Diyanet İşleri
"Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine uyun, ona iman edin ki, günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın."
Ahkâf suresi
Ahkâf suresi, 31. ayet. يَٰقَوْمَنَآ أَجِيبُوا۟ دَاعِىَ ٱللَّهِ وَءَامِنُوا۟ بِهِۦ يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُجِرْكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ
yâ ḳavmenâ ecîbû dâ`iye-llâhi veâminû bihî yagfir leküm min ẕünûbiküm veyücirküm min `aẕâbin elîm.
"Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine uyun, ona iman edin ki, günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Cinlerin Kur'an'ı dinlemesi; azim sahipleri gibi sabret Ahkâf 29–35 3
Allah'ı bırakıp O'na yakınlık sağlamaları için edindikleri ilahlar kendilerine yardım etseydi ya!? Aksine onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kayboldular. Bu, onların yalanı ve uydurmakta oldukları şeydir.
Hani Kur'an'ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, "Susun!" dediler. Kur'an'ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
Dediler ki: "Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden önceki kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ileten bir kitap dinledik."
"Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine uyun, ona iman edin ki, günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın."
Kim Allah'ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah'tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.
Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah'ın, ölüleri diriltmeye gücünün yeteceğini görmediler mi? Evet şüphesiz O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
İnkar edenlere ateşe sunuldukları gün, "Bu gerçek değil miymiş?" denir. Onlar, "Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş" derler. Allah, "Öyle ise inkar etmekte olduğunuzdan dolayı azabı tadın!" der.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
31. Cinler, Kur’ân-ı Kerîm’den övgü ile söz ettikten, onun konum ve mevkiini açıkladıktan sonra kavimlerini bu Kitaba iman etmeye davet ederek şöyle dediler:
“Ey kavmimiz, Allah’ın davetçisinin” yani sizi ancak Rabbine davet eden, kendi özel maksadına, heva ve hevesine değil de ancak Rabbinizin yoluna çağıran bu kimsenin “çağrısını kabul edin.” Zira o, sadece sizi mükâfatlandırması, sizden her bir kötülüğü ve hoş olmayan her bir şeyi izale etmesi için Rabbinize çağırıyor.
Bundan dolayı sözlerini şöyle sürdürdüler: “Ona iman edin ki Allah, günahlarınızı bağışlasın ve sizi can yakıcı bir azaptan kurtarsın.” Onları bu azaptan kurtardı mı artık geriye cennet nimetlerine kavuşmaktan başka bir şık kalmamaktadır. İşte Allah’ın davetçisinin çağrısını kabul edenlerin mükâfatı budur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Kavmimiz! Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sizi davet etmiş olduğu hakka icabet edin ve onun Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçi olduğuna iman edin ki, Allah sizin günahlarınızı bağışlasın. Sizi davet ettiği hakka icabet etmeniz ve onun Rabbi tarafından gönderilmiş olan bir elçi olduğuna iman etmeniz durumunda sizi bekleyen elem verici azaptan sizi selamette kılar.
Aynı olay: Tâif yolculuğu · Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Kim Allah'ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah'tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar apaçık bir…
Aynı olay: Tâif yolculuğu
Hani Kur'an'ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, "Susun!" dediler. Kur'an'ın okunması…
Aynı olay: Tâif yolculuğu
Dediler ki: "Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden önceki kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ileten bir kitap…
Aynı kök: جور (13 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)
De ki: "Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helak etti, yahut bize acıdı. Peki, ya inkarcıları elem dolu bir azaptan kim…
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş) · Ortak kavram: Dua
İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi…
Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar…
Aynı kök: جور (13 geçiş)
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Aynı kök: جور (13 geçiş)
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine (çağrısına) cevap verin ve O'na iman edin ki günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem verici bir azaptan korusun.
Ey kavmimiz! Allah'ın davetine icabet edin ve O'na iman edin (ki), günahlarınızın üzerini çizip sizi bağışlasın ve sizi elim bir azaptan korusun!
"Ey halkımız! Allah'ın çağrısına uyun ve O'na iman edin: O, (geçmişte işlediğiniz bütün) günahlarınızı affedecek ve (öteki dünyada) sizi acıklı azaptan koruyacaktır.
"Ey kavmimiz. . . DAİALLAH (Allah davetçisine) (DAİALLAH; cinler O'nu DAİALLAH olarak görüp değerlendirmiştir, Rasulullah olarak değil. Postacı - elçi türü yaklaşımların temeli de bu kelimenin anlamına dayanır) icabet edin ve O'na iman edin ki, bazı günahlarınızı bağışlasın; sizi feci bir azaptan korusun. "
"Ey kavmimiz, Allah'a davet edene icabet edin ve O'na iman edin; günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acı bir azabtan korusun."
Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine uyun. Ona iman edin ki Allah da sizin günahlarınızı kısmen bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun.
"Ey toplumumuz! Allah'a çağıranı izleyin ve Ona inanın ki, suçlarınızı bağışlasın ve acı bir cezadan sizi korusun!"
"Ey kavmimiz! Allah'ın çağrısına uyunuz ve O'na iman ediniz. O, günahlarınızı affedecek ve ahirette acıklı azaptan koruyacaktır."
"Ey halkımız, ALLAH'a çağıranı yanıtlayın. O'nu onaylayın ki günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı azaptan korusun."
'Ey halkımız, ALLAH'a çağıranı yanıtlayın. O'na inanın ki günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı azaptan korusun.'
Ey kavmimiz, Allah' ın davetçisine uyun ve O'na iman edin ki, bazı günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun!"
Ey kavmımız! Allahın da'vetcisine icabet edin ve ona iyman getirin ki ba'zı günahlarınıza mağfiret buyursun ve sizi elim bir azabdan korusun
"Ey halkımız! Allah'ın davetçisine uyun ve Allah'a iman edin ki suçlarınızı bağışlasın ve sizi acıklı bir azaptan korusun."
"Ey halkımız! Allah'ın davetçisine uyun ve Allah'a iman edin ki suçlarınızı bağışlasın ve sizi acıklı bir azaptan korusun."
Ey halkımız! Allah'ın davetçisine uyun ve Allah'a iman edin ki kötülüklerinizi bağışlasın ve sizi acıklı bir azaptan korusun.
"Ey kavmimiz, Tanrı'ya davet edene icabet edin ve O'na inanın; günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acı bir azabtan korusun."
"Ey kavmimiz, Allahın da'vetcisine icabet edin. Ona iman edin ki (Allah) sizin günahlarınızdan bir kısmını yarlığasın ve sizi çok elem verici bir azabdan kurtarsın.
Ey kavmimiz: Allah'ın davetçisine uyun. Ona iman edin ki sizin günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi elim bir azabdan kurtarsın.
(29-35) Kuranı işiten cinlerden bir ekibi / neferi sana iletmiştik, Onun huzuruna vardıklarında susun dediler , dinleme gerçekleşince de uyarmak amacıyla kavimlerine geri döndüler , dediler ki ey kavmimiz biz Musa’dan sonra indirilmiş daha önceki kitapları da tastik eden bir kitap işittik , hakikate yönlendiriyor doğru istikametli yola yönlendiriyor. Ey kavmimiz Allah’a çağırana cevap veriniz / icabet ediniz ona iman ediniz, sizi günahlarınızdan bağışlasın, sizi acıtıcı azap tan korusun / caar etsin, Kim Allah’ın dave tine uymazsa bizi arzda aciz bırakacak değildir, O’ ndan başka dostları da yoktur, işte onlar apaçık bir sapma içindedirler , Görmedin mi muhakkak ki Allah semaları ve arzı yarattı ve onları yaratmaktan da yorulmadı, ölüleri diriltmeye de muktedirdir, evet kesinlikle O, her şeye muktedirdir. Kafirler ateşe arz edildiklerinde bu hak değil miymiş denilir? Derler ki evet, Rabbimiz de hakmış, göz ardı ettiğiniz / yok saydığınız azabı tadın denir. Sabret, Resullerimizden azmin / kararlılığın uluları gibi sabret, onlar hakkında acele etme. Vaad edildikleri şeyi gördükleri günde, onlar sanki gündüzün bir saati gibi durmamış kadar olacaklar, bu bir bilgilendirmedir / tebliğdir, Yoldan çıkmış kavimden başkası helak edilir mi ki?
Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine uyun. Ona iman edin ki, Allah da sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun.
"Ey kavmimiz, Allah'ın da'vetçisine uyun ve O'na inanın ki (Allah) günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi, acı azabdan korusun."
Ey halkımız! Allah'a çağırana olumlu cevap verin ve ona inanıp güvenin ki (Allah) hem günahlarınızı bağışlasın hem de sizi acıklı bir azaptan korusun dipnot 1 .
"Ey halkımız! Allah'a çağıran kişiye olumlu cevap verin ve ona inanıp güvenin ki Allah, günahlarınızı bağışlasın; sizi acıklı bir azaptan korusun."
Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine uyun, ona iman edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun.
-Ey kavmimiz, Allah'ın davetçisine uyun, ona iman edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun.
"Ey toplumumuz! Allah'ın davetçisine uyun, ona iman edin ki Allah, günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acıklı bir azaptan korusun!"
"Our people", they added, "open your hearts' ears and respond favourably to the man entrusted by Allah to guide you into all truth, and believe in him and give credence to all that he says; then Allah will forgive your sins and save you from condign punishment. "
Our people, respond to the one who calls you to God. Believe in Him: He will forgive you your sins and protect you from a painful torment.’
"O our people, hearken to the one who invites (you) to Allah, and believe in him: He will forgive you your faults, and deliver you from a Penalty Grievous.
Our people, respond to the call of him who calls you to Allah and believe in him. Allah will forgive your sins and will protect you from a grievous chastisement." dipnot 1
Our people, respond to Allah’s caller and believe in Him. He will forgive you some of your wrong actions and save you from a painful punishment.
O our people! Respond (with obedience) to Allâh’s Caller (i.e. Allâh’s Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم), and believe in him (i.e. believe in that which Muhammad صلى الله عليه وسلم has brought from Allâh and follow him). He (Allâh) will forgive you of your sins, and will save you from a painful torment (i.e. Hell-fire)[1]
O our people! Respond to Allah’s summoner and have faith in Him. He will forgive you some of your sins and shelter you from a painful punishment.’
`O our people! accept the call of one calling to Allâh and believe in Him. (If you do so) He will keep you safe from (the woeful consequences of) your sins and will screen you from the woeful punishment.
O our people, answer God's summoner, and believe in Him, and He will forgive you some of your sins, and protect you from a painful chastisement.
has been sent down after Moses. It contains the previous scriptures [lost throughout the time] and is a guidance to the truth; to the right path. We urge you, our people, to accept the invitation of the one who calls us to believe in God. By doing so, God will forgive your sins and will save you from a painful punishment."
O our people! respond to God's crier and believe in Him, and He will pardon you your sins and will deliver you from grievous woe. '
"O our people, respond to God's caller, and acknowledge Him. He will then forgive your sins, and spare you a painful retribution."
Our people, obey God's preacher: And believe in him; that he may forgive you your sins, and may deliver you from a painful punishment.
"O our people! Accept the Divine Caller and believe in Him, He will forgive you of your faults and protect you from a painful punishment.
O our people, answer the Caller of Allah, and believe in Him, (and) He will forgive you (some) of your guilty (deeds), and (offer) you neighborly (protection) from a painful torment.
O our people! respond to Allah's summoner and believe in Him. He will forgive you some of your sins and guard you from a painful doom.
O our people, hearken to the summoner of God, and believe in him, so that He may forgive you your sins and save you from a painful doom.
"O our people! Respond to God’s call, and have faith in Him: He will forgive you [whatever is past] of your sins, and deliver you from grievous suffering [in the life to come].
O our fellow jinn! Respond to the caller of Allah and believe in him, He will forgive your sins and protect you from a painful punishment.
"O our people, respond to God's caller, and believe in Him. He will then forgive your sins, and spare you a painful retribution."
"O our people, respond to the call of GOD, and believe in Him. He will then forgive your sins, and spare you a painful retribution."
O our people, respond to the Messenger of Allah and believe in him; Allah will forgive for you your sins and protect you from a painful punishment.
“O our people: respond to the caller to God, and believe in Him; He will forgive you of your transgressions and protect you from a painful punishment.”
"O Our people! Respond to the one who invites to Allah and believe in Him. He will absolve your fault of trailing behind and guard you against an awful suffering."
"O our people! Pay attention to the one who calls to Allah, and believe in Him: He (Allah) will forgive you for your faults, and deliver you from a painful penalty.
O our people, respond to Allah’s herald, and believe in him, and (once you do that,) Allah will forgive your sins for you, and will save you from a painful punishment.
"O our people, respond to the caller to God, and believe in Him. He will then forgive your sins, and spare you a painful retribution."