Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 21. ayet

Zâriyât suresi, 21. ayet. وَفِىٓ أَنفُسِكُمْ أَفَلَا تُبْصِرُونَ

vefî enfüsiküm. efelâ tübṣirûn.

Diyanet İşleri

(20-21) Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hala görmüyor musunuz?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 18–24 · surenin 21. ayeti / 60

Konu Sakınanların vasıfları ve yeryüzündeki deliller Zâriyât 15–23 3

  1. Zâriyât 18

    Seherlerde bağışlama dilerlerdi.

  2. Zâriyât 19

    Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.

  3. 20–21

    (20-21) Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hala görmüyor musunuz?

  4. Zâriyât 22

    Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır.

  5. Zâriyât 23

    Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size va'dolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir.

  6. Zâriyât 24

    (Ey Muhammed!) İbrahim'in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. Aynı şekilde kulun kendi nefsinde de birçok ibretler, hikmetler ve rahmetler vardır. Bunlar da Yüce Allah’ın bir tek ve samed olduğuna, bunca yaratıkları boş yere ve amaçsız yaratmadığına delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey insanlar!- Sizin kendi nefislerinizde de Allah'ın kudretine delalet eden nice deliller vardır. İbret almak için bakmaz mısınız?

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَفِىٓ ve fi ve vardır
  2. أَنفُسِكُمْ ۚ enfusikum kendi canlarınızda kök: نفس
  3. أَفَلَا efela
  4. تُبْصِرُونَ tubsirune görmüyor musunuz? kök: بصر

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(20, 21) Kesin olarak inananlar için yerde de deliller vardır, kendinizde de. Görmüyor musunuz? dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Fussilet 41:53.

Mustafa İslamoğlu

tıpkı sizin kendi varlığınızda olduğu (gibi): Bunları görmüyor musunuz?

Muhammed Esed

tıpkı kendi kişiliğiniz üzerinde de (O'nun işaretleri bulunduğu) gibi. (Bunları) görmüyor musunuz?

Ahmed Hulusi

Nefslerinizde (Benliğinizin hakikati)! Hala (fark etmiyor) görmüyor musunuz?

Ali Bulaç

Ve kendi nefislerinizde de. Yine de görmüyor musunuz?

Ali Özek ve heyeti

Kendi nefislerinizde de öyle. Görmüyor musunuz?

Ali Rıza Safa

Kendi benliklerinizde de öyle. Yine de görmüyor musunuz?

Bayraktar Bayraklı

Kendi iç aleminizde de ayetler vardır. Gözlem yapmıyor musunuz?

Edip Yüksel

Kendi içinizde de... Görmez misiniz?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendi içinizde de... Görmez misiniz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

kendinizde de; hala görmeyecek misiniz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Nefislerinizde de, hala görmiyecekmisiniz

Erhan Aktaş

Ve kendiniz de ayetsiniz. Hala görmüyor musunuz?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve kendiniz de ayetsiniz. Hala görmüyor musunuz?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve kendiniz de ayetsiniz. Hala görmüyor musunuz?

Gültekin Onan

Ve kendi nefslerinizde de. Yine de görmüyor musunuz?

Hasan Basri Çantay

Kendi nefislerinizde dahi (nice ayetler var. Bunları) görmüyor musunuz?

İbni Kesir

Kendi nefislerinizde de. Hala görmez misiniz?

Mehmet Alagaş

(1-23) O tozutup savuranlara, ağırlıkları taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere / cereyan edenlere , i şleri taksim edenlere andolsun ki s ize vaad edilen kesinlikle doğrudur ve kesinlikle hesaplaşma / din ortaya konulacaktır / vaki olacaktır. Yörünge sahibi semaya yemin olsun ki kesinlikle sizler karşıt / aykırı / ihtilaflı söz ler içindesiniz. Ondan döndürülen döndürülür. Gebersin / katlolsun tahmin edenler, onlar sersemdirler / amratindeler ve yanılırlar / sehiv ederler. Sana hesap gününün zamanını sorarlar, o gün onlar ateşte denenecekler, fitnelerinizi / sınanmalarınızı tadın, işte, alelacele istediğiniz bu ydu. Muttakiler Rablerinin kendilerine vermiş olduklarıyla bahçelerde ve gözelerdedirler , Rablerinin kendilerine verdiklerini almış vaziyettedirler, k esinlikle onlar , bundan önce güzel davran anlardandılar, g eceleri az uyurlardı, seherlerde ise bağışlanma dilerlerdi , (Seher sihir aynı köktendir uykunun büyü lü etkisi ve sonra uyanış) mallarında dilenen / isteyen ve mahrum kalanlar için bir hak vardı, arzda ve kendilerinde, inananlar / kanaat getirenler için ayetler vardı, hâlâ görmüyor musunuz? Sema da size erzak ve size vaad edilen var , göğün ve yerin Rabbine and olsun ki kesinlikle O, tıpkı konuşmanız kadar gerçektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve kendi nefislerinizde de (ayetler vardır). Yine de görmüyor musunuz?

Süleyman Ateş

Kendi canlarınızda da öyle. Görmüyor musunuz?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendinizde de var; gözlemlemiyor musunuz?

Şaban Britch

Kendi içinizde de, görmüyor musunuz?

Şaban Piriş

Kendi içinizde de, görmüyor musunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Benliklerimizin içinde de. Hala bakıp görmeyecek misiniz?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And signs within yourselves: (bodily structure, organization and development, the characteristic appearance of an individual or a race, the vital functions and countless other signs): can you not see?

Abdul Haleem

and in yourselves too, do you not see?––

Abdullah Yusuf Ali

As also in your own selves: Will ye not then see?

Abul A'la Maududi

and also in your own selves. dipnot 1 Do you not see?

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, you may not look outside yourself; look within your own self, and you will find countless signs testifying to the same truth. You will see how your creation was begun by combining a microscopic sperm with a microscopic egg in a corner of the mother’s body; how you were blessed with a body of unique structure and a self endowed with wonderful powers and abilities; how you were brought out from the dark world of your mother’s womb, as soon as your structure became complete, into this vast world, equipped with an automate machine within yourself, which goes on functioning by itself from the day you take birth till your maturity and old age, to assimilate food, produce blood and circulate it in the veins, discharge waste matter, prepare new parts in place of the wasted and worn out parts of the body, resisting the internal and the external hazards to the body and compensating for the losses, even for sending you to peaceful sleep after exhaustion, without any effort required to be made by you towards these basic needs of life. A wonderful brain has been placed under your skull in whose complicated layers lies filled an invaluable wealth of intellect, thought, imagination, consciousness, discrimination, will, memory, desire, feeling and emotions. Inclinations and trends, and other mental abilities. You have been provided with numerous means of knowledge which supply you with every kind of informational through the eye, nose, cars and skin. You have been given the tongue and the power of speech by which you can express your thoughts and feelings. And then your ego has been placed as a ruler over the entire kingdom of your body so that it may employ all the powers and abilities and form opinions and decide as in what ways you have to spend and employ your time and labor and efforts, what you have to reject and what you have to accept, what should be your objective in life and what you should shun and avoid.

Aisha Bewley

and in yourselves as well. Do you not then see?

Al-Hilali & Khan

And also in your ownselves. Will you not then see?

Ali Quli Qarai

and in your souls [as well]. Will you not then perceive?

Amatul Rahman Omar

And (you have signs) in your own persons. Have you no eyes to perceive

Arthur John Arberry

and in your selves; what, do you not see?

Bijan Moeinian

In your own selves, too, the believer find many signs to strengthen their faith.

E. Henry Palmer

and in yourselves, - what! do ye not then see?

Edip-Layth

Within yourselves; do you not see?

George Sale

and also in your own selves: Will ye not therefore consider?

Hamid S. Aziz

And also in your own souls; will you not then see?

Mahmoud Ghali

And in your selves; do you then not behold?

Marmaduke Pickthall

And (also) in yourselves. Can ye then not see?

Mohamed Ahmed - Samira

And within yourselves. Can you not perceive?

Muhammad Asad

just as [there are signs thereof] within your own selves: can you not, then, see?

Mustafa Khattab

as there are within yourselves. Can you not see?

Progressive Muslims

And within yourselves; do you not see

Rashad Khalifa

And within yourselves; can you see?

Sahih International

And in yourselves. Then will you not see?

Sam Gerrans

And in yourselves; do you then not see!

Shabbir Ahmed

And also in yourselves, your individual psyche and soma, your folk and the unity in diversity among your human communities. Can you not then use your inner vision? ('Anfusikum' entails all the meanings rendered here).

Syed Vickar Ahamed

As also in your selves: Will you not then see?

Taqi Usmani

and in your own selves! So, do you not perceive?

The Monotheist Group

And within yourselves; do you not see?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩