Diyanet İşleri
"Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!"
Furkân suresi
Furkân suresi, 28. ayet. يَٰوَيْلَتَىٰ لَيْتَنِى لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا
yâ veyletâ leytenî lem etteḫiẕ fülânen ḫalîlâ.
"Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Melek isteği ve Kur'an'ın parça parça indirilişi Furkân 21–34 3
O gün gök bulutlarla yarılıp parçalanacak ve melekler bölük bölük indirilecektir.
O gün gerçek hükümranlık Rahman'ındır ve kafirlere zorlu bir gün olacaktır.
O gün zalim kimse, (çaresizlik içinde) ellerini ısırıp şöyle diyecektir: "Ne olurdu ben de peygamberle beraber aynı yolu tutsaydım!"
"Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!"
"Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir."
Peygamber, "Ey Rabbim! Kavmim şu Kur'an'ı terk edilmiş bir şey haline getirdi" dedi.
Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
28. “Yazıklar olsun bana! Keşke filanı” bu ya ins şeytanı ya da cin şeytanıdır “dost” samimi ve sevdiğim bir arkadaş “edinmeseydim.” Ben, insanlar arasında iyiliğimi en çok isteyen, bana en çok iyilik yapan, bana karşı en şefkatli ve en merhametli olan zata düşmanlık ettim. Buna karşılık en ileri düşmanımı da dost bildim. Onun dostluğunun da bana hiçbir faydası olmadı. Sadece benim bedbahtlığımı, hüsranlığımı, rezilliğimi ve helâkimi artırdı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Aşırı üzüntü ve hayıflanmadan dolayı kendi nefsine şöyle beddua ederek şöyle der: "Eyvah! Yazıklar olsun bana, keşke falan kâfiri dost edinmeseydim!"
Aynı kök: خلل (13 geçiş)
Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden…
Aynı kök: خلل (13 geçiş)
Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim'in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah, İbrahim'i…
Aynı kök: خلل (13 geçiş)
Eğer onlar da sizin içinizde (sefere) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
"Ah, yazık bana! Keşke falancayı dost edinmeseydim!
Vah n'olaydım! Keşke falanca kimseyi kendime yol gösterici bir dost tutmayaydım!
"Vah bana, n'olurdu, falancayı kendime dost edinmemiş olsaydım!
"Yazık oldu bana, keşke şunu (beden şeytanını - karındaki ikinci beynin beyinde oluşturduğu ben bedenim kabulü. Kaynak bilgi: www. okyanusum. com'da, The Second Brain) dost edinmeseydim!"
"Vah yazıklar bana, ne olurdu da filanı dost edinmeseydim."
Yazık bana! Keşke falancayı (bâtıl yolcusunu) dost edinmeseydim!
"Vay başıma gelene! Keşke o kişiyi dost edinmeseydim?"
"Vah bana, keşke falancayı dost edinmeseydim!"
"Vay bana, keşke falancayı arkadaş edinmeseydim."
'Vay bana, keşke falancayı arkadaş edinmeseydim.'
Eyvah! Keşke falancayı dost edinmeseydin!
Eyvah keşke falanı dost tutmıyaydım
"Eyvah! Keşke falancayı dost dipnot 1 edinmeseydim!"
"Eyvah! Keşke falancayı dost edinmeseydim!"
"Eyvah! Keşke falancayı veli edinmeseydim!"
"Vah yazıklar bana, ne olurdu da filanı dost edinmeseydim."
"Ne yazık bana! Keşki fülanı dost tutmayaydım".
Vay başıma gelene: Keşki falancayı dost edinmeseydim.
“Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!”
"Vah bana, ne olurdu, ben falanı dost tutmasaydım!"
Yazık ettim kendime. Keşke falanca kişiyi samimi dost edinmeseydim dipnot 1 .
Yazık oldu bana. Keşke şu kimseyi dost edinmeseydim.
Vay başıma gelene! Keşke falancayı dost edinmeseydim.
Vay başıma gelene! Keşke falancayı dost edinmeseydim.
"Ah, ne olurdu, falancayı dost edinmeseydim."
And he adds: "Woe betide me, I wish I did not take such a man for a friend"
Woe is me! If only I had not taken so and so as a friend-
"Ah! woe is me! Would that I had never taken such a one for a friend!
Woe is me! Would that I had not taken such a one for a friend!
Alas for me! If only I had not taken so-and-so for a friend!
"Ah! Woe to me! Would that I had never taken so-and-so as a Khalîl (an intimate friend)!
Woe to me! I wish I had not taken so and so as a friend!
`Ah, woe is me! would that I had not made friends with so and so.
Alas, would that I had not taken So-and-so for a friend!
"Pity on me. If I had not taken so and so as a friend!"
O, woe is me! would that I had not taken such a one for a friend now,
"Woe unto me, I wish I did not take so and so as a friend!"
Alas for me! O that I had not taken such a one for my friend!
And the day when the wrongdoers shall bite his hands and say, "O, would that I had chosen the way with the Messenger.
Oh, woe to me! Would that I had not taken so-and-so to myself for a (close) fellow.
Alas for me! Ah, would that I had never taken such an one for friend!
Woe alas, ah would I had not taken so-and-so as friend!
Oh, woe is me! Would that I had not taken so-and-so for a friend!
Woe to me! I wish I had never taken so-and-so as a close friend.
"Woe unto me, I wish I did not take so and so as a friend!"
"Alas, woe to me, I wish I did not take that person as a friend.
Oh, woe to me! I wish I had not taken that one as a friend.
“Woe is me! Would that I had not taken such-and-such for a friend!
"Oh, woe unto me, I wish I hadn't taken so-and-so for a friend!"
"Oh! I am (now in) misery! If only I had never taken such an (Evil) one as a friend!
Woe to me! Would that I had not taken so-and-so for my friend!
"Woe to me, I wish I did not take so and so as a friend!"