Diyanet İşleri
"Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir."
Hûd suresi
Hûd suresi, 90. ayet. وَٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّى رَحِيمٌ وَدُودٌ
vestagfirû rabbeküm ŝümme tûbû ileyh. inne rabbî raḥîmüv vedûd.
"Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şu'ayb ve Medyen halkı Hûd 84–95 3
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın."
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben size yasakladığımı kendim yapmak istemiyorum. Ben sadece gücüm yettiğince (sizi) düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'ın yardımı iledir. Ben sadece O'na tevekkül ettim ve sadece O'na yöneliyorum."
"Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin de başınıza getirmesin. (Ve unutmayın ki) Lut kavmi sizden uzak değildir."
"Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir."
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin."
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Benim kabilem sizce Allah'tan daha itibarlı mı ki, O'na sırt çevirdiniz. Şüphesiz Rabbim sizin yaptıklarınızı kuşatmıştır."
"Ey Kavmim! Elinizden geleni yapın. Şüphesiz ben de (elimden geleni) yapacağım. Rezil edici azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu yakında bileceksiniz. Gözleyin. Şüphesiz ben de sizinle beraber gözlüyorum."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
90. “Rabbinizden” işlemiş olduğunuz günahlar dolayısı ile “mağfiret dileyin, sonra” ömrünüzün geri kalan kısmında da samimi olarak “O’na tevbe edin.” O’na itaat ederek emirlerine aykırı davranmayı terk ederek O’na dönün. “Şüphesiz Rabbim” tevbe edip dönen kimselere “Rahîmdir,” merhamet buyurur. Onun günahlarını bağışlar, tevbesini kabul eder. “Vedûddur” onu sever. Vedûd (çok seven ve çok sevilen), Allah’ın isimlerinden birisidir. Yani O, mü’min kullarını sevdiği gibi onlar da O’nu severler. Bu kelime hem ism-i fail (seven) hem de ism-i mef’ûl (sevilen) anlamını vermektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra da günahlarınızdan dolayı O’na tövbe edin. Muhakkak ki Rabbim, tövbe edenlere karşı çok merhametlidir. O, kullarından tövbe edenleri çok sever.
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O,…
Aynı kök: ودد (29 geçiş)
Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…
Aynı kök: ودد (29 geçiş)
Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin (yönelin)! dipnot 1 Şüphesiz ki Rabbim çok merhametlidir; (müminleri) çok sevendir."
Haydi, günahlarınız için Rabbinizden af dileyin ve ardından bilinçlerinizi yenileyerek O'na yönelin! Unutmayın ki benim Rabbim çok merhametli davranır: O hem sever hem de sevilmeyi ister!"
Öyleyse günahlarınız için Rabbinizden bağışlanma dileyin ve sonra da tevbe ve pişmanlık içinde O'na yönelin! Çünkü O acıyıp esirgeyenlerin en yücesi, sevginin kaynağı, gözesidir!"
"Rabbinizden bağışlanma isteyin, sonra O'na tövbe (rücu) edin. . . Muhakkak ki Rabbim Rahıym'dir, Vedud'dur. "
"Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin. Gerçekten benim Rabbim, esirgeyendir, sevendir."
Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O’na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, (Rabbine yönelip dayananları) çok sever.
"Efendinizden, bağışlanma dileyin. Sonra, pişmanlığınızı O'na gösterin. Kuşkusuz, benim Efendim, Merhametlidir; Kullarını Sevendir!"
"Rabbinizden bağışlanma dileyiniz; sonra O'na tövbe ediniz. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir; çok sever."
"Efendinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Kuşkusuz Efendim Rahimdir, Sevendir."
'Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin. Kuşkusuz Rabbim Rahimdir, Sevendir.'
Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra pişmanlık duyup O'na yönelin. Şüphe yok ki, Rabbim çok esirgeyici ve sevgi doludur." dedi.
Rabbınıza istiğfar edin sonra ona tevbe ile rücu' edin, şüphe yok ki rabbim rahimdir, veduddur
"Rabb'inizden bağışlanma dileyin. Sonra O'na tevbe dipnot 1 edin! Rabb'imin, Rahmeti Kesintisiz'dir, Çok Seven'dir."
Rabb'inizden bağışlanma dileyin. Sonra O'na tevbe dipnot 1 edin! Rabb'imin, Rahmeti Kesintisiz'dir, Çok Seven'dir.
Rabb'inizden bağışlanma dileyin. Sonra ona tövbe dipnot 1 edin! Rabb'imin, Rahmeti Kesintisiz'dir, Çok Seven'dir.
"Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir."
"Rabbinizden mağfiret dileyin. Sonra Ona tevbe ile rücu edin. Çünkü Rabbim çok esirgeyendir, (mü'minleri) çok sevendir".
Rabbınızdan mağfiret dileyin, sonra da tevbe edin O'na. Doğrusu benim Rabbım, Rahim'dir, Vedud'dur.
(84-95) Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı (Gönderdik) Ey kavmim Allaha ibadet edin, onun dışında bir ilahınız yok, ölçüyü ve tartıyı eksiltmeyin, muhakkak ki sizde bir iyilik / hayır görüyorum, kesinlikle de sizin üzerinizde ki kuşatıcı bir günün azabından da korkuyorum, ey kavmim ölçüyü ve tartıyı kıstaslara uygun yerine getirin, insanların eşyalarını eksik hale getirmeyin, arzda ifsat edenler olup, haddi aşmayın, eğer iman ediyorsanız, Allah’ın geriye kalan olarak bıraktığı / bakiye bıraktığı sizin için daha hayırlıdır , ben sizin üzerinize bekçi / muhafız değilim dedi. Dediler ki Ey Şuayb namazın mı sana, babalarımızın taptıklarını terk etmeyi yahut mallarımıza istediğimizi yapmayı terk etmeyi emrediyor? muhakkak ki sen yumuşak tabiatlı yetişkin birisin. Ey kavmim dedi, peki şunu da görsenize, eğer ben Rabbimden bir açıklama üzere isem ve beni güzel bir rızıkla rızıklandırdıysa , sizleri men ettiğim şeylerde sizle zıtlaşmayı / size muhalefet etmeyi dilemem, ben sadece gücüm nispetinde / istidadım ölçüsünde düzeltmeyi / ıslahı dilerim, b aşarım da ancak Allah ’a aittir, ben O’na tevekkül ettim / vekaleti ona verdim , gönülden ona yöneliyorum/ bağlanıyorum, ey Kavmim isyanınız sizi suça / cürüm işlemeye sevk etmesin, işte o zaman Nuh kavmine veya Hud kavmine veya Salih kavmine isabet edenin benzeri size de isabet eder , ayrıca Lut kavmi, size hiç te uzak değil , Rabbinize sığının, ardından ona tövbe edin, Rabbim esirgeyendir ve sevecendir. Ey Şuayb dediler, söylediklerinin ekserisini anlayamıyoruz, muhakkak ki seni de içimizde zayıf biri olarak görüyoruz, bağlı olduğun sınıfın da olmasa, seni taşlarız, senin üzerimizde bir saygınlığın yok. Dedi ki, sınıfım, sizin için Allah’tan daha mı saygın? Onu sırtınızın gerisine attınız, muhakkak ki Rabbim yaptıklarınızı kuşatmıştır, Ey kavmim dedi, mekanlarınızda çalışmaya devam edin ben de çalışanım, ilerde kime rezil edici azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz, gözetleyin , bende sizle beraber gözetliyorum. Emrimiz geldiğinde Şuayb ’ı ve onunla beraber iman edenleri , bizden bir esirgeme olarak kurtardık, zalimleri ise bir ses tutup yakaladı, yurtlarında diz üstü çömelerek sabahladılar, sanki oradan hiç faydalanmadılar, dikkat edin Medyen tıpkı Semudun uzak kılınması gibi uzak kılındı.
'Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tevbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir.''
"Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin! Doğrusu Rabbim çok esirgeyen, çok sevendir."
Rabbinizden bağışlanma dileyin de artık ona yönelin! Çünkü benim Rabbimin ikramı boldur, sevgi doludur."
Rabbinizden bağışlanma dileyin de artık O'na yönelin. Çünkü benim Rabbimin ikramı boldur, sevgi doludur."
Rabbinizden mağfiret dileyin. O’na (tevbe) yönelin, kuşkusuz Rabbim, çok merhamet eder, (müminleri) çok sever.
Rabbinizden af dileyin. O'na yönelin, kuşkusuz Rabbim, merhamet eder, çok sever.
"Rabbinizden af dileyip O'na yönelin. Rabbim Rahim'dir, rahmeti sınırsızdır; Vedud'dur, çok sevgilidir."
"And invoke Allah, your Creator, for forgiveness and in lowliest plight stand to Him repentant of the way you conduct yourselves in life. Allah, my Creator, is indeed Rahimun and Wadud (the Merciful) Who comforts whom He sees in distress."
Ask forgiveness from your Lord, and turn to Him in repentance: my Lord is merciful and most loving.’
"But ask forgiveness of your Lord, and turn unto Him (in repentance): For my Lord is indeed full of mercy and loving-kindness."
Seek the forgiveness of your Lord and turn to Him in repentance. Surely my Lord is Ever Merciful, Most Loving. dipnot 1
Ask your Lord for forgiveness and then make tawba to Him. My Lord is Most Merciful, Most Loving.’
"And ask forgiveness of your Lord and turn unto Him in repentance. Verily, my Lord is Most Merciful, Most Loving."
Plead with your Lord for forgiveness, then turn to Him penitently. My Lord is indeed all-merciful, all-affectionate.’
`And seek protection of your Lord and turn to Him (in repentance). Verily, my Lord is Ever Merciful, Most Loving.'
And ask forgiveness of your Lord, then repent to Him; surely my Lord is All-compassionate, All-loving. '
"Apologize to God and promise that you will never do the evil deeds that you are addicted to. The Lord is Merciful and Kind."
Ask pardon, then, from your Lord, then turn to Him; verily, my Lord is merciful, loving!'
"Seek forgiveness from your Lord then repent to Him. My Lord is Compassionate, Loving."
Ask pardon therefore of your Lord; and be turned unto him: For my Lord is merciful, and loving.
"O my people! Let not a breach with me cause you to so sin that there befall you the like of that which befell the people of Noah, or the people of Hud, or the people of Salih, nor are the people of Lot far off from you!
And ask forgiveness of your Lord, thereafter repent to Him; surely my Lord is Ever-Merciful, Ever-Affectionate. "
Ask pardon of your Lord and then turn unto Him (repentant). Lo! my Lord is Merciful, Loving.
"Beg your Lord to forgive you, and turn to Him. Indeed my Lord is compassionate and loving."
Hence, ask your Sustainer to forgive you your sins, and then turn towards Him in repentance - for, verily, my Sustainer is a dispenser of grace, a fount of love!"
So seek your Lord’s forgiveness and turn to Him in repentance. Surely my Lord is Most Merciful, All-Loving."
"And seek forgiveness from your Lord then repent to Him. My Lord is Merciful, Loving."
"You shall implore your Lord for forgiveness, then repent to Him. My Lord is Most Merciful, Kind."
And ask forgiveness of your Lord and then repent to Him. Indeed, my Lord is Merciful and Affectionate."
And: “Ask forgiveness of your Lord; then turn to Him; my Lord is merciful and loving.”
(None of the nations was destroyed for a deficiency in their worship. They met destruction for violating human rights). "Seek forgiveness of your Lord, then repent by journeying on the right path. You will experience that my Lord is Merciful, Loving."
"Then ask forgiveness from your Lord, and turn to Him in repentance: Verily, my Lord is Most Merciful (Raheem), Lovingly Kind (Wadood). "
Seek forgiveness from your Lord, then turn towards Him in repentance. Surely, my Lord is very merciful, most loving."
"And seek forgiveness from your Lord then repent to Him. My Lord is Merciful, Loving."