Diyanet İşleri
Onlara, kendilerinden, "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur, hala O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 32. ayet. فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ أَفَلَا تَتَّقُونَ
feerselnâ fîhim rasûlem minhüm eni-`büdü-llâhe mâ leküm min ilâhin gayruh. efelâ tetteḳûn.
Onlara, kendilerinden, "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur, hala O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sonraki nesiller ve peygamberleri Mü'minûn 31–44 3
Yine de ki: "Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen, konuk edenlerin en hayırlısısın."
Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.
Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesil yarattık.
Onlara, kendilerinden, "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur, hala O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.
O peygamberin kavminden, Allah'ı inkar eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: "O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor."
"Andolsun, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz mutlaka ziyana uğrarsınız."
"O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman sizin tekrar mutlaka (diriltilip) çıkarılacağınızı mı vaad ediyor?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
32. “Onlara kendi içlerinden” onların hemcinsi olan, soyunu sopunu ve doğruluğunu bildikleri “…bir rasûl gönderdik” ki bu peygamber onlardan olduğu için ona itaat edip bağlanmaları daha kolay, ondan uzaklaşmaları ihtimali de daha zayıf olur. Onlara gönderilen bu peygamber de bütün peygamberlerin ümmetlerine yaptıkları daveti tekrarladı: “Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka (hak) ilâhınız yoktur.” Bütün peygamberler sözbirliği halinde bu daveti tekrarlamışlardır. Peygamberlerin ümmetlerine yönelttikleri ilk davet, yalnızca Allah’a ibadet etmek, O’nun buna layık olduğunu haber verip O’nun dışındaki varlıklara ibadeti yasaklamak, başka varlıklara ibadetin batıl ve tutarsız olduğunu bildirmektir. Bundan dolayı onlara şöyle demiştir: “Artık” Rabbinizden “korkup” bu putlara ibadetten “sakınmaz mısınız?”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onların içinden kendilerini Allah'a davet etmesi için bir peygamber gönderdik. O peygamber onlara şöyle dedi: "Kendisinden başka hak ilah olmayan Allah Teâlâ'ya ibadet edin. Yasaklarından kaçınıp emirlerini yerine getirerek Allah'tan sakınmaz mısınız?"
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlardan kendilerine "Allah'a kulluk edin! Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. (Hâlâ) takvâlı (duyarlı) davranmayacak mısınız?" (diye mesajı ulaştıran) bir Elçi (Hud'u) göndermiştik.
Ve onların içinden de, kendilerine "Yalnız Allah'a kulluk edin! Sizin O'ndan başka bir ilahınız bulunmamaktadır: hala sorumluluk bilinciyle hareket etmeyecek misiniz?" diyen bir elçi gönderdik.
Onlara kendi içlerinden elçi gönderdik; (bu elçi de onlara aynı şeyi söyledi:) "(yalnızca) Allah'a kulluk edin; çünkü sizin O'ndan başka tanrınız yok. Buna rağmen, yine de O'na karşı sorumluluk duymayacak mısınız?"
İçlerinde: "Allah'a kulluk edin. . . O'nun gayrından bir tanrınız yoktur. . . Hala (yaptıklarınızın sonuçlarını yaşamaktan) korkup korunmuyor musunuz?" (diyen) kendilerinden bir Rasul irsal ettik.
Onlara da kendi içlerinden: "Allah'a ibadet edin. O'nun dışında sizin başka ilahınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?" (desin) diye içlerinden bir elçi gönderdik.
Onlara da kendi içlerinden "Sizin için kendisinden başka ilah olmayan Allah'a ibadet edin. Hiç sakınmaz mısınız?" diyen bir peygamber gönderdik.
Onlara, kendi aralarından bir elçi gönderdik: "Allah'a hizmet edin. Sizin için, O'ndan başka Tanrı yoktur. Yine de sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?"
Onlara içlerinden, "Allah'a kulluk ediniz, sizin O'ndan başka hiçbir tanrınız yoktur, saygı duymuyor musunuz?" diyen bir peygamber gönderdik.
Onlara, aralarından bir elçi gönderdik: "ALLAH'a hizmet ediniz, sizin ondan başka bir tanrınız yoktur. Saygı gösterip erdemli davranmayacak mısınız?"
Onlara, aralarından bir elçi gönderdik: 'ALLAH'a kulluk ediniz, sizin ondan başka bir tanrınız yoktur. Saygı gösterip erdemli davranmıyacak mısınız?'
Onların içinden de kendilerine: "Allah'a kulluk edin, O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Artık Allah'tan kokmayacak mısınız?" diyen bir peygamber gönderdik.
Onların içinde de kendilerinden bir Resul gönderdik şöyle ki: Allaha ıbadet edin ondan başka bir tanrınız yok, artık korunmaz mısınız?
Onlara, kendi içlerinden, "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur, hala takva sahibi olmayacak mısınız?" diyen bir Resul gönderdik.
Onlara, kendi içlerinden, "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur, hala takva sahibi olmayacak mısınız?" diyen bir Resul gönderdik.
Onlara, kendi içlerinden, "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur, hala takva sahibi olmayacak mısınız?" diyen bir rasul gönderdik.
Onlara da kendi içlerinden: "Tanrı'ya ibadet edin. O'nun dışında sizin başka tanrınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?" (desin) diye içlerinden bir elçi gönderdik.
Onlara da aralarında kendilerinden bir peygamber gönderdik. "Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiçbir Tanrınız yokdur. (Haala azab-ı ilahiden) sakınmayacak mısınız?" (dedi).
Onlara da kendilerinden: Allah'a ibadet edin, O'ndan başka tanrınız yoktur. Hala sakınmayacak mısınız? diyen bir peygamber gönderdik.
(2, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44) Kesin olan şu ki, Nuh’u kavmine gönderdik ve kavmine dedi ki Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok. Sakınmıyor musunuz? Kavminin ileri gelen kafirleri dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer , sizin üzerinizde bir üstün olma / fazilet arayışı var , Allah isteseydi melek indirirdi , biz evvelki babalarımızdan böyle bir şey işitmedik. O sadece cinlenmiş bir adam belli bir süre onu gözleyin. Nuh dedi ki Rabbim yalanlamalarına dair bana yardım et, biz de O’na gözümüz önünde ve vahiylerimizle bir gemi yap diye vahyettik, emrimiz geldiğinde ve tandır kaynayıp taşınca da her bir türden birer çift alarak ona yükle ve sözümüzden / azaptan etkilenecek olanlar hariç yakın çevreni de yükle, zalimlerle de asla muhatap olma, ki onlar boğularak ölecekler diye vahyet tik, sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğiniz de / istiva ettiğinizde deyin ki “Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun” ve deki “Rabbim bereketli / mübarek bir iniş yerine indir , sen en hayırlı indiricisin” İşte bunda ayetler vardır , biz, imtihan edendik. Sonra onların ardından başka nesiller inşa ettik, onlara kendilerinden olan Resuller gönderdik, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok , sakınmıyor musunuz? (Resullerin ortak söylemi) Kavmin ileri gelen kafirleri ve ahiret ile buluşmayı yalanlayanlar ve dünya hayatında refah içinde ettiklerimiz (ahiret inanıp ta ahiret varmış gibi davranmamak onu yalanlamaktır) dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer (aynı Nuh AS kavmi gibi dediler) O da sizin yediklerinizden yiyor sizin içtiklerinizden içiyor, sizin gibi bir beşere mi tabi oluyorsunuz? İşte o zaman tam olarak hasara uğramış olursunuz, öldüğünüzde toprak ve kemik olduğunuzda siz çıkarılacaksınız diye mi vaat ediyor? Ne kadar uzak / heyhat ki heyhat size vaat edilen (çok uzak bir ihtima l) Sadece dünya hayatımız vardır ölür ve yaşarız tekrar diriliş bize yoktur , O da Allah’a yalanı iftira eden bir adamdır , Ona iman edecek değiliz dediler. Resul dedi ki Rabbim bana, onların yalanlamalarına dair yardım et , Allah dedi ki Az kaldı pişman olanlar / nedamet getirenler olacaklar , gerçek bir ses onları yakaladı aldı , onlar çer çöp yaptık , zalim kavim uzak olsun! Sonra onların ardından başkaca nesiller inşa ettik. Hiçbir topluluk süresini geçemez yahut erteleteme , s onra ard arda elçiler göndeririz , her bir topluluğa elçilerimiz geldiğinde onu yalanladılar, onlardan bazıları bazılarına uydurduk / tabi ettirdik onlara hadiseler haline getirdik , iman etmeyen kavim uzak olsun!
Onlara kendilerinden; “Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Hâlâ O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.
Onlara da kendi içlerinden: "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka Tanrınız yoktur, (Allah'ın azabından) korunmaz mısınız?" diyen bir elçi gönderdik.
Onlara da "Allah'a kulluk edin. Sizin ondan başka ilahınız yoktur; yanlışlardan sakınmayacak mısınız dipnot 1 ?" desin diye kendi içlerinden bir elçi gönderdik.
İçlerinden bir de elçi gönderdik. (onlara) "Allah'a kulluk edin. Sizin ondan başka tanrınız yoktur; kendinize çeki düzen vermeyecek misiniz?" (dedi.)
İçlerinden onlara: Allah’a ibadet edin, sizin ondan başka bir ilahınız yoktur, sakınmaz mısınız? diyen bir rasûl gönderdik. O halde sakınmaz mısınız?
İçlerinden onlara: -Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka bir ilahınız yoktur, sakınmaz mısınız? diyen bir peygamber gönderdik.
Onlara da içlerinden şu yolda tebliğde bulunan bir resul gönderdik: Allah'a kulluk/ibadet edin. O'ndan başka tanrınız yok sizin. Hala ürpermiyor musunuz?
And We sent to them a Messenger whom We chose from among them to convey to them Our divine message. He said to them: "Worship Allah with appropriate acts and rites, you have no Ilah other than Him. Will you not then entertain the profound reverence dutiful to Him!"
and sent one of their own as a messenger: ‘Serve God, for He is your only god. Will you not heed Him?’
And We sent to them a messenger from among themselves, (saying), "Worship Allah! ye have no other god but Him. Will ye not fear (Him)?"
and We sent among them a Messenger from among themselves, saying: "Serve Allah; you have no god other than He. Do you have no fear?"
and sent a Messenger to them from themselves: ‘Worship Allah. You have no god other than Him! So will you not have taqwa?’
And We sent to them a Messenger from among themselves (saying): "Worship Allâh! You have no other Ilâh (God) but Him. Will you not then be afraid (of Him i.e. of His punishment because of worshipping others besides Him)?"
and We sent them an apostle from among themselves, saying, ‘Worship Allah! You have no other god besides Him. Will you not then be wary [of Him]?’
And We sent to them a Messenger from among themselves, (who said,) `Worship Allâh. You have no god other than He. Will you not then guard against evil (deeds)?'
and We sent amongst them a Messenger of themselves, saying, 'Serve God! You have no god other than He. Will you not be godfearing?'
I appointed someone of their own people as My Messenger to them saying: "You do not have any other Lord but God; therefore, obey Him. Are you not afraid of Him (doing what you are doing?)"
and we sent amongst them a prophet of themselves (saying), 'Serve God, ye have no god but He; will ye then not fear?'
So We sent a messenger to them from amongst them: "Serve God, you have no other god besides Him. Will you not take heed?"
and We sent unto them an apostle from among them, who said, worship God: Ye have no God besides Him; will ye not therefore fear his vengeance?
Then We raised up after them another generation;
So We sent among them a Messenger of themselves, (saying), "Worship Allah! In no way do you have any other god than He. Will you not then have piety?"
And we sent among them a messenger of their own, saying: Serve Allah, Ye have no other Allah save Him. Will ye not ward off (evil)?
Then We sent to them an apostle from among them (who said): "Worship God, for you have no other god but He. Will you not take heed and fear God?"
and [every time] We sent unto them an apostle from among themselves, [he told them:] "Worship God [alone]: you have no deity other than Him. Will you not, then, become conscious of Him?"
and sent to them a messenger from among themselves, ˹declaring,˺ "Worship Allah ˹alone˺. You have no god other than Him. Will you not then fear ˹Him˺?"
So We sent a messenger to them from amongst them: "Serve God, you have no other god besides Him. Will you not take heed"
We sent to them a messenger from among them, saying, "You shall worship GOD. You have no other god beside Him. Would you not be righteous?"
And We sent among them a messenger from themselves, [saying], "Worship Allah ; you have no deity other than Him; then will you not fear Him?"
And We sent among them a messenger from among them: “Serve God; you have no god but He. Will you then not be in prudent fear!”
And always We sent to them a Messenger of their own. (Without exception each of these Messengers said), "Serve Allah. You have no god other than Him. Will you not then be mindful of Him and walk aright?"
And We sent to them a messenger from among themselves, (saying). "Worship Allah! You have no god except Him. Then will you not fear (Him)?"
and sent among them a messenger from themselves (to convey the message): "Worship Allah; you have no god whatsoever other than Him. So do you not fear Allah?"
So We sent a messenger to them from among them: "Serve God, you have no other god besides Him. Will you not take heed?"