Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 14. ayet

Enbiyâ suresi, 14. ayet. قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

ḳâlû yâ veylenâ innâ künnâ żâlimîn.

Diyanet İşleri

"Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 11–17 · surenin 14. ayeti / 112

Konu Hesap yaklaştı; helâk edilen memleketler Enbiyâ 1–15 3

  1. Enbiyâ 11

    Biz zulmetmekte olan nice memleketleri kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka başka toplumlar meydana getirdik.

  2. Enbiyâ 12

    Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.

  3. Enbiyâ 13

    Onlara, "Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız" denildi.

  4. 14

    "Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik" dediler.

  5. Enbiyâ 15

    Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.

  6. Enbiyâ 16

    Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.

  7. Enbiyâ 17

    Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

14. Ama heyhat, önceki hale dönüş ne mümkün! Çünkü vakit geçmiş, ilâhi azap ve gazap tepelerine inmiş, güç ve kuvvetlerini kaybetmiş, şerefleri ve dünyaları elden gitmiş, pişmanlıkları üzerlerine çökmüş olacaktır. O bakımdan onlar: “Yazıklar olsun bize! Çünkü biz gerçekten zalimdik, dediler.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Günahlarını itiraf eden bu zalimler şöyle dediler: Vay başımıza gelenler bizim helakımız ve hüsranımız yakındır. Şüphesiz biz Allah'ı küfredip inkâr etmekle zalimlerden olduk.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  2. يَـٰوَيْلَنَآ ya veylena eyvah bize
  3. إِنَّا inna gerçekten biz
  4. كُنَّا kunna olduk kök: كون
  5. ظَـٰلِمِينَ zalimine zalimlerden kök: ظلم

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Onlar:) "Ah, eyvah bize! Şüphesiz ki biz zalimlermişiz!" demişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Vah bize!" diyecekler; "Şu kesin ki, bizler hep zulümde ısrar ettik!"

Muhammed Esed

Ve yalnızca: "Vah bize!" diye yanıp yakınırlardı, "Doğrusu, gerçekten zalim kimselerdik biz!"

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Yazıklar olsun bize! Gerçekte zulmedenlerden olmuşuz!"

Ali Bulaç

"Yazıklar bize" dediler. "Gerçekten biz, zalimmişiz."

Ali Özek ve heyeti

(Fakat onlar, Allah'ın azâbı onlara gelipte kaçamayacaklarını anlayınca) «Vay başımıza gelenlere! dediler, gerçekten biz zalim insanlarmışız.»

Ali Rıza Safa

"Vay başımıza gelene! Demek ki, gerçekten haksızlık yapmışız!" dediler.

Bayraktar Bayraklı

"Vay başımıza gelenlere!" dediler. "Gerçekten biz zalim insanlarmışız."

Edip Yüksel

"Vay bize, biz gerçekten zulmedenlermişiz" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Vay bize, biz gerçekten zulmedenlermişiz,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Onlar da): "Vay bizlere! Gerçekten bizler zalim insanlardık!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vay bizlere: bizler cidden zalimler idik dediler

Erhan Aktaş

"Yazıklar olsun bize! Biz zalimlermişiz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Yazıklar olsun bize! Biz zalimlermişiz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Yazıklar olsun bize! Biz zalimlermişiz." dediler.

Gültekin Onan

"Yazıklar bize" dediler. "Gerçekten biz, zalimmişiz."

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Ne yazık bize! Biz hakıykaten zaalimler idik".

İbni Kesir

Dediler ki: Vay başımıza gelenlere; doğrusu biz, zalimler idik.

Mehmet Alagaş

(10-17) Kesin olan şu ki, içinde sizin hatırlamanız gereken şeyler olan kitabı indirdik, hâlâ akletmez misiniz? / bu verilerle bir bağlantı kuramıyor musunuz? / bir işlem yapamıyor musunuz? Zalim olan nice yerleşim yerini kırdık geçirdik , onların ardından diğer kavimleri inşa ettik, bizden bir sertlik / bir azap geleceğini sezdiklerinde işte o zaman panikle koşuşturuyorlardı, koşuşmayın, şımardığınız meskenlerinize gerisin geri dönün böylelikle belki sizi birileri sual edebilir, yazıklar olsun bize ki biz zalimlermişiz dediler, biz onları hasat edilmiş hâle / sönmüş hâle getirince ye kadar onların çağrıları /duaları, işte böyle sürdü gitti. Biz Göğü ve yeri bu ikisi arasını oyun olsun diye yaratmadık / oyun parkı değil buralar, biz eğlence istesek / yapacak olsak kendi katımızda edinirdik / yerde ve semada değil de burada olduğumuz yerde eğlenirdik.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik.” dediler.

Süleyman Ateş

"Eyvah bize, dediler, gerçekten biz zalimlermişiz!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Eyvah, çekeceğimiz var. Çünkü yanlış yaptık" dediler.

Şaban Britch

Eyvah bize, dediler. Biz zalimlerden idik.

Şaban Piriş

-Eyvah bize, dediler. Biz haksızlık etmiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Eyvah bize! Biz gerçekten zalimlermişiz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then they exclaimed, thus: Woe betide us, we were indeed wrongful of actions.

Abdul Haleem

They said, ‘Woe to us! We were wrong!’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Ah! woe to us! We were indeed wrong-doers!"

Abul A'la Maududi

They said: "Woe to us; surely we were wrong-doers."

Aisha Bewley

They said, ‘Alas for us! We were indeed wrongdoers!’

Al-Hilali & Khan

They cried: "Woe to us! Certainly we have been Zâlimûn (polytheists, wrong-doers and disbelievers in the Oneness of Allâh)."

Ali Quli Qarai

They said, ‘Woe to us! We have indeed been wrongdoers!’

Amatul Rahman Omar

They said, `Woe to us! we were indeed wrong-doers. '

Arthur John Arberry

They said, 'Alas for us! We have been evildoers. '

Bijan Moeinian

Their response was: "Pity on us; we bear witness that we were unjust (to our own souls as well as to other people. )"

E. Henry Palmer

Said they, 'O woe is us! verily, we were wrong-doers. '

Edip-Layth

They said, "Woe to us, we have been wicked!"

George Sale

They answered, alas for us! Verily we have been unjust.

Hamid S. Aziz

"Flee not away, but return to what you delighted in, and to your dwellings, that you may be questioned. "

Mahmoud Ghali

They said, "O woe to us! Surely we have been unjust. "

Marmaduke Pickthall

They cried: Alas for us! we were wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

"Woe, alas," they said, "we were really sinful. "

Muhammad Asad

And they could only cry: "Oh, woe unto us! Verily, we were wrongdoers!"

Mustafa Khattab

They cried, "Woe to us! We have surely been wrongdoers."

Progressive Muslims

They said: "Woe to us, we have been wicked!"

Rashad Khalifa

They said, "Woe to us. We were really wicked."

Sahih International

They said, "O woe to us! Indeed, we were wrongdoers. "

Sam Gerrans

They said: “Woe is us! We were wrongdoers.”

Shabbir Ahmed

They said, "Ah! Woe to us! We did indeed wrong others and ourselves. "

Syed Vickar Ahamed

They said: "Oh! Woe unto us! (Misery to us)! Truly, we were wrongdoers!"

Taqi Usmani

They said, "Alas for us! We were wrongdoers indeed."

The Monotheist Group

They said: "Woe to us, we have been wicked!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩