Diyanet İşleri
Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?
Duhâ suresi
Duhâ suresi, 8. ayet. وَوَجَدَكَ عَآئِلًا فَأَغْنَىٰ
vevecedeke `âilen feagnâ.
Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Geçmişteki üç nimetin hatırlatılması Duhâ 6–8 3
Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Seni yetim bulup da barındırmadı mı?
Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?
Öyleyse sakın yetimi ezme!
Sakın isteyeni azarlama!
Rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–8. ayetler için yazılmıştır.
6. Daha sonra Yüce Allah, kendisinin de bilmiş olduğu ona yönelik özel birtakım lütuflarını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “O, seni yetimken barındırmadı mı?” Yani senin annen de baban da yoktu. Anne-babası vefat ettiğinde kendi işini kendi göremeyecek bir halde idi. Ama Allah onu barındırdı ve dedesi Abdulmuttalib’in himayesine verdi. Dedesi öldükten sonra da amcası Ebu Talib onu himayesine aldı ve bu, Allah ona yardım edip de mü’minlerle destek verinceye kadar devam etti.
7. “Şaşkınken sana doğru yolu göstermedi mi?” Daha önce sen Kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Ama bilmediklerini sana öğretti. En güzel amellere muvaffak ve en üstün ahlâka sahip kıldı.
8. “Fakirken seni” sana fethetmeyi müyesser kıldığı, malları ve vergileri toplanıp sana getirilen ülkelerle “zengin kılmadı mı?”
İşte bu gibi eksiklikleri senden uzaklaştıran, hiç şüphesiz her türlü eksikliği de senden uzaklaştıracaktır. O halde seni zengin kılan, barındıran, hidâyete erdiren ve sana yardım edenin nimetlerine şükür ile karşılık ver!
Bundan dolayı devamla şöyle buyrulmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Seni fakir bir halde buldu ve seni zengin kıldı.
Aynı kök: عيل (2 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan…
Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı · Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Seni yetim bulup da barındırmadı mı?
Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı · Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı
Kuşluk vaktine andolsun,
Aynı kök: غني (73 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…
Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yalnızken seni bulup zengin etmişti. dipnot 1
Seni muhtaç bir halde bulup, muhannete muhtaç olmaktan ve mala tamahtan müstağni kılmıştı.
İhtiyaç içinde bulup seni tatmin etmedi mi?
Seni hiçbir şeyin yok iken (fakr - "yok"lukta) bulup da zenginliğe ("gına"ya) kavuşturmadık mı (El Ğaniyy kulu yapmadık mı, Alemlerden Ğaniyy olanın kulluğunu yaşatmadık mı)?
Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi?
Seni fakir bulup zengin etmedi mi?
Ve yokluk içinde bulup, varlıklı yapmadı mı?
Seni fakir bulup, zengin etmedi mi?
Seni fakir bulup zengin etmedik mi?
Seni fakir bulup zengin etmedik mi?
Seni bir yoksul iken zengin etmedi mi?
ve seni bir yoksul iken zengin etmedi mi?
Seni muhtaç durumda bulup ğına dipnot 1 etmedi mi?
Seni muhtaç durumda bulup ğına dipnot 1 etmedi mi?
Seni muhtaç durumda bulup ğına dipnot 1 etmedi mi?
Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi?
Seni, bir fakir olduğunu bilib de, zengin yapmadı mı?
Seni fakir bulup da zenginleştirmedi mi?
(1-11) Kuşluğa, karardığı zaman geceye and olsun ki , Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı / gücenmedi. Ahiret / sonra sı senin için öncekinden daha hayırlıdır. Kesinlikle Rabbin sana bahşedecek ve de sende hoşnut olacaksın / razı olacaksın. Seni yetim bulup barındırmadı mı / sığınak olmadı mı? Seni ne yapacağını bil emez halde / delalette bulup rehberlik etmedi mi? Yola sokmadı mı? Seni yoksul bulup zengin / gâni etmedi mi? Öyleyse çalışanı ölmüş olanı /yetimi, ezme / kahretme. Öyleyse dilenciyi azarlama. Ama Rabbinin nimetini anlat.
Seni fakirken, zengin kılmadı mı?
Seni fakir bulup zengin etmedi mi?
Seni muhtaç halde bulup da ihtiyacını karşılamadı mı? dipnot 1
Seni muhtaç görüp varlıklı kıldı.
Seni fakir bulup zengin etmedi mi?
Seni fakir bulup, zengin etmedi mi?
Seni aile geçindirme zorluğu içinde bulup da zengin etmedi mi?
And did He not find you needy and He made you independent?
Did He not find you in need and make you self-sufficient?
And He found thee in need, and made thee independent.
And did He not find you in want, and then enriched you? dipnot 1
Did He not find you impoverished and enrich you?
And He found you poor and made you rich (self-sufficient with self-contentment)?
Did He not find you needy, and enrich you?
And He found you having a large family to support, He freed you from want (of every kind).
Did He not find thee needy, and suffice thee?
Have you (Mohammad) forgotten that you were a poor lad and He made you a rich man?
and find thee poor with a family, and nourish thee?
He found you in need, so He gave you riches?
And did He not find thee needy, and hath He not enriched thee?
And find you in need, and enriched you (or made you independent)?
And He found you in want, so He enriched (you)?
Did He not find thee destitute and enrich (thee)?
Did He not find you poor and enrich you?
And found thee in want, and given thee sufficiency?
And did He not find you needy then satisfied your needs?
And He found you in need, so He gave you riches
He found you poor, and made you rich.
And He found you poor and made [you] self-sufficient.
And find thee in need, and make sufficient?
And He found you dependent, and made you independent. (Infancy to youth).
And He found you in need, and made you independent.
and He found you in need, then made you need-free.
And He found you in need, so He gave you riches?