Tevbe suresi

Tevbe suresi, 65. ayet

Tevbe suresi, 65. ayet. وَلَئِن سَأَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ إِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُ قُلْ أَبِٱللَّهِ وَءَايَٰتِهِۦ وَرَسُولِهِۦ كُنتُمْ تَسْتَهْزِءُونَ

velein seeltehüm leyeḳûlünne innemâ künnâ neḫûḍu venel`ab. ḳul ebillâhi veâyâtihî verasûlihî küntüm testehziûn.

Diyanet İşleri

Şayet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 62–68 · surenin 65. ayeti / 129

Konu Zekâtın sarf yerleri; münafık erkekler ve kadınlar Tevbe 60–72 3

  1. Tevbe 62

    Sizi razı etmek için, Allah'a yemin ederler. Eğer gerçekten mü'min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resulü'nü razı etmeleri daha önceliklidir.

  2. Tevbe 63

    Allah'a ve Resulüne karşı gelen kimseye, içinde ebedi kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmediler mi? İşte bu, büyük bir rezilliktir.

  3. Tevbe 64

    Münafıklar, kalplerinde olan şeyleri, yüzlerine karşı açıkça haber verecek bir surenin üzerlerine indirilmesinden çekinirler. De ki: "Siz alay ede durun! Allah, çekindiğiniz o şeyi ortaya çıkaracaktır."

  4. 65

    Şayet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"

  5. Tevbe 66

    Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz.

  6. Tevbe 67

    Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

  7. Tevbe 68

    Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini va'detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lanet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 65–66. ayetler için yazılmıştır.

65-66. “Şayet onlara” müslümanları ve dinlerini tenkit eden sözleri hakkında “soracak olursan...” Onlardan bir kesim Tebûk gazvesi’nde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile ashabını kastederek: “Bizler şu okuyucularımız kadar midelerine düşkün, bunlar kadar dilleri yalan söyleyen ve düşmanla karşılaştıkları vakit bunlar kadar korkak kimseler görmedik.” demişler, bu ve benzeri sözler söylemişlerdi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in bu sözleri öğrendiği haberi kendilerine ulaşınca da onun yanına giderek ondan özür dilemeye ve: “Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk” yani biz, tenkit ve ayıplama maksadı gütmeden, laf olsun diye konuşuyorduk. Yüce Allah ise onların bu mazeretlerinin gerçek olmadığını, bu konuda yalan söylediklerini beyan ederek şöyle buyurmaktadır:

Onlara “de ki: Allah ile O’nun âyetleri ve Rasûlü ile mi alay ediyordunuz?” Allah ve Rasûlü ile alay etmek ise küfürdür, kişiyi dinden çıkartır. Çünkü din Allah’ın, O’nun dininin ve peygamberlerinin tazim edilmesi esası üzerine kuruludur. Bunlardan herhangi birisi ile alay etmek, bu esasa aykırı ve tamamen zıttır. Bundan dolayı onlar, Allah Rasûlüne gelip bu sözleri söyleyerek özür beyan ettiklerinde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara sadece: “Allah ile O’nun âyetleri ile ve Rasûlü ile mi eğleniyordunuz? Özür dilemeyin, siz iman ettikten sonra gerçekten kâfir oldunuz” diyor, başka bir şey söylemiyordu.

“İçinizden bir grubu” tevbeleri, Allah’tan mağfiret dilemeleri ve pişmanlıkları dolayısı ile “affetsek bile” aranızdan “bir gruba günahkâr kimseler oldukları için” küfür ve münafıklıklarını sürdürdüklerinden ötürü “azap edeceğiz.”

Bu âyet-i kerimelerde içinde herhangi bir hususu gizleyen özellikle de Allah’ın dinine karşı tuzak kurma mahiyetinde, Allah’ın âyetleri ve Rasûlü ile alay etme maksadını güderek bir şeyler saklayan kimsenin bu sırrını Yüce Allah’ın şüphesiz ortaya çıkartacağına, o kimseyi rezil ederek en ağır şekilde cezalandıracağına delil vardır. Aynı şekilde Allah’ın Kitabından herhangi bir şey ile ve Rasûlünden sabit olmuş Sünnet ile alay eden yahut bunu küçümseyen ya da Peygamber ile alay eden ya da onu küçümseyen herhangi bir kimsenin, Yüce Allah’ı inkar etmiş bir kâfir olduğuna da delil vardır. Bununla birlikte büyük olsa dahi her türlü günahtan yapılacak tevbe makbuldür.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Allah'ın sana haber vermesinden sonra Müminlere karşı yaptıkları ayıplama ve sövmeyi münafıklara soracak olsan, onlar şöyle diyecekler: "Bizler bir konuşma esnasında şakalaşıp eğleniyorduk, (söylediklerimizde) ciddi değildik." -Ey Peygamber!- Onlara de ki: "Sizler, Allah ile ayetleriyle ve peygamberi ile mi alay ediyordunuz?"

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَئِن velein ve eğer
  2. سَأَلْتَهُمْ seeltehum onlara sorsan kök: سال
  3. لَيَقُولُنَّ leyekulunne derler ki kök: قول
  4. إِنَّمَا innema sadece
  5. كُنَّا kunna biz kök: كون
  6. نَخُوضُ nehudu lafa dalmıştık kök: خوض
  7. وَنَلْعَبُ ۚ ve nel'abu ve şakalaşıyorduk kök: لعب
  8. قُلْ kul de ki kök: قول
  9. أَبِٱللَّهِ ebillahi Allah ile mi? kök: اله
  10. وَءَايَـٰتِهِۦ ve ayatihi ve O'nun ayetleriyle kök: ايي
  11. وَرَسُولِهِۦ ve rasulihi ve O'nun Elçisi ile kök: رسل
  12. كُنتُمْ kuntum siz kök: كون
  13. تَسْتَهْزِءُونَ testehziune alay ediyordunuz kök: هزا

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خوض (12 geçiş) · Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet…

  • Aynı kök: خوض (12 geçiş) · Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatlarında) oynayadursunlar.

  • Aynı kök: خوض (12 geçiş) · Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    (11-12) İşte o gün, içine daldıkları dünya zevki içinde eğlenip oyalanan yalanlayıcıların vay haline!

  • Aynı kök: لعب (20 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer mü'minler…

  • Aynı kök: لعب (20 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.

  • Aynı kök: لعب (20 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Şüphesiz dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanır ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O size mükafatınızı verir ve sizden…

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

89 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile, O'nun ayetleri ile ve Elçisi ile mi alay ediyordunuz?"

Mustafa İslamoğlu

Dönüp kendilerine sorsan, elbet şöyle diyecekler: "Kendimizi lafa kaptırmıştık, eğleniyorduk, hepsi bu!" de ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle ve O'nun Elçisi'yle mi eğlenip duruyordunuz?

Muhammed Esed

Yine de, onlara soracak olsan mutlaka şöyle cevap verirler: "Yarenliğe kaptırmıştık kendimizi, (kelime) oyun(u) yapıyorduk, hepsi bu". De ki: "Allahla, Onun ayetleriyle, Onun Elçisiyle mi alay edip eğleniyordunuz siz?"

Ahmed Hulusi

Kendilerine sorarsan kesinlikle şöyle derler: "Biz yalnızca lafa dalmış, şakalaşıp eğleniyorduk!" De ki: "Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah ile; O'nun işaretleri ve O'nun Rasulü ile mi alay edip duruyordunuz!"

Ali Bulaç

Onlara sorarsan, andolsun: 'Biz dalmış, oyalanıyorduk' derler. De ki: 'Allah ile, O'nun ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyordunuz?'

Ali Özek ve heyeti

Eğer onlara, (niçin alay ettiklerini) sorarsan; «Elbette, biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk.» derler. De ki: «Allah ile, O'nun âyetleriyle ve O'nun peygamberi ile mi alay ediyordunuz?»

Ali Rıza Safa

Onlara sorarsan, kesinlikle, şöyle derler: "Yalnızca, söze dalmış oyalanıyorduk!" De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle ve O'nun elçisiyle alay ediyordunuz; öyle mi?"

Bayraktar Bayraklı

Onlara sorsan derler ki: "Biz ancak şakalaşıp eğleniyorduk." De ki: "Allah ile, ilkeleri ve peygamberiyle mi alay ediyorsunuz?"

Edip Yüksel

Kendilerine sorarsan, "Biz sadece şakalaşıp oynuyorduk" derler. De ki: "Siz, ALLAH ile, ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyorsunuz?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine sorarsan, 'Biz sadece şakalaşıp oynuyorduk,' derler. De ki: 'Siz, ALLAH ile, ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyorsunuz?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şayet kendilerine sorsan "Biz, sadece lafa dalmış, şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Siz Allah ile, ayetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Şayed kendilerine sorsan "biz, sırf lafa dalmış şakalaşıyorduk" derler, de ki: "Siz, Allah ile, ayetleriyle Peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"

Erhan Aktaş

Eğer onlara soracak olsan, "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile mi, O'nun ayetleri ve Resul'ü ile mi alay ediyordunuz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer onlara soracak olsan, "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile mi, O'nun ayetleri ve Resulü ile mi alay ediyordunuz?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer onlara soracak olsan, "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile mi, O'nun ayetleri ve Rasul'ü ile mi alay ediyordunuz?"

Gültekin Onan

Onlara sorarsan, andolsun: "Biz dalmış oyalanıyorduk" derler. De ki: "Tanrı ile O'nun ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyordunuz?"

Hasan Basri Çantay

Şayet onlara (seninle birlikde "Tebük" e giderlerken niçin alay etdiklerini) sorsan, andolsun ki, "Biz ancak (yol zahmetini hissetmemek için lafa) dalmış bulunuyor, şakalaşıyorduk" derler. De ki: "Allah ile, Onun ayetleriyle, Onun Resulü ile mi eğleniyordunuz"?

İbni Kesir

Şayet onlara soracak olursan, diyeceklerdir ki: Andolsun ki biz, dalmış oyalanıyorduk. De ki: Allah ile, O'nun ayetleri ve peygamberleri ile mi alay ediyorsunuz?

Mehmet Alagaş

(61-66) Onlardan kimileri de O bir kulaktır (işittiğini beyine aktaran bir organ) diyerek nebiyi incitiyorlar, de ki o kulak sizin hayrınızadır, Allah’a iman eder, müminlere iman eder, sizden iman edenler için de bir rahmettir, Allah’ın Resulünü incitenler için acıtıcı bir azap vardır. Sizin hoşnutluğunuzu / rızanızı kazanmak için yemin ederler, eğer iman ediyorlarsa Allah’ın ve Resulünün rızası daha gerçektir. (Sizi razı etmelerinden daha gerçekçidir) Bilmiyorlar mı? O kişi ki Allah’a ve Resulüne karşı koyarsa muh akkak ki onun için içinde kalıcı olacağı cehennem vardır, bu çok büyük bir rezilliktir. Münafıklar, aleyhlerine bir sûre indirilmesinden ve kalplerinde olanların haber verilmesinden ürkerler de ki dalga geçin, muhakkak ki Allah, o ürktüğünüz şeyleri çıkaracak olandır. Sorgularsan da diyecekler ki biz şaka ediyorduk, oyu n oynuyorduk (Ciddi değildik) De ki Allah’ın ayetleri ve O’nun Resulü ile mi dalga geçiyordunuz / eğleniyorsunuz? Özür dilemeyin / mazeret sunmayın, imanınızdan sonra kesin bir şekilde küfret tiniz, sizden bir grubu affetsek bile bir gruba suçlu olmalarından dolayı azap edeceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara soracak olursan: "Sadece biz eğlenip oynuyorduk." diyecekler. De ki: "Allah ile ayetleriyle ve Rasûlüyle mi eğleniyordunuz?"

Süleyman Ateş

Eğer onlara sorsan: "Biz sadece lafa dalmış, şakalaşıyorduk!" derler. De ki: "Allah ile, O'nun ayetleriyle ve O'nun Elçisi ile mi alay ediyordunuz?"

Süleymaniye Vakfı

Onlara sorsan "Lafa dalmış, eğleniyorduk" derler. De ki: "Siz, Allah ile ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ne yaptıklarını öğrenmek istesen "Dalıp gitmişiz, eğleniyoruz işte," derler. De ki "Allah'ı mı, ayetlerini mi, yoksa elçisini mi hafife alıyorsunuz?"

Şaban Britch

Onlara soracak olursan, "Sadece biz eğlenip oynuyorduk." diyecekler. De ki: Allah ile ayetleriyle ve Rasûlüyle mi eğleniyordunuz?

Şaban Piriş

Onlara soracak olursan, 'Sadece biz eğlenip oynuyorduk.' diyecekler. De ki: 'Allah ile ayetleriyle ve Peygamberiyle mi eğleniyordunuz?'

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara sorarsan elbette şöyle diyeceklerdir: "Lakırdıya dalmış, şakalaşıyorduk, hepsi bu!" De ki: "Allah ile, O'nun ayetleriyle, O'nun resulüyle mi eğleniyordunuz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And if you should ask them O Muhammad after their real nature has been betrayed, as to why did they plunge into defaming religion and disobeying Allah and His Messenger and laugh them to scorn! They would insolently say: We always plunge into worldly ambition and like to turn matters into a joke. Say to them: Do you make Allah, His revelations and His Messenger the object of a joke and laugh them to scorn.

Abdul Haleem

yet if you were to question them, they would be sure to say, ‘We were just chatting, just amusing ourselves.’ Say, ‘Were you making jokes about God, His Revelations, and His Mes-senger?

Abdullah Yusuf Ali

If thou dost question them, they declare (with emphasis): "We were only talking idly and in play." Say: "Was it at Allah, and His Signs, and His Messenger, that ye were mocking?"

Abul A'la Maududi

[9:65] Should you question them what they were talking about, they would certainly say: "We were merely jesting and being playful." Tell them: "Was it Allah and His revelation and His Messenger that you were mocking?"

Aisha Bewley

If you ask them they will say, ‘We were only joking and playing around. ’ Say: ‘Would you make a mockery of Allah and of His Signs and of His Messenger?

Al-Hilali & Khan

If you ask them (about this), they declare: "We were only talking idly and joking." Say: "Was it at Allâh (عز وجل), and His Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations) and His Messenger (صلى الله عليه وسلم) that you were mocking?"

Ali Quli Qarai

If you question them [regarding their conduct], they will surely say, ‘We were just gossiping and amusing ourselves. ’ Say, ‘Were you deriding Allah, His signs, and His apostles?

Amatul Rahman Omar

And if you (thereupon) ask them (to explain their conduct) they will certainly say, `We were talking idly and just making a jest. ' Say, `Is it of (the Almighty Being like) Allâh and His revelations and His Messenger that you (dare to) talk so lightly (could you find none else for the purpose!).

Arthur John Arberry

And if thou questionest them, then assuredly they will say, 'We were only plunging and playing. ' Say: 'What, then were you mocking God, and His signs, and His Messenger?

Bijan Moeinian

If you ask them [why there were making fun of God and religious matters], they (like today’s comedians) would say: "We were just kidding. " Say: “Kidding or not kidding; do you realize that you were making fun of God, His Revelations and His Messenger?”

E. Henry Palmer

But if thou shouldst ask them, they will say, 'We did but discuss and jest;' say, 'Was it at God and His signs, and His Apostle, that ye mocked?'

Edip-Layth

If you ask them they say, "We were only jesting and playing." Say, "Is it God and His signs and His messenger you were mocking?"

George Sale

And if thou ask them the reason of this scoffing, they say, verily we were only engaged in discourse, and jesting among ourselves. Say, do ye scoff at God and his signs, and at his apostle?

Hamid S. Aziz

But if you should ask them, they will say, "We did but talk and jest. " Say, "Was it at Allah and His revelations, and His Messenger, that you mocked?"

Mahmoud Ghali

And indeed in case you ask them, then indeed they would definitely say, "Surely we were only wading (Or: plunging into, becoming abcoming absorbed in (a subject) and playing. " Say, "Then were you mocking Allah, and His signs, and His Messenger?.

Marmaduke Pickthall

And if thou ask them (O Muhammad) they will say: We did but talk and jest. Say: Was it at Allah and His revelations and His messenger that ye did scoff?

Mohamed Ahmed - Samira

But if you ask them, they will say: "We were only gossiping and jesting. " You ask them: "Were you jesting with God, His revelations and His messengers?"

Muhammad Asad

Yet, indeed, if thou wert to question them. they would surely answer, "We were only indulging in idle talk, and were playing [with words]. Say: "Were you, then. mocking at God and His messages and His Apostle?

Mustafa Khattab

If you question them, they will certainly say, "We were only talking idly and joking around." Say, “Was it Allah, His revelations, and His Messenger that you ridiculed?”

Progressive Muslims

And if you ask them they Say: "We were only jesting and playing. " Say: "Is it in God and His verses and His messenger you were mocking"

Rashad Khalifa

If you ask them, they would say, "We were only mocking and kidding." Say, "Do you realize that you are mocking GOD, and His revelations, and His messenger?"

Sahih International

And if you ask them, they will surely say, "We were only conversing and playing. " Say, "Is it Allah and His verses and His Messenger that you were mocking?"

Sam Gerrans

And if thou askest them, they will say: “We were but discoursing vainly and playing.” Say thou: “Was it at God and His proofs and His messenger that you were mocking?”

Shabbir Ahmed

And if you ask them (O Messenger), they will say, "We only talk and jest. " Say, "Do you realize that you are mocking Allah, His Revelations and His Messenger?"

Syed Vickar Ahamed

If you question them, they say (with force): "We were only talking simply and in joke. " Say: "Was it at Allah, and His Signs, and His Messenger (Muhammad), about whom you were mocking?

Taqi Usmani

And if you ask them, they will say, "We were just chatting and having fun." Say, “Is it of Allah and His verses and His Messenger that you were making fun?”

The Monotheist Group

And if you ask them they say: "We were only jesting and playing." Say: "In God and His revelations and His messenger you were mocking?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 65. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 65. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 65. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩