Diyanet İşleri
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Abese suresi
Abese suresi, 27. ayet. فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّا
feembetnâ fîhâ ḥabbâ.
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yiyeceğe bakış: yağmur ve bitkiler Abese 24–32 3
Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 24–32. ayetler için yazılmıştır.
24-25. Daha sonra Yüce Allah, insanı yiyeceği hususunda, pek çok aşamadan tekrar tekrar geçtikten sonra ulaştığı noktaya nasıl geldiği ve Yüce Allah’ın bunları ona nasıl kolaylaştırdığı üzerinde dikkatle düşünmeye çağırmakta ve şöyle buyurmaktadır: “Öyleyse insan yediğine bir baksın. Biz suyu bolca akıtırız.” Yani yeryüzüne çok miktarda yağmur indiririz.
26-27. “Sonra yeri” bitkiler için “iyice yararız ve” Lezzetli yiyeceklerden, arzulanan gıdalardan türlü çeşitli daneler bitiririz. “orada tahıllar bitiririz.” Bu, değişik türleri ile tüm dane ve tahılları kapsar.
28-29. “Üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar.” Faydalarının çokluğu dolayısı ile özellikle bu dördü zikredilmiştir.
30. “Sık ağaçlı” birbirine sarmaş dolaş ağaçları bulunan “bahçeler.”
31. “Meyveler ve çayırlar da” incir, üzüm, şeftali, elma ve benzerlerini; bir de hayvanların ve davarların yedikleri otları bitirdik. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
32. “(Bütün bunlar) sizin ve” size Yüce Allah’ın amade kıldığı, sizin için yaratmış olduğu “hayvanlarınızın faydası içindir.”
Bu nimetler üzerinde dikkatle düşünen bir kimse, bundan dolayı Rabbine şükretmesi gerektiğini anlar. O’na dönmek, O’na itaate yönelmek, haberlerini tasdik etmek için olanca gayretini ortaya koyar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Böylece toprakta buğday, mısır ve diğer tahıllardan yetiştirdik.
Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir.…
Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…
Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
(9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Orada (toprakta) taneler yetiştirdik.
derken orada tohumu yetiştirmekteyiz...
bu sayede ondan tahıllar yetiştirmekteyiz,
Orada ekinler yetiştirdik.
Böylece onda taneler bitirdik,
oradan ekinler bitirdik.
Ardından, çekirdekler yetiştirdik.
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Ve orada taneler bitirdik,
Ve orada taneler bitirdik,
Bu şekilde orada daneler,
Bu suretle onda daneler
Böylece orada taneler yetiştirdik;
Böylece orada taneler yetiştirdik;
Böylece orada taneler yetiştirdik;
Şöylece onda taneler bitirdik,
Bu suretle onda dane (ler) bitirdik,
Böylece orada tane bitirdik.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Ve orada taneler bitirdik.
Orada bitirdik: Dane,
Böylece orada tahıl bitirdik.
Arkasından orada daneler bitirdik,
Ve orada taneler bitirdik.
Ve orada taneler bitirdik.
Ardından orada daneler bitirdik.
Therein We grew edible grain,
We make grain grow,
And produce therein corn,
then caused the grain to grow out of it,
Then We make grain grow in it,
And We cause therein the grain to grow,
and made the grain grow in it,
So that We cause grain to grow therein,
and therein made the grains to grow
makes the corn to grow.
and made to grow therefrom the grain,
We made grow in it seeds.
and We cause corn to spring forth therein,
Then We cause to grow therein the grain,
So, therein We caused (the) grain to grow,
And cause the grain to grow therein
And We made corn grow,
and thereupon We cause grain to grow out of it,
causing grain to grow in it,
And We made grow in it seeds.
We grow in it grains.
And caused to grow within it grain
And We caused to grow therein grain,
And cause the grain to grow therein.
And produce from there corn,
then We grew in it grain,
And We made grow in it seeds.