Fecr suresi

Fecr suresi, 25. ayet

Fecr suresi, 25. ayet. فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌ

feyevmeiẕil lâ yü`aẕẕibü `aẕâbehû eḥad.

Diyanet İşleri

Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fecr 22–28 · surenin 25. ayeti / 30

Konu Yerin parçalanması ve pişmanlık Fecr 21–26 3

  1. Fecr 22–23

    (22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

  2. Fecr 24

    "Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der.

  3. 25

    Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.

  4. Fecr 26

    Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.

  5. Fecr 27

    (Allah, şöyle der:) "Ey huzur içinde olan nefis!"

  6. Fecr 28

    "Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 25–26. ayetler için yazılmıştır.

25-26. Bu azaba uğrayacak kimseler, o günü ihmal etmiş ve o gün için amelde bulunmayı unutmuş kimselerdir. O nedenle onlar cehennem ateşinden zincirlere bağlanacaklardır. Cehennemin kaynar sularında yüzleri üstü sürüklenecekler, sonra ateşte alevler içerisinde yakılacaklardır. Günahkârların cezası işte budur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hiç kimse o gün, Allah’ın azabı gibi azap edemez. Çünkü Allah’ın azabı en şiddetli ve en kalıcı olan azaptır.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَيَوْمَئِذٍۢ feyevmeizin o gün kök: يوم
  2. لَّا la
  3. يُعَذِّبُ yuazzibu azab edemez kök: عذب
  4. عَذَابَهُۥٓ azabehu O'nun yapacağı azabı kök: عذب
  5. أَحَدٌۭ ehadun hiç kimse kök: احد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Aynı kök: احد (85 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen (Tevrat ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O gün, O'nun (Allah'ın) edeceği azap (gibi) kimse azap edemez.

Mustafa İslamoğlu

İşte o gün hiçbir kimse O'nun tattırdığı can yakıcı mahrumiyeti tattıramaz;

Muhammed Esed

Hiç kimse Allah'ın o Gün (günahkarlara verdiği) azap gibi azap veremez;

Ahmed Hulusi

Artık o süreçte, O'nun azabı gibi hiçbir kimse azap edemez!

Ali Bulaç

Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği azab gibi azablandıramaz.

Ali Özek ve heyeti

Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.

Ali Rıza Safa

Artık, o gün, O'nun cezası gibi, hiç kimse cezalandıramaz.

Bayraktar Bayraklı

- O gün Allah'ın günahkarlara vereceği azabı, hiç kimse veremez ve hiç kimse O'nun gibi bağ vuramaz.

Edip Yüksel

O gün, O'nun cezası gibi bir cezayı kimse veremez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O gün, O'nun cezası gibi bir cezayı kimse veremez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık o gün O'nun ettiği azabı kimse edemez.

Elmalılı Hamdi Yazır

artık o gün onun ettiği azabı kimse edemez

Erhan Aktaş

Artık O Gün, O'nun azbı hiç kimsenin azabına benzemez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Artık İzin Günü, O'nun azabı hiç kimsenin azabına benzemez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Artık İzin Günü, O'nun azabı hiç kimsenin azabına benzemez.

Gültekin Onan

Artık o gün hiç kimse (Tanrı'nın) vereceği azab gibi azablandıramaz.

Hasan Basri Çantay

Artık o gün (Allahın) azabı gibi hiçbir kimse azab yapamaz,

İbni Kesir

O gün O'nun azabı gibi hiç bir kimse azab edemez.

Mehmet Alagaş

(21-30) Yoo, hayır, hayır, yer / arz parça parça döküldüğünde , Rabbin ve de saf saf melekler geldiğinde , O gün cehennem getirilir, insan hatırlar ve fakat hatırlamaktan ona ne fayda var ki? Ah keşke hayatım için sunularım / takdimlerim olsaydı der, O gün O'nun azabından başka azap edecek biri yoktur. O'nun bağlamasından başka, bağlayacak biri de yoktur. Ey tatmin olmuş / itminanlı nefis , hoşnut olan / r azı olan Rabbine ve razı olduğun Rabbine geri dön / rücu et . Kullarımın arasına gir / dahil ol. Cennetime gir / dahil ol.

Rowwad Tercüme Merkezi

Artık o gün de O'nun azabı gibi hiçbir kimse azap yapamaz.

Süleyman Ateş

O gün O'nun yapacağı azabı kimse yapamaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün Rabbinin vereceği azabı kimse veremez.

Şaban Britch

İşte, hiç kimse o gün Allah’ın cezalandırdığı gibi cezalandıramaz.

Şaban Piriş

İşte, hiç kimse o gün Allah'ın cezalandırdığı gibi cezalandıramaz.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün hiç kimse O'nun azabı gibi azap edemez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But then no one requites for sins the way Allah ödoes,

Abdul Haleem

On that Day, no one will punish as He punishes,

Abdullah Yusuf Ali

For, that Day, His Chastisement will be such as none (else) can inflict,

Abul A'la Maududi

Then on that Day Allah will chastise as none other can chastise;

Aisha Bewley

That Day no one will punish as He punishes

Al-Hilali & Khan

So on that Day none will punish as He will punish.

Ali Quli Qarai

On that day none shall punish as He punishes,

Amatul Rahman Omar

So on that day none but He shall execute His punishment,

Arthur John Arberry

Upon that day none shall chastise as He chastises,

Bijan Moeinian

God’s punishment (passed to the guilty one) on that day, is not comparable with any punishment that man has ever suffered with.

E. Henry Palmer

But on that day no one shall be tormented with a torment like his,

Edip-Layth

On that day, no other will bear his punishment.

George Sale

On that day none shall punish with his punishment;

Hamid S. Aziz

But on that Day none shall punish as He punishes,

Mahmoud Ghali

So, upon that Day none will torment as He torments, (Literally: "as" His tormenting).

Marmaduke Pickthall

None punisheth as He will punish on that day!

Mohamed Ahmed - Samira

None can punish as He will punish on that day,

Muhammad Asad

For, none can make suffer as He will make suffer [the sinners] on that Day,

Mustafa Khattab

On that Day He will punish ˹them˺ severely, like no other,

Progressive Muslims

On that Day, no other will bear his punishment.

Rashad Khalifa

On that day, no retribution could be worse than His retribution.

Sahih International

So on that Day, none will punish [as severely] as His punishment,

Sam Gerrans

And — that day — none will punish as His punishment,

Shabbir Ahmed

For, none chastises as He will chastise on that Day.

Syed Vickar Ahamed

Because, that Day, his punishment will be such like no one (else) can inflict,

Taqi Usmani

So no one can punish like He will punish, that day,

The Monotheist Group

On that Day, no other will bear his punishment.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 25. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 25. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 25. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩