Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Hucurât suresi · 1–5. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hucurât suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُقَدِّمُوا۟ بَيْنَ يَدَىِ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Ey iman edenler! Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin! dipnot 1 Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.
Siz ey iman edenler! Asla Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin ve sorumlu davranın: çünkü Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir!
Siz ey imana ermiş olanlar! Allah'ın ve Elçisi'nin (emrettiği şeyin) önüne kendinizi koymayın, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Çünkü Allah, kuşkusuz her şeyi işiten, her şeyi bilendir.
Ey iman edenler. . . Allah'ın ve O'nun Rasulünün önüne (beşeri düşünce ve yorumlarınızla, değerlendirmelerinizle) geçmeyin; Allah'tan (şartlanmaya dayalı değer yargılarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için) korunun! Muhakkak ki Allah Semi'dir, Aliym'dir.
Ey iman edenler, Allah'ın Resulü'nün huzurunda öne geçmeyin ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
Ey iman edenler! Allah'ın ve Rasûlünün önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla işitendir; hakkıyla bilendir.
Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın ve O'nun elçisinin önüne geçmeyin ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Bilendir.
Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyiniz. Allah'a saygı duyunuz. Şüphesiz ki Allah, işitendir; bilendir.
Ey iman edenler, ALLAH'ın ve elçisinin önüne geçmeyiniz. ALLAH'ı sayınız. ALLAH İşitir, Bilir.
Ey inananlar, ALLAH'ın ve elçisinin huzurunda öne geçmeyiniz. ALLAH'ı dinleyiniz. ALLAH İşitir, Bilir.
Ey iman edenler, Allah'ın ve peygamberinin önüne geçmeyin (saygısızlık etmeyin) ve Allah'tan korkun, çünkü Allah işitir, bilir.
Ey o bütün iyman edenler! Allahın ve Resulünün önüne geçmeyin ve Allahdan korkun, çünkü Allah işitir bilir
Ey İman Edenler! Allah'ın ve Resul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin. dipnot 1 Allah için takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Ey iman edenler! Allah'ın ve Resul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin dipnot 1 . Allah'a için takva dipnot 2 sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Ey iman edenler! Allah'ın ve Rasul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin dipnot 1 . Allah'a karşı takva dipnot 2 sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Ey inananlar, Tanrı'nın Resulünün huzurunda öne geçmeyin ve Tanrı'dan sakının. Şüphesiz Tanrı işitendir, bilendir.
Ey iman edenler, Allahın ve resulünün huzurunda (sözde ve işde) öne geçmeyin. Allahdan korkun. Çünkü Allah hakkıyle işiden, (her şey'i) bilendir.
Ey iman edenler; Allah'ın ve Rasulünün huzurunda öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Muhakkak ki Allah; Semi'dir, Alim'dir.
(1-5) Ey iman edenler Allah ve Resulünün önüne geçmeyin / geçirmeyin , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi de Nebinin sesi üstünde yükseltmeyin, Onunla konuşurken birbirinizle konuşurken ki bağırmanız gibi bağırmayın / yüksek sesle konuşmayın , amelleriniz siz bilincinde / şuurunda olmadan boşa gider , muhakkak ki seslerini Allah’ın Resulünün yanında kısanlar / alçaltanlar işte onlar Allah’ın kalplerini sakınma konusunda / takva konusunda imtihan ettiği kimselerdir, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Hane hücreleri / hucuratlar arkasından bağıranların çoğunluğu akletmeyen kimselerdir. (Resulün hücresine doğru dışardan bağırmakta nedir?) Keşke onlar, kendilerinin yanlarına çıkıncaya kadar sabredebilselerdi kendileri için iyi olurdu , Allah bağışlayandır esirgeyendir.
Ey iman edenler! (Hiçbir işte) Allah ve resulünden öne geçmeyin ve Allah'tan korkup sakının.Şüphesiz Allah; her şeyi işitendir, görendir.
Ey inananlar, Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın ve resulünün dipnot 1 (Allah'ın sözünün) önüne geçmeyin dipnot 2 . Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Şüphesiz Allah, daima dinleyen ve bilendir.
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah'tan çekinin; o dinler ve bilir. Ey inanıp güvenenler! Allah'ın yani (size O'nun sözlerini taşıyan) Kitabının dipnot 1 önüne geçmeyin dipnot 2 Allah'tan çekinin çünkü o dinler ve bilir.
Ey iman edenler! Allah’ın ve O'nun Rasûl’ünden öne geçmeyin. Allah’tan sakının. Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir, görendir.
-Ey iman edenler! Allah'ın ve onun Resul'ünün önüne geçmeyin. Allah'tan sakının. Çünkü Allah, işitendir, görendir.
Ey iman edenler! Allah'ın ve resulünün önüne geçmeyin! Allah'tan korkun! Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.
Hucurât suresi, 2. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَرْفَعُوٓا۟ أَصْوَٰتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ ٱلنَّبِىِّ وَلَا تَجْهَرُوا۟ لَهُۥ بِٱلْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ أَن تَحْبَطَ أَعْمَٰلُكُمْ وَأَنتُمْ لَا تَشْعُرُونَ
Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.
Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinin üzerine yükseltmeyin! Birbirinize yüksek sesle konuştuğunuz gibi, ona yüksek sesle konuşmayın; (yoksa) farkına varmadan işleriniz boşa gider. dipnot 1
Siz ey iman edenler! Sesleriniz Peygamber'in sesini bastırmasın! Birbirinizle bağıra çağıra konuştuğunuz gibi onunla da bağıra çağıra konuşmayın ki, siz farkında olmadan iyilikleriniz boşa gitmesin!
Siz ey imana ermiş olanlar! Sesinizi Peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi o'nunla konuşmayın, yoksa bütün (güzel ve iyi) işleriniz, siz farkında olmadan boşa gitmiş olur.
Ey iman edenler. . . Seslerinizi (fikirlerinizi) O Nebi'nin sesinin (bildirdiklerinin) üstüne yükseltmeyin! Birbirinize hitap ettiğiniz gibi (laubali şekilde) yüksek sesle O'na hitap etmeyin! (Yoksa) siz farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider!
Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp söylemeyin; yoksa siz şuurunda değilken, amelleriniz boşa gider.
Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın; yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.
Ey inanca çağırılanlar! Peygamberin sesinin üstüne seslerinizi yükseltmeyin. Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi, Onunla da yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz ayırdında değilken, yaptıklarınız boşa gider.
Ey inananlar! Seslerinizi, Peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyiniz. Birbirinize bağırdığınız gibi,Peygambere yüksek sesle bağırmayınız. Yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.
Ey iman edenler, sesinizi peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın ve birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın. Yoksa siz görmeden işleriniz boşa gider.
Ey inananlar, sesinizi peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın ve birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın. Yoksa siz farketmeden işleriniz boşa gider.
Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesinden üstün kaldırrnayın (fazla yükseltmeyin) ve ona birbirinize bağırır gibi iri söylemeyin ki, haberiniz olmadan amelleriniz hiçe iniverir!
Ey o bütün iyman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden üstün kaldırmayın ve ona birbirinize bağırır gibi iri söylemeyin! Haberiniz olmadan amelleriniz hiçe iniverir
Ey İman Edenler! Sesinizi, Nebi'nin sesinden daha fazla yükseltmeyin. Birbirinizle bağrışarak konuştuğunuz gibi, Nebi'yle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider.
Ey inananlar! Sesinizi, Nebi'nin sesinden daha fazla yükseltmeyin. Birbirinizle bağrışarak konuştuğunuz gibi, Nebi'yle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider.
Ey inananlar! Sesinizi, Nebi'nin sesinden daha fazla yükseltmeyin. Birbirinizle bağrışarak konuştuğunuz gibi, Nebi'yle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider.
Ey inananlar, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp söylemeyin; yoksa siz şuurunda değilken amelleriniz boşa gider.
Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Ona sözle birbirinize bağırdığınız gibi bağırmayın ki siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.
Ey iman edenler; seslerinizi peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Birbirinize bağırdığınız gibi peygambere bağırmayın. Yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gider.
(1-5) Ey iman edenler Allah ve Resulünün önüne geçmeyin / geçirmeyin , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi de Nebinin sesi üstünde yükseltmeyin, Onunla konuşurken birbirinizle konuşurken ki bağırmanız gibi bağırmayın / yüksek sesle konuşmayın , amelleriniz siz bilincinde / şuurunda olmadan boşa gider , muhakkak ki seslerini Allah’ın Resulünün yanında kısanlar / alçaltanlar işte onlar Allah’ın kalplerini sakınma konusunda / takva konusunda imtihan ettiği kimselerdir, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Hane hücreleri / hucuratlar arkasından bağıranların çoğunluğu akletmeyen kimselerdir. (Resulün hücresine doğru dışardan bağırmakta nedir?) Keşke onlar, kendilerinin yanlarına çıkıncaya kadar sabredebilselerdi kendileri için iyi olurdu , Allah bağışlayandır esirgeyendir.
Ey iman edenler! Sesinizi, Peygamberin sesi üzerine yükseltmeyin. Birbirinize yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla da öyle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.
Ey inananlar, seslerinizi, Peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi, onunla da öyle yüksek sesle konuşmayın; yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.
Ey inanıp güvenenler! Seslerinizi Nebi'nin sesinden fazla yükseltmeyin. Onunla, birinizin diğeriyle konuştuğu gibi ulu orta konuşmayın. Yoksa siz farkına bile varmadan amelleriniz boşa gider dipnot 1 .
Ey inanıp güvenenler! Sözlerinizle Nebi'nin sözünü bastırmayın. Onunla konuşurken de birbirinizin diğerine yaptığı gibi sesiniz yükseltmeyin. Yoksa işleriniz boşa çıkar da farkına bile varamazsınız.
Ey iman edenler! Sesinizi, peygamberin sesi üzerine yükseltmeyin. Birbirinize yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla da öyle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.
-Ey iman edenler! Sesinizi, peygamberin sesi üzerine yükseltmeyin. Farkında olmadan çalışmalarınızın heba olmaması için, birbirinize bağıra çağıra konuştuğunuz gibi ona karşı bağırarak konuşmayın.
Ey iman edenler! Seslerinizi o Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin! Kiminizin kiminize bağırarak konuştuğu gibi, onun huzurunda sözü yükseltmeyin! Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.
Hucurât suresi, 3. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يَغُضُّونَ أَصْوَٰتَهُمْ عِندَ رَسُولِ ٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱمْتَحَنَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوَىٰ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ عَظِيمٌ
Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah'ın, gönüllerini takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
Şüphesiz ki Allah'ın Elçisinin yanında seslerini kısanlar, kalplerini Allah'ın takvâ (duyarlılık) ile imtihan ettiği (arındırdığı) kişilerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Hani şu Allah Rasulü'nün yanında seslerini kısanlar var ya; işte onlar Allah'ın kalplerini takvaya dair sınava çektiği kimselerdir: onlar için sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vardır.
Bakın, Allah'ın Elçisi'nin huzurunda seslerini kısanlar var ya, işte onlar kalpleri, kendisine karşı sorumluluk bilinci ile (doldurularak) Allah tarafından sınananlardır; onlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
Gerçekten Rasulullah'ın katında seslerini kısanlar var ya, işte onlar Allah'ın anlayışlarının ne seviyede olduğunu ortaya çıkarttığı kimselerdir. . . Onlar için bir bağışlanma ve çok büyük karşılık vardır.
Şüphesiz, Allah'ın Resulü'nün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.
Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takvâ ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
Aslında, Allah'ın elçisinin yanında seslerini kısanlar; işte onlar, sorumluluk bilinci konusunda, Allah'ın, yüreklerini sınadığı kimselerdir. Onlar için, bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Allah, Peygamber'in yanında seslerini kısanların kalplerini takva ile imtihan etmiştir. Onlar için af ve büyük bir ödül vardır.
Seslerini ALLAH'ın elçisinin huzurunda kısanlar öyle kimselerdir ki, ALLAH onların kalplerini erdemlilik için uygun hale getirmiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Seslerini ALLAH'ın elçisinin huzurunda kısanlar öyle kimselerdir ki, ALLAH onların kalplerini erdemlilik için uygun hale getirmiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Kesinlikle Allah ve Resulünün yanında seslerini kısanlar (yok mu), işte onlar o kimselerdir ki, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlara hem bir bağışlama, hem de büyük bir mükafat vardır.
Her halde Resulüllahın yanında seslerini kısanlar, onlar, o kimselerdir ki Allah kalblerini takva için imtihan etmiştir, onlara hem bir mağfiret hem de büyük bir ecir vardır
Allah'ın Resul'ünün yanında kısık sesle konuşanlar; işte onlar, Allah'ın takva için kalplerini sınav ettiği kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük ödül vardır.
Allah'ın Resulünün yanında kısık sesle konuşanlar; işte onlar, Allah'ın takva için kalplerini sınav ettiği kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük ödül vardır.
Allah'ın Rasul'ünün yanında kısık sesle konuşanlar; işte onlar, Allah'ın takva için kalplerini sınav ettiği kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük ödül vardır.
Şüphesiz, Tanrı'nın Resulünün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Tanrı kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.
Hakıykat, Allahın peygamberi yanında seslerini yavaşlatanlar (yok mu?) onlar Allahın takva için kalblerini imtihaan etdiği kimselerdir. Onlar için mağfiret ve büyük mükafat vardır.
Peygamberin yanında seslerini kısanlar, muhakkak ki onlar; Allah'ın gönüllerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için; mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
(1-5) Ey iman edenler Allah ve Resulünün önüne geçmeyin / geçirmeyin , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi de Nebinin sesi üstünde yükseltmeyin, Onunla konuşurken birbirinizle konuşurken ki bağırmanız gibi bağırmayın / yüksek sesle konuşmayın , amelleriniz siz bilincinde / şuurunda olmadan boşa gider , muhakkak ki seslerini Allah’ın Resulünün yanında kısanlar / alçaltanlar işte onlar Allah’ın kalplerini sakınma konusunda / takva konusunda imtihan ettiği kimselerdir, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Hane hücreleri / hucuratlar arkasından bağıranların çoğunluğu akletmeyen kimselerdir. (Resulün hücresine doğru dışardan bağırmakta nedir?) Keşke onlar, kendilerinin yanlarına çıkıncaya kadar sabredebilselerdi kendileri için iyi olurdu , Allah bağışlayandır esirgeyendir.
Muhakkak ki Rasulullahın huzurunda seslerini alçaltanlar, Allah’ın kalplerini takva için seçtiği kimselerdir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
Allah'ın Elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, öyle kimselerdir ki Allah, onların kalblerini, takva için imtihan etmiş (onların takvaya ehil olduklarını anlamış)tır. Onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
Allah'ın resulünün /elçisinin getirdiğinin yanında dipnot 1 seslerini kısanlar var ya onlar Allah'ın, takva /yanlışlardan sakınma hususunda kalplerini imtihandan geçirmiş olduğu kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Allah'ın yani (O'nun sözlerini taşıyan) Kitabının yanında seslerini kısanlar, Yanlışlardan korunmaları (takva) konusunda Allah'ın, kalplerini sınavdan geçirdiği kişilerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Allah'ın resûlü yanında seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
Allah'ın resulü yanında, seslerinizi kısarak konuşanların kalblerini Allah, takva yönünden denemiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Allah resulünün huzurunda seslerini alçaltanlar var ya, onlar Allah'ın, gönüllerini takva için imtihan ettiği kişilerdir. Bir bağışlanma vardır onlar için, bir büyük ödül vardır.
Hucurât suresi, 4. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُنَادُونَكَ مِن وَرَآءِ ٱلْحُجُرَٰتِ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ
(Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir.
Sana odaların dipnot 1 arkasından (bağırarak) seslenenlerin çoğu akıl etmezler.
Ne var ki sana hanelerin berisinden seslenenler de var; onların çoğu kafalarını kullanmazlar.
Gerçek şu ki (ey Peygamber,) seni evinin dışından çağıranlar var ya, işte onların çoğu akıllarını kullanmazlar.
Sana, evinin dışından (dışarıdan) seslenenlere gelince, onların çoğunluğu aklını kullanmayanlardır! (Seslenip yanlarına çağırmak, aklını kullanmamak olarak değerlendiriliyor! Dikkat edilesi bir konu! A. H. )
Şüphesiz, hücrelerin ardından sana seslenenler de, onların çoğu aklını kullanmıyor.
(Rasûlüm!) Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.
Odaların arkasından sana seslenenlerin çoğu aklını kullanmaz.
Sana odaların arkasından bağıranların çoğu, aklı ermez kimselerdir.
Odaların/duvarların ardından sana seslenenlerin çoğu düşüncesiz kimselerdir.
Odaların/duvarların ardından sana seslenenlerin çoğu düşüncesiz kimselerdir.
Sana odaların arkasından ünleyenlerin (bağıranların) çoğu kesinlikle aklı ermeyenlerdir.
Hucrelerin arkasından sana ünleyenler, her halde ekserisi aklı irmiyenlerdir.
Sana odaların dışından seslenenlerin çoğu, düşüncesiz kimselerdir.
Sana odaların dışından seslenenlerin çoğu, düşüncesiz kimselerdir.
Sana odaların dışından seslenenlerin çoğu, düşüncesiz kimselerdir.
Şüphesiz, hücrelerin ardından sana seslenenler de, onların çoğu, akletmiyor.
Hücrelerin ardından sana ünleyenler (var ya) onların, çoğunun akılları ermez.
Muhakkak ki sana, hücrelerin ardından seslenenlerin çoğunun akılları ermez.
(1-5) Ey iman edenler Allah ve Resulünün önüne geçmeyin / geçirmeyin , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi de Nebinin sesi üstünde yükseltmeyin, Onunla konuşurken birbirinizle konuşurken ki bağırmanız gibi bağırmayın / yüksek sesle konuşmayın , amelleriniz siz bilincinde / şuurunda olmadan boşa gider , muhakkak ki seslerini Allah’ın Resulünün yanında kısanlar / alçaltanlar işte onlar Allah’ın kalplerini sakınma konusunda / takva konusunda imtihan ettiği kimselerdir, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Hane hücreleri / hucuratlar arkasından bağıranların çoğunluğu akletmeyen kimselerdir. (Resulün hücresine doğru dışardan bağırmakta nedir?) Keşke onlar, kendilerinin yanlarına çıkıncaya kadar sabredebilselerdi kendileri için iyi olurdu , Allah bağışlayandır esirgeyendir.
Muhakkak ki odaların arkasından sana seslenenlerin çoğunun akılları ermez.
Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir.
(Ey Muhammed! Sen içerdeyken) Odaların dışından sana seslenenler var ya onların çoğu aklını kullanmayan kimselerdir.
(Ya Muhammed!) Sen içerdeyken odaların dışından sana seslenenlerin çoğu aklını kullanmayan kişilerdir.
Sana odaların arkasından bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir.
Sana odaların arkasından bağıranların çoğu aklını kullanmıyorlar.
Hücrelerin arkasından sana seslenenlere gelince, onların çoğu aklını çalıştırmamaktadır.
Hucurât suresi, 5. ayet. وَلَوْ أَنَّهُمْ صَبَرُوا۟ حَتَّىٰ تَخْرُجَ إِلَيْهِمْ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Onlar sen (yanlarına) çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. dipnot 1 Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Ama eğer sen kendilerine çıkıp gelinceye kadar sabretselerdi, elbet bu kendileri için daha hayırlı olurdu: ne ki Allah tarifsiz bir bağışlayandır, eşsiz merhamet kaynağıdır.
Çünkü, sen (kendi isteğinle) onların yanına gelinceye kadar sabred(ip bekle)selerdi, kendi lehlerine olurdu. Ama Allah yine de çok bağışlayıcıdır, bir rahmet kaynağıdır.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette onlar için daha hayırlı olurdu. Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Eğer gerçekten, yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu,) kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Oysa sen yanlarına çıkıncaya dek sabretselerdi, kendileri için kesinlikle daha iyi olurdu. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için daha iyi olurdu. Allah çok affedicidir; çok merhamet sahibidir.
Sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için daha iyi olurdu. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için daha iyi olurdu. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Eğer onlar, sen kendilerine çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette haklarında hayırlı olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayandır, merhamet edendir.
Eğer onlar sen kendilerine çıkıncıya kadar sabretselerdi elbette haklarında hayırlı olurdu, bununla beraber Allah gafurdur rahimdir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabredip bekleselerdi, elbette daha iyi olurdu. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabredip bekleselerdi, elbette daha iyi olurdu. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabredip bekleselerdi, elbette daha iyi olurdu. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Eğer gerçekten, yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu,) kendileri için daha hayırlı olurdu. Tanrı, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Eğer onlar, sen kendilerine çıkıncaya kadar, sabretselerdi kendileri için elbet daha hayırlı olurdu. (Bununla beraber) Allah, çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Eğer onlar; sen, yanlarından çıkıncaya kadar sabretselerdi; kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.
(1-5) Ey iman edenler Allah ve Resulünün önüne geçmeyin / geçirmeyin , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi de Nebinin sesi üstünde yükseltmeyin, Onunla konuşurken birbirinizle konuşurken ki bağırmanız gibi bağırmayın / yüksek sesle konuşmayın , amelleriniz siz bilincinde / şuurunda olmadan boşa gider , muhakkak ki seslerini Allah’ın Resulünün yanında kısanlar / alçaltanlar işte onlar Allah’ın kalplerini sakınma konusunda / takva konusunda imtihan ettiği kimselerdir, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Hane hücreleri / hucuratlar arkasından bağıranların çoğunluğu akletmeyen kimselerdir. (Resulün hücresine doğru dışardan bağırmakta nedir?) Keşke onlar, kendilerinin yanlarına çıkıncaya kadar sabredebilselerdi kendileri için iyi olurdu , Allah bağışlayandır esirgeyendir.
Eğer onlar sen yanlarına çıkana kadar sabretselerdi, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. Allah; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Onlar, sen kendilerinin yanına çıkıncaya kadar bekleselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için elbette iyi olurdu. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.
Sabırlı olsalar da sen çıkıncaya kadar bekleselerdi kendileri için iyi olurdu. Yine de Allah bağışlar, ikramda bulunur.
Oysa sen onların yanına çıkıncaya kadar sabretselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Oysa sen onların yanına çıkıncaya kadar sabretselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah, bağışlayıcıdır, merhametlidir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya dek sabretmiş olsalardı, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.