114. sure

Nâs Suresi الناس

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Vesvesecinin şerrinden insanların Rabbine sığınma 1–6

  1. Nâs suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Nâs suresi, 1. ayet. قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ

    ḳul e`ûẕü birabbi-nnâs.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "İnsanların Rabb'ine sığınırım;"

    Ayet detayı — Nâs suresi, 1. ayet

  2. Nâs suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Nâs suresi, 2. ayet. مَلِكِ ٱلنَّاسِ

    meliki-nnâs.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "İnsanların melikine dipnot 1 ,"

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahibine, yöneticisine, tasarruf sahibine. Mutlak melik yalnızca Allah'tır; O, mülkün sahibi, egemeni ve yöneticisidir.

    Ayet detayı — Nâs suresi, 2. ayet

  3. Nâs suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Nâs suresi, 3. ayet. إِلَٰهِ ٱلنَّاسِ

    ilâhi-nnâs.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "İnsanların İlahına."

    Ayet detayı — Nâs suresi, 3. ayet

  4. Nâs suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Nâs suresi, 4. ayet. مِن شَرِّ ٱلْوَسْوَاسِ ٱلْخَنَّاسِ

    min şerri-lvesvâsi-lḫannâs.

    Ayet detayı — Nâs suresi, 4. ayet

  5. Nâs suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Nâs suresi, 5. ayet. ٱلَّذِى يُوَسْوِسُ فِى صُدُورِ ٱلنَّاسِ

    elleẕî yüvesvisü fî ṣudûri-nnâs.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "O ki insanların göğüslerine vesvese verir,"

    Ayet detayı — Nâs suresi, 5. ayet

  6. Nâs suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Nâs suresi, 6. ayet. مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ

    mine-lcinneti vennâs.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Cinlerden ve insanlardan. dipnot 1 "

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen, tanınan ve tanınmayan; herkesten, her şeyden. "İns ve cinn", Kur'an'da birleşik bir ifade olarak kalıp şeklinde kullanılmaktadır. Bu terkibe, "insanlar ve cinler" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. İns ve Cinn terkip olarak: Yerli - yabancı, tanıdık - tanımadık, bilinen- bilinmeyen kimseler; diğer bir ifade ile herkes, her kim varsa demektir. "Ne var, ne yok" her şeyi içine alan bir anlama sahiptir. Bu terkipteki cinn sözcüğü, "görünmez olan, dumansız ateşten yaratılmış varlık" anlamındaki cinn değildir. Kur'an'ın; Cahiliye'nin cinn algısı bağlamında, cinn kavramını kullanmış olmasının cinler hakkında ontolojik bilgi olarak görülmesi önemli bir yanılgıdır. Kur'an, Cahiliye'nin cinn algısını sapkınlık olarak nitelemekte ve Cahiliye'nin cinlere atfettikleri nitelikleri reddetmektedir. Kur'an'a göre; cinlerin, üstün varlıklar ve üstün güçlere sahip olduğu inancı cahili bir inançtır. Müşriklerin; Nebiye kahin, şair, mecnun lakabı takmaları, onların cinn inançlarının bir sonucudur. Cinn, sözcük olarak, "kapalı, gözükmez varlık ve güç" demektir.

    Ayet detayı — Nâs suresi, 6. ayet