Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Münâfikûn suresi · 9–11. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Münâfikûn suresi, 9. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُلْهِكُمْ أَمْوَٰلُكُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُكُمْ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ
Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi Allah'ı hatırlamaktan dipnot 1 alıkoymasın! dipnot 2 Kim bunu yaparsa işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.
Siz ey iman edenler! Ne mallarınız ne de çocuklarınız, Allah'ı sizin gündeminizden düşürmesin. Kim bunu yaparsa, işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.
Siz ey imana ermiş olanlar! Malınızın, mülkünüzün veya çocuklarınızın sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasına izin vermeyin! Çünkü böyle davranan herkes ziyana uğrayanlardan olur.
Ey iman edenler. . . Mallarınız da evladınız da sizi Allah'ın zikrinden (Hakikatinizi hatırlamaktan) meşgul edip (gereğini yaşamaktan) alıkoymasın! Kimler bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir!
Ey iman edenler, ne mallarınız, ne çocuklarınız sizi Allah'ı zikretmekten 'tutkuya kaptırarak alıkoymasın'; kim böyle yaparsa, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.
Ey inanca çağırılanlar! Mallarınız ve çocuklarınız, Allah'ın Öğretisinden sizi alıkoymasın. Bunu kim yaparsa; yitime uğrayanlar, işte onlardır.
Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kimler bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.
Ey iman edenler, paralarınız ve çocuklarınız sizi ALLAH'ı anmaktan alıkoymasın. Böyle davrananlar kaybedenlerdir.
Ey inananlar, paralarınız ve çocuklarınız sizi ALLAH'ı anmaktan alıkoymasın. Böyle davrananlar kaybedenlerdir.
Ey iman edenler, ne mallarınız, ne de evlatlarınız sizleri Allah'ı anmaktan alıkoymasın! Her kim öyle yaparsa, işte onlar, hüsrana düşenlerdir.
Ey o bütün iyman edenler! Sizleri ne mallarınız, ne evladlarınız Allahın zikrinden alıkoymasın ve her kim öyle yaparsa işte onlar husrana düşenlerdir
Ey İman Edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah'ın öğütlerini dinlemekten alıkoymasın. Kimler bunu yaparsa, bilsinler ki asıl kaybedenler onlardır.
Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah'ın öğütlerini dinlemekten alıkoymasın. Kimler bunu yaparsa, bilsinler ki asıl kaybedenler onlardır.
Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah'ın öğütlerini dinlemekten alıkoymasın. Kimler bunu yaparsa, bilsinler ki asıl kaybedenler onlardır.
Ey inananlar, ne mallarınız, ne çocuklarınız sizi Tanrı'yı zikretmekten 'tutkuya kaptırarak alıkoymasın'; kim böyle yaparsa, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ey iman edenler, sizi ne mallarınız, ne evladlarınız Allahın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ey iman edenler; mallarınız ve çocuklarınız, sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa; onlar, hüsrana uğrayanların kendileridir.
(9-11) Ey İman edenler, mallarınız, evlatlarınız sizi Allah’ı hatırlayıp düşünmekten alıkoymasın. Kim böyle yaparsa işte onlar hasara uğrayanlardır / hüsrana uğrayanlardır , sizi rızıklandırdığımız şeylerden ölüm sizden birine gelmeden önce başkalarında da harcayın / infak edin , Rabbim beni yakın bir zamana kadar ertelesen de sadaka versem / tasadduk etsen ve salihlerden olsaydım demeden önce infak edin. Allah hiçbir kimseyi süresi geldiğinde ertelemez / tehir etmez. Allah yaptığınız şeylerden haberi olandır.
Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayacaklardır.
Ey inananlar, mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.
Ey inanıp güvenenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi, Allah'ın zikrinden dipnot 1 /kitabından alıkoymasın. Kim bunu yaparsa (Allah'ın zikrinden uzaklaşırsa) işte onlar hüsrana uğrayanlardır dipnot 2 .
Müminler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi, Allah'ın zikrinden (kitabını anlamaktan) alıkoymasın. Bunu yapanlar umduğunu bulamazlar.
Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayacaklardır.
-Ey iman edenler, Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayacaklardır.
Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah'ı anmaktan/Allah'ın zikri olan Kur'an'dan alıkoymasın! Böyle bir şey yapanlar, hüsrana uğramışların ta kendileridir.
Münâfikûn suresi, 10. ayet. وَأَنفِقُوا۟ مِن مَّا رَزَقْنَٰكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَآ أَخَّرْتَنِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ
Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.
"Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" dipnot 1 diyecek şekilde herhangi birinize ölüm gelmesinden önce size verdiğimiz rızıktan dağıtın! dipnot 2
Sizden birine ölüm gelip de, "Rabbim! Bana bir miktar daha süre tanısaydın da ben de hayır hasenat yapıp iyilerden olsaydım!" diyeceği (o gün) gelip çatmadan önce, size rızık olarak verdiklerimizden bir kısmını infak edin!
Birinize ölüm yaklaştığı ve "Ey Rabbim! Bana bir mühlet tanısan da karşılıksız yardımda bulunup iyiler arasına girsem!" diye (yalvara)cağı zaman gelip çatmadan önce size rızık olarak verdiğimizden harcayın.
Sizden birine ölüm gelip çattığında (hakikati gördüğünüzde): "Rabbim beni yakın bir sona kadar erteleseydin de mallarımı bağışlasaydım ve imanın gereğini uygulayanlardan olsaydım" demesinden önce; size verdiğimiz yaşam gıdalarından bağışlayın!
Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam" demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin.
Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın.
Birinize ölüm gelip, "Efendim! Yakın bir süreye dek beni ertele; karşılıksız yardımda bulunarak, erdemli bir kişi olayım!" demeden önce, size geçimlik olarak verdiklerimizden yardımlaşmak amacıyla paylaşın.
Herhangi birinize ölüm gelip de, "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan infak edin!
Size ölüm gelip de, "Efendim keşke beni kısa bir süre için ertelesen de, yoksullara yardım ederek erdemlilerden olsam" demeden önce verdiğimiz rızıklardan yardım için veriniz.
Size ölüm gelip de, 'Rabbim keşke beni kısa bir süre için ertelesen de, yoksullara yardım ederek erdemlilerden olsam,' demeden önce verdiğimiz rızıklardan yardım için veriniz
Her birinize ölüm gelip de: "Rabbim beni kısa bir süre için tehir etsen de sadaka versem ve iyilerden olsam!" demesinden önce size verdiğimiz rızıklardan (Allah için) harcayın!
Ve sizlere merzuk kıldığımız şeylerden infak yapın, her birinize ölüm gelmezden evvel ki sonra: "Yarabbi! Beni yakın bir ecele kadar te'hır eylesen de sadeka versem ve salihinden olsam" der
Herhangi birinize ölüm gelip çatıp da "Rabb'im! Ölümümü yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben de sadaka dipnot 1 versem ve iyilerden olsam." demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden karşılıksız yardımda bulunun.
Herhangi birinize ölüm gelip çatıp da "Rabb'im! Ölümümü yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben de sadaka versem ve iyilerden olsam." demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden karşılıksız yardımda bulunun.
Herhangi birinize ölüm gelip çatıp da, Rabb'im! Ölümümü yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben de sadaka versem ve iyilerden olsam." demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda karşılıksız yardımda bulunun.
Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir ecele kadar geciktirsen, ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam" demezden önce size rızık olarak verdiklerimizden infak edin.
Herhangi birinize ölüm gelib de "Ey Rabbim, beni yakın bir müddete kadar gecikdirseydin de sadaka verib dursaydım, iyi adamlardan olsaydım" diyeceğinden evvel size rızk olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayın.
Birinize ölüm gelip de; Rabbım, beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka versem ve salihlerden olsam, diyeceği zaman gelmezden evvel, size rızık olarak verdiğimizden infak edin.
(9-11) Ey İman edenler, mallarınız, evlatlarınız sizi Allah’ı hatırlayıp düşünmekten alıkoymasın. Kim böyle yaparsa işte onlar hasara uğrayanlardır / hüsrana uğrayanlardır , sizi rızıklandırdığımız şeylerden ölüm sizden birine gelmeden önce başkalarında da harcayın / infak edin , Rabbim beni yakın bir zamana kadar ertelesen de sadaka versem / tasadduk etsen ve salihlerden olsaydım demeden önce infak edin. Allah hiçbir kimseyi süresi geldiğinde ertelemez / tehir etmez. Allah yaptığınız şeylerden haberi olandır.
Herhangi birinize ölüm gelip de: "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip salih kimselerden olsaydım." demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin.
Biriniz kendisine ölüm gelip de: "Rabbim beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!" demeden önce, size verdiğimiz rızıktan sadaka verin.
Süleymaniye Vakfı — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.
Size rızık olarak verdiğimiz şeylerden hayra harcayın; yoksa ölüm gelip çatar da şöyle dersiniz dipnot 1 : "Rabbim (Sahibim)! Ne olur; beni kısa bir süre daha yaşat da sadaka verip iyilerden olayım."
Herhangi birinize ölüm gelip de:"Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip salih kimselerden olsaydım" demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin.
-Rabbim, beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip, iyi kimselerden olsaydım, demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin.
Sizden birine ölüm gelip de, "Ey Rabbim, yakın bir süreye kadar beni geciktirseydin de içtenliğimi belgelemek için birşeyler vererek iyilik ve barış sevenler olsaydım!" demesinden önce, size rızık olarak verdiklerimizden dağıtın.
Münâfikûn suresi, 11. ayet. وَلَن يُؤَخِّرَ ٱللَّهُ نَفْسًا إِذَا جَآءَ أَجَلُهَا وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ
Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah süresi geldiğinde kimseyi (ölümünü) asla ertelemez. dipnot 1 Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ama vakti geldiği zaman, Allah hiçbir canı ertelemez. Sonuçta Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Ama, vakti geldiğinde Allah hiçbir insana mühlet tanımaz; ve Allah bütün yaptıklarınızı tam olarak bilir.
Eceli geldiğinde, Allah hiçbir nefsi ertelemez! Allah yaptıklarınızı (yaratanı olarak) Habiyr'dir!
Oysa Allah, kendi eceli gelmiş bulunan hiçbir kimseyi kesinlikle ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah, zamanı geldiğinde hiç kimseyi asla ertelemez. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.
Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
ALLAH süresi geldiği zaman hiçbir canı ertelemez. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır.
ALLAH süresi geldiği zaman hiçbir canı ertelemez. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır.
Oysa Allah, eceli geldiği zaman hiçbir kimseyi asla geri bırakmaz. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Halbuki Allah bir nefsi eceli geldiği zaman asla te'hır buyurmaz ve her ne yaparsanız Allah habirdir
Allah, süresinin sonu gelmiş hiç kimseyi asla ertelemez. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Allah, süresinin sonu gelmiş hiç kimseyi asla ertelemez. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Allah, süresinin sonu gelmiş hiç kimseyi asla ertelemez. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Oysa Tanrı, kendi eceli gelmiş bulunan hiçbir kimseyi kesinlikle ertelemez. Tanrı, yaptıklarınızdan haberdardır.
Halbuki Allah hiçbir kimseyi, eceli gelince, asla geri bırakmaz. Allah, ne yaparsanız, hakkıyle haberdardır.
Eceli gelince Allah; hiç bir nefsi asla geri bırakmaz. Ve Allah; işlediklerinizden haberdardır.
(9-11) Ey İman edenler, mallarınız, evlatlarınız sizi Allah’ı hatırlayıp düşünmekten alıkoymasın. Kim böyle yaparsa işte onlar hasara uğrayanlardır / hüsrana uğrayanlardır , sizi rızıklandırdığımız şeylerden ölüm sizden birine gelmeden önce başkalarında da harcayın / infak edin , Rabbim beni yakın bir zamana kadar ertelesen de sadaka versem / tasadduk etsen ve salihlerden olsaydım demeden önce infak edin. Allah hiçbir kimseyi süresi geldiğinde ertelemez / tehir etmez. Allah yaptığınız şeylerden haberi olandır.
Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Allah, süresi dolan hiçbir canı ertelemez. Allah, yaptıklarınızı haber alandır.
Bir kimsenin eceli geldiğinde Allah onun ölümünü asla geciktirmez dipnot 1 . Allah, yaptıklarınızın iç yüzünden haberdardır.
Bir kimsenin ömrü bitince Allah ona asla ek süre vermez. Allah, yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilir.
Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Çünkü Allah, hiç kimseyi eceli geldiği zaman ertelemez. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah, süresi gelmiş olan bir canı geriye asla bırakmaz! Ve Allah, yapıp etmekte olduklarınızı çok iyi haber almaktadır.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.