Mâide suresi

Mâide suresi, 61. ayet

Mâide suresi, 61. ayet. وَإِذَا جَآءُوكُمْ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَقَد دَّخَلُوا۟ بِٱلْكُفْرِ وَهُمْ قَدْ خَرَجُوا۟ بِهِۦ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا كَانُوا۟ يَكْتُمُونَ

veiẕâ câûküm ḳâlû âmennâ veḳad deḫalû bilküfri vehüm ḳad ḫaracû bih. vellâhü a`lemü bimâ kânû yektümûn.

Diyanet İşleri

(Yanınıza) küfürle girip yine (yanınızdan) küfürle çıktıkları halde, size geldiklerinde "İnandık" dediler. Allah, onların saklamakta oldukları şeyi daha iyi bilir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 58–64 · surenin 61. ayeti / 120

Konu Dini alaya alanlar; "Allah'ın eli bağlıdır" diyenler Mâide 57–66 3

  1. Mâide 58

    Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.

  2. Mâide 59

    De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar olmasından ötürü bizden hoşlanmıyorsunuz."

  3. Mâide 60

    De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır."

  4. 61

    (Yanınıza) küfürle girip yine (yanınızdan) küfürle çıktıkları halde, size geldiklerinde "İnandık" dediler. Allah, onların saklamakta oldukları şeyi daha iyi bilir.

  5. Mâide 62

    Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

  6. Mâide 63

    Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

  7. Mâide 64

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur'an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah, bozguncuları sevmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

61. “Size geldikleri zaman” münafıklık ederek ve size karşı hilekarlık kastı ile “İman ettik, derler. Halbuki küfürle” içli dışlı oldukları halde “girerler ve yine küfürle çıkarlar.” Onların girişleri de çıkışları da küfür iledir. Bununla birlikte mü’min olduklarını iddia etmektedirler. Bunlardan daha kötü kim olabilir? Bunlardan daha çirkin hal kimin hali olabilir? “Allah onların gizlediklerini en iyi bilendir.” O nedenle hayrı ile şerri ile amellerinin karşılığını verecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey iman edenler!- Onlardan münafık olanlar, size geldiklerinde iki yüzlülük yaparak Mümin olarak gözükürler. Gerçek olan, girerken ve çıkarken sizi küfürle kandırıyor ve hatta küfürden de hiç ayrılmıyorlar. Şayet size karşı imanlarını açıklasalar bile Allah onların gizlemiş oldukları küfürlerini çok iyi bilmektedir. Bu yaptıklarının karşılığını onlara ceza olarak verecektir.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. جَآءُوكُمْ ca'ukum size geldikleri kök: جيا
  3. قَالُوٓا۟ kalu derler ki kök: قول
  4. ءَامَنَّا amenna inandık kök: امن
  5. وَقَد vekad oysa muhakkak
  6. دَّخَلُوا۟ dehalu girmişlerdir kök: دخل
  7. بِٱلْكُفْرِ bil-kufri küfürle kök: كفر
  8. وَهُمْ ve hum yine onlar
  9. قَدْ kad muhakkak
  10. خَرَجُوا۟ haracu çıkmışlardır kök: خرج
  11. بِهِۦ ۚ bihi onunla
  12. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  13. أَعْلَمُ ea'lemu daha iyi bilir kök: علم
  14. بِمَا bima şeyleri
  15. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  16. يَكْتُمُونَ yektumune gizliyor kök: كتم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    İçinde size ait bir eşya olan, oturanı bulunmayan evlere girmenizde herhangi bir günah yoktur. Allah, açığa vurduklarınızı da, gizlediklerinizi de…

  • Aynı kök: كتم (21 geçiş)

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

  • Aynı kök: كتم (21 geçiş)

    Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Size geldiklerinde (yanınıza) inkârla girip yine inkârla çıktıkları hâlde "İnandık!" derler. dipnot 1 (Oysa) Allah onların içlerinde gizlemiş oldukları şeyleri çok iyi bilendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Hz. Muhammed'in yanına girip, ona iman ettiklerini söyleyen ancak gerçekte münafıklık eden bir grup yahudi hakkında nazil olmuştur. Böylece Yüce Allah hem Hz. Muhammed'e onların gerçek yüzlerini göstermekte hem de tebliğ ettiği ayetlerin ve getirdiği delillerin bu kişilerin kalplerine etki etmediğini yani yanına gelmeleri ile yanından çıkmaları arasında bir fark olmadığını bildirmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar sana geldiklerinde "inandık" derler; oysa ki onlar gerçekte inkarla gelirler ve yine onunla ayrılırlar. Fakat Allah onların gizlediklerini çok iyi bilmektedir.

Muhammed Esed

Onlar, sana geldiklerinde, "İnanıyoruz!" derler: Oysa, aslında hakikati inkar niyeti ile gelirler ve aynı şekilde ayrılırlar. Ama Allah, onların gizlediği her şeyin farkındadır.

Ahmed Hulusi

Size geldiklerinde "İman ettik" dediler. . . Gerçekte ise (yanınıza) inkarla girip, yine onunla çıkmışlardır. . . Allah gizlemekte olduklarını, yaptıklarını yaratan olarak daha iyi bilir.

Ali Bulaç

Size geldiklerinde: "İnandık" derler. Oysa onlar inkarla girmişlerdir ve yine onunla çıkmışlardır. Allah, gizli tutmakta olduklarını daha iyi bilir.

Ali Özek ve heyeti

Yanınıza inkârla girip yine inkârla çıktıkları halde size geldiklerinde «inandık» derler. Allah gizlediklerini daha iyi bilmektedir.

Ali Rıza Safa

Size geldiklerinde, "İnandık!" derler. Oysa nankörler olarak girmişler ve aynı biçimde çıkmışlardır. Allah, gizlediklerini zaten bilir.

Bayraktar Bayraklı

Yanınıza inkarla girip inkarla çıktıkları halde, size geldiklerinde,"inandık" derler. Allah, gizlediklerini daha iyi bilmektedir.

Edip Yüksel

Size geldiklerinde, "Gerçeği onayladık" dediler. Oysa yanınıza inkarlarıyla girip inkarlarıyla çıkmışlardı. Onların gizlediklerini ALLAH daha iyi biliyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Size geldiklerinde, 'İnandık,' dediler. Oysa yanınıza inkarlarıyla girip inkarlarıyla çıkmışlardı. Onların gizlediklerini ALLAH daha iyi biliyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Size geldiklerinde: "Biz inandık." derler. Oysa yanınıza kafir girmiş kafir çıkmışlardır. Allah ise onların neler sakladıklarını kendilerinden daha iyi bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Size geldiklerinde de "amenna" derler, halbuki kafir girmişler kafir çıkmışlardır, neler ketmediyor idiklerini ise Allah kendilerinden daha iyi bilir

Erhan Aktaş

Onlar, size geldiklerinde, "İman ettik." dediler. Oysaki onlar, yanınıza küfürle girdiler, küfürle çıktılar. Allah, gizledikleri şeyi en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, size geldiklerinde, "İman ettik." dediler. Oysaki onlar, yanınıza küfürle girdiler, küfürle çıktılar. Allah, gizledikleri şeyi en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, size geldiklerinde, "İman ettik." dediler. Oysaki onlar, yanınıza küfürle geldiler, küfürle döndüler. Allah, gizledikleri şeyi daha iyi bilir.

Gültekin Onan

Size geldiklerinde "inandık" derler. Oysa onlar küfürle girmişlerdir ve yine onunla çıkmışlardır. Tanrı, gizli tutmakta olduklarını daha iyi bilir.

Hasan Basri Çantay

Size geldikleri zaman "iman etdik" derler. Halbuki onlar muhakkak küfr ile girmişler, yine muhakkak onunla çıkmışlardır. Allah onların neler gizlemekde olduklarını çok iyi bilendir.

İbni Kesir

Size geldiklerinde; iman ettik, derler. Halbuki onlar, küfür ile girmişler ve onlar yine onunla çıkmışlardır. Ve Allah; gizlemekte olduklarını çok daha iyi bilir.

Mehmet Alagaş

(57-62) Ey iman edenler, sizden önce kitap verilenler içinden dininizi, eğlence ve oyun haline getirenleri ve kafirleri dost edinmeyin, eğer iman edenler iseniz, Allah’tan sakının. Siz namaza seslendiğinizde, onu eğlence ve oyun haline getiriyorlar, bu onların akletmeyen bir topluluk olmalarındandır. De ki ey kitap ehli, bizden Allah’a iman ettiğimiz, bize indirilene ve bizden önce indirilene iman ettiğimiz için mi nefret ediyorsunuz? Muhakkak ki sizin çoğunuz yoldan çıkmış kimselerdir. De ki Allah katında ceza olarak bundan daha fena / daha şer bir şeyi size haber vereyim mi? Allah’ın lanet ettiği ve gazap ettiği kimsedir, onlardan maymunlar, domuzlar ve Tağuta tapanlar oluşturmuştur, mekân olarak ta onlar fena yerdedirler ve yolun orta noktasından sapmışlardır. Si ze geldiklerinde iman ettik derler, kesinlikle aranıza kafir olarak girerler ve o halde de ayrılırlar, onların neyi ağızlarında sakladıklarını en iyi Allah bilir , onların çoğunun günah, kötülük haram yeme / rüşvet yeme üzerine yarış ettiklerini görürsün, yapıyor oldukları şey ne kötüdür.

Rowwad Tercüme Merkezi

Size geldiklerinde: "İman ettik" derler. Oysa yanınıza kâfir olarak girmiş ve yine kâfir olarak çıkmışlardır. Gizlemekte olduklarını Allah çok iyi bilir.

Süleyman Ateş

(Onlar) size geldiklerinde "inandık" derler. Oysa küfürle (yanınıza) girmişler, yine onunla (yanınızdan) çıkmışlardır. Allah onların (içlerinde) gizlediklerini daha iyi bilir.

Süleymaniye Vakfı

Size geldiklerinde "İnanıp güvendik" derler, oysa yanınıza kafir girer, kafir çıkarlar. Allah onların ne gizlediklerini çok iyi bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Size geldiklerinde "İnanıp güvendik" derler, oysa kafir girerler, kafir çıkarlar. Allah onların gizlediklerini daha iyi bilir.

Şaban Britch

Size geldiklerinde: İman ettik, derler, oysa yanınıza kâfir olarak girmiş ve yine kâfir olarak çıkmışlardır. Gizlemekte olduklarını Allah çok iyi bilir.

Şaban Piriş

Size geldiklerinde: -İman ettik, derler, oysa yanınıza kafir olarak girmiş ve yine kafir olarak çıkmışlardır. Gizlemekte olduklarını Allah daha iyi bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Size geldiklerinde "İnandık!" derler. Gerçekte ise küfürle girmiş, yine onunla çıkmışlardır. Neler saklıyor olduklarını Allah daha iyi bilir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When they pay you a visit, be it sociable or in other manner, they declare they have conformed to Islam, when in fact they have come in with minds captivated by infidelity and hostile intentions and come out with the same attributes, and Allah is 'Alimun of what they concealed of private thoughts and feelings.

Abdul Haleem

When they come to you [believers], they say, ‘We believe,’ but they come disbelieving and leave disbelieving- God knows best what they are hiding.

Abdullah Yusuf Ali

When they come to thee, they say: "We believe": but in fact they enter with a mind against Faith, and they go out with the same but Allah knoweth fully all that they hide.

Abul A'la Maududi

Whenever they come to you they say: 'We believe,' whereas, in fact, they come disbelieving, and go away disbelieving, and Allah knows all that they hide.

Aisha Bewley

When they come to you, they say, ‘We have iman. ’ But they entered with kufr and left with it. Allah knows best what they were hiding.

Al-Hilali & Khan

When they come to you, they say: "We believe." But in fact they enter with (an intention of) disbelief and they go out with the same. And Allâh knows all what they were hiding.

Ali Quli Qarai

When they come to you, they say, ‘We believe. ’ Certainly they enter with disbelief and leave with it, and Allah knows best as to what they have been concealing.

Amatul Rahman Omar

And when they come to you they say, `We believe,' while, infact, they enter without faith and go out without it. And Allâh knows best all they conceal.

Arthur John Arberry

When they come to you, they say, 'We believe'; but they have entered in unbelief, and so they have departed in it; God knows very well what they were hiding.

Bijan Moeinian

When they come to you they say: "We have believed. " Indeed God knows what they are hiding in their hearts; the fact of the matter is, they come to you as disbelievers and leave you as disbelievers.

E. Henry Palmer

When they come to you they say, 'We believe;' but they entered in with unbelief, and they went out therewith, and God knows best what they did hide.

Edip-Layth

If they come to you, they say, "We acknowledge," while they had entered in with rejection and went out with the same. God is aware of what they were hiding.

George Sale

When they came unto you, they said, we believe: Yet they entered into your company with infidelity, and went forth from you with the same; but God well knew what they concealed.

Hamid S. Aziz

When they come to you they say, "We believe;" but they entered with unbelief, and they went out the same way, and Allah knows best what they did hide.

Mahmoud Ghali

And when they come to you, (i. e. the believers. The pronoun is plural) they say, "We believe." And they have already entered with disbelief, and they have already gone out with it; and Allah knows best whatever they used to keep back.

Marmaduke Pickthall

When they come unto you (Muslims), they say: We believe; but they came in unbelief and they went out in the same; and Allah knoweth best what they were hiding.

Mohamed Ahmed - Samira

When they come to you they say: "We believe;" but unbelieving they came and unbelieving go; and God is aware of what they conceal in their hearts.

Muhammad Asad

For, when they come unto you, they say, "We do believe": whereas, in fact, they come with the resolve to deny the truth, and depart in the same state. But God is fully aware of all that they would conceal.

Mustafa Khattab

When they come to you ˹believers˺ they say, "We believe." But they are committed to disbelief when they enter and when they leave. And Allah knows what they hide.

Progressive Muslims

And if they come to you they Say: "We believe, " while they had entered in with rejection and went out with the same. God is aware of what they were hiding.

Rashad Khalifa

When they come to you, they say, "We believe," even though they were full of disbelief when they entered, and they are full of disbelief when they leave. GOD is fully aware of everything they conceal.

Sahih International

And when they come to you, they say, "We believe. " But they have entered with disbelief [in their hearts], and they have certainly left with it. And Allah is most knowing of what they were concealing.

Sam Gerrans

And when they come to you, they say: “We believe”; but they entered in denial, and they left in it; and God best knows what they were concealing.

Shabbir Ahmed

When they come to you O believers, they say, "We believe". In fact they come in disbelief and depart in disbelief. Allah knows best what they conceal.

Syed Vickar Ahamed

When they come to you, they say: "We believe:" But in reality they enter with a mind (set) against Faith, and they go out with the same (mind). But Allah knows completely all that they hide.

Taqi Usmani

When they come to you, they say, "We believe", while with disbelief they came in, and with the same (disbelief) they went out. Allah knows best what they used to conceal.

The Monotheist Group

And if they come to you they say: "We believe," while they had entered in with rejection and went out with the same. God is aware of what they were hiding.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 61. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 61. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 61. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩