman,
yıldızlar karardığında dipnot 1 ,
Yıldızlar kararınca,
Yıldızlar, saçılıp dağıldığı zaman.
Yıldızlar, saçılıp dağıldığı zaman..
Yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde,
The stars emit no light, lose aspect, contribute to cosmic catastrophes and they are no longer in trim,
when the stars are dimmed,
When the stars fall, losing their lustre;
when the stars shall scatter away, dipnot 1
when the stars fall in rapid succession,
And when the stars fall.
when the stars scatter,
And when the stars are obscured,
when the stars shall be thrown down,
When the stars darken.
And when the stars do fall,
When the stars fade away.
and when the stars shall fall;
And when the stars darken,
And when the stars will be turbid,
And when the stars fall,
The stars turn dim and scatter,
and when the stars lose their light,
and when the stars fall down,
And when the stars cannot be seen.
The stars are crashed into each other.
And when the stars fall, dispersing,
And when the stars fall,
And when the stars lose their glow. (Tribal dictatorships fall).
When the stars fall, losing their glitter;
and when the stars will swoop down,
And when the stars cannot be seen.