A'râf suresi

A'râf suresi, 2. ayet

A'râf suresi, 2. ayet. كِتَٰبٌ أُنزِلَ إِلَيْكَ فَلَا يَكُن فِى صَدْرِكَ حَرَجٌ مِّنْهُ لِتُنذِرَ بِهِۦ وَذِكْرَىٰ لِلْمُؤْمِنِينَ

kitâbün ünzile ileyke felâ yekün fî ṣadrike ḥaracüm minhü litünẕira bihî veẕikrâ lilmü'minîn.

Diyanet İşleri

Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 1–5 · surenin 2. ayeti / 206

Konu Kitaba uyun; helâk edilen memleketler ve amellerin tartılması A'râf 1–10 3

  1. A'râf 1

    Elif Lam Mim Sad.

  2. 2

    Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

  3. A'râf 3

    Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

  4. A'râf 4

    Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.

  5. A'râf 5

    Azabımız kendilerine geldiğinde, "(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk" demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–2. ayetler için yazılmıştır.

1-2. Yüce Allah, Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e Kur’an-ı Kerim’in büyüklüğünü beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “(Bu Kur'ân)… sana indirilen bir Kitaptır” Yani bu, kulların ihtiyaç duydukları her şeyi, bütün ilâhi istekleri ve şer’î maksatları, muhkem ve geniş açıklamaları ile birlikte içeren yüce bir kitaptır.

“O halde ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı” darlık, şüphe ve tereddüt “olmasın.” Aksine sen o Kitabın, hikmeti sonsuz ve her türlü hamde layık olan Allah tarafından indirildiğini, sözün en doğrusu olduğunu, önünden de arkasından da batılın ona erişmeyeceğini bilmelisin. Öyleyse bu Kitaba karşı için rahat olsun ve ruhun onunla huzur bulsun. O’nun emir ve yasaklarını açık açık ilan et, kınayan ve karşı çıkan hiçbir kimseden de korkma.

Bu kitap, sana “kendisi ile” kulları “uyarman” onlara öğüt vermen, hatırlatmada bulunman, inad edenlere karşı da gerekli şekilde delili ortaya koyman için “ve mü’minlere de öğüt olması için” indirilmiştir. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Sen öğüt ver; çünkü öğüt muhakkak mü’minlere fayda verir.” (ez-Zariyat, 51/55) Onlar bu Kitap sayesinde hem dosdoğru yolu ve bu yolun gerektirdiği açık ve gizli amelleri hem de kulun bu yolu izlemesini engelleyen hususları öğrenir ve bunlardan öğüt alırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Kur’an-ı Kerim, Allah’ın sana indirdiği bir kitaptır. Kalbinde sakın ona dair bir sıkıntın ve şüphen olmasın. İnsanları onunla korkutasın, onlara hüccet ikame edesin ve Müminlere öğüt veresin diye onu sana indirdi. Zira onlar, öğütten faydalanan kimselerdir.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كِتَـٰبٌ kitabun bir Kitaptır kök: كتب
  2. أُنزِلَ unzile indirilen kök: نزل
  3. إِلَيْكَ ileyke sana
  4. فَلَا fela
  5. يَكُن yekun olmasın kök: كون
  6. فِى fi
  7. صَدْرِكَ sadrike göğsünde kök: صدر
  8. حَرَجٌۭ haracun bir sıkıntı kök: حرج
  9. مِّنْهُ minhu onunla
  10. لِتُنذِرَ litunzira uyarman kök: نذر
  11. بِهِۦ bihi hususunda
  12. وَذِكْرَىٰ ve zikra ve öğüt (vermen) kök: ذكر
  13. لِلْمُؤْمِنِينَ lilmu'minine inananlara kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حرج (15 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır,…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    (Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana…

  • Aynı kök: حرج (15 geçiş)

    Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın,…

  • Aynı kök: حرج (15 geçiş)

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendisiyle uyarman için ve müminlere (gerçeği) hatırlatma olsun diye sana indirilen bu kitaptan dolayı kalbinde hiçbir sıkıntı olmasın!

Mustafa İslamoğlu

Bir sure indirildi sana, artık bundan dolayı için daralmasın ki, onunla (insanları) uyarabilesin ve mü'minlere de (şu) öğüdü verebilesin:

Muhammed Esed

(Yücelerden) bir ilahi kelam indirildi sana artık gönlünde bu konuda herhangi bir şüpheye yer verme ki, onunla, (yoldan sapanları) uyarabilesin ve (böylece) inananlara da öğütte bulunabilesin:

Ahmed Hulusi

Sana inzal edilen bu Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi (Kitap), Onunla, (iman etmeyenleri) uyarman ve iman edenlere (neye - nasıl iman edip, neleri yapmaları konusunda) öğüt vermen içindir. . . Artık içinde, bundan dolayı bir sıkıntı olmasın.

Ali Bulaç

(Bu,) Bir Kitap'tır ki onunla uyarman için ve mü'minlere bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Ali Özek ve heyeti

(Ey Muhammed! Bu Kur'ân), kendisiyle insanları uyarman için ve müminlere de bir öğüt olmak üzere sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe, bir sıkıntı olmasın.

Ali Rıza Safa

Bu, hem Onunla uyarman hem de inananlara öğreti olması amacıyla, sana indirilmiş bir Kitap'tır. Artık, Ondan dolayı gönlünde bir sıkıntı olmasın.

Bayraktar Bayraklı

Bu, kendisiyle insanları uyarman ve insanlara öğüt olsun diye sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.

Edip Yüksel

Bu, sana indirilen bir kitaptır. Onunla uyarman ve iman edenlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir kuşku ve sıkıntı olmasın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bu, sana indirilen bir kitaptır. Onunla uyarman ve inananlara öğüt vermen konusunda göğsünde bir kuşku ve sıkıntı olmasın

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu, kendisiyle uyarasın diye ve mü'minlere bir ihtar olmak üzere sana indirilen bir kitaptır; sakın bundan dolayı yüreğinde bir sıkıntı olmasın!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir kitab ki sana indirildi, sakın bundan dolayı yüreğinde bir sıkıntı olmasın da bununla inzar edesin, mü'minlere de şu bir ıhtar:

Erhan Aktaş

Bu, sana indirilen bir Kitap'tır. Onunla uyarıda bulunman ve Mü'minlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, sana indirilen bir Kitap'tır. Onunla uyarıda bulunman ve mü'minlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, sana uyarıda bulunman ve mü'minlere öğüt vermen için indirilen bir Kitap'tır. Bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Gültekin Onan

(Bu) Bir kitaptır ki onunla uyarman için ve inançlılara bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Hasan Basri Çantay

(Bu sure, yahud Kur'an) — onunla (halkı) inzar etmekliğim için, mü'minlere de bir öğüd olmak üzere — sana indirilen bir kitabdır. Artık bundan dolayı göksünde bir sıkıntı olmasın.

İbni Kesir

Bir kitab indirilmiştir sana. Ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. Onunla uyarman için. Ve iman edenlere bir öğüt.

Mehmet Alagaş

(1-10) Elif Lam Mim Sad, sana indirilen kitaptır ve müminlere bir hatırlatmadır. Onunla uyarı yapmandan dolayı göğsünde / sadrında bir zorluk / bir haraç olmasın. Rabbinizden size indirilene uyun / tâbi olun. Onun dışındaki dostlar / veliler / evliyalar bilip uymayın / tâbi olmayın. Ne de a z hatırlayıp düşünüyorsunuz. Nice yerleşkeleri / karyeleri helak et tik. Onlara sertliğimizi / be'simiz ya geceleyin geldi veya öğlen dinlenirken geldi. Hışmımız geldiğinde, çağrıları / duaları ise kesinlikle biz zalimler olduk demeleriydi. Kendilerine Resul gönderilenleri sorgulayacağız, Resulleri de sorgulayacağız. Ve dahi onlara belli bir ilimle kesinlikle anlatacağız. Biz kayıp değiliz ki / gayb değiliz ki. Tartı / mizan, o gün gerçektir. Kimin tartısı ağır ise işte onlar kurtulurlar / felaha ererler. Kimin mizanı hafifse onlar, ayetlerimize zulmediyor olmaları nedeniyle kendilerini / nefislerini hasara uğratanlardır. Biz sizi arza yerleştirdik / mekân ettirdik. (Hayatı idame ettiren şeyler, imkânlar) sizin için onda geçim / maişet sağladık. Az teşekkür ediyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu sana indirilen bir kitaptır. Öyleyse Müminleri bununla uyarman ve öğüt vermen için kalbinde hiçbir sıkıntı olmasın.

Süleyman Ateş

(Bu,) Sana indirilen bir Kitaptır. Onunla (insanları) uyarman ve insanlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın (hiç kuşkulanma, tasalanma, bu tamamen Allah tarafındandır. Sen hemen insanları uyar).

Süleymaniye Vakfı

Bu, sana indirilen kitaptır. Bundan dolayı içinde bir sıkıntı olmasın. Bununla uyarıda bulunasın ve inanıp güvenenlerin akıllarında tutmaları gereken bir bilgi olsun diye indirilmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu, sana indirilen Kitap'tır. Bu kitaptan dolayı içinde bir sıkıntı olmasın. Bununla uyarıda bulunasın ve inanıp güvenenler (müminler) onu, akıllarından çıkarmasınlar diye indirilmiştir.

Şaban Britch

İman edenlere öğüt olarak ve onunla uyarasın diye sana indirilen kitaptan dolayı sakın kalbinde bir sıkıntı olmasın.

Şaban Piriş

İnananlara nasihat olarak ve onunla uyarasın diye sana indirilen kitaptan dolayı sakın içinde bir sıkıntı olmasın.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir kitaptır bu; sana indirildi, onunla uyarıda bulunasın diye ve inananlar için bir öğüt ve düşündürme olarak... O halde, bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A Book -the Quran- is revealed to you O Muhammad, laying upon you an immense responsibility for which you have been chosen. Therefore, let it not oppress your thoughts and feelings or depress your spirits, but use it and act upon it to warn those who deny the truth and to put those who have conformed to Islam in mind of their duties.

Abdul Haleem

This Book has been sent down to you [Prophet]––let there be no anxiety in your heart because of it––so that you may use it to give warning and to remind the believers:

Abdullah Yusuf Ali

A Book revealed unto thee,- So let thy heart be oppressed no more by any difficulty on that account,- that with it thou mightest warn (the erring) and teach the Believers).

Abul A'la Maududi

This is a Book revealed to you. dipnot 1 Let there be no impediment in your heart about it. dipnot 2 (It has been revealed to you) that you may thereby warn [the unbelievers], that it may be a reminder to the believers. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word 'Book', in this context, signifies this very surah, al-A'raf.
  2. metne dön, dipnot 2
    The Prophet (peace be on him) is directed to preach his Message without fear and hesitation, and to disregard his opponents' response. Such opponents may well be offended by his preaching of the Message, or may, hold it to ridicule, or go about maliciously twisting it, or acting with greater hostility.All this notwithstanding, the Message of Islam must be preached. The Arabic word haraj (which we have translated as straitness), signifies an intractable bush. (See Ibn Manzur. Lisan al 'Arab and Firuzabadi, al-qamus, q.v. 'Harajah'.) 'Straitness or constriction in the breast' refers to the reluctance of a person to go ahead in the face of opposition. The following Qur'anic verse would seem to allude to this mental state of the Prophet (peace he on him): 'We do indeed know how your heart feels distressed at what they say' (al-Hijr 15: 97). What painfully concerned the Prophet (peace be on him) was to find out how he could direct a people, whose adamance and opposition to truth had reached such high proportions, to the Right Way. The same state of mind is again reflected in the Qur'anic verse: 'Perhaps you might feel inclined to part with a portion of what has been revealed to you, and your heart feels straitened lest they, say: "Why is a treasure not sent down unto him; or why does an angel not come with him?" ' (Hud 11:12).
  3. metne dön, dipnot 3
    The main purpose of this surah is to jolt the people out of their heedlessness and to warn them of the dire consequences that will follow if they reject the call of the Prophet (peace be on him). Additionally , this surah also seeks to serve as a reminder to the belivers - a purpose which is achieved, incidentally, by the warning made to the unbelievers.

Aisha Bewley

It is a Book sent down to you – so let there be no constriction in your breast because of it so that you can give warning by it and as a reminder to the muminun.

Al-Hilali & Khan

(This is the) Book (the Qur’ân) sent down unto you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), so let not your breast be narrow therefrom, that you warn thereby; and a reminder unto the believers.

Ali Quli Qarai

[This is] a Book that has been sent down to you —so let there be no disquiet in your heart on its account that you may warn thereby— and as an admonition for the faithful.

Amatul Rahman Omar

(This Qur'ân is) a (glorious) Book revealed to you that you may warn (the erring) therewith, and (that it may be) a source of eminence and honour to the believers. Let there be no constriction in your mind on this account.

Arthur John Arberry

A Book sent down to thee -- so let there be no impediment in thy breast because of it -- to warn thereby, and as a reminder to believers:

Bijan Moeinian

This book (Qur'an) is revealed to you (Mohammad) in order to re-enforce your belief and that there should not be any feeling of heaviness in your heart so that you may warn the disbelievers and to teach the believers.

E. Henry Palmer

A book revealed to thee, - so let there be no straitness in thy breast, that thou mayest warn thereby,- and a reminder to the believers.

Edip-Layth

A book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to those who acknowledge.

George Sale

A book hath been sent down unto thee: And therefore let there be no doubt in thy breast concerning it; that thou mayest preach the same, and that it may be an admonition unto the faithful.

Hamid S. Aziz

7:2. This is a Book revealed to you (O Muhammad) - so let there be no heaviness in your breast, that you may warn the erring thereby, and remind the believers.

Mahmoud Ghali

A Book sent down to you, (i. e., The prophet) so let there be no restriction in your breast on account of it, that you may warn thereby; and (it is) a Reminding for the believers.

Marmaduke Pickthall

(It is) a Scripture that is revealed unto thee (Muhammad) - so let there be no heaviness in thy heart therefrom - that thou mayst warn thereby, and (it is) a Reminder unto believers.

Mohamed Ahmed - Samira

This Book has been sent down to you; so do not hesitate to warn (the unbelievers) through it, and remind the faithful.

Muhammad Asad

A DIVINE WRIT has been bestowed from on high upon thee -and let there be no doubt about this in thy heart-in order that thou mayest warn [the erring] thereby, and [thus] admonish the believers:

Mustafa Khattab

˹This is˺ a Book sent down to you ˹O Prophet˺—do not let anxiety into your heart regarding it—so with it you may warn ˹the disbelievers˺, and as a reminder to the believers.

Progressive Muslims

A Scripture that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to the believers.

Rashad Khalifa

This scripture has been revealed to you - you shall not harbor doubt about it in your heart - that you may warn with it, and to provide a reminder for the believers.

Sahih International

[This is] a Book revealed to you, [O Muúammad] - so let there not be in your breast distress therefrom - that you may warn thereby and as a reminder to the believers.

Sam Gerrans

A Writ sent down to thee — so let there be no distress in thy heart therefrom — that thou warn thereby, and as a reminder to the believers.

Shabbir Ahmed

This Book, a Divine Writ, has been revealed to you (O Messenger). Let it not burden your chest. It has been revealed to you so that you may caution your fellow human beings against the consequences of their wrong actions. This is a Reminder for those who attain belief.

Syed Vickar Ahamed

(This is) a Book (the Quran) sent down unto you— (O Prophet, ) so do not let your heart be held back by any difficulty because of it— And with it, you may warn (the disbelievers), and teach the believers:

Taqi Usmani

(This is) a book sent down to you. Therefore, your heart must not be straitened because of it. (It is revealed to you) so that you may warn through it, and it may be an advice for the believers.

The Monotheist Group

A Book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to the believers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩